ONCE INSAN OLMAK ICIN………..BEN KIMIM ?

 

CAHILLER HER ZAMAN DEGISMEKTEN KORKARLAR. NEHRU

 

BAK- TARIKAT NEDIR? www.ruki.org/TARIKATNEDIR.htm

 

 

AMERIKALILARA SEVIMSIZ GERCEKLERI, YABANCI FIKIRLERI, UZAYLI FILOZOFILERI VE REKABETCI DEGERLERI KORKMADAN EMANET EDERIZ. ACIK PAZARDA KENDI INSANLARININ GERCEKLERI VE SAHTEKARLIKLARI BULMASINDAN KORKAN ULKELER ,KENDI INSANLARINDNA KORKAN ULKELERDIR.  JOHN F. KENNEDY

 

GERCEK DEMOKRASILERDE HER KADIN VE HER ERKEGE ONCE KENDISI ICIN DUSUNMEK OGRETILIR. GANDHI

 

TEK BASINA DIN, BIR INSANIN TEK BASINA “MUSLUMAN” OLMASINA VE TUM YALANLARINA KREDI VEREREK, DONUNUZA KADAR DOLANDIRILIP, AVRUPA’DA  BIR MILYON CAHIL-EGITIMSIZ ZAVALLI MUSLUMANIN CAMI ICLERINDE OMRUNCE KAZANDIKLARI PARALARI KOKTENDINCI-SERIATCI DIN TACIRI DOLANDIRICILARA, YASIL SERMAYE DENEN DOLANDIRICI HOLDINGLERE KAPTIRDIKTAN VE KOKTENDINCI DIN TACIRI VE DOLANDIRICILARININ HERBIRININ SEMIRMESINI, MEGA SERVETLERE KAVUSMALARINI KENDI GOZLERINIZLE SEYRETTIKTEN SONRA, HALA BANA “MUSLUMANLIKTAN”, “DIN” DEN DEGIL, AKILDAN, CAGDAS EGITIM , EGITIM, EGITIMDEN BAHSEDIN! BU INSANLIK VE TURKLUK ADINA BIR TRAJEDIDIR VE TARIH YAZMISDIR. DERS ALINMAZSA, GEREKLI ONLEMLER ALINMAZSA, ADALET SUCLULARI EN AGIR SEKILDE CEZALANDIRMAZSA, 10-20 YIL ICINDE  BU FACILARIN YINE “DIN” ADINA TEKRARLARI OLMAYACAK DEMEK DEGILDIR. RUKI

 

BAZI INSANLARI HER ZAMAN KANDIRABILIRSINIZ; TUM INSANLARI BAZEN KANDIRABILIRSINIZ; AMA TUM INSANLARI HER ZAMAN KANDIRAMAZSINIZ. ABRAHAM LINCOLN

 

BAZEN KELIMELERLE BAZEN DE SUSARAK DA YALAN SOYLENIR. ADRIENNE RICH

 

INSANLAR EN COK AVDAN SONRA, SAVASTAN VE DE SECIMLERDEN ONCE YALAN SOYLERLER. OTTO VON BISMARC

 

SUPHEN VARSA, GERCEKLERI SOYLE ! MARK TWAIN

 

BENIM DINIM COK BASIT. BENIM DINIM KIBARLIKTIR, IYILIKTIR. DALAI LAMA

 

BIR KOPEK IYI HAVLADIGI ICIN IYI KOPEK OLAMAZ. BIR INSAN DA IYI KONUSTUGU ICIN IYI INSAN OLAMAZ. BUDA

 

NEREDE OKUMUS OLURSANIZ OLUN, KIM SOYLEMIS OLURSA OLSUN, HATTA BEN SOYLEMIS DAHI OLSAM, KENDI MANTIK VE AKLINIZ YATMIYORSA,  HICBIRINE INANMAYIN. BUDA

 

SIDDETTEN ASLA IYI BIR NETICE CIKMAZ.  MARTIN LUTHER KING

 

NEYI DUSUNUYORSAK, O OLURUZ. BUDA

 

OKUMAMAYI SECEN INSAN, EN AZ OKURYAZARLIGI OLMAYAN INSAN KADAR CAHILDIR. MARK TWAIN

 

HER INSAN KENDI SAGLIGININ VEYA KENDI HASTALIKLARININ YAZARIDIR. BUDA

 

DERIN INACLARDAN KAYNAKLANARAK SOYLENMIS BIR “HAYIR”,  BIRISINI MEMNUN ETMEK ICIN, DAHA DA KOTUSU BIR PROBLEMI ONLEMEK ICIN SOYLENMIS BIR “EVET” DEN COK DAHA IYIDIR/KIYMETLIDIR. GANDHI

 

ADALETSIZLIKLERE  KARSI NOTRSEN/TARAFSIZSAN, BASKICI TARAFI SECMISSIN DEMEKTIR. BIR FILIN AYAGI BIR FARENIN KUYRUGU USTUNDEYSE VE SEN NOTRUM DIYORSAN, FARE BUNU HOS KARSILAMAZ. DESMOND TUTU

 

ISTENMEYEN, SEVILMEYEN, BAKILMAYAN VE HERKES TARAFINDAN UNUTULMUS KISI OLMAK, BENCE BIR INSANIN YIYECEK HICBIRSEYI OLMAMASINDAN COK DAHA BUYUK BIR ACLIKTIR, COK DAHA BUYUK BIR FAKIRLIKTIR. MOTHER TERESA

 

HUKUMETLER ASLA OGRENMEZLER. SADECE INSANLAR OGRENIRLER. MILTON FRIEDMAN,

 

DUNYADA GORMEK ISTEDIGIN DEGISIKLIK SEN KENDIN OL. GANDI

 

ORGANIZE OLMUS BIR AZINLIK , POLITIKADA POLITIK COGUNLUKTUR. JESSE JACKSON

 

VİCDAN KALPTE DEGIL BEYINDE. VICDANIN MERKEZI BEYINDIR. ORD.PROF. GAZI YAŞARGİL

 

BEN SIYASETE KARISMAYAN HER DIN INSANINA BUYUK SAYGI DUYARIM. ORD.PROF. GAZI YAŞARGİL

 

HICBIR DIN OTEKINDEN USTUN DEGILDIR; 3 BUYUK DINDE, HRISTIYANLIK, MUSEVILIK VE ISLAM DINLERINDE ALLAH TEKTIR,  BIR TANEDIR, AYNIDIR! RUKI

 

BEYNINIZ, AKLINIZ, KALBINIZ, VICDANINIZ, IYILIKSEVER VE YARDIMSEVERLIGINIZ, SEFKATINIZ  DININIZDIR. DIN SIZSINIZ. RUKI

 

Çünkü daha önce de; tüm dünya daha çok çağdaş, daha çok uygar olmak için çırpınırken, böyle bir iktidara Türkiye’yi teslim ederek IQ katsayımızın ne kadar yüksek olduğunu göstermedik mi?.. BEKIR COSKUN

 

EGER NAMUSLULAR NAMUSSUZLAR KADAR CESARET SAHIBI OLMAZLARSA, O ULKE FELAKETE UGRAR. ISMET INONU

 

HEP ULKENIZIN SIZIN ICIN NE YAPACAGINI DEGIL, SIZIN ULKENIZ ICIN NELER YAPABILECEGINIZI SORUN KENDINIZE. JFK KENNEDY SR.

 

Çağdaşlığın karşıtı irticadır. Çankaya sırtlarında görülen tablo budur ve çok vahimdir. ..Din de, devleti kullanmak istemektedir. Siyasal İslam hedefinde kararlı köktendinci akımların tempolarını yükselttiğini, etkinlik alanlarını genişlettiğini fark etmemek imkânsızdır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Nuri Ok

 

 

KISACASI…..ARTIK KENDI TERORISTLERIMIZI KENDIMIZ YETISTIRECEGIZ DEMEKTIR. AKP IKTIDARI , ILERDEKI KUSAKLARIN LANETLERINE KENDISINI HAZIRLASIN… OKTAY EKSI .

 

“Hiç öyle şey olur mu? Kadınlar bizim başımızın tacı, onların yorulmasını istemeyiz, evde oturacaklar, erkekler çalışacak!" RECEP TAYYIP ERDOGAN

 

 

''Laiklik tabii elden gidecek..''''Tutturmuşlar laiklik elden gidiyor, diye!.. Yahu bu millet istedikten sonra laiklik tabii elden gidecek!.. Sonra nedir bu laiklik Allah aşkına?.. Bu ne menem şey?.. Çıkıyor İçişleri Bakanı, 'Devlet dine karışır' diyor. Eeee.. gerisini niye söylemiyorsun?.. Din devlete karışır demiyorsun!..'' TAYYIP ERDOGAN

 

''Hem laik, hem Müslüman olunamaz. İkisi bir arada ters mıknatıslama yapar'', ''1.5 milyar İslam alemi Müslüman Türk milletinin ayağa kalkmasını bekliyor, kalkacağız, ışıkları göründü. Allah'ın izniyle bu kıyam başlayacak'', ''Türkiye Cezayir olur mu diye soruyorlar. Biz hazmettire hazmettire geliyoruz'' TAYYIP ERDOGAN

 

 

''Egemenlik Allah'ındır..'' ''Ben Müslümanım, diyenin tekrar yanıma gelip bir de aynı zamanda laikim, demesi mümkün değil. Niye? Çünkü Müslümanın yaratıcısı Allah kesin hâkimiyet sahibidir. 'Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir' lafı koskoca bir yalan!.. Egemenlik kayıtsız şartsız Allah'ındır.''  TAYYIP ERDOGAN

 

''AB'ye girmeyeceğiz..'' ''Avrupa Birliği'ne girmek için koşturuyorlar. Onlar da bizi almamayı düşünüyorlar. Eeee.. biz de girmemeyi düşünüyoruz. AB'nin asıl adı Katolik Hıristiyan Devletler Birliği'dir.''  TAYYIP ERDOGAN

 

''Anayasayı sarhoşlar hazırladı..'' ''Kaptıkaçtı maptıkaçtı, ( Prof. Orhan Aldıkaçtı ) anayasayı hazırlıyorlar, adamlar ayık kafayla hazırlamıyorlar bunu; sonra iki senede deliniyor.''  TAYYIP ERDOGAN

 

''Ümmetçilik tutar..'' ''Yahu bu milletin bütünlüğü 'Ne mutlu Türküm diyene' ifadesiyle sağlanır mı? Osmanlı 30'u aşkın etnik grubu ümmet düşüncesiyle bir arada tuttu.

Biz de inanç birliği ile tutacağız.''  TAYYIP ERDOGAN

 

''Terör Meclis'te..'' ''Terörü Cudi dağlarında arıyorlar; terör Meclis'in içinde!.. Orada halledilmeli!..''  TAYYIP ERDOGAN

 

''Doğumları kadın yaptıracak..'' ''Doğumevlerinde yalnız kadın doktorlar çalışacak!.. Öğretmenlikte yetişmiş başörtülü kızlarımız var; şimdi işe alınmayan bu başörtülü kızlarımız anaokullarında yavrularımızı yetiştirecek...''  TAYYIP ERDOGAN

 

''Hazmettirerek geliyoruz..'' ''Türkiye Cezayir olur mu, diye soruyorlar. Biz hazmettire hazmettire geliyoruz. Allah'ın izniyle!.. Şimdi artık millet yalnız aktörleri değil, senaryoyu da değiştirmeye talip!.. Bu çalışmalarımız senaryoyu değiştirme çalışmalarıdır. Biz onun için geliyoruz. Bu düzenin koruyucusu olamayız; bu mümkün değil. Bu hukuku hazırlayanlar, bu düzenin kaldırılmasının maşası olacaklar.''  TAYYIP ERDOGAN

 

''Kıyam başlayacak..''

''Bir buçuk milyar nüfuslu İslam âlemi Müslüman-Türk milletinin ayağa kalkmasını bekliyor...

Ayağa kalkacağız.. Işıkları göründü, Allah'ın izniyle kıyam başlayacak!..''  TAYYIP ERDOGAN

 

 

 

*****************************************************

 

 

 

 

DIN , MUSLUMANLIK KIMSELERIN TEKELINDE DEGILDIR. KIM MUSLUMANDIR, KIM DEGILDIR, KIM HANGI DINE AITTIR BUNU ANCAK ALLAH DEGERLENDIREBILIR, KULLAR, KOKTENDINCILER,TARIKATLER DEGIL. HELE DE ULKELERI YONETENLER, HUKUMETLER HIC DEGIL! ISTE LAIKLIK BUDUR. LAIKLIK DINLE DEVLET ISLERININ KESIN CIZGILERLE BIRBIRINDEN AYRILMASIDIR. DEVLET VE HUKUMETLER, YONETIMLER VE IMAM, CAMI, KURAN, KURAN KURSLARI, IMAM HATIPLER ,SERIAT ILLE DE DIN,TURBAN, ORTUNMEK, MUSLUMANLIK GIBI KONULAR ASLA BIR ARADA YASAYAMAZLAR. DEVLETLE KURANIN BIRBIRINE KARISTIGI HATTA SADECE TUM YASAMLARIN , TOPLUMDAKI KURALLARIN OLAYLARIN KURANDAKI KURALLARA YANI SERIATA GORE YONETILEN ULKELER ASLA GELISMIS VE LAIK ULKELER DEGILDIRLER. TURKIYE’YI DE YAVAS YAVAS SADECE KURANLA YONETILEN MUSLUMAN SERIAT ULKESI YAPMAK ISTEYENLERIN SALYALARI AKMAKTADIR. OZGURLUKLERINIZE, INSAN VE VATANDAS OLMAK HAKLARINIZA, CAGDASLIK VE INSAN HAKLARINIZA , DEMOKRASIYE , MEDENIYETE, LAIK CUMHUHIYETE  AYAGA KALKARAK MUTLAKA SAHIP CIKINIZ. TUM KOTULUKLERIN BUYUMESI VE ORTALIGI SARMASI ICIN, BU ULKENIN YASANMAZ HALE GELMESI ICIN, SIZIN SADECE SUSMANIZ VE TARAFSIZ KALMANIZ YETERLIDIR. SUSMAK=TARAFSIZ KALMAK= BASKI YAPANDAN YANA OLDUGUNUZU GOSTERIR. NOKTA

 

AYRICA HICBIR DIN OTEKINE GORE USTUN DEGILDIR; HEPSI ESITTIR; HEPSINE AYNI DERECEDE SAYGILI OLMAK ZORUNDAYIZ CUNKU ALLAHIMIZ, YARATAN  TEK BIR TANEDIR. HICBIR DININ ALLAHI OTEKI DININ ALLAHINDAN FARKLI BASKA BIR ALLAH, YARATAN DEGILDIR. ALLAH TEK VE BIR TANEDIR. DOLAYISI ILE ISLAMIYET ICIN “TUM DINLERDEN USTUNDUR”  DEMEK TUM OTEKI DINLERE VE BU DINLERIN MENSUPLARINA VE ALLAHA DA HAKARETTIR. BILEREK, ART NIYETLERLE, DIN TACIRLIGI YAPARAK,  BU YANLISLIGI YAPANLAR GLOBAL DUNYADA COK BUYUK OKYANUS GIBI YANGINLARIN TOHUMLARINI EKMEKTEDIRLER. NOKTA.

 

BEN NE KADAR JAPONCA BILIYORSAM SIZ DE O KADAR ARAPCA BILIYORSUNUZ! TURKIYE’DE BASBAKAN VE CEVRESI HERKES ALLAH, DIN, IMAM, IMAM HATIP, KURAN KURSU,TURBAN  CIGLIKLARI ATIYORLAR AMA  BENCE ARAPCA KURANLA, ARAPCA SURE EZBERLEMEKTEN OTEYE GECMEYEN BU CAGDISI DINI EGITIMLERLE KIMSELER ALLAHLA GERCEKTEN BIRE BIR TANISMAMIS DURUMDA. MUSLUMANLIKTA EN BUYUK PROBLEM DE BU ZATEN; ARAPCA KURAN CIDDI PROBLEMDIR; INSANLARIN ALLAHLA TANISMASI, KONUSABILMESI, ONU ANLAYABILMESI, VE KENDINDEN ALLAH NELER BEKLIYOR TUMUYLE DOGRU ANLAYABILMESI ICIN HALA LISANIN ARAPCA OLMASI COK CIDDI ENGELDIR.  ALLAHIN BIZDEN BEKLENTILERI TUM TOPLUMLARDA, TUM DINLERDE ONLARIN ANLAYACAGI,KENDI GUNLUK LISANLARINDA ANLATILMAKTADIR.MUSLUMANLIKTA ISE BU SOZ KONUSU   DEGILDIR HALA 21. ASIRDA BILE.

 

TANRI CAGDAS , KENDINI SUREKLI EGITEN BILGILENDIREN , CEVRESINDE DUNYADA NE OLUP BITIYORU OGRENEN YAKALAYAN ANLAYAN UYGULAYAN CAGDAS INSANLARI SEVER; ONLARI KENDISI OZENEREK CAGDAS VE AKILLI SECIMLER YAPABILEN INSANLAR OLMALARI ICIN YARATMISTIR.

 

PEKI NEDIR ALLAHIN BIZDEN ISTEDIKLERI- YANI BUGUNKU ICINDE YASADIGIMIZ DUNYA ANLAMINDA? OYSA DUNYADAKI HER ULKEDE, HER DINDE TUM INSANLAR DININI KENDI DILINDE, KENDI LISANINDA OGRENMEKTEDIR VE BU DILEYENE COK KEYIFLI BIR ORTAMDIR. BASKA TURLUSU DUSUNULEMEZ; ISTE MUSLUMANLIKTA DURUM ORTADA-KIMSE ALLAH KENDISINDEN NELER BEKLIYOR, ISTIYOR HABERI BILE YOK- CUNKU ENGEL ARAPCADIR;ENGEL NE DEDIKLERI MECHUL,HER DEDIKLERI CIKARLARA UYGUN SOYLENMIS CAHIL ARACILARDIR. ENGEL MUSLUMANLIKTA ALLAH ILE INSANLAR ARASINDA AYNI DILDE, ANLASILIR DILDE SUREKLI BIR DIREKT DIYALOG OLMAMASIDIR.

 

AMA SIZE BU OLGUNLUGU SADECE KENDI AKLINIZ, KENDI EGITIMINIZ, KENDI VICDANINIZ DA OZETLE SECICI BEYNINIZ DE SAGLAYACAKTIR.

 

CUNKU KURAN CAGDAS TURKCE OLSA, ISTE O ZAMAN ALLAHLA KUL ARASINA, SIZINLE TANRI ARASINA  KIMSELER GIREMEZ; KIMSENIN ARACIYA IHTIYACI YOKTUR;

 

INSANLARI, OZELLIKLE DE MUSLUMANLARI CAGLAR BOYU VE HALA GUNUMUZDE, ULKEMIZDE BILE TUM INSANLARI DIN DIN CIGLIKLARI ILE SUISTIMAL EDENLER , DIN TACIRLERI , HELE DE ISLAMI HORTUMCU SULUK MAFIA HOLDINGLER ISTE O ZAMAN BU TOPLUMLARDA BARINAMAZLAR; ONLAR SABUN KALIBI GIBI ERIYIP YOK OLACAKLARDIR.

 

TANRI DA SEVMEZ KENDI ADINA TANRILIGI, TANRININ ARACILIGINI KENDI CIKARLARI ICIN CAHILCE  USTLENENLERI.

 

AVRUPAYA KOYUNDEN CIKIP GERCEK BIR LOKMA EKMEK UGRUNA GITMIS, BIR LOKMA EKMEK UGRUNA DIL, FARKLI KULTURLER, YOL, IS, CALISMAK NEDIR BILMEDEN EN AGIR ISLERDE CALISIP SAGLIKCA VE RUHCA DA  CURUMUS, EGITIMSIZLIK NEDENIYLE VE DIL BILMEDIGI ICIN YERI GELMIS ANLAYAMADIGI ICIN UCUZ DIYE KONSERVE KOPEK MAMASI YEMIS (AVRUPA’YA DA ABD YE DE GIDENLERDEN DE DINLEDIM!) ; CEHALETTEN KENDILERINE TURK UCAKLARINDA SUREKLI VERILEN TAVUKLARI BILE KESILISI HARAMDIR, KANI AKMAMISTIR DIYE CAHILCE YEMEYIP, HER UCAKTA AC KALMASINLAR DIYE ACIKLAMALAR YAPILMASINA RAGMEN YINE HICBIR UCUSLARINDA BU TAVUKLARI DAHI YEMEMIS VE AC KALMIS ZIHNIYETTEKI BU ZAVALLI BIR AVUC EGITIMSIZ, CAHIL,  TURK ISCILERININ OMRUNCE SAGLIGI- BEYNI, TUM KAYBETTIKLERI PAHASINA YAPTIGI TUM BIRIKIMLERINI, TUM PARALARINI,  HEM DE CAMILERDE  “FAIZ HARAMDIR, SIZ BIZE VERIN BIZ DEVE YAPALIM” DIYE ELLERINDEN KAYITSIZ SARTSIZ CAMILERIN ICINDE ALIP, MILYARLARCA DOVIZLE ORTADAN TEKRAR TEKRAR YOKOLAN ISLAMCI KOKTENDINCI HOLDINGLERLER DE YINE DIN DIN DIYE CIGLIK ATAN DINI ISTISMAR EDENLER DE AYNI LES KARGALARI, DIN CIGLIKLARI ATAN SAHTEKAR, EVRENSEL SOYGUNCU ISLAMI HOLDINGLERDIR VE ONLARIN KORUYUCULARI, MALUM ORTAKLARIDIR. VE HICBIRI DE BULUNUP YAKALANIP ADALETTE HESAP VERMEMISTIR NE HIKMETSE- SIZIN DE AKLINIZA GELMIYOR MU NE BUYUK BIR ISLAMI KARDESLIK BU ISLAMI HOLDINGLER- HERHALDE HEPSI BESLENDILER- SEMIRDILER BU ZAVALLI TURK ISCILERININ  PARALARI ILE KI KIMSELERIN ISINE GELMEDI BUNLARI YAKALAYIP HESAP SORMAK BUGUNE KADAR . DIN TUCCARLIGI YAPIP, INSANLARI SUREKLI DIN CIGLIKLARI ILE HERTURLU KANDIRAN, AVRUPA’DA, TURKIYE’DE CAMILERIN ICINDE NAMAZ KILAN ZAVALLILARI KANDIRANLAR VE DOLANDIRANLAR , SADECE KENDISINI DUSUNEN HIRSIZ ACGOZLU FIRSATCI “ISLAMCI”  SAHTEKAR YARATIKLAR, DUN BIR HIC, BUGUN MEGA SERVETLERLE BILINENLER, ADALET HESAP SORMASIN DIYE ERBAKANI BILE KENDILERI AKLAYANLAR,  ALLAH GOZUNDE EN AFFEDILMEZ, EN IFLAH OLMAZ GRUPTAKI ART NIYETLI VE SUISTIMALCI SADECE KENDI CIKARLARINI DUSUNEN, HIRSIZ, ACGOZLU, TEHLIKELI VE BASKALARININ PARALARINA GOZ DIKMIS INSANLIK SEVIYESININ EN ALT SEVIYELERINDEKI HIRSIZ CETE CANAVARLARIDIRLAR; TAHTA KURULARIDIRLAR VE HERBIRI CEHENNEMLIKDIR’AMA ONCE BU DUNYANIN KANUN VE ADALETLERINDE HESAP VERDIKELRINI GORMEK ZORUNDAYIZ. BUNLAR BENCE KESIN OLUMDEN SONRA ALLAHI ASLA GOREMEYECEKLER, ONUN SESINI ASLA DUYAMAYACAKLAR. AMA NEREDE CAGDAS ADALET VE KANUNLAR, CAGDAS YARGIMIZ? NEREDE HUKUMETLER, ISLAMCI, KOKTENDINCI, ALLAHI, DINI , KURANI, CAMIYI KIMSELERE BIRAKMAYANLAR???   http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=172484

 

MUSLUMANLIKTA EGITIMSIZ CAHIL INSANLARIN KOTU HUKUMETLERCE, YONETIMLERCE, DINCI DOLANDIRICI AYAK TAKIMLARI ILE , HERTURLU DOLANDIRILMASI, KANDIRILMASI, HERTURLU SUISTIMAL EDILMELERI COK SIKCA VE ONLARCA YILLARDIR, HATTA 21. ASIRDA VE GUNUMUZDE BILE HALA GORULMEKTEDIR. TURKIYE’NIN TABLOSUNA, GUNDEMINE , AJANDASINA BAKIN.

 

DIN SIZIN KENDI VICDANINIZDIR; SIZIN AKLINIZDIR; DIN SIZ KENDINIZSINIZ CUNKU SIZ ALLAHTAN BIR PARCASINIZ CUNKU O SIZI KENDI COCUKLARI OLARAK, KENDINDEN BIRER PARCA OLARAK,  ISTEYEREK VE OZENEREK TEK TEK YARATTI.

 

SIZE ALLAHLA  ARAMIZDAKI YILLARDIR COK OZEL KONUSMALARIMIZDAN OGRENDIKLERIMDEN, HAYRAN OLDUKLARIMDAN  KISA OZETLER ANLATACAGIM BURADA.. BEKLEYIN…..

 

ONUN ISTEDIKLERI VE BIZLERDEN BEKLEDIKLERI O KADAR ACIK VE NET KI; SIZE DIN DIN DIYE BAGIRANLARIN O KADAR BUNLARDAN HIC HABERLERI YOK KI, ISTE SIZ KENDINIZ OKUYUN VE KENDINIZ DEGERLENDIRIN.

 

SIZ HIC KENDINIZE BEN KIMIM, BURADA YERYUZUNDE NE YAPIYORUM, AMACIM NE DIYE SORDUNUZ MU? HERSEYIN CEVABI ISTE BU SORUYLA BASLIYOR.

 

SPIRITUEL OLMAK NEDIRI OGRENMEK YASAMA MUTLULUKLAR EKLER; YASAM YUKUMUZU HAFIFLETIR; YASAM SEVINCIMIZI, IC KALP RUZGARIMIZI KUVVETLENDIRIR.

 

KIMSELERIN SIZI KANDIRMASINA DOLANDIRMASINA ASLA MUSAADE ETMEYIN. DIN SIZIN KENDI ICINIZDEDIR, AKLINIZDADIR. BEYNINIZ, AKLINIZ, KALBINIZ, VICDANINIZ, IYILIKSEVER VE YARDIMSEVERLIGINIZ, SEFKATINIZ  DININIZDIR. DIN SIZSINIZ. ALLAHLA KENDI BILDIGINIZ SEKILDE KENDINIZ KONUSUN HERGUN. RUKI

 

 

 

 

_      DIN EGITIMI CIGLIKLARI ATILAN TURKIYE’DE 21 ASIRDA, SENE 2005 TE HALA BIR TEK KELIME DAHI ANLAMADIGI VE HIC DE ANLAMA IMKANI ,IHTIMALI DE OLMAYAN ARAPCA KURANLA OPUSEN TUM TURK HALKININ TURKCE KURANA KAVUSMASI VE ALLAHLA BIRE BIR KONUSABILMESI , ARACILARI KALDIRMASI DILEGI ILE …BUGUNUN TURKCESI ILE DE ALLAHIN KULLARINDAN BEKLENTILERI ANLATILABILIR. HER MUSLUMAN ULKEDE NEREDEYSE HER MUSLUMAN ULKEDE , KAYNAKLARI KIMLERCE ELE ALINIP YAZILDIGI MECHUL BIRBIRINDEN FARKLI KURAN VERSIYONLARI VAR. ACABA BIZDE NE , HANGI VERSIYONU VAR BILMIYORUZ; NASILSA ARAPCAMIZ YOK NE ONEMI VAR KI. ANLAYAN MI VAR KI ALLAH ARAPCA NE DIYOR- NE DEMIS? ARAPCA KURANLAR SUUDI ARABISTAN TEKELINDE YAZILMAKTADIR/ HALA DA ORADA YAZILMAKTADIR, ORADA KALMISTIR; SUUDILER, YANI SUUDI ERKEKLER KENDI CIKARLARI ICIN ISTEDIKLERI GIBI YAZMAKTADIRLAR  VE KONU COK KARISIKTIR. AYRICA SUREKLI “KURAN YORUMU” YAZILMAKTADIR VE KURAN DIYE BIZE SUNULMAKTADIR -GELIN DE CIKIN ISIN ICINDEN!!!

 

_      ALLAHLA CAGDAS GUNLUK TURKCE KONUSABILMEK-ANLASABILMEK  VE ONUN BIZDEN NE ISTEDIGINI, BEKLENTILERINI ANLAMAK , OZUNDE IYI INSAN, IYI VE CAGDAS VATANDAS, IYI ANNE, IYI BABA, IYI ES , IYI KOCA,  24 SAAT/365 GUN/ EBEDIYETE ULASANA KADAR HER SANIYE IYI BIRER GOREVLI/ EMANETCI/ BEKCI OLMAK DEMEKTIR. ASAGIDAKILERI OKUYUN VE ANLAMAYA CALISIN. ALLAH BIR TANEDIR VE HEPIMIZI COK SEVER. ALLAH KORKUSU DEGIL, INSANLARIMIZA ALLAH SEVGISI ASILAYALIM; MUSLUMANLIKLA DIGER DINLER ARASINDAKI EN ONEMLI NEGATIF FARK DA BENCE BUDUR+ DUALARDA LISANIN ARAPCA OLMASI. OYSA TURKIYE’DE KIMSE ARAPCA BILMIYOR! TUM DUNYA KENDI DILINDE DUA EDIYOR HANGI DINDEN OLURSA OLSUN. AMA MUSLUMANLAR ARAPCA DUA EDIYORLAR; OLACAK IS MI!!! LUTFEN GERCEKTEN DUSUNUN VE GERCEKTEN COZUM BULUN 21. ASIRDA, SENE 2005 TE. ASAGIDAKILERI HIC DUYDUNUZ MU BUGUNE KADAR????

 

_      DINLER BASKA ULKELERDE, KENDI DILLERINDE VE BU KADAR ACIK, BU KADAR NET, GERCEKTEN EN ENGELLI KISIDEN TUTUN DA, ILKOKUL MEZUNUNUNDAN BASLAYARAK, HER EGITIM SEVIYESINDEKI INSANA HITAP EDECEK KADAR ACIK VE NET GUNCEL KONUSULAN LISANDA YAZILMIS , ANLATILMIS, ANLATILMAKTA ; HER INSAN TARAFINDAN ANLASILABILIR SEKILDE VE GUNLUK HAYATIN ICINDEN, AILEYI DE, EVLILIGI DE, ESLERI DE, COCUKLARI DA, UYUSTURUCULARI DA, ALKOL VE SIGARAYI DA, TOPLUMDA NEGATIF EGILIMLERI, ZARARLARI ONLEYECEK, EGITECEK, TOPLUMU VE TUM BIREYLERI   ICINE ALACAK SEKILDE GERCEKCI  OGRETILMEKTEDIR= EGITILMEKTEDIRLER.  YA MUSLUMANLIKTA??? UYANALIM VE DUSUNELIM.

_      NEDEN TOPLUM BU DURUMDADIR? CAGDAS DIN EGITIMI NEDIR ASLA HABERIMIZ YOK.

_      HERTURLU KONUSMADA ESKI AGDALI, ANLASILMAZ ARAPCA LAFLARLA DONATILMIS TURKCE KONUSMAKTAN DA VAZGECIN. TEMIZ NET, ANLASILIR DUZGUN TERTEMIZ ISTANBUL TURKCESI KONUSUN.

_       ASAGIDAKILERI HIC DUYDUNUZ MU BUGUNE KADAR????

_      http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=172484 

 

 

 

 

 

_      BEN KIMIM -Neden buradayim ve ben kimim, gorevim ne diye sorun kendinize her zaman.

_      HER DIN ESITTIR YANI HICBIR DIN OTEKINE GORE USTUN DEGILDIR.

_      VE ALLAHA HERGUN SUKRETMEYI,HER GUN ONUNLA KONUSMAYI UNUTMAYIN KISACIK DA OLSA.

_      Materyal seylere, paraya, mala, markaya ,caputlara vs vs adanmis, maddeci bir hayat oludur ve batakliktir-bu insanlar cok mutsuz ve amacsiz insanlardir

_      Para hersey degildir- tek ve en onemli amaciniz para olmamalidir hayatta. Para basit ve cok sade sekilde yasayabilmamiz icin ve de tum yapabilecegimiz iyiliklere bir arac olmalidir sadece. Paranizi, hatta servetinizi daha az sansli olan insanlarin hayatinda olumlu pozitif farklar yaratmak icin kullanin- kalan size de yeter. Paranizi paylasin. Allah sizden cok memnun kalacaktir.

_      ALLAHA  , onun dogrularina adanmis bir hayatsa surekli buyuyen bir agac gibidir ve kokleri cok fazla derindedir- bu agaclar verimlidir,canlidir ve gunluk yasamin problemleri, sicaklar, soguklar, firtinalar , cesitli krizler onlari etkilemez

_      Sizinle , kendinizle hic ilgili degil buradaki hayatimiz

_      Yaradilisimizin sebebi sizin kisisel tatminleriniz, istekleriniz, meslekleriniz, mutlulugunuz,hatta kendi ailenizden de otede; cok daha farkLi nedenlerle burada yeryuzundesiniz ,.

_      Dogduk, yasiyoruz, yeryuzundeyiz cunku  ALLAH  sizi kendi amaclari icin isteyerek, ozenerek yaratti; yani sadece o istedigi icin buradasiniz ama onun bize ihtiyaci oldugu icin degil, SEVGIYLE YARATTI

_      Benim hayatim, benim hirslarim demeden once kendinize su soruyu sormalisiniz; Allah bana bircok ozellikler, kabiliyetler, cok ozel yetenekler, firsatlar, iliskiler, enerjiler, es, evlat vs  vs verdi ve ben simdi hayatimi- yasamimi ne amacla kullanmaliyim?

_      Amaclarinizi, buyuk ruyalarinizi, degerlerinizi ve varmak istediginiz hedeflerinizi dusunun ve nelerde iyi oldugunuza karar verin ve disiplinli ve organize olun ve YUKSEKLERI HEDEFLEYIN. Asla vazgecmeyin

_      Burada amac aslinda surekli kendimize yardim etmek de degildir; gercek kimliklerimizi bulabilmek icin dunyada fedakarliklar yapmamiz gerekir; baskalarina hizmet etmemiz,faydali olmamiz gerekir, iste ancak boyle buluruz gercek kimliklerimizi

_      Kimliginizin –yasamin cevabi sizde/ hep kendinize yonelik degil, sunu anlayin; siz Allah tarafindan ve sadece kendisi icin yaratildiniz.

_      Yasamak, Allahin sizi kendi amaclari icin kullanmasi, sekillendirmesidir.

_      ALLAH tarafindan ve Allah icin,ona hizmet etmek icin yaratildik. Kaynagimiz Allahtir. Allahtan bir parcayiz- hepimiz onun canindan kopmus cocuklariyiz. Biz daha dogmadan cok once Allah bizi dusunup, biz dogmadan cok once bizim yeryuzundeki yasamak amacimizi- gorevimizi de belirleyip, bizi oyle yaratmistir.

_      Allahin bizler icin yarattigi yeryuzundeki guzellikleri kucakladigimizda ve  keyfini yasadigimizda, etrafimizi ceviren bu kocaman dunyadaki Allahin tum guzelliklerini takdir ettigimizde, ONLARI HERYURLU korudugumuzda,  bu SEVGI DOLU ALLAHI COK MEMNUN EDER.

_      Yeryuzunde kendi meslegimizi,okulumuzu, esimizi, isimizi, hobilerimizi ve daha bircok seyi kendimiz secebiliriz ama ALLAH TARAFINDAN , DAHA BIZ DOGMADAN, BIZE COK ONCEDEN VERILMIS OLAN YERYUZU GOREVINI BIZ SECEMEYIZ.

_      Allah bize “ Ben senin yaradaninim. Sen daha dogmadan once bile benim bakimimdaydin” der.

_      COCUKLAR BIZE, ALLAHIN HEDIYELERIDIR.

_      Hicbirimizin dogumu, yeryuzune inisi kaza,tesaduf degildir; hersey onceden planlanmistir. Siz Allah tarafindan bilinerek, istenerek, planlanarak buraya gonderildiniz.

_      Tanri senin irkini, rengini, aklini, saclarini, boyunu, tenini, burnunu, kabiliyetlerini, kimligini , herseyini tek tek kendisi secti ve heykel gibi tek tek seni isledi ve SENI ozenerek yaratti.

_      Allah seni kendisi icin, sana verdigi COK OZEL gorevin icin yaratti ve tabii nerede ve nasil yasayacagini da planladi onceden. O senin nasil dogacagini, dogum ve olum saatini bile secti. Irkin ve milliyetin bile kaza degildir; Allah oyle istedi. Allah hicbir detayi sansa birakmadi ve herseyi sana verdigi goreve gore planladi.

_      Anne babanin iyi kotu,ilgisiz, hasta olmalari hic onemli degil; Allaha gore iste bu 2 insanda, tam tamina kafasindaki “cok ozel yapim sende” olmasi gereken tum genler- DNA vardi ve Allah sana aile olarak onlari secti.

_      Pic aileler, anne-babalar olabilir ama “pic cocuklar” olmaz cunku bircok aile , insan cocuklarini dogurmak icin plan yapmazlar ama bu Allah da plan yapmadi demek degildir. Dolayisi ile dogan hicbir cocuk evlilik disi-veya “pic” degidlr;onlari bagriniza basin ve evlat olarak evinize alin.

_      Allah hic hata yapmaz; hic birseyi kazara yapmaz.

_      Her hayvan, her bitki, her canli, her agac , her deniz,her insan  Allah tarafindan aklindaki amaclara uygun olarak ve sevgiyle yaratilmislardir. Yeryuzundeki hersey biz ustunde yasayabilelim diye yaratilmistir.

_      ALLAH SEVGIDIR; sevgisini gostermek icin bizleri yaratti.

_      SIZIN DUNYAYA GELISINIZ ASLA BIR KAZA DEGILDIR.

_      Insanlarin yasaminda gorulen 5 onemli faktor=yasama amaci, yasamin kalitesini belirleyen faktorler sunlardir;

_      SUCLULUK sucluluk hissi-bunlar omurlerince pismandirlar ve utanclarini saklamakla gecer hayatlari. Bunlara hakim olan hep hatiralardir-gecmistir. Gecmisleri geleceklerini kontrol eder. Ve bunlar suur altlarinda hep kendilerini cezalandirirlar ve kendi basarilarini da hep engellemis olurlar boylece. Amacsizdirlar. Gecmislerinin hapishanesinde yasarlar. Ama sunu unutmayin; Allah sizi sadece gecmisinizle sinirlamaz. Allah kalan hayatinizda saskinliklar uyandiracak seyler yapabilir sizin icin –inanin . Tanri insanlara hep yeni ve taptaze baslangiclar vermede cok ustadir.

_      KIZGINLIK VE OFKE- bircok insanda gorulur ve acilarina sarilirlar ve asla iyilesmezler. Affedici olarak acilarini kurtulmak- hafifletmek yerine, kafalarinin icinde bu acilari tekrar tekrar tiyatro oynar gibi gercekten yasarlar. Ve bazilari da midye gibi iyice iclerine kapanirlar ve ofkelerini kendilerine cevirirler; otekilerse patlarlar adeta ve surekli baskalarina yansitirlar bu patlamayi. Her 2 durumda cok sagliksizdir. Kizginlik karisinizdakinden cok size zarar verir. Sizi kizdiran- kiran- aci cektiren kisi olayi unutmus ve hayatina devam etmektedir ama siz hala ic duduklu tencerenizde bu aciyi SUREKLI TEKRAR TEKRAR kaynatmaktasiniz ve surekli gecmisinizi yasamaktasiniz. SIZE GECMISTE ACI VERENLER , EGER SIZ BU OFKELI ACI CEKMEYE YAPISIP KALMAZSANIZ, ARTIK HICBIR SEKILDE SIZE ZARAR VEREMEZLER. GESMISINIZ GECMISTE KALDI. Bunu kimse degistiremez ama siz ofkeli ve kinci tutumuzla sadece kendinize zarar veriyorsunuz. Lutfen kendi iyiliginiz icin bu olayi unutun- affedin gitsin artik; AFFETMEK SIZE KENDI GUCUNUZU , KENDI GUCLULUGUNUZU IADE EDECEKTIR . Gecmisin negatif izlerinden kurtarin kendinizi; kendinizi ozgur yapin; bu negatif eski izleri, hatiralari,ACILARI, KINLERI surukleyip durmayin artik ve SIZ KENDINIZ ARTIK KIZGIN VE OFKELI OLMAYI SECMEYIN (CUNKU BU BIR SECIMDIR) ; BU MUMKUNDUR. Affederek siz aslinda KENDI HAPISHANENIZDEN KENDINIZI KURTARACAKSINIZ. ( Affetmek her zaman size aci veren, mesela sizi taciz etmis, size kotuluk yapmis veya size tecavuz etmis,SIZE COK HAKSIZLIK yapmis vs  bir insani alip bagriniza basmak, ya da evinize sofraniza oturtmak; ya da yuzyuze gelip muhabbet etmek de  vs demek degildir. BAZEN DILERSENIZ GERCEKTEN BOYLE YUZYUZE AFFETMEK DE MUMKUN OLDUGU GIBI, BAZEN DE kendi kafanizda- icinizde onu/ olayi bagisladiginizi ve ipin ucunu biraktiginizi, onu affettiginizi ve artik size hicbir sekilde zarar veremeyecegini bildiginizi kendi kendinize soylemek, kabul etmek, icinize sindirmek, olayi gecmiste birakmak, yeni sayfalara ve hayata devam etmek, yeniden guclenmek, KENDINIZI KENDI YARATTIGINIZ HAPISHANEDEN DISARI CIKARTMAK  demektir; KENDI MENTAL-PSIKOLOJIK/ PSIKIYATRIK SAGLIGINIZ ICIN, IYILESMEK, YENIDEN GUCLENMEK ICIN  BU CINS , HER CINS AFFETMEK SARTTIR) BUDA KIZGINLIK ALEVLI KOR KOMUR GIBIDIR; ONU BASKASINA ATMAK ICIN ELINIZE ALIRSINIZ AMA KENDINIZ YANARSINIZ DER.

_      KORKU – travmatik bir tecrube, gercekci olmayan beklentiler, asiri kontrollu bir evde yetismis olmak, bazen hatta genetik nedenlerle vs olabilir; ve sebebi her ne olursa olsun, korkunun hakim oldugu insanlar bircok firsatlari kacirirlar yasamlarinda. Hep emin olmak isterler herseyden ve gunluk risklerden uzak dururlar. Mevki ve pozisyonlarinda , hep ayni durumda kalmak isterler. Korku insanin kendi kendine uyguladigi bir hapishanedir.Bu da sizi Tanrinin size verdigi gorevi – amacinizi yerine getirmenizi , mesela size tum firsatlar verildigi halde, topluma hizmet vermenizi engelleyecektir. Inanc ve sevgiyle karsi koyun korkuya ve yenin korkunuzu.

_      MATERYALISTIK OLMAK- yasamlarinin tum amaci hep birseyler,ESYA, ARABA, PARA, MAL, MULK VS  edinmektir- surekli almaktir ; hatta bazen Turkiye’de utancsiz-yuzsuz bir yasam sekli oldugu gibi hortumlamak+ calmaktir+ ihale takiplerinden MILYONLARCA DOLARLAR GIBI vurgun vurmaktir+ banka batirmaktir+ offshoreculuktur vs vs surekli; surekli mal mulk, marka, alisveris,caput, luks arabalar, luks, gosteristir. Hep daha fazlasini istemek de, onlarin eger daha fazla seylerim olursa, daha mutlu olurum+ daha onemli birisi olurum+ daha emniyette olurum yanlis inanclarindan kaynaklanmaktadir. Hepsi de YANLISTIR. Cunku satin aldiklarimiz, toparladiklarimiz, istiflediklerimiz hep aynidirlar, HIC  degismezler ve biz artik bunlardan da sikiliriz. TUM BU MATERYALIZM GECICI MUTLULUKLAR VERIRLER. Eh iste bu yuzden de, neticede sizler  daha yeni, daha buyuk, daha iyi seyler istersiniz! DAHA FAZLA PARA, DAHA FAZLA MAL,MULKUM VS SEYLERIM OLUNCA, DAHA ONEMLI INSAN OLACAGIM FIKRI DE TAMAMEN YANLISTIR. Kendi degerinizin bu seylerle hic ilgisi yoktur. Allah yasamda en onemli seylerin SEYLER , MATERYALLER OLMADIGINI SOYLEMEKTEDIR. Serveti , materyal seyleri bir anda kendi kontrolunuz olmayan bircok nedenlerle kaybedebilirsiniz.

_      ONAYLANMAK ISTEGI- Anne babalarinin, eslerinin, veya cocuklarinin ya da isverenin veya ogretmeninin , arkadaslarinin, hatta toplumun  beklentilerinin kendi hayatlarini kontrol altina almasina musaade ederler- yasamlari adeta bu insanlarin kendisinden beklentilerini karsilamaktir ve hep onlarin onaylarini almak icin yasarlar.  Bir cok yetiskin olmus kadin-erkek hala, birturlu memnun edilemeyen anne babalarini memnun edebilmek icin yasamaktadirlar. Hep ya baskalari, arkadaslarim, toplum ne der baskisi ile yasayanlar da bu gruptadirlar. Malesef gelismis dunyada da hep soylendigi gibi, kalabaligi takip edenler hep kaybolur giderler. Basarinin tek bir formulu yok ama HAYATTA SUREKLI BASARISIZ OLMAK ICIN HEP BASKALARINI MEMNUN ETMEK ICIN YASAMAK YETERLI. BASKALARININ DUSUNCE VE FIKIRLERI TARAFINDAN KONTROL EDILMEK, KONTROL ALTINA ALINMAK, SIZI ALLAHIN, SIZIN ICIN VERDIGI COK OZEL GOREVLERI YAPABILMENIZI SUREKLI ENGELLEYECEKTIR. CUNKU SIZIN MEMNUN ETMENIZ GEREKEN SADECE ALLAHTIR- ONUN SIZIN YERYUZUNE INERKEN VERDIGI YASAM AMACINIZI-SIZE OZEL COK OZEL GOREVINIZI, YASAM AMACINIZI  DUSUNUN.

_      KULLANILMAYAN POTANSIYELLER, GEREKSIZ STRESLER, OFKELER, KISKANCLIKLAR, SIDDET ICEREN  SEVGISIZ SAYGISIZ EVLILIKLER, YANLIS ISLER, YANLIS ILISKILER, ALKOL, UYUSTURUCULAR, TEMBELLIKLER, YALANLAR,  YASANMAMIS HAYATLAR, DOLU DOLU AKILLICA YASANMAMIS HAYATLAR ALLAH TARAFINDAN HEP ISTENMEYEN, GOREVLERIMIZI ENGELEYEN FAKTORLERDIR . BU FAKTORLER, ALLAHI COK UZER.

_      YASAMINIZIN KILAVUZU BASARI, SERVET, UN, SOHRET, MEVKI, KEYIF- ZEVK, SEFA VE HELE DE KENDI CIKARLARINIZ HIC  DEGILDIR;

_      UMIDINIZI ASLA KAYBETMEYIN. INANIN.

_      YASAM AMACINIZI- GOREVINIZI BILMEK HAYATINIZI COK BASITLESTIRECEK VE COK KOLAYLASTIRACAKTIR.

_      Yapmak istediginiz sey dogru mu, anlamak icin kendinize su soruyu sorun; bu yapmak istedigim sey bana- KENDIME mi hizmet edecek, Allah’in benim icin verdigi COK ozel goreve- evrensel cagdas insanlik amacina mi?

_      Yasam amacini bilmeyen- anlamayan insanlar cok fazla seye ayni anda saldirirlar ve asiri stres, yorgunluk ve celiskilerdir netice. Oysa yasaminiz basit ve kolay,SADE ve cok secici olmalidir.

_      BASKALARINA SEVEREK ISTEYEREK HEP YARDIM EDEN GONULLU INSANLARIN BEYINLERINDE FARKLI KIMYEVI ORTAMLAR- ELEKTRIKLER OLUSTUGU VE BU INSANLARIN KENDI PROBLEMLERI OLSA DAHI, DAHA MUTLU INSANLAR OLDUKLARI BILIMLE ISPATLANMISTIR.

_      Kesin amaci olmayanlar ve dusunmeyenler, surekli yon , is, es, iliskiler, arkadaslar vs vs degistirirler; hicbir seye tam konsantre olamazlar; suruklenirler

_      Yasaminizdaki gereksiz aktiviteleri, iliskileri, isleri, seyleri budayin ve basitlesin; yasaminiz kolaylassin, ve siz yasamdaki amacinizi bulun, fokus olun;enerjinizi toplayin

_      Sahip olmadiginiz seylere takilip kalip kendinizi mutsuz etmek ve ancak bunlara sahip olursam mutlu olurum deyip,surekli mutluluklarinizi ertelemek yerine, elinizdekilerle, SU ANDA SAHIP OLDUKLARINIZA KONSANTRE OLARAK MUTLU OLMAYI OGRENIN. MUTLULUKLARINIZI SUREKLI ERTELEMEYIN.

_      MUTSUZLUKLARIN % 95 SI, EGOISTLIKTEN, ERISILEMEZ HEDEF VE BEKLENTILERDEN, SADECE KENDINI DUSUNMEKTEN KAYNAKLANMAKTADIR.

_      BUGUN SIZE ALLAH TARAFINDAN VERILMIS BIR HEDIYEDIR.

_      HER CIDDI SIKINTILARDAN, ACILARDAN SONRA, Allah her zaman bizlere baska bir kapi daha acar , BASKA FIRSATLAR DA VERIR mutlu olmamiz icin. SABREDIN VE ALLAHA HERGUN SUKRETMEYI,HER GUN ONUNLA KONUSMAYI UNUTMAYIN KISACIK DA OLSA.

_      Sucunuz varsa, “ALLAHIM BENI AFFET VE DOGRU YOLU GOSTER VE YARDIM ET BANA” diye dua edin surekli.

_      COK FAZLA IS DEGIL, anlamsiz isler bizi yorar;enerjimizi tuketir; mutlulugumuzu calar

_      Hergun eslerinizin gozune bakarken, her defada “seni seviyorum” deyiniz. Esleriniz de size Allahin hediyesi- emanetleridir. Onlara iyi bakiniz ve saygili ve mutlaka sevgi dolu olunuz. Kadin ve erkek esittir Allahin gozunde .

_      COCUKLAR BIZE, ALLAHIN HEDIYELERIDIR.

_      KENDINIZE aile hayatinizi daha da iyilestirmek- guzellestirmek icin, onlarin hayatlarini kolaylastirmak icin, DAHA IYI ES, DAHA IYI BABA, DAHA IYI KOMSU, DAHA IYI OGRETICI/OGRETMEN, DAHA IYI MEMUR- ISCI- YONETICI olmak icin,  neler yapabileceginizi sorunuz. Problem nerede anlayiniz; duzeltiniz.

_      EVINIZE GIDIN VE ESINIZI, COCUKLARiNIZI SEVINIZ.

_      Cocuklariniz sizin soylediklerinizi degil, yaptiklarinizi yaparlar, taklitederler. Onlara iyi ornekler olunuz.

_      IYI GUNDE VE KOTU GUNDE , onurlandirmak ve olume kadar diye evlenirsiniz. Evlilik omur boyudur+ sureklidir+ devamliliktir+ omur boyu yurutulmesi beklenir sevgi ve mutlulukla.

_      Mutlu evlilikler odullendiricidir, besleyicidir ve gelismek icin, degismek icin 2 tarafa da hak tanir. Karsilikli saygi ve sevgi ve evlenirken verilen sozlere aksaksiz  tek esli sadakat ile, esler evliliklerinin= partnerdliklerinin mutlu ve olume kadar surecek mutlu tememllerini atarlar. Evlilik hem de partner olmaktir (bu hem de is ,mal ortagi anlamindadir) ; her iste ortak olmaktir bu.

_      EVLILIK ALLAHIN BIR KURUMUDUR. VE kadin ile erkegin omur boyu surecek bir ask – sevgi iliskisidir. Ask ve sadakate inanmazsaniz, bir evlilikte cok az mutlu olma sansiniz vardir. Ama ask ve sadakate inananlar icinse, evlilik  karsilikli birlikte buyumek, ilerleme,gelismek icin adeta bir ziplama tahtasi gibidir. Mutlu bir evlilik hatta ideal bir insan iliskisini de temsil eder.Her  2 taraf da ,karsisindakinin ihtiyaclarini da bilerek ve goz onune alarak, tabii kendisi olmaya ozgurdur. Bu iliskide ic guduler, entellektuellik ifade edilmektedir surekli ; bu evlilikte vermek ve almak esittir; bu evlilikte her 2 taraf da otekinin farkliliklarina saygi duyar; her 2 si de birbirlerini sevmek icin her konuda ayni dusunuyor,ayni fikirde olmak zorunda degildirler; birbirlerinden cok sey ogrenirler surekli;  ayni pozitif degerleri paylasirlar; harmoni icindedirler;  birbirlerindeki farkliliklarin kendilerindeki en guzel seyleri ortaya cikardigini bilirler; spirituel beyin birlikteligini paylasirlar; birlikte gulebilirler ve acilara birlikte katlanabilirler; krizlerde, trajedilerde birlikte buyurler; senin ailen, benim ailem demezler, ailemiz derler;  ve her es otekini kabul eder ve esiti gorur.

_      ALLAH BIR KADIN VE BIR ERKEK ARASINDAKI TEK ESLI EVLILIGI yurutmeniz icin, basarmaniz icin mutlaka caba gostermenizi ve 2 tarafin da kendini gelistirmesini, mutlaka egitmesini ister. Evlilik ve seks sadece ureme amacli ve angarya olmayip, eslerin birbirlerinin vucutlarinin nasil calistigini da bilmelerini ve birbirlerine seksuel zevk de vermelerini ister Allah. Alllaha gore esler arasindaki surekli sevgi ancak o zaman mumkundur ve ciftler birbirlerine daha yakin olacaklardir. Kadinlar daha asagilik bir sinif ve kole degildirler ve esi dahi olsa, her erkek cani istedikce esine “kanunlar bana musaade ediyor,ben kocasiyim” diyerek tecavuz edemez. Erkek kadinin kendisini arzulamasini, sevmesini, sefkatini hak etmelidir. BIRBIRINIZI SEVMEYI HERTURLU OGRENINIZ.

_      EVLILIKTE ZOR DONEMLER YASANSA BILE, ESLERIN KALPLERINDE AYNI DEGERLERI PAYLASMALARI ONLARA DOGRU YOLU GOSTERECEKTIR. . HER BASARISIZLIKTAN SONRA  BAGISLANMAK ISTEDIGINIZI ESINIZE VE ALLAHA GOSTERIN; AYAGA KALKIN.

_      ESINIZI/MUSTAKBEL ESINIZI SIZ  DEGISTIREMEZSINIZ; sadece kendinizi degistirebilirsiniz .Yeni bastan bir es yaratmak hayali  ile, siz kalp krikligi ve reddedilme uzuntuleri yasayabilirsiniz. ESINIZI sevin ama degistirme isini ALLAHA BIRAKIN.

_      COK FARKLI KARAKTERDE-KISILIKTE ESLERSENIZ, bu iliskinizi oldurecek demek degildir. Muhim olan bu farkliliklarla, insanlarin nasil basa ciktiklari, nasil ele aldiklaridir. Anlasmak onemlidir. Her 2 tarafi da memnun edecek cozumler bulunmalidir. Bugun sinemaya gitmek, ama bir dahaki haftaya birlikte maca gitmek gibi. Turkiye’de eslerde evlilik nedir anlayisinda ciddi problemler vardir; cogu fonksiyonsuz evliliklerdir; fonksiyonsuz ana babalardirlar;fonksiyonsuz eslerdirler. Evliliklerde birlikte yapilan seyler minimumlara cekilmistir Turkiye’de;oysa ABD ve gelismis ulkelerde kari-koca ve cocuklar surekli biliktedirler;birlikte aktiviteler planlarlar.

_      ARTIK ONA ASIK DEGILIM- SEVMIYORUM DIYENLERDENSENIZ, BU DURUM  TAMIR EDILEREK DUZELTILEBILIR diyor uzmanlar ve din.Gecmisinizi hatirlayin+sizi ona ne cekmisti dusunun ve bulun. Ve inanin ki, eger siz isterseniz, caba gosterirseniz, o da yardim ederse, tekrar sevebilirsiniz onu. Gerekirse evlilik terapistlerine gidiniz.

_      PROBLEMLI EVLILIGIMIZI ARTIK HICBIRSEY KURTARAMAZ DIYORSANIZ,  problemler birikmisse, caresizlik hissediyorsaniz, once kendisi ile konusun mutlaka+ birlikte uzman bir terapiste gidin+ birlikte evlilik terapistine+ din adamlarina gitmek 2 nize de yardimci olacaktir+ alkoliklik,uyusturucu varsa danisman hizmetlerine gidiniz,tedavisini saglayin+ALLAHA SIGININ VE DUA EDIN. ALLAHIN YAPAMAYACAGI SEY YOKTUR. En son care avukata gitmektir,hele de cocuklariniz da varsa .

_      Derin dostluklar kurdugumuzda, buyumek ve kesfetmek antenlerimiz harekete gecer. Baska bir insan iste bizdeki-kimligimizdeki  daha guclu, daha sevilen, veya guzel hisseden taraflarimizi uyandirmaya yardimci olabilir. Tum bunlar bizim icimizde zaten vardir ama iyi bir arkadas , iyi bir es bunlarin ortaya cikmasina yardimci olur.

_      IYI EVLILIKLER KENDILIGINDEN OLUSMAZ. Her 2 esin de GERCEKTEN istemesi ve arzu etmesi+ GERCEKTEN HERGUN, HER SANIYE  CABA GOSTERMESI  lazim ki, evlilik mululuklarla dolu olsun ve 2 si de karsilikli birlikte buyuyebilsin. Bu evlilik seyahati bircok surprizlerle ve caliliklarla doludur ama GERCEK BIR EVLILIK ICIN YEMIN ETMIS CIFTLER, evliligin omur boyu sagladigi pozitif seylerden BIRLIKTE faydalanirlar.Cocuklarinizin yaninda sik sik esinize sefkat ve sevgi, nezaket sozcukleri kullanin;ona sarilin;onu opun.Cocuklar anne-babalarinin evliliklerinde ne forurlerse, kendi evlilikleri de muhtemelen bu evliligin yansimasi olacaktir. Kendi evliliklerine torbalarinda/bagajlarinda, sirtlarinda  cok yanlis ve kotu tecrubeler, kanilar, tanilar+ siddet, sevgisiz ve kati anilar  vs goturmelerine asla musaade etmeyiniz. Couklarimiz da bize emanet edilmis hediyelerdir Allah tarafindan. COCUKLARINIZA IYI, SABIRLI VE SEVGI DOLU ORNEKLER OLUNUZ. ALLAH SIZI ODULLENDIRECEKTIR.

_      DEGISIKLIKLER YASAMIN BIR PARCASIDIR. Gercekci olun. Ekip olarak calisin evlilikte ve bu size degisiklikler,sikintilar yasandigi zaman, krizlerde, trajedilerde , BIRLIKTE BASARMANIZI SAGLAR.

_      Kendinizi taniyin ve durust olun bu kisisel incelemede.Bu size kendi yasamlariniza baris ve sakinlik, sevgi getirecektir ve dunyaya baris ve sevgi getirmek icin de ilk adimdir.

_      Kendinize cok kati olmayin; ALLAH BIZI ANLIYOR VE BIZIM KENDI YANLISLARIMIZDAN DERS ALIP OGRENMEMIZI VE YANLISLARIMIZI DUZELTMEMIZI VE TEKRARLAMAMAMIZI  ISTIYOR. ALLAH SIZIN,HIC KIMSENIN SUCLULUK VE PISMANLIK ICINDE YASAMASINI ASLA ISTEMIYOR. O BIZIM MUKEMMEL OLMADIGIMIZI BILIYOR.

_      HAYATI baskalarinin, toplumun sizin icin ne dusundugunu dusunerek yasamayin asla; kendi imkanlarinizla ne mumkunse, elinziden gelen  en iyi sekilde, oyle yasayin

_      Ne istediginizi ve nelerde iyi oldugunuzu bulun, kesfedin, ogrenin ve bunlara deger verin; ve potansiyelinizin tavanina ulasmak icin harekete gecin.

_      Kendi ihtiyaclariniza saygili olun. Sizi neyin gercekten mutlu ettigini bulun-bunlar materyalist seyler, size hemen anlik keyif veren seyler olmamali. Daha derin spirituel ihtiyaclariniza saygi duydugunuzda, kendinize verdiginiz deger artacak ve iyileseceksiniz.

_      Kararlar verin. Poziitif secimler yapin ve hemen uygulayin esnekce ama kesin olun.Sonuclariyla basa cikabilmek icin de kendinize guvenin.

_      Kendimizi ne kadar cok iyi tanir ve kabullenirsek ve daha iyi tanirsak, baska insanlari kabul etmemiz daha da kolaylasacaktir ve bu barisa dogru bir adimdir.

_      Kendimizle baris icinde oldugumuzda, tum toplumla baris icinde olmamiz daha kolaydir.

_      ZAMANINIZI, ENERJINIZI, KAYNAKLARINIZI ONCE ESINIZE, COCUKLARINIZA, ISYERINIZDE, MAHALLENIZE VE TOPLUMA YARDIM ETMEK , HIZMET VERMEK ICIN KULLANIN. BIRBIRINIZI SEVIN. CUNKU ALLAH HERKESI, TUM COCUKLARINI COK SEVIYOR.

_      Barisi , huzuru seviyorsaniz adaletsizlik, diktatorlukten, acgozlulukten, nefret edin; ama baskalarinda degil,kendinizde. Gandhi

_      Baska birisinin yuzunde Allahi gorebilmek icin, diyalog halinde olmamiz lazim.

_      Kalbimiz icin en guzel egzersiz, egilip, yere dusmus bir insani ayaga kaldirmaktir.

_      Gunes su anda parlamasa dahi gunes vardir. Ben hissetmesem de ask vardir. Sessiz kalsa da ALLAH’in  varligina inaniyorum. Almanya Koln’de holokosttan= Hitler tarafindan gaz odalarinda milyonlarla yahudilerin oldurulmesinden  sonra,  duvara kazinmis olarak bulunmustir bu cumle.

_      Birisine ,birilerine gulumseyin gun boyunca.

_      Insanlarla konusurken “lutfen”, “tesekkur ederim”, “birsey degil”, “afedersiniz” deyiniz.

_      Sizden bunu hic beklemeyen birisine, beklenmedik ama durust ve gercek bir iltifatta bulunun HERGUN – Allah kendi cocuklarini sevenleri cok sever.

_      Konustugunuz insanlarin adlarini hatirlayin ve onlara isimleri ile kibarca hitap ediniz.

_      Cocugunuz kibar ve iyi bir sey yaptiginda , hemen farkedip gordugunuzu ve memnuniyetinizi ifade edin ona; onu ne kadar takdir ettiginizi hemen soyleyin.

_      Arkanizdan gelen insana kapiyi acik tutun;kibar olun

_      Kasada beklerken, arkanizdaki yasli, bebekli, elinde az birkac seyi olana, yani herhangi birisine yerinizi verin- birakin sizden one gecsin

_      Gerektiginden biraz daha fazla bahsis birakin bazen

_      Bir arkadasiniza da bir kahve veya cay , meyve getirin

_      Tum is arkadaslariniza “gunaydin” deyin

_      Bir fiziksel ve/veya beyin=mental=psikolojik=psikiyatrik davranis bozuklugu engelli arkadasiniza haftada, ayda 3-5 saatinizi ayirin;onunla olun. Onun icin yapabileceginiz birsey var mi sorun.

_      Size zarif bir davranista bulunan birisine, ya da oylesine , hatta hicbir sbep yokken dahi, yasli bir insana “sizi ozledim” , “gecmis olsun” , “tesekkur ederim”, , “dogum gununuz kutlu olsun” karti atin-ona surpriz yapin.

_      Hic kimsesi olmayan vey yasli ya da fiziklsel ve/veya mental= beyin= psikolojik=psikiyatrik engelli komsunuza her yilbasinda veya onun yasgunlerinde minik bir kek, pasta yapin;ve ailecek kapidan verin;yasgununu veya yeni yilini kutlayin.

_      Her hafta sonunu tum cekirdek ailenizin 9esler ve sadece cocuklariniz) kaliteli sekilde gercekten birlikte olmasi icin planlayin ve ailenin tum uyeleri birlikte masaya oturunuz ve konusun. Cocuklariniz ve kendi cekirdek aileniz herseyin onunde gelmelidir (esiniz ve cocuklariniz).

_      Hasta,ozurlu, fiziksel ve/veya beyin=mental=psikolojik=psikiyatrik engelli bir yakininiza, komsunuza alisverin yapin veya  siz manava, kasaba,  pazara giderken ona da ne istedigini sorun; veya kendiniz yemek vs yapinca onunla da paylasin bazen, bayramlarda, tatillerde, yilbasinda;ya da caniniz ne zaman isterse

_      Cok yasli ve cok kisitli geliri olan bir akraba, komsu , KISIYE ara sira onun ihtiyaci olabilecek sekilde surprizler yapin- kucuk buyuk, butcenize gore; ayda 50-100-200 YTL bile bazi yalniz-kimsesiz vs yaslilar icin cok onemlidir. Evlerinde kalorifer olmayan mahallenizdeki, ailenizdeki yaslilarin odun ve komurlerini alabilmeleri icin siz de yardim edin.

_      PSIKIYATRIK RAHATSIZLIKLARI OLAN ama Turkiyede calisamaz grubundaki bu ne yazik ki hem de saglik sigortasiz, ve hem de  devlet korumasi ve saglik sigortasi kapsaminda da olmayan ve etrafinda olup bitenleri, hayati, yasami anlayip kavrayip biraz olsun mutlu olmasini saglayacak ve aslinda hergun kullanilmasi sart olan gerekli cagdas tedavi ilaclarini da alamayan bir sevdiginize, bir yakininiza, bir arkadasiniza  elinizden gelen tum fedakarliklari yaparak, mumkunse 3 aylik, 6 aylik, bir yillik ilaclarini siz alin. Allah bunu memnuniyetle karsilayacak ve size gulumseyecektir. Siz verdikce sizin rizkiniz artacaktir. Siz o kisiyle bu ilaclar yuzunden 2 li konusma, gercek sohbet yapabildikce cok ama cok mutlu olacaksiniz. Bu kisilerle ilac kullanmadiklari takdirde gercek hayatta, su anda realitede bulusabilmemiz cok zordur; imkansizdir. Hem kendinize ve hem de ona yardim edin.

_      BASKALARINA YARDIM ETMEYI ON PLANA ALAN INSANLAR MUTLU INSANLARDIR VE KENDI PROBLEMLERINI DE ASARLAR, KENDILERINI DE HERTURLU TEDAVI ETMIS OLURLAR.

_      Mutluluk veren pozitif haberleri de paylasin insanlarla.

_      Eve, ise giderken yerde, sokakta gordugunuz kagit, cop, pet sise  vs yi alip atin cope.

_      Mahallenizde, sehrinizde gonullu hizmetlere zamaninizi, enerjinizin bir kismini ayirin ve mutlaka gonullu hizmet edin .

_      Mahallenize, apartmaniniza, sinifa yeni gelen insanlara merhaba, hosgeldiniz deyin ve tanisin;onlarla yakindan ilgilenin.

_      Insanlar hep olup gittikten sonra bu dunyada kendilerini hatirlatacak binalar, heykeller, unvanlar, sohretler, servetler gibi hicbir kiymeti olmayan gecici ve kisa vadeli seyler  birakip gitmeye calisirlar. Hep hatirlanmak isterler; baskalari ne diyecek dusuncesi ve endisesi ile hareket ederler. Oysa gercek amacimiz neden bu dunyadayiz ve amacimiz-gorevimiz neydiyi bilebilmek ve gerceklestirmektir;mesela ihtiyacli olanlarla toplumla akilli secimlerle paylasmak;burs verip talebeler okutmak; okul ve hastahane yaptirtmak,issiz ve zor durumda bir ailenin aylik,haftalik temel yiyecek ihtiyaclarini ustlenmek,vs   butcemize her ne uygunsa.. Iste o zaman ebedilesecegiz. Bu dunyaya “hatirlanmak” icin gonderilmediniz; burada ebediyete hazirlanmak icin yasiyoruz.

_      KENDINIZDEN BASKASI ICIN , ALLAH RIZASI ICIN BUGUN BIR BASKASINA NE IYILIK-YARDIM- NE FEDAKARLIK YAPTINIZ?

_      DUSUNMEDEN, RASTGELE OYLESINE LAF OLA YASAMAYIN

_      BIRGUN ALLAHIN ONUNDE  SON DEFA DURACAGIZ VE BIZI IMTAHAN EDECEK; YASAMDA NELER YAPTIK SON SINAVIMIZ OLACAK BU EBEDIYETE GIRMEDEN ONCE. ALLAH bize soracak “ SANA TUM VERDIKLERIMLE, OZELLIKLERINLE , KABILIYETLERINLE, OZEL YETENEKLERINLE, SANA VERDIGIM TUM FIRSATLARLA, TUM ENERJINLE, CEVRENLE-ILISKILERINLE VE SANA VERDIGIM TUM KAYNAKLARLA  SEN NE YAPTIN? BUNLARI KENDIN, SADECE KENDI CIKARLARIN ICIN MI HARCADIN/KULLANDIN  YOKSA BENIM “SANA OZEL” – KISISEL VERDIGIM GOREVLER AMACLI COMERTCE VE AKILLICA MI KULLANDIN? ”

_      SANA ALLAH ASLA DININI SORMAYACAK.CUNKU O HER DINDEN VE IRKTAN, MILLETTEN , KADIN , ERKEK INSANI TEK TEK SEVEREK ISTEYEREK,OZENEREK KENDISI YARATTI.

_      BASKALARINI YARGILAMAYIN;ONLAR HAKKINDA  ONYARGILI DA OLMAYIN; ONLARA ALLAHIN SEVGISINI ANLATIN, ALLAH KORKUSUNU DEGIL.

_      GUN BOYUNCA , HER GUN KARSILASTIGINIZ HER INSANLA, AMA OZELLIKLE DE ESINIZLE, COCUKLARINIZLA GOZ GOZE GELDIGINIZDE, HER ZAMAN  “SENI SEVIYORUM” DIYEN GOZLERLE BAKMAYI BASARIN. ALLAH SIZI DAHA DA COK SEVECEKTIR.

_      INSANLAR ARASINDA AYIRIM YAPMAYIN; BIRLESTIRICI OLUN. DIN, DIL,IRK, MILLIYET HEPSI ALLAHIN SECEREK, OZENEREK BIZE VERDIGI HEDIYELERDIR, EMANETLERDIR. SIZ KIMSINIZ KI DEGISIK ETNIK GRUPLARIN BU MUHTESEM KUTSAL OZELLIKLERINDEN DOLAYI AYIRIM,DISKRIMINASYON YAPACAKSINIZ! HERKES ALLAHIN BIR PARCASIDIR, COCUGUDUR;HERKES ALLAH TARAFINDAN SEVGIYLE YARATILMISTIR TEK TEK.ALLAH HEPIMIZI , TUM INSANLARI COK SEVIYOR.

_      SEVDIKLERINIZE VE CEVRENIZE SORUN; “BENIM YASAM AMACIM NE? BEN KIMIM VE BURADA NE YAPIYORUM?”

_      ALLAH SONSUZLUGU EKMISTIR BIZLERIN KALBINE. INSAN ALLAH TARAFINDAN BIR GUNLUGUNE, BIR OMURLUK  YARATILMAMISTIR; SONSUZLUGA KADARDIR …yani aslinda hepimizin bir gun cennete varmasini yurekten ve sevgiyle ister.  Ama secim bizim.VE YASARKEN KENDI YAPTIGIMIZ SECIMLERLE BIZ KENDIMIZ BELIRLERIZ EBEDIYETTE NEREDE OLACAGIMIZI.

_      Yeryuzunde size bircok secim haklari verilmistir; yer yuzundeki iliskileriniz-secimleriniz, ahlakiniz, fedakarlik ve yardimseverliginiz, paranizi-malinizi nasil kullandiginiz ve paylasiminiz, insan iliskileriniz, ozetle yeryuzundeyken sizin Tanriyla olan gercek 24 saat/ 365 gun/olene kadar iliskiniz, size oteki tarafta ya cennetin veya cehennemin kapisini acacaktir. Allahi memnun etmek sadece ona dua etmek ve sadece kitap okumak, sadece namaz kilmak asla degildir. Saat saat, gun gun, sene sene her aninizda ne yaptiginiz, kime nasil davrandiginiz ve ne yapmadiginiz, Tanrinin  size odunc verdigi emanetlerini nasil korudugunuz ve baktiginiz, her aniniz kayitlara gecmektedir ve degerlendirilmektedir.

_      YASAMINIZIN HER SANIYESI KAYITLARA GECER; INSAN OLMAK, VICDANLI VE CAGDAS INSAN OLMAK, BASIT VE MINIMAL SADE YASAMLARI OLAN, PARASINI FEDAKARLIKLA PAYLASAN , TOPLUMA GERI VEREN,  SEVGI DOLU INSAN OLABILMEK COK ONEMLIDIR.

_      Tanrinin kendisine verdigi cok ozel gorevleri cok iyi anlayan kisi, ZAMANINI VE PARASINI COK AKILLICA, DIKKATLE HARCAR. San sohret ve para, modaya uymak, moda olan bos degerler pesinde kosmak yerine, oncelikleri iliskileri ve karakterdir.

_      CENNETE GIDENLER herturlu gozyaslarindan, acidan, hastaliktan, ve cektikleri cilelerden kurtulurlar. Allah herkesi sever. Orada hoslarina giden isleri yapacaklardir gorev olarak. Orada bos bos oturmak yok;herkesin orada da gorevleri vardir.

_      Olumu sadece cenazelerde veya kendi yakinimizi kaybettigimiz zaman dusunmek duygusaldir, yuzeysel ve bostur-gercekci degildir;bana olumu her an dusunmek de olacak is degil diyebilirisniz ama olum hic yokmus gibi yasamak, onu inkar etmek de saglikli bir yasam degildir. OLUM KACINILMAZDIR.

_      Kendi hayatinizi nasil goruyorsaniz siz, ona da oyle sekil vermektesinizdir. Yani yasam cok eglenceli diyorsaniz demek ki hep eglence pesinde kosuyorsunuz- yanlis yoldasiniz. Yasam zenginliktir diyorsaniz, hep maddiyat pesindesiniz gibi. Sorun kendinize veya esinize; yasami nasil anlatirsin? Yasam nedir,neye benzer? Bana yasami resim olarak yapar misin? Yasam ne ise yarar ve siz ondan neler bekliyorsunuz? Mesela siz hayati nasil tarif ediyorsaniz, aslinda varis noktanizi da secmissiniz demektir. Bu zamaninizi nasil geciriyorsunuz; paranizi nasil harciyorsunuz; kabiliyet ve becerilerinizi, cok ozel yeteneklerinizi nasil kullaniyorsunuz; ve nihayet aile, es, arkadas, is, cevre, toplum dahil iliskilerinizi nasil degerlendiriyorsunuz demektir aslinda ozet olarak. Kendinize bu sorulari hemen simdi sorun ve cevaplarini bulun.

_      Unutmayin; dunyada var olusumuz gecici bir suredir ve BIR TESTTIR= SINAVDIR.  Allah surekli bizleri test etmektedir- karakterimizi, inancimizi, sevgimizi, ahlakimizi,durustlugumuzu ve insanligimizi.Yasamin tamami bir testtir. Insanlara cevabimiz, problemlere yaklasimimiz cozumlerimiz, basari, hastaliklar, celiskiler,anlasmazliklar, hayal kirikliklari ve hatta yeyuzunde yasadigimiz tabii felaketler , birisine kapiyi acmak, cocuklu bir kadina yardim etmek, kapiciya gunaydin demek veya dememek, sokaklarimizi evlerimizi temiz tutmak, agaclarimizi tabiati, denizleri, kuslari, bizim icinALLAH TARAFINDAN OZENILEREK yaratilmis olan cevreyi, SEHRI, DENIZI, SAHILLERI, AGACLARI ,KUSLARI, HAYVANLARI,  habitati aynen koruyup korumamamiz vs bile testtir aslinda.  Yani gunluk yasamda baska insanlara nasil davrandigimiz da izlenmektedir ve sizin defterinize yazilmaktadir Tanri tarafindan saniye saniye. Allah bizleri surekli onemli hayati degisiklerle, hastaliklarla, olumlerle, cozemedigimiz problemlerle, cevaplanmayan dualarimizla, hak etmedigimiz tenkit ve kritiklerle, hatta hic anlamsiz bircok trajedilerle test edecektir surekli. iste bu gercekleri yani herseyin bir test oldugunu anladigimiz zaman, artik hicbirsey gercekten cok da onemli degildir yasamda. Hergun karakterinizin olgunlasmasi icin, sevginizi gostermek icin, Allahi ve onun yarattigi herseyi, tum insanlari sevmek ve topluma ,insanlara hizmet etmek icin her saniyeyi degerlendirin. Her testi basari ile gecince, Allah sizin icin oduller hazirlar ebediyette.

_      YERYUZUNDE HERSEY SIZE ALLAH TARAFINDAN ODUNC, EMANET  VERILMISTIR- SIZ KORUYUCU VE YONETICI BEKCILERSINIZ SADECE; sagliginiz, becerilerimiz, kabiliyet ve yeteneklerimiz, firsatlar, iliskiler, eslerimiz ,cocuklarimiz, para ve mal, mulk, servet, akil ve tum kaynaklar Allahdan bIze hediyedir , emanettir ve yeryuzunde onun adina tum bunlari korumamiz ve iyi yonetmemiz, cok iyi degerlendirmemiz  gerekiyor. ISTE BUNLARI BIZIM NASIL KULLANDIGIMIZ,NE ICIN, KIM ICIN HARCADIGIMIZ COK ONEMLIDIR; KENDI AZGIN NEFSIMIZIN PESINDE MI KOSUYORZ MATERYAL SEYLERLE, ACGOZLULUKLE,  YOKSA BIZE TUM HERSEYIN BIZLERE EMANET VERILDIGINI IYI HATIRLAYIP, KORUYUP INSANLIK,TOPLUM ADINA HIZMETTE MI KULLANIYORUZ? Yani cevrede, yeryuzunde, ailede, iste, toplumda  GOREBILDIGINIZ ,GOREMEDIGINIZ hersey bize emanettir;ODUNCTUR; bizler dunyada Allahin bekcileriyiz . GERCEKTE HICBIRSEY BIZIM DEGILDIR. HERSEY BIZE  BORC VERILMISTIR VE GIDERKEN BASKALARINA BIRAKIP GIDECEGIZ. BUNLAR BIZIM DEGIL, ASLINDA TANRIYA AIT SEYLERDIR. Iste gorevlerimizin bir kismi da bunlardir. Her hosumuza giden sey aslinda Allahin bize odunc  verdigi, korunmasi gereken seylerdir. Sadece kendi sahip oldugunuzu sandiginiz seyleri degil (herkes sadece kendi malini cok iyi korur da, hani devletin, komsunuzun, bir baskasinin  vs malina herkesler saygisizdir ; devlet mali deniz,yemeyen domuz falan gibi seyler soylenir ya!) , TANRIYA AIT, SIZE SADECE ODUNC VERILMIS  HERSEYI COK IYI KORUMAK VE IYI BAKMAK ZORUNDASINIZ. Allah sizi degerlendirecektir.

_      ISTE BUYUK SINAV GUNUNDE , ALLAHIN SIZE GUVENIP VERDIGI TUM EMANETLERINI/HEDIYELERINI NE KADAR IYI KORUYUP KORUMADIGINIZ, IYI BAKIP BAKMADIGINIZ, NASIL VE NERELERE KULLANDIGINIZ , SIZIN GUVENILIR BIRISI OLUP OLMADIGINIZIN HESABI  SORULACAK SIZLERE. Bunlara cok basit seyler, GUNLUK YASAMINIZDAKI HERSEY de dahildir; gunluk isler, aileniz, esinize saygili, kibar ve sevgiyle, sefkatle.adaletli  iyi davranip davranmadiginiz, esinizle cocuklarinizla TUM iliskileriniz, komsunuz, hayvaniniz, bahcenizdeki agac, saksinizdaki cicek, paraniz, servetiniz, isinizde ve cevrenizde nasil ve ne kadar iyiydiniz vs. Ve ALLAH SIZI buna gore degerlendirerecektir; eger siz herseyi gercekten emanet olarak kabul edip, iyi baktiysaniz, cok iyi koruduysaniz, IYI AMACLARLA KULLANDIYSANIZ,  toplum ve insanlik icin-insana  hizmet icin kullandiysaniz, Allah size cennette buyuk sorumluluklar verecektir+sizden cok memnun kalacaktir.

_      Once kendi cekirdek ailenizden sorumlusunuz Allaha karsi. Once esiniz ve cocuklariniz gelir hayatta; sonra isiniz! Allah size onlari hediye ve emanet olarak vermistir. Onlardan herturlu sorumlusunuz Allah katinda. Kadina , cocuklara siddet ve kotu muamele Allah katinda afsizdir.

_      PARANIZ, SERVETINIZ, MALINIZ MULKUNUZ, AILENIZ, COCUKLARINIZ, GOREVLERINIZ SIZE EMANET EDILMIS HERSEY ,  YERYUZUNDE   SIZE ALLAH TARAFINDAN  VERILMIS BIR SINAVDIR=TESTTIR VE HEM DE TANRIDAN BIR ODUNC EMANETTIR=HEDIYEDIR. Para testlerin en buyugudur ve Allah hepimizi seyrediyor. Parayi nasil ve ne icin kullandigimizI ve ne kadar guvenilir oldugumuzu izliyor=sinavlarin en buyugu budur. ALLAH HEPINIZIN PARAYI NASIL KULLANDIGINIZLA SPIRITUEL YASAMINIZ, VE CENNET VE CEHENNEM SECIMELRINIZ  ARASINDA DIREKT BAGLANTI VARDIR DIYOR. Paramizi-servetimizi nasil kullandigimiz yani dunya zenginligini nereye kime ve nelere harcadigimiz ,  Allahin bize neleri emanet edebileceginin gercek olcusudur.  Kendinize sorun;PARANIZI YONETMEK ICIN YASADIGINIZ HAYAT ASLINDA SIZI ALLAHTAN UZAKLASTIRIYOR MU? Allah size niye guvensin ve sevsin ki.

_      Allah “ EN COK PARA SERVET, IMKAN VERDIKLERIMDEN COK DAHA FAZLASINI ISTERIM” diyor. KIBAR VE COMERT OLUNUZ.Siz comert oldukca, Allah sizin icin gelecekte iyi seyler hazirlamaktadir.

_      EN BUYUK GUNAH= EN KOTU HASTALIK HASTALIK GURUR, ACGOZLULUK VE CINSEL SEHVETTIR VE  SIDDETTIR. Bunlar COK ONEMLI hastalik belirtisidir ALLAH KATINDA.

_      EN ONEMLISI DE “KENDI ONEMINIZE “ INANMAK GAFLETINDE BULUNURSANIZ, MUTLAKA TAKILIP TOKEZLERSINIZ. OYSA, ALLAHA BIZZAT SIZ KENDINIZ SU SORUYU SUREKLI SORMALISINIZ? MESELA “NEDEN BENIM GIBI BASIT HICBIR OZELLIGI OLMAYAN, SADECE MESELA SIRADAN BIR OKUL/LISE/ UNIVERSITE BITIRMIS VS  , BASKACA DA ONE CIKAN HICBIR EVRENSEL OZELLIGI OLMAYAN BANA BU KADAR COK IMKAN VERDIN- NEDEN BEN? ISTE O ZAMAN NE KADAR ONEMSIZ OLDUGUNUZU, SADECE GOREVLI, EMANETCI, BEKCI OLDUGUNUZU ANLAYACAKSINIZ!

_      COK KISA BIR SURE ICIN BURADAYIZ.Bu gecici bir gorevdir aynen yabanci bir ulkede turist gibi yasamaya benzer.  Kimligimiz cennettedir; evimiz cennettir.

_      Insanlara kapiyi acip tutmak nezaketini gosterenler , gunaydin, iyi aksamlar diyenleri Allah cok sever. En basit kibarlik,iyilikler dahi Allahi cok mutlu eder.

_      YERYUZUNDE EN BUYUK PROBLEM FAKIRLIKTIR, YOKLUK=ACLIKTIR. KOMSUNUZDA, MAHALLEDE, TOPLUMDA FAKIRLERE , SOKAKLARDAKI ACLARA, SAVAS SONRASINDA, EVLERINDEN UZAKLASMAK ZORUNDA KALMIS IC VE DISTAKI MULTECILERE, ZOR DURUMDA OLANLARA INSAN OLARAK, TOPLUM OLARAK MUTLAKA EL UZATMALISINIZ; PAYLASMALISINIZ;ORGANIZE OLUP BIRLESMELI VE YARDIM ETMELISINIZ. SIZ NE YAPABILIRSINIZ .?TOPLUM OLARAK NE YAPABILIRSINIZ HEMEN BUGUN ELELE VERMELISINIZ. ALLAH SIZLERDEN COK MEMNUN KALACAKTIR. ALLAH HER ANIMIZI IZLEMEKTEDIR.

_      Insanlara gosterdigimiz sevgimiz ve dunyayi, ulkemizi, mahallemizi, evimizi daha iyi hale getirmek icin gosterdigimiz caba, Allah sevgisinden kaynaklanmaktadir.

_      GUNDE EN AZ 3 DAKIKANIZI DUA ETMEK ICIN AYIRIN.

_      CAHIL VE BILGISIZLERI EGITMEK, suphesi olanlara danismanlik yaparak yardim etmek, gunah islemis olanlari tekrar iyilestirip dogru yola cevirmek ve destek olmak , yanlislara sabirla yaklasmak, dusmaninizi affetmek, uzgun olanlari teselli etmek ve yasayanlara ve olmuslere dua etmek spirituel gorevinizdir.

_      Her insan yasaminin bir devresinde, bir veya birkac defa Allahin gozunden dusmus ve sonra da bundan kendileri cok rahatsiz olmus olabilir. Sert yargilamalar, gereksiz konusmalar, veya lanetlemeler; bu insanlari sadece duyarsizlastirir, piskinlestirir ve  onlari degistirmez.

_      Soguga karsi bizi koruyan elbiselerimiz gibi, sabir da yanlislara karsi bizi korur.  Soguklar arttikca nasil ki daha cok elbiseler giyiyoruz ve soguk bize zarar veremiyor…Buyuk yanlisliklarla karsilastiginda, daha cok sabirli olun ki bu yanlisliklar beyninize iskence etmesin .(Leonardo da Vinci)Ama  bazen buyuk buyuk yanlisliklardan kaynaklanan trajedilerden sonra bu kadar sabirli olabilmek zordur. Leonardo Da Vinci----- AMA SUNU UNUTMAYIN; ALLAH SIZI COK SEVIYOR VE AYAGA KALKIP SABIRLA ADIM ADIM BILE OLSA, YOLUNUZA, YASAMA DEVAM ETMENIZI ISTIYOR.

_      Sefkatimizle yardima ihtiyaci olan insanlarin hayatlarinda pozitif etkiler birakmaliyiz. Nasil ki Allah bize sefkatiyle , sevgisiyle umit veriyorsa, biz de bu iyiligi baskalarina yansitmak zorundayiz- dualarimizla , affederek, sabirla, teselli ederek veya sadece onun yaninda olarak da yapabiliriz bunu.

_      BIR OGRETMEN EBEDIYETE KADAR ETKILER INSANLARI- etkisinin ne zaman sona erdigini o hic bilemez. OGRETIN, PAYLASIN, CAGDAS EGITIMLERLE YARDIMCI OLUN INSANLARA.

_      Iyi bir edebi parca, sanat, muzik- bizzat siz yaratsaniz da, seyirci olsaniz da, hepsi de ruhunuzu yuceltir ve size ilham verir.

_      CEVRENIZE GOREN GOZLERLE BAKIN.

_      KABULLENMEDIGINIZ SEYLERI ASLA DEGISTIREMEZSINIZ; ONCE HATALARINIZI GORUN VE KABUL EDIN  SONRA DA DEGISTIRIN KENDINIZI.

_      ONCE IYI INSAN, IYI VATANDAS OLUNUZ.

_      DUA EDINIZ; Allah gercek gucun kaynagidir, kuvvettir ve akildir.

_      Allaha dua ediniz ki, o size veridigi hayatin sevgi, sevinc ve anlamli oldugunu, ve bagimliliklarla-alkolle-uyusturucularla birlikte gelen depresyon, pismanliklar ve bosluklar olmadigini anlamaniza yardim etsin.

_      Allaha dua ediniz ve ona guvenmek icin yardimini isteyin; alkole ve oteki uyusturuculara degil.

_      ALKOLIK VE UYUSTURUCU BAGIMLISI ISENIZ, arkadaslarimiza,ailemize guc ve cesaret vermesi icin Allaha dua ediniz.

_      ALLAH BIZI HIC SARTSIZ SEVER HEM DE BIZIM ZAYIFLIKLARIMIZA VE YANLISLARIMIZA RAGMEN.

_      ALLAH BIZIM KENDIMIZI VE BASKALARINI DA SEVMEMIZI ISTER.

_      Allahin son istedigi,hic istemedigi seyse alkolle,uyusturucularla kendimizi taciz etmemizdir.

_      Bizi ne olum, ne yasam, ne melekler, ne yoneticiler, ne de var olan seyler, ne de gelecekte var olacak seyler, ve ne de yaratilmis yeryuzundeki herhangi baska birsey , hicbirsey ALLAH ASKINDAN AYIRAMAZ.

_      ALLAHIM BANA DEGISTIREMEDIGIM SEYLERI KABUL ETMEK SAKINLIGINI ,OLGUNLUGUNU VER; DEGISTIREBILECEKLERIMI DE DEGISTIRMEK ICIN CESARET VER; VE BUNLARIN ARASINDAKI FARKI ANLAYABILMEM ICIN DE AKIL-ZEKA VER.

_      OLUM her canliya gelecektir ama siz sanki hic olumle tanismayacakmis gibi yasarsaniz, bu bir gun olecegimiz gercegi kalplerinize ve beyninize gerekli mesajlari gondermezse, yeryuzundeki tum sorumluluklarinizi unutur veya gormezden gelerek yasarsiniz. Ve yeryuzundeki tum istenmeyen seyler yani materyalist aml,mulk,servet,daha cok para istemek ,dah cok para, daha cok un-unvanlar, meshur olmak, populer olmak ve cinsel keyifleriniz ugruna yasamlar surmeyi secerseniz, ISTE SADECE BUNLAR HAYATININIZIN EN OENMLI SEYLERI HALINE GELIRLER.Ve ISTE SIZ TUM ZAMANINIZI VE ENERJINIZI bunlari elde etmek icin ugrasirsiniz ve bunlari saglamak ,edinebilmek icin de tum negatif davranislarda bulunursunuz. Boylece sadece bu hayatin oncelikleri ile asiri mesguldur aklimiz- oteki spirituel seylerle ugrasmak icin, Allahin bize verdigi gorevleri hatirlamak icin,sprituel zenginlikler icin  hic zamanimiz yoktur. Cok mesguluzdur. Ve zamani gelip de olum yaklastiginda, birden, cok aniden TUM YASAMIMIZ BOYUNCA OLUMU YOK VARSAYARAK ADETA INKAR ETMEMIZ NETICESINDE, OLUME TAMAMEN HAZIRLIKSIZ OLDUGUMUZU FARKEDIVERIRIZ.

_      OLUM AKILLA- BEYINLE VUCUDUMUZ ARASINDAKI BAGLANTININ KESILMESIDIR. Buda inanclarina gore; Bircok insan olumu kalbin durmasi olarak algilar-oyle sanir; ama kalbin durmasi insanin oldugunu gostermez cunku her durumda bu gecerli olmsasa da, bazi durumlarda beyni hala tam kapasite ile gorev yapiyor olabilir. Gercek olum beynin de olmesi ile, agir hastalanmasi,agir zarar gormesi ve tamir edilemez sekilde, geri donulmez ve buyuk hasar gormesi neticesinde, adeta misafirin odasini terk etmesi gibi, olum gerceklesir. Biz olunce aklimiz- beynimiz- ruhumuz  bizi yani kilif olan bedenimizi terk eder.Ve oteki tarafa ebediyete gecer.

_      BUDA inanclarina gore, akil fiziksel degildir; ne de tamamen fiziksel bir prosesin urunudur akil, ama bedenden ayridir ve sekli olmayan birseydir. Ve olum aninda vucut adeta ayrisip dokulunce, yasamdan cozulunce, akil hala yerindedir-durmaz. Ama tabii insan olarak bilincli sekilde, kendinde olmak halini yasayan akil durur bu asamada ve olum aninda AKIL COZULEREK , AYRISARAK BILINCIN COK DAHA DERINLIKLERINE GIDER. AKLIN BASLANGICI VE SONU YOKTUR DER BUDAYA INANANLAR. ISTE OLUM ANINDA BU BILINCIN COK DERINLIKLERINE COZULEREK, AYRISARAK GIDEN VE SAKLANAN AKIL, SAF VE GERCEK AKIL, IYICE SAFLASTIGINDA, BUDA’NIN OLAGANUSTU AKLINA DONUSUR.

_      OLUM un 3 ana sebebi vardir diyor Buda;1- karmik yani karma olarak o kisi icin belirlenmis hayat bitmistir;2- kisinin kutsal ve iyi davranislardan uzak kalmasi , dogru-yanlis ayrimlari, kendi kotu secimleri neticesinde , ya da kendisi icin gerekli yeterli gida-dogru ilaca ulasamadigi icin hastaliklar vs nedenli, ona verilen yasam tuketilip bitirilmistir erkenden; 3-yasam enerji gucunu yitirmistir kisi. Bir onceki yasamindaki siki sikiya sarildigi ahlaki disipline gore  insan, baska insanlarin hayatini kurtarmak, yardim etmek gibi vs kutsal gorevler yapmistir gecmiste ve de odul olarak da, ortalama 70-80 sene gibi bir defa daha yine yasamak icin yeniden yasamak hakkini kazanmistir. Bu kadar uzun yasamak icin gerekli ve ilgili tum sebepler dusunulerek bu omur bize verilmisse de, daha erken de , daha gec de olmek de mumkundur. CUNKU BU YASAMDA YAPTIGINIZ COK AGIR HATALAR, YANLIS DAVRANISLAR, YANLIS SECIMLER YASAMINIZI KISALTABILIR; AMA KUTSAL,S PIRITUEL  DAVRANISLARA OZEN GOSTEREREK, HIC KIMSEYI OLDURMEYEREK, HASTA VE IHTIYACI OLANLARA SEFKATLI, IYI BAKARAK, SERVETINI, KAZANCINI, ENERJISINI, ZAMANINI KENDI AILESI KADAR DA TOPLUM ICIN DE PAYLASARAK, INSAN KENDI YASAMINI UZATABILIR.

_      BUDA inanclarina gore, kendilerine uzun bir yasam verildigi halde, fakir ve yokluk icinde olan, ve yasami surdurmek icin gerekli gida ve dogru ilaclara, doktora ulasamayan insanlar da erken oleceklerdir-BU SIKINTILI VE ZOR BIR YASAM OLACAKTIR. Iste o zaman onlara verilen yasamdan arta kalan kullanilmamis-yasanmamis yillar, gelecekteki, bir sonraki yasamlarina eklenir. Tum bu imkanlara ulasabilen, fazlasiyla ulasabilen insanlar da tum bu imkanlardan faydalanacaklar ve onlara karma olarak verilen yasamdan birkac yil daha fazla yasamayi basaracaklardir. Budaya inananlara gore, tum insanlar simdiki yasamlarindaki davranis ve secimlerine gore, yeniden dogacaklar; ya insan veya hayvan olarak. Daha fazla bilgi isteyenler BUDA kitaplari alip okuyunuz.

_      BUDA inanclarina gore, olumun ucuncu nedeni de yasam gucunu kaybetmek nedeniyle olumdur. Yani buna YASAMA DESTEK VEREN ICIMIZDEKI IC RUZGARIMIZ DA DENIR ki bu kalbimizin atmasina sebeptir ve aklimizla-vucudumuz arasindaki baglantiyi kurar bu ruzgar. Bu ruzgarin gucu azalirsa, baglanti kesilir ve oluruz; hastaliklar, kazalar, ofkeler, kizginliklar, negatiflikler, agresif kiskancliklar, hirsla  dolu yasamlar, negatif ve sagliksiz yasam bicimleri- secimlerimiz de yasam gucu ruzgarimizi azaltabilir-kesebilir; OLURUZ. YASAMLA BAGLANTIMIZ BOYLE KESILIR; BU OLUM NEDENIDIR

_      BUDA INANCLARINA GORE, eger yasam suremizi belirleyen bu 3 faktorden 3 cu de tukenmisse kesinlikle olecegiz ama bu yasam nedenlerinden 1 veya 2 si hala canliysa, hala yeterince kaynak varsa ve tukenmemisse, o zaman biz geri kalan otekileri yenileyebiliriz. Mesela, karmamiza gore daha yasanacak yillarimiz var+icimizdeki yasama ruzgari da saglikli +ama iyilik yaparak , kutsal davranislarla , en az kendimiz kadar baskalarini da dusunerek, kollayarak, kazancimizi- enerjimizi- zamanimizi paylasarak yasama fitilimiz-mumuz tukenmisse, bu tur iyilik ve kutsallaik, yardimlasma davranislarimizi arttirarak bu eksikligi tamamlayabilir ve yasamimizi uzatabiliriz. Eger ICIMIZDEKI YASAM GUCU RUZGARIMIZ hasarlanmissa, ve eger oteki 2 ozellik ve durum kusursuzsa, yani hala karma yasam hakkimiz var yasanacak+iyiliklerle dolu yasam secimlerimiz de var ve bu arada yeterince gida ve dogru ilaclara da ulasabliyorsaniz, iste ozaman da kalbimize daha cok hava oksijen girmesini saglayan , Buda inanclarina gore spor yaparak, kalbinize vazo uflemesi denen islemi yapilir; bu yasami destekleyen ruzgari arttiracaktir. Bunu yapabilmek icin, vucudunuzun alt ve ust yarisindaki tum IC RUZGARLARINIZI TOPLAYIP, BEYNINIZDE BUNLARIN TUMUNUN SIZIN YASAMINIZI DESTEKLEYEN KENDI IC RUZGARINIZA EKLENDIGINI HAYAL EDIN;IMAJ EDIN. SONRA DA AKLINIZI+RUZGARLARINIZI OLABILDIGINCE UZUN SURELERLE KONSANTRE OLARAK KALBINIZDE TUTUN.

_      YASAM GUCUMUZ=IC RUZGARIMIZ  en kiymetli seyimizdir. Bunu stabilize etmek ve arttirmak icin elimizden geleni yapmak zorundayiz; bir kere geri donulmez sekilde zarar gorunce, yapilacak hicbir sey yoktur. Kaybedilen sey maddeselse, yani esya,mal vs ise, yerine yenisi konabilir ama yasam suresi bitince, yasamda tamamlayamadigimiz isleri bitirmek icin yasam odunc alamayiz. Iste bu nedenlerle, anlamsiz isler pesinde, enerjinizi, canliliginizi bosuna harcamayin; YASAM KISAYSA , BIZ YASAMI KISALTIRSAK, SPIRITUEL YASAMI YASAYAMADAN, HICBIR SEYI TAMAMLAYAMADAN OLUR GIDERIZ. Bu hayatta materyalist seylere kiymet verenler, yanlis secimler yapanlarin, gelecek yasamlari zorluklarla dolu olacaktir. Eger simdi bu hayatta zorluklar, sikintilar yasiyorsaniz, bunlar gecmis yasamdaki hareket ve secimlerinizin sonucudur. Dolayisi ile simdi cektiginiz sikinti ve uzuntuler, bu yasaminizda hak ettikleriniz degildir;gecmis yasaminiz nedeniyle hak ettiklerinizdir. Simdiki yasaminizdaki gercek spirituel yasaminiz ve kutsal,iyi, yardimsever, uygulamalarinizin odulunu ise , gelecek yasaminizda keyfini surerek, odullenerek yasayacaksiniz. Bu yasmada herturlu zararli, spiritullelikten uzak,yanlis secimler yapanlarsa, gelecek yasamlarinda cok buyuk zorluklar ve ciddi sikintilar yasayacaklardir. Pozitif dusunceler olusturmak, yaymak, baskalarini da poziitif olmaya yonlendirmek  cok onemlidir.Bu sekilde ailemize, topluma da sonsuz faydalar saglanabilir.Bir baska insana yapilabilecek en buyuk iyilik, onun huzurla ve pozitif, mutlu olmesine yardimci olmaktir;boylece onun tekrar ve mutlu yeniden dogusuna yardimci olmus olacaksiniz . Olum gerceklesince, “hos,keyif verici,aci veren veya notr” diye hisler,ayirimci hisler yok olur.

_      PEKI OLUM OLUNCA NEDEN MI AGLARIZ? Aslinda olumden sonra o kisinin ruhunun Allah katina cennete gidecegini biliriz, temenni ederiz cunku artik acilari, uzuntuleri de son bulmustur olumle ama onu ozleyecegimiz icin aglariz. Onunla tekrar gorusene ve cennette birlikte olana kadar ayri kalmak bizlere zor gelir.Yoksa dogal olumler kutlanmalidir aslinda.

_      Vucudunuzdaki , beyninizdeki saglik isaretlerine dikkat ediniz.

_      INSANLARA SUREKLI UMIT VERECEK, SAGLIKLI POZITIF RUYALARI OLMASINA YARDIM EDIN. YARINLARINI-UMITLERINI KAYBETMIS INSANLAR HEM KENDILERINE VE HEM DE TOPLUMA DA TEHLIKELI OLURLAR.

_      BASKALARINA SEVEREK ISTEYEREK HEP YARDIM EDEN GONULLU INSANLARIN BEYINLERINDE FARKLI KIMYEVI ORTAMLAR- ELEKTRIKLER OLUSTUGU VE BU INSANLARIN KENDI PROBLEMLERI OLSA DAHI, DAHA MUTLU INSANLAR OLDUKLARI BILIMLE ISPATLANMISTIR.

_      DEVAM EDECEK……………… HAZIRAN 2005 DEN BERI DEVAM ETMEKTEDIR

 

 

 

 

DUNYAYI, ULKEMIZI,CEVRENIZI  DAHA IYI BIR YER YAPMAK ICIN ALTIN KURALLAR

·         Beyniniz realite tecrubenizi olusturur, beyninizle arkadas olmayi ogrenin.

·         Mutlu olmaniz icin gerekli hersey sizde,icinizde vardir. Mutlulugu kendi disinizda, hele de israrla baskasinda aramayin.

 

 

HAYATINIZ VE SIZIN SECIMLERINIZ (ABD Kiliseden Dini bir aile egitimi brosurunden tercumedir) 

“Yola cikmadan guclenmeyi beklemeyin, hareketsizlik daha fazla yol almanizi engelleyecektir. Baslamadan cok net olarak gormege calismayin: isiga dogru yurumeniz lazim. Ilk adimi attiginizda, gerekliligi sadece sizce bilinen o kucucuk hareketi yaptiginizda, sasiracaksiniz ve goreceksiniz ki, gucunuz tukenecegine, ikiye katlanmistir ve artik sonraki yapilmasi gerekeni cok net bir sekilde gormektesinizdir ” Philippe Vernier.

1.      Kendinizi toplayin.

2.      KISILIK POTANSIYELINIZI, ozelliklerinizi gozden gecirin.Icinizdeki guzellikleri hos tutun. Durumunuz ne kadar cikmazda olursa olsun, kendi ozelliklerinize baktiginizda, el degmemis akil, zeka, istek ve hayal gucu rezervleriniz oldugunu gorebilirsiniz.

3.      Degisik seyler deneyin. Icinizdeki tanriyi degerlendirin. Tanri bazen bizi test eder ve birseyi ne kadar cok istedigimizi dener.

4.      Kendinize inanin, guvenin. Kendinize cekirdek kadar inanciniz, guveniniz varsa, daglari yerinden oynatabilirsiniz, hicbir sey imkansiz olamaz size der kitap.

5.      Kendinize su etik sorularini sorun: Kisiligimin en iyi haliyle ne yapabilirim? Bunun muhtemel neticesi ne olabilir? Teklif ettigimi herkes yapsaydi, dunya daha iyi bir dunya olur muydu?

6.        Harekete gectiginizde ise: Plan yapin ve plana gore yol alin. Planinizi daha kolay sekle donusturmek icin, daha kolay basarilacak sekilde adimlara donusturun. Israrli olun. Cok az amaca cok kolay ulasilabilir, hedeflere ulasmak zordur, israrli olmak gerekir. Yalniz olmaktansa, yardim, destek isteyin. Korkularinizi yok saymak yerine, korkularinizla yuzlesin, hesaplasin. TANRIYA GUVENIN ve bagislama ve umit besleme duygularinizi surekli gelistirin, besleyin.

7.        Sozlerinize hareketler eslik etsin.

8.        OLUMDEN HAYAT DOGMASINI SAGLAYIN. Guclu ve cesur olun: korkmayin ve kendinize guveninizi ve cesaretinizi asla yitirmeyin, cunku nereye giderseniz Tanri sizinledir.

9.        Karanliga kizmaktansa, bir mum yakmak en iyisidir.Harekete gecin.  

 

 

 

TOPLUMDAN DIN, IMAM, KURAN KURSLARI, TURBAN, KADIN, SIDDET, TOPLUM, KOKTENDINCI, TEROR, DINI SUISTIMAL VE ISLAMCI KOKTENDINCI HOLDINGLERIN POLITIKA KORUMASINDA  MEGA DOLANDIRICILIKLAR  FOTOGRAFLARIMIZ

 

 

 

Tufan TÜRENÇ  tturenc@hurriyet.com.tr 

 

 Yeşil sermaye ve Allah adına hortumculuk

 

 

AKP iktidarının dallanıp budaklanmaması için inatla üzerine gitmediği, binlerce ailenin perişan olduğu dramın boyutunu anlatabilmek için önce bilançoyu verelim:

 

800 bin insanın yıllarca gurbet illerde döktüğü alın terinin sonucunda elde ettiği birikimini bazı açıkgözler kapıp götürmüşler.

 

Allah adını kullanarak bu insanların paralarını çarpmışlar.

 

Yapılan hesaplara göre en az 15 milyar Euro...

 

Bu paralar tam 78 "İslami holding" veya halkın dediği gibi "yeşil sermaye" tarafından toplanmış.

 

Yeşil sermaye şirketlerinden bugün sadece 12’si ayakta. Gerisi iflasını istemiş.

 

Ayakta kalanlar da üfleseniz yıkılacak durumda.

 

15 milyar Euro’nun büyük bölümü ortada yok. Zevkte sefada, yanlış yatırımlarda eriyip gitmiş. Holding sahipleri ve yakınları tarafından paylaşılmış.

 

Birikimleri uçup giden, hakkını, hukukunu arayamayan binlerce insan var.

 

Hemen hemen hiçbirinin elinde bir belge bile yok.

 

Olay tam anlamıyla "Allah adına yapılan acımasız bir talan".

 

* * *

 

Bu iş nasıl oldu?

 

Dürüst, inançlı insanlar nasıl bu tıynetsiz insanların tuzağına düştü.

 

Kısaca onu da özetleyelim.

 

1990’ların başında bazı açıkgözler, yanlarına din adamlarını alarak Almanya’daki camilere üşüştüler.

 

Gurbette kendini yapayalnız, sahipsiz hisseden, bu nedenle manevi güç almak, huzur bulmak için sığındıkları kutsal mekánlarda bu insanları kandırdılar.

 

Özellikle de para toplayacakları bölgenin camisinin imamını kullandılar...

 

Allah adına, din adına, İslamiyet adına istediler bu insanların paralarını.

 

Faiz haram olduğu, çalıştıkları ülkenin vergilerinden kurtulmak için yastık altında sakladıkları milyarlarca mark bu dolandırıcılara teslim edildi.

 

Hem de karşılığında bir dekont, bir makbuz bile almadan.

 

"Bunlar Allah adamı. İslamiyet’in yücelmesi için çalışıyorlar" diye bütün birikimlerini teslim ettiler.

 

Onlara vaat edilen faiz değil, helal kazançtı: Yıllık yüzde 22 kár payı...

 

Ne güzel! Hem paraları değerlenecek, hem de İslamiyet’e hizmet edeceklerdi.

 

* * *

 

CHP İstanbul Milletvekili Bihlun Tamaylıgil finans sektöründen geldiği için bu işe el attı.

 

Yeşil sermayenin inanılmaz bir soygun yaptığını ortaya çıkarmak için Meclis’e soruşturma önergesi verdi ve dolandırılan binlerce insanın hakkını aradı.

 

AKP bu işi örtbas etmek istedi. Ama başaramadı. CHP inatla bu skandalın ortaya çıkması için ağırlığını koydu.

 

Sonunda çaresiz kalan iktidar bir komisyon kurulmasına razı oldu. Komisyona Bihlun Tamaylıgil de girdi.

 

Araştırmalar 3 yıl sürdü. Bihlun Tamaylıgil ve CHP’li milletvekilleri defalarca Almanya’ya gittiler. Tam 3 bin kişiyi dinlediler.

 

Sonunda rezaletin inanılmaz boyutlarını ortaya seren rapor hazırlandı.

 

78 "İslami holding" 800 bin insanı tam 15 milyar Euro dolandırmıştı.

 

AKP bu işin kendi elini de yakacağını biliyordu. Çünkü bu holdinglerle iç içe olan AKP’li sayısı tahminlerin çok çok üstündeydi.

 

O nedenle rapor iktidar tarafından yayınlanmadı ve sümen altı edildi.

 

"İslami holdingler"in pisliği çıkmasın diye... Allah adına yapılan talan gözler önüne serilmesin diye.

 

İki gün Almanya’da toplantıdan toplantıya koşarak bu dramı tartıştık.

 

AKP aklı varsa bu din istismarcılarını korumasın.

 

Yoksa 800 bin kulun hakkı onların sırtına biner, günahı onların boynuna kalır.

 

 

Şehrin göbeğinde garip bir eylem

 

Fatih'te bir grup cuma namazı çıkışında Atatürk ve cumhuriyet karşıtı eylem yaptı. 1.5 saat süren eyleme müdahale edilmedi.

 

İstanbul'un göbeğinde Fatih'te garip bir grup Atatürk'e hakaretler yağdırdı. Kıyafetleri ve davranışlarıyla İslami kesimden çok kabadayıları andıran gruba eylemleri sırasında müdahale edilmedi. Gruptan kimsenin gözaltına alınmaması dikkat çekti. Fatih Camisi'nin avlusunda dün cuma namazı çıkışında yasadışı Hizb-üt Tahrir üyesi olduklarını söyleyen yaklaşık 500 kişi eylem yaptı. Cami avlusuna ses düzeni ve kürsü kuran göstericiler, tekbir getirerek slogan attı. Daha sonra örgütün resmi Türkiye temsilcisi olduğunu söyleyen Yılmaz Çelik kürsüye geldi. Yaklaşık 10 koruma eşliğinde kürsüye çıkan Çelik, 1.5 saat süren konuşmasında cumhuriyeti yıkıp hilafet devleti kurma çağrısında bulundu. Türkiye Cumhuriyeti'nin ABD ve İngiltere'nin emri doğrultusunda halifeliğin kaldırılması şartı ile kurdurulduğunu iddia eden Çelik, "İstanbul'daki hilafet 3 Mart 1924'te kaldırıldı. Son halife kuşatma altına alındı ve aynı günün şafağında ülkeden kovuldu" dedi.

 

ÇOK YÖNLÜ SORUŞTURMA

Videoya kaydedilen eylem İstanbul Emniyeti, Fatih Savcılığı ve İstanbul Cumhuriyet Savcılığı tarafndan çok yönlü biçimde incelemeye alındı Konuşmasında sık sık Atatürk'e ve Cumhuriyet'e küfreden Çelik'e cami çevresinde güvenlik önlemi alan polis müdahale etmedi. Eylemin ardından Yılmaz Çelik korumalar eşliğinde camiden ayrıldı. MERKEZ ; http://www.gazetevatan.com/root.vatan?exec=yazardetay&Newsid=59844&Categoryid=4&wid=2 Tek adam tehlikesi; http://www.gazetevatan.com/root.vatan?exec=haberdetay&tarih=05.09.2005&Newsid=59974&Categoryid=1

 

 

http://www.gazetevatan.com/root.vatan?exec=yazardetay&sid=&Newsid=59753&Categoryid=4&wid=5 Sizin çocuğunuz da vuruluncaya kadar bekleyecek misiniz? http://www.cnnturk.com/TURKIYE/haber_detay.asp?PID=318&HID=1&haberID=122411 http://www.cnnturk.com/TURKIYE/haber_detay.asp?PID=318&HID=1&haberID=122373 http://www.hurriyetim.com.tr/haber/0,,sid~1@w~2@nvid~625640,00.asp http://www.hurriyetim.com.tr/haber/0,,sid~1@w~2@nvid~625098,00.asp http://www.hurriyetim.com.tr/haber/0,,sid~2@nvid~625152,00.asp http://www.hurriyetim.com.tr/haber/0,,sid~2@nvid~625484,00.asp http://www.hurriyetim.com.tr/haber/0,,sid~2@nvid~625486,00.asp http://www.hurriyetim.com.tr/haber/0,,sid~2@nvid~624969,00.asp   http://www.hurriyetim.com.tr/haber/0,,sid~1@w~2@nvid~625168,00.asp http://www.hurriyetim.com.tr/haber/0,,sid~2@nvid~624966,00.asp http://www.umut.org.tr/ ,http://www.hurriyetim.com.tr/haber/0,,sid~2@nvid~624548,00.asp http://www.gazetevatan.com/root.vatan?exec=haberdetay&tarih=31.08.2005&Newsid=59623&Categoryid=1 http://www.hurriyetim.com.tr/haber/0,,sid~1@w~2@tarih~2005-08-29-m@nvid~623902,00.asp http://www.gazetevatan.com/root.vatan?exec=haberdetay&tarih=30.08.2005&Newsid=59611&Categoryid=1 http://www.gazetevatan.com/root.vatan?exec=yazardetay&Newsid=59592&Categoryid=4&wid=2 http://www.hurriyetim.com.tr/haber/0,,sid~1@w~2@tarih~2005-08-29-m@nvid~623887,00.asp http://www.hurriyetim.com.tr/haber/0,,sid~1@w~2@tarih~2005-08-29-m@nvid~623888,00.asp http://www.hurriyetim.com.tr/haber/0,,sid~2@nvid~624551,00.asp http://www.hurriyetim.com.tr/haber/0,,sid~2@nvid~624549,00.asp http://www.hurriyetim.com.tr/haber/0,,sid~2@nvid~624550,00.asp   http://www.milliyet.com.tr/2005/08/31/siyaset/asiy.html http://www.sabah.com.tr/yaz1437-40-125.html  http://www.gazetevatan.com/root.vatan?exec=haberdetay&tarih=31.08.2005&Newsid=59624&Categoryid=1 http://www.gazetevatan.com/root.vatan?exec=yazardetay&tarih=31.08.2005&Newsid=59643&Categoryid=4&wid=2  http://www.gazetevatan.com/root.vatan?exec=yazardetay&tarih=31.08.2005&Newsid=59651&Categoryid=4&wid=5 . http://www.milliyet.com.tr/2005/09/01/yasam/yas05.html  http://www.hurriyetim.com.tr/haber/0,,sid~2@nvid~624964,00.asp http://www.hurriyetim.com.tr/haber/0,,sid~1@w~1@nvid~624889,00.asp http://www.milliyet.com.tr/2005/09/01/yazar/asik.html http://www.hurriyetim.com.tr/yazarlar/yazar/0,,authorid~1@sid~9@nvid~624800,00.asp http://www.hurriyetim.com.tr/yazarlar/yazar/0,,authorid~2@sid~9@nvid~624778,00.asp http://www.gazetevatan.com/root.vatan?exec=haberdetay&tarih=01.09.2005&Newsid=59684&Categoryid=1  http://www.gazetevatan.com/root.vatan?exec=yazardetay&Newsid=59697&Categoryid=4&wid=4 http://www.hurriyetim.com.tr/haber/0,,sid~2@nvid~625504,00.asp http://www.umut.org.tr/

 

"Lütfen bana radikal demeyin"

   Hafız Said'le görüşmemizde "Sizi radikal biri olarak bekliyordum, şaşırtıcı ölçüde ılımlı çıktınız" deyince, "Bana radikal demeyin lütfen. Bunlar Hint propagandası. Dedikleri gibi radikal olsam bunca insan her Cuma beni dinlemeye gelir mi?" diye cevap verdi

 

18.08.2005 Pakistan radikal İslamcılığı üzerine okuduğum kitap ve makalelerde hep iki örgüt ve iki isim karşıma çıktı: Ceyş-i Muhammed (Muhammed Ordusu) ve lideri Mesud Ezher ile Leşker-i Tayyibe (Paklar Ordusu) ve lideri Hafız Said. Esas olarak Keşmir'de işgalci Hindistan'a karşı savaşan bu iki grup ve liderleri hem Pakistan kamuoyu, hem de devlet tarafından uzun süre onay ve destek görmüştü. Ama 11 Eylül 2001 terör saldırılarının ardından Washington'un baskıları üzerine Pakistan Cumhurbaşkanı Perviz Müşerref her iki kuruluşu da yasakladı, yöneticilerini tutukladı veya ev hapsine tabi tuttu. Zamanla devlet baskısı hafifledi. İçlerinden El Kaide ile organik ilişki içinde olduğu iddia edilen Ezher bir süre önce izini kaybettirdi. Yıllarca kendisini kanatları altına almış olan Pakistan Gizli Servisi (ISI) tarafından saklandığı ileri sürülüyor. Hafız Said ise, adım çoktan Cemaat-üt Dava'ya (İslam'a Çağrı Cemaati) çevirmiş olduğu grubunun başında yasal faaliyetlerine devam ediyor.

 

"Usame mi?.. Tanımam"

Aracılar kanalıyla Said'e bir gün içinde ulaştık. Örgütün medya sorumlusu Muhammed Yahya Mücahid bizi Lahor'un Çovk Çoburci Mahallesi'ndeki Kadsiye Cami'ne götürdü. Burada özel güvenlikçilerin tek tek üzerini aradığı yaklaşık 6 bin kişi, bir elinde asa, diğerinde mikrofon tutan Said'i huşu içinde dinliyordu. Said vaazını "cennet, cehennem ve cihad" üzerine inşa etmişti. Mücahitlerin doğrudan cennete gireceğinin altını ısrarla çizdi. Namazdan sonra özel bir bölüme çıktık. Cemaat'in web sayfası sorumlusu Abdullah Muntazır'ın çevirmenlik yaptığı röportajımız sırasında Said yalnız bir kez, "Usame bin Ladin ile tanıştınız mı?" diye sorduğumuzda İngilizce cevap verdi: "Kendisiyle hiç karşılaşmadım."

 

Halbuki iddialara göre 1987'de, "global cihad" fikrinin mimarı Filistinli Dr. Abdullah Azzam ve Dr. Zafer İkbal ile birlikte "Davet ve İrşad Merkezi" ni kurduğunda en büyük mali desteği aldığı kişilerden "Ebu Abdülaziz" aslında bin Ladin'di. ikbal ile birlikte Medine İslam Üniversitesi'nde okuyan Said Vahhabiliğe yakın Ehl-i Hadis ekolündendi. Bu sayede Suudi devletinden ve zenginlerinden geniş yardım görmüştü.

 

Dönemin Pakistan diktatörü General Ziya ül Hak da Lahor yakınlarındaki Müridke kasabasındaki alabildiğine geniş bir araziyi hem bir eğitim kampusu, hem de "alternatif İslami yaşam sitesi" kurmaları için gruba hediye etmiş.

 

Yasaklandı ama...

Said geldikleri noktayı şöyle özetliyor: "Cemaate bağlı şu an 29 okul ve binlerce öğrenci var. Bunların üçte biri modern okullar. Ayrıca iki üniversite ve iki fen lisemiz var. Eğitim dışında insanlara İslam'ı anlattıyoruz. Ayrıca yardım faaliyetlerimiz var. İran depremi ve tsunamide çok etkili çalışmalar yaptık. İçme suyu projeleri geliştiriyor, yoksullara sağlık hizmeti sunuyoruz."

 

Ama Hafız Said denince akla sosyal hizmetler değil cihad, dolayısıyla Keşmir ve kanlı eylemler geliyor. Said, Merkez'i açtıktan iki yıl sonra Leşker-i Tayyibe adlı silahlı bir örgüt kurdu. 10 yılı aşkın bir süre sıkı elemelerin ardından seçilen çoğu orta sınıf Pakistanlı ailelerden gelme gençler, Afganistan'daki kamplarda eğitimin ardından Keşmir'e yollandı. Keşmir'i intihar eylemleriyle tanıştıran ve 1999'dan sonra iyice bunlara ağırlık veren Leşker-i Tayyibe, Hindistan'da da terör saldırıları gerçekleştirdi. Örgüt 1989-2000 arasında 14 bin 369 Hint askeri öldürdüğünü ve 1100 mücahidin şehit olduğunu açıkladı.

 

11 Eylül'den sonra Amerika'nın Leşker-i Tayyibe'nin hesaplarına el koymasyla Hafız Said kuruluşun adını Cemaat-ül Dava olarak değiştirdi. Mücahitlerini de Keşmirli diğer direniş gruplarına devretti. Müşerref Amerikan ve Hint baskıları sonucunda Ocak 2002'de Leşker-i Tayyibe'yi yasakladı. Hafız Said de bir yıl tutuklu kaldıktan sonra cihadı bıraktı ama propagandasını sürdürdü.

 

Hafız Said'le görüşmemizi "Sizi radikal biri olarak bekliyordum, şaşırtıcı ölçüde ılımlı çıktınız" diye noktalıyorum. O da şu karşılığı veriyor: "Bunlar Hint propagandaları. Bu camiye bürokratlar, siyasetçiler, yargıçlar da gelir. Sanılanın aksine insanlar gelgeç ajitasyonlara kanmıyor. Bana radikal demeyin. Dedikleri gibi radikal olsam bunca insan her Cuma beni dinlemeye gelir mi?"

 

El Kaide örgütü çok da etkili değil

* Pakistan global İslam'ın merkezi mi oluyor?

Said: Hindistan Pakistan'ı global terörün merkezi olarak göstermek için yoğun bir propaganda faaliyeti yürütüyor. Pakistanlılar işgal altındaki Keşmir'e ve Keşmirli özgürlük savaşçılarına sempati duyarlar. Pakistanlı ne bir grup, ne bir parti, ne de herhangi bir şahıs dünyanın herhangi bir yerinde terörist bir faaliyete karışmamıştır.

 

* Ya Londra bombacıları?

Said: Londra bombalarını kınıyoruz, yanlıştır. Bu hiçbir şekilde meşrulaştırılamaz, bunun adı cihad olamaz. İslam intihar eylemine ve masum insanların öldürülmesine izin vermez. Cihad yalnızca savaş alanında yürütülür.

 

* El Kaide?

Said: Batı'nın politikaları El Kaide'yi simge haline getirdi. Öyle iddia edildiği gibi çok yaygın ve etkili bir El Kaide örgütlenmesi yok. Hayalet gibi. Batı istediği gibi hareket edebilmek için El Kaide'yi bahane olarak gösteriyor.

 

Eski topraklarımızı geri almalıyız

Avrupa sınırlarında geçmişte Müslüman hakimiyetinde olan toprakları geri alacaklarını söyleyen Hafız said söyle devam ediyor: "Müslümanlar 800 yıl Endülüs'e hükmetti ama sonunda istisnasız tümünü yok ettiler. Artık İspanya'yı Hıristiyanlar yönetiyor ve orayı geri almak zorundayız. Keşmir, Haydarabad, Assam, Nepal, Burma, Bihar ve Cunagad dahil tüm Hindistan, Müslümanların cihadı terk etmesi sonucu yok olan Müslüman imparatorluğa bağlıydı. Filistin, Yahudi işgali altında. Kudüs'teki ilk kıblemiz Yahudi denetiminde. Bulgaristan, Macaristan, Kıbrıs, Sicilya, Etiyopya, Rusya ve Çin sınırlarındaki Türki devletler...

 

Bunların hepsi Müslüman toprağıydı ve bunları kafirlerden geri almak vazifemizdir. Hatta Fransa'nın, Paris'e 90 km mesafeye kadar varan bölümleri ve İsviçre'nin bazı dağları Müslüman mücahitlere barınak olmuştu ve şu an kafirlerin işgali altındalar."

 

Cihad için sekiz neden

Hafız Said'in grubu, 11 Eylül'den önce yoğun olarak cihad propagandası yapıyor ve Pakistanlılar için "ulusal dava" olan Keşmir'deki faaliyetleri nedeniyle de gerek kamuoyu, gerekse de devlet tarafından hoş karşılanıyordu. Davet ve İrşad Merkezi'nin çıkardığı "Niçin cihad ediyoruz?" başlıklı broşürde sekiz cihad nedeni şöyle sıralanmıştı:

 

* Şeytanı defetmek, İslam'ı seçme ve yaşamayı kolaylaştırmak için;

 

* İslam'ın yükselişini temin için;

 

* Gayrimüslimleri cizye ödemeye zorlamak için;

 

* Zayıf ve güçsüzlere yardım etmek için;

 

* Kafirler tarafından öldürülen Müslümanların intikamını almak için;

 

* Sözlerine ve anlaşmalara riayet etmeyen düşmanları cezalandırmak için;

 

* Bir İslam devletini savunmak için;

 

* Gayrimüslim işgalindeki İslam topraklarını kurtarmak için.

 

"Batı, El Kaide ile masaya oturmak zorunda kalacak"

Abu Dabi Televiyonu'nun Pakistan temsilcisi olan Filistinli Cemal İsmail, hem Afgan cihadının, hem de global cihadın önde gelen tanıklarından. 1981 yılında Peşaver'de mühendislik okumaya gelen İsmail, kendisi gibi Filistinli olan Dr. Abdullah Azzam'ın "Cihad" adlı dergisinde muhabirlik yapmış. Ardından İslamabad'a yerleşip El Hayat gazetesi için çalışmış. Usame bin Ladinle dört, Eymen el Zevahiri ile bir kez röportaj yapan İsmail sorularımızı şöyle yanıtladı:

 

* Bazıları "11 Eylül saldırısını Müslümanlar yapmış olamaz" diyor...

Bu eylemin El Kaide tarafından bulunmuş, eğitilmiş, desteklenmiş kişilerce yapıldığına eminim.

 

* Peki El Kaide nedir?

El Kaide'nin merkezi bir komutası olduğunu sanmıyorum, ortak bir hedefleri ve düşünme tarzları var. Mesela internette El Kaide adına eylem üstlenenlerin çoğu Usame veya Eymen ile doğrudan ilişki içinde değiller.

 

* Bundan sonrasını nasıl görüyorsunuz?

Müslümanlara karşı adaletsizlikler sürdüğü müddetçe eylemler daha da tırmanacak ve daha radikalleşecek. Batı El Kaide ile veya onun destekçileriyle masaya oturmak zorunda kalacak. Tıpkı yıllarca "asla" diyen İngiliz hükümetinin IRA ile oturduğu gibi.

 

* Ama El Kaide'nin Sinn Fein'i yok.

Doğru ama belli bir noktadan sonra Usame bin Ladin özellikle Avrupa ülkelerine bir şans tanıyacaktır. İslam topraklarından çekilmeleri, Amerikan politikalarından uzaklaşmaları halinde iyi niyetini gösterecektir. Bu ülkelerin Usame ile doğrudan görüşmeleri gerekmez. Mesela Irak'ta diplomatları kaçırılan bazı ülkeler buradan çekilme kararı alınca diplomatlar da serbest bırakıldı.

 

Haber: Ruşen ÇAKIR

 

 

 

Diyanet: Evlatlıkla evlilik günah değil http://www.milliyet.com.tr/2005/08/11/yasam/axyas01.html

 

Diyanet İşleri Başkanlığı, kan bağı ve süt akrabalığı bulunmadığı takdirde, evlat edinen kişiyle evlatlığın evlenmesinde dinen sakınca olmadığını bildirdi

 

 SELMAN EKİCİ Ankara

 

Son dönemde sıkça gündeme gelen, kimsesiz çocukların evlat edinilebilmesi konusunu ele alan Diyanet İşleri Başkanlığı Dini Soruları Cevaplandırma Komisyonu, ilginç bir açıklamada bulundu.

Komisyon, 'Kimsesiz çocuklar evlat edinilebilir mi?' sorusuna, "Sevgi, şefkat ve korumaya muhtaç kimsesiz çocuklar, yardım eli uzatılarak, ailelerin yanında veya çocuk yuvalarında himaye edilmeli; eğitilip sanat ve meslek sahibi yapılarak topluma kazandırılmalıdır" yanıtını verdi.

 

'Buluğ çağına erişmeli'

Devamında, 'Evlat edinenle evlatlık arasında evlenme engeli doğmaz" diyen komisyon, bu görüşünü de şöyle gerekçelendirdi:

 

"Nitekim Kuran'da, 'Allah evlatlıklarınızı öz çocuklarınız gibi kılmamıştır' buyurulmaktadır. Ancak bakımı üstlenilen çocuk, süt emme çağında (0-2 yaş arasında) emzirilirse, emziren kadının ve kocasının süt çocuğu olur. Evlat edinilen çocuk ile evlat edinen aile arasında bir kan bağı veya süt hısımlığı yoksa, buluğ çağına erişmesinden sonra ilişkileri mahremiyet kurallarına uygun olmalıdır. Evlat edinenler hayattayken diledikleri kadar malı evlatlık çocuğa hibe edebilecekleri gibi, mallarının üçte birini vasiyet yoluyla da bırakabilirler."

 

İslam dininin sosyal dayanışmaya önem verdiğini belirten komisyon, Hz. Peygamber'in "Ben ve yetime bakan kimse, cennette beraberiz" buyurduğunu da anımsattı………….”

 

 

 

MUSLUMAN ERKEKLERIN EVLAT ALDIKLARI VE BUYUTTUKLERI KENDI KIZ COCUKLARI-GENCLERLE EVLENMELERI YANLISTIR. ONLAR SIZIN OMUR BOYU COCUKLARINIZDIR VE ZATEN COCUGUNUZ OLDUKLARI ICIN OMUR BOYU ONLARI KORUMAKLA, IYI EGITIM YAPTIRMAKLA VE IYI DAVRANMAKLA, IYI BIRER ANNE BABA OLMAKLA YUKUMLUSUNUZ. “ EVLAT OLARAK ALINMIS VE ARTIK GENC KIZ OLMUS BIR COCUGA BAKMAK, SAHIPLENMEK, KORUMAK…” AYAKLARI ILE BAKIMINI ANNE-BABALIGINI USTLEDNIGINIZ KIZ COCUKLARINI DIKMENIZ, CINSEL HAYVANI SAPIKLIKLARINIZI  GIDERESINIZ DIYE KENDINIZE UYGUN GORMENIZ GEREKMEZ-BU DUSUNCE 21. ASIRDA IGRENCTIR- MIDE BULANDIRICIDIR- SUCTUR. NOKTA ONUN ICIN MI ESKI YILLARDA DA YOKSUL, BAKIMA MUHTAC GENC KIZLARI EVLERE, KONAKLARA 3 ER BESER EVLAT DIYE ALIR ESSEK GIBI PARA VERMEDEN KARIN TOKLUGUNA BUTUN GUN CALISTIRIR VE HEM DE MA AILENIN ERKEKLERI HEP DIKERDINIZ –YANI BUNLAR TUM AILELERIN KOLELERI IDI VE BUNA SEKS KOLELIGI DE DAHILDI- O ZAMANLAR DA EVIN TUM ERKEKLERI BU GENC KIZLARI “DIKMEYI, BAKMAYI,KORUMAYI”  MI KENDILERINE HAK GORUYORLARDI BOYLECE DERSINIZ???! BIRAKIN BU ASAGILIK AYAKLARI ARTIK. GECMISIMIZ IGRENC-BARI GELECEK YILLARIMIZI KURTARALIM DERKEN BAKIN DIYANETTEN SEKS, SAPIKLIK FETVALARI CIKTI BIR DE BASIMIZA. DEMEK KI BU SAPIKLIK ASIRLARDIR BIZIM HERTURLU BEYNIMIZE KAZINMIS TOPLUM OLARAK- HEM DE DINI FETVALAR GORUSLER ORTUSU ALTINDA. BIR INSANIN DIKININ HER KALKISINDA HER ISTEDIGI YERLERE, ELINDE EVLADI DIYE BUYUTULMUS KIZ COCUKLARINA BILE UYGUN OLDUGUNU SOYLEYEBILEN VE EVLATLA CINSEL ILISKIYI ENGELLEYICI TEK KRITERIN DE “"Nitekim Kuran'da, 'Allah evlatlıklarınızı öz çocuklarınız gibi kılmamıştır' buyurulmaktadır. Ancak bakımı üstlenilen çocuk, süt emme çağında (0-2 yaş arasında) emzirilirse, emziren kadının ve kocasının süt çocuğu olur. Evlat edinilen çocuk ile evlat edinen aile arasında bir kan bağı veya süt hısımlığı yoksa, buluğ çağına erişmesinden sonra ilişkileri mahremiyet kurallarına uygun olmalıdır} SEKLINDE ACIKLANMAKTADIR KI BU ACIKLAMA GORDUGUM EN IGRENC VE CAGDISI VE DE EVRENSEL SUC OLAN BIR ACIKLAMADIR. DIYANET DEMEK DEVLET=HUKUMET DEMEKTIR. AKP BUDUR VE ADIM ADIM BEYNINI TANIMA FIRSATI SUNUYORLAR SIZE YAVAS YAVAS http://www.milliyet.com.tr/2005/08/11/yasam/axyas01.html EY DIYANET , EY AKP EY HUKUMET SIZ HANGI MAGARA DEVRINDE YASIYORSUNUZ- YIL KAC??? DUNYADA SAPIKLIK OLARAK GORULEN VE DEHSETLE BAKILAN, HATTA ENSEST DE DENEN,  BIR UNLUNUN EVLI OLDUGU ESININ EVLAT ALDIGI COCUGU ILE , YANI MUSTEREK YETISTIRDIKLERI ,BAKIP BUYUTTUKLERI GENCKIZ  ILE EVLENMESINI RESIMLERLE ORNEK GOSTEREREK, BU ERKEKLERIN OMUR BOYU SADECE EVLAT GOZUYLE BAKMALARI GEREKEN EVLAT ALINMIS BU KENDI COCUKLARI-GENCLERLE EVLENMELERINI DIYANETIN ORTAYA CIKIP DA ,  YANI MUSLUMANLIGA GORE UYGUN OLDUGUNU SOYLEMESI TUM SAPIK ERKEKLERE CESARET VERMEK VE SAPIKLIGI DESTEKLEMEKTIR DIYANET ELIYLE. 21. ASIRDA SENE 2005 TE UTANIN VE TOPLUM OLARAK SIZLER DE KINAYIN. BU TUM KIZ COCUKLARINI, EVLAT ALINAN KIZ COCUKLARINI-GENCLERI  TEHLIKEYE ATMAKTIR VE YUZKARASI MAGARA DEVRI SAPIKLIK GORUSLERIDIR. HANGI TOPLUMDA VE HANGI DINDE GORULURSE GORULSUN ANORMALDIR=SAPIKLIKTIR. BASKA FETVA VERECEK KONU KITLIGI MI VAR??? SIZ GELISMIS TOPLUMDA BU SOZLERI ETSENIZ ANINDA TUTUKLANIRSINIZ VE CEVRENIZDEKI TUM COCUKLAR ICIN BIRER TEHLIKELI SAPIK MUAMELESI GORURSUNUZ! 21.ASIRDA INSAN VE KADIN VE COCUK HAKLARINA AYKIRI IGRENC VE SAPIK BIR GORUSTUR BU DIYANET TAVSIYESI. ERKEK SAPIKLARA DINCI KILIFLAR UYDURMAYIN. ZATEN ENSEST VE COCUK TECAVUZLERI, HATTA OZ BE OZ BABALARIN TECAVUZLERININ –SAPIKLIKLARININ TAVANLARA VURDUGU TOPLUMLARDA, TURKIYE’DE  BU DIYANET TAVSIYESI NE DEMEYE GELMEKTEDIR TUM DUNYANIN GOZU ONUNDE- UTANIN VE BU FETVAYI DERHAL GERI ALIN-ALDIRTIN. http://www.diyanet.gov.tr/turkish/default.asp ALLAHASKINA 21. CAGDAS YUZYILA VE INSANLIGA YAKISIR, INSANLARIN FAYDALANMASI,CAGDAS OLARAK EGITILMESI  VE CAGDAS GELISMESI ICIN BIR CIFT LAF EDIN, FETVA VERIN DE DISIMI KIRACAGIM!BU MU SIZIN ANLADIGINIZ,ANLATTIGINIZ MUSLUMANLIK- CEVABINIZ EVETSE BU DIN CAGDISI KALMIS VE GERCEK HAYATTA UYGULANMASI SUC OLAN, CAGDAS ULKELERDE KANUNLARLA ENGELLENEN TAVSIYE VE FETVALARLA DOLUDUR KI BU DA INSANI 1000 DEFA YUZBIN DEFA CILEDEN CIKARTMAKTADIR GUNUMUZDE.BOYLE CAGDISI VE INSANLIGA AYKIRI BIR DIN OLAMAZ! DINI KIRLETMEKTE USTUNUZE YOK.

·         KRIZ http://www.hurriyetim.com.tr/yazarlar/yazar/0,,authorid~39@sid~9@nvid~617775,00.asp

·         40 YIL HAPISLE BASLAR DAVA 1-2 SENE VERIRLERSE OPUN BASINIZA KOYUN- SEYREDELIM BAKALIM http://www.hurriyetim.com.tr/haber/0,,sid~1@w~1@nvid~617516,00.asp 

·         TECAVUZE UGRADI EVDEN ATILDI http://www.hurriyetim.com.tr/haber/0,,sid~1@w~1@nvid~617509,00.asp BELLI KI ENGELLI BIR BAYAN-DEVLET NE YAPIYOR

 

 

 CANLI BOMBA YAPIM VE KULLANIM KILAVUZU

 

Sevgili okurlarım, bugün size büyük bir hizmet yaparak, "canlı bomba imalatı" konusunda çok özel bilgiler sunacağım.

 

Biliyorsunuz, artık ilkokul çocukları bile İnternet'ten bomba üretimini öğrenebiliyor.

 

Tabii bu durum, "Küreselleşme" sürecinin ayrılmaz bir parçası olan "Terörün Küreselleşmesi" olgusunun bir gereği olduğu için de kimse yadırgamıyor.

 

Neyse bugünkü yazıdaki amacım "bomba imalatı" gibi tehlikeli bir bilginin bu denli kolay ulaşılabilir olmasının sakıncaları üzerinde durmak değil.

 

Tam tersine, madem herkes böyle bilgilere kolayca ulaşabiliyor, o zaman kamuoyunun çeşitli kesimleri arasında eşitlik sağlamak için ben de "canlı bomba yapımı" konusundaki bilgileri en azından siz okurlarımla paylaşmak istedim.

 

Önce hemen belirtmeliyim ki "canlı bombanın" yapımı zor, kullanımı nispeten daha kolaydır.

 

Yapımı zordur, çünkü çok zaman alır ve insanın bu üretimi yapabilmesi için çok özel bir konumda olması gerekir. (Zaten işin asıl püf noktası da buradadır: Herkes canlı bomba üretemez.)

 

Kullanımı ise nispeten daha kolaydır çünkü bunun reçeteleri hazırdır ve elinizde "üretilmiş olan bir canlı bombanız" varsa, bu hazır reçeteleri uygulayarak onu derhal kullanıma sokabilirsiniz.

 

1) Canlı bomba nasıl üretilir?

 

Canlı bombanın ham maddesi, buluğ çağına gelmemiş çocuk, bu hammaddeyi işleme yöntemi ise eğitimdir.

 

Burada dikkat edilmesi gereken nokta, hammaddenin buluğ çağına gelmemiş olmasıdır, çünkü buluğ çağına erişmiş olan çocuğun beyninin yıkanması nisbeten daha zordur.

 

Evet, hammaddemiz, küçük çocuktur özet olarak.

 

Bu hammaddemizi alır, sıkı bir eğitime sokarız.

 

Bu eğitim bilgiyi, araştırmayı, sorgulamayı reddeden, inanca dayalı, dogmatik bir eğitim olmalıdır.

 

Bu eğitimde "yaplar ve yapmalar" yani "emirler ve nehiyler" vardır.

 

Bunlar çocuğa öğretilmez, benimsetilir.

 

Yani doğal bir eğitim sürecinde olduğu gibi çocuğun aklına hitap edilmez, tam tersine kalbine hitap edilir, değişmez dogmalar, tartışılmaz gerçekler olarak yüreğine kazılır.

 

Böylece çocuk, araştırmayı, sormayı, bilgilenmeyi değil, boyun eğmeyi, itaat etmeyi, verilen emirleri tartışmadan uygulamayı öğrenir.

 

Tabii bu eğitimin temeli, bireyin, kişisel yaşamın ve insan hayatının anlamsızlığı, sahip olunan ideolojinin ise (hem bu dünya hem de öbür dünya için) her şey olduğu anlayışıdır.

 

Esas olan, çocuğa aşılanan ideoloji ve bu ideolojinin gerektirdiği davranış biçimidir.

 

Küçük bir çocuğu alıp, (kesintili de olsa) uzun süren bir eğitim süreci içinde beynini yıkadığınız, davranışlarını biçimlendirdiğiniz zaman artık elinizde bir "canlı bomba" vardır.

 

2) Canlı bomba nasıl kullanılır?

 

Canlı bombanın tetiklenmesi için bir "gruba" gereksinme vardır:

 

Canlı bombanın, birlikte yaşadığı, değerlerini benimsediği, günlük yaşamını onun kurallarına göre düzenlediği bir gruptur bu.

 

Biz Sosyal Psikoloji'de buna "referans grubu" deriz.

 

Siz isterseniz bunu "canlı bombanın ailesi" olarak da görebilirsiniz.

 

İşte böyle gruplar zaten toplum içinde hazır olduğundan, imal ettiğiniz canlı bombanın bunlardan birinin içine yerleştirilmesi -ki zaten imalat süreci de böyle bir grup içinde gerçekleşmiştir- hiç de zor değildir.

 

Görüldüğü gibi "canlı bombanın" üretimi zor, kullanımı kolaydır:

 

Bir çocuğun "canlı bomba" niteliği kazanması yıllarca sarfedilen emeğe bağlıdır; ama bir kez imal edildikten sonra, kullanımı son derece kolaydır:

 

Grup, kararını bildirir; canlı bomba patlar.

 

Bu kılavuzun yukarda sözünü ettiğim püf noktası ise şurada:

 

Canlı bomba imal edebilmek için iktidar olmanız ya da iktidar olanaklarını kullanmanız gerekmektedir. http://www.kongar.org/aydinlanma/index.php OTEKI TUM YAZILARI

 

 

Türkiye "Rabıta" gerçeğinden araştırmacı gazeteciliğin büyük ismi Uğur Mumcu sayesinde haberdar olmuştu. Avrupa'daki Türkler arasındaki İslami hareketleri inceleyen Mumcu, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından buralara yollanan din görevlilerinin maaşlarının "Rabıta" tarafından ödendiğini ortaya çıkarmıştı.

 

İşin ilginci, Suudi Arabistan'a doğrudan bağlı "Rabıtatül Alem-i İslam" (İslam Dünyası Birliği) adlı kuruluş ödemeleri, o sırada Türkiye'yi yöneten Kenan Evren başkanlığındaki askeri rejimin bilgisi dahilinde yapıyordu. Evren ve arkadaşları "irtica"ya kapılmasınlar diye Avrupa'daki işçilere din adamlan yolluyor, ama bütçeleri elvermediği için, misyonu Sünni İslamiyetin en katı yorumlarından Vahabiliği dünyaya yaymak olan Rabıta'dan para dileniyorlardı………….

 

 

Milliyet 09:15 02 Ağustos 2005 / Salı  Bakan Çelik: Sosyal devlet istismar edildi

 

      Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, Van 100’üncü Yıl Üniversitesi’nde parasızlık yüzünden yemek yiyemeyen öğrencilerle ilgili soruyu yanıtlarken, geçmiş hükümetleri suçladı. Çelik, geçmişte sosyal devlet kavramının istismar edildiği görüşünü savundu.

      Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, CHP İzmir Milletvekili Canan Arıtman’ın, Van 100’üncü Yıl Üniversitesi’nde yoksul ve aç öğrenciler ve bu konuda alınacak önlemlerle ilgili soru önergesini yanıtladı. Bakan Çelik, Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumuna bağlı olan yurtlarda barınmakta olan yükseköğrenim öğrencilerine yurtlarda lokanta, kantin, kafeterya gibi işletmelerde piyasa fiyatlarından yaklaşık yüzde 30 oranında ucuza hizmet verildiğini bildirdi. Çelik, bu öğrencilere hafta sonları hariç, 1.50 YTL’de akşam yemeklerine katkı sağlamak amacıyla beslenme yardımı yapıldığını kaydetti.

     

Çelik, ortaöğretimlerini yetiştirme yurtlarında tamamlayan ve yükseköğretim kurumuna devam edip, bu yurtlarda barınan devletin koruması altındaki öğrencilere ücretsiz barınma ile sabah, öğle ve akşam yemekleri yardımı olarak da 6 YTL beslenme yardımı yapıldığını ifade etti.

     

Bakan Çelik, eğitimin her kademesindeki öğrencilerin daha iyi imkanlarla öğrenimlerini sürdürmeleri için devletin imkanları çerçevesinde gerekenlerin yapıldığını belirtirken, "Sosyal devlet kavramı, geçmişte istismar edilmeyip Hükümetimizin yaptığı gibi gereği icra edilseydi günümüzde öğrencilere sunulan imkanların daha da iyi olacağı değerlendirilmektedir. Hükümetimiz bu konuda da geçmişte yapılan istismarların oluşturduğu olumsuzluğu ortadan kaldırma gayreti içindedir" dedi.

     

 

 

 

Kadın ticaretinde ibre, Türkiye'ye döndü. Emniyet Genel Müdürlüğü istatistikleri Türkiye'de 10 yıl içinde 30 bini aşkın yabancı uyruklu kadının fuhuş gerekçesiyle sınırdışı edildiğini gösteriyor.

     

Emniyet Genel Müdürlüğü'nün verileri, fuhuş için kaçırılan kadınların büyük çoğunluğunun Türkiye'de çalıştırıldığını rapor eden Birleşmiş Milletler'i (BM) ve Amerika Birleşik Devletleri'ni (ABD) haklı çıkardı. Emniyet'in istatistiklerine göre, son on yıl içinde 30 bini aşkın yabancı uyruklu kadın, Türkiye'de fuhuş yaparken yakalanarak sınırdışı edildi.

     

Emniyet Genel Müdürlüğü Yabancılar, Hudut ve İltica Daire Başkanlığı'nın istatistikleri şöyle: 1996 yılında 3 bin 69, 1997'de 4 bin 83, 1998'de 4 bin 920, 1999'da 3 bin 643, 2000'de 3 bin 529, 2001'de 3 bin 504, 2002'de 2 bin 559, 2003'te 1775, 2004'te 1990 ve bu yıl 1001 yabancı uyruklu kadın fuhuş yaparken yakalanarak sınırdışı edildi. Son on yıl içinde fuhuş yaparken yakalanan yabancı uyruklu kadınların toplamı 30 bin 73 oldu. Yabancı kadınların 2 bin 372'si, Trabzon'da son beş yılda yakalandı. Yakalanan kişilerin 241'inde bulaşıcı hastalık olduğu anlaşıldı.

     

Son iki yılda, kadın ticaretine kaynaklık eden ülkeler ve uluslararası sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte gerçekleştirilen çalışmalar sonucunda 365 yabancı uyruklu kadını fuhuş batağından kurtarıldı.

      

Bu kişilerin 91'inin Moldovalı, 71'inin Rus, 60'ının Ukraynalı, 31'inin Kırgız, 26'sının Azeri, 21'inin Gürcü, 18'inin Romen, 14'nün Kazak, 14'ünün Özbek, sekizinin Belarus, birinin Bulgar, birinin İranlı ve dördünün Türkmen olduğu belirlendi.

     

     251 kişi hakkında işlem

 

      Yabancı uyruklu kadınları fuhuşa zorladıkları gerekçesiyile 251 kişi hakkında adli işlem yapıldı. 78'i tutuklanırken 67'si tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Fuhuş amaçlı kadın ticaretinde hedef ülke haline gelen Türkiye, BM ve ABD'nin bu yıl içinde hazırladığı iki ayrı rapora konu olmuştu.

     

     Yüzde 40'ı İstanbul'da

 

      Birleşmiş Milletler raporunda, fuhuş için kaçırılan yabancı kadınların yüzde 40'ının İstanbul, yüzde 16'sının ise Antalya ve Ankara'da çalıştırıldığı belirtilmişti. ABD'nin bu yıl hazırladığı İnsan Ticareti Raporu'nda da Türkiye, dünyada kadın ticaretinin yöneldiği ülkeler arasında ikinci sırada sayılmıştı.

 

http://www.hurriyetim.com.tr/haber/0,,sid~1@w~2@nvid~612178,00.asp   'Kızgın yağ' ile fuhuşa zorlanan kadınlar kurtarıldı  

Kadınlardan Y.M., kızgın yağ dökülen bacaklarını gösterirken, Osman Şeker ile oğlu Murat Şeker gözaltına alındı. Soner KOCAER/ANTALYA, (DHA)

 

  

 

BAŞBAKAN işaret parmağını arabanın cam sileceği gibi iki yana sallayıp ‘İslami terör demek yanlış’ diyor.

 

Bu tanım hepimizi yaralıyor yaralamasına da, Başbakan ile yandaşlarını niye yaralıyor?

 

Çünkü her şeyin ‘İslamisini’ yapan onlardı...

 

İslami bankacılık...

 

İslami sermaye...

 

İslami yaşam...

 

İslami düğün...

 

İslami moda...

 

İslami giysi...

 

İslami protokol...

 

Bizler ‘İnanç kul ile Allah arasındadır. Günlük işlerin kirine-pasına karıştırmayın. Siyasete-ticarete bulaştırmayın’ dedikçe Başbakan ve yandaşları kızdılar.

 

‘Referansımız İslam’dır’ diyerek, inançlı insanların duygularını kullanmak için İslam’ın her şeyini yaptılar ve birileri de işte ‘İslami terör’ diyor.

 

Niçin kızacaksınız?..

 

*

 

Ve İslami siyaset...

 

Erdoğan’ın iktidara gelmek için ‘İslam’ı kullandığını bilmeyen kimse var mı?..

 

Laikliğin karalanıp her şeyin İslam’a göre yeniden düzenlenmek istendiğini, bu yüzden kıyametlerin koptuğunu, ama Tayyip Erdoğan ve yandaşlarının bundan asla vazgeçmek istemediklerini hepimiz bilmiyor muyuz?..

 

O zaman iktidar kavgalarının çirkin ve kanlı yüzü olan terörü yapanların da İslam’ı kullanmalarından niçin yakınacaklar?..

 

Ne hakla?..

 

*

 

Asıl görev yüreğinde Allah sevgisi olanlara, dininin kirlenmesini istemeyenlere düşüyor.

 

Gerçek Müslümansanız, onu siyasete-ticarete, günlük çıkarlara, iktidar kavgalarına karıştıranları atın gitsin...

 

Onlara güç vermekten, eteklerine yapışmaktan vazgeçmelisiniz...

 

İnanç kir taşımaz...

 

O yüce bir duygudur, yüreğinizde tertemiz kalmalı.

 

Birilerinin onu günlük çıkarlarda, devlet yönetiminde, ticarette, siyasette kullanmasına izin verirseniz... O zaman eli kanlı teröristlerin de onu kullanmasına katlanmalısınız.

 

Ona ‘İslami terör’ dediklerinde başınızı öne eğmelisiniz...

 

Ve utanmalısınız...

 

 

 

ADINA ne derseniz deyin; ister dinci terör, ister İslamcı terör, 21. yüzyılda küresel dünyaya karşı onun panzehiri-alternatifi olma iddiasıyla damgasını vuran terör sadece egemen sisteme bir tepki değil, aynı zamanda kendi dünyevi ideolojisi olan bir harekettir.

 

Selefi ve Vehabbi akımlar; bunlara yön veren Hassan el-Turabi, Mevdudi, Eymen el-Zevahiri, İbn-i Teymiye, Abdullah Azzam ve nihayet Usame bin Ladin gibi eylemciler ve teorisyenler, Müslümanların sadece Hıristiyan ve Yahudi mezaliminden kurtarılmasını değil, tüm dünyada kendi akıllarına uygun bir İslami düzenin kurulmasını hedeflerler. Boş hayallerine göre:

 

‘Ne zaman ki tüm dünya yekvücut olarak onların aklındaki saf İslama kavuşur, işte o zaman insanlık kurtulur!’.

 

* * *

 

İslamcı terör, ne Irak Savaşı nedeni ile örgütlenmiştir, ne de 11 Eylül onun başlangıç günüdür.

 

Onun hedefi, Müslüman ülkelerin dahi eksik kaldığı noktada ‘öz İslamı’ tüm dünyayı kapsayacak şekilde geliştirmektir.

 

Bu amaçla inşa edilen stratejilerde iki kilit kelime yön verici rol oynar:

 

Cihat ve şehadet!

 

* * *

 

Cihat, İslamcı terörün mücadele yöntemidir.

 

Cihat; islamın haklarının korunmasıdır. Teröristlere göre; gereğinde, Kuran’ın aksi hükümleri olmasına rağmen, zor da kullanılabilir.

 

Hatta İbn-u Tevmiye buyurmuştur ki: ‘Müşriklere ya da müşriklerin dışındaki kafirlere faydası dokunan (Müslümanlar dahil) herkes, yaşlı da olsa, din adamı da olsa veya savaşa katılmaya muktedir olmasa dahi öldürülür.’

 

Hatta bu kör ideal uğruna diğer insanların hakları hiçe sayılabilir:

 

‘Cihadın maslahatı için Müslümanların faydasına veya kafirlerin zararına olan herşey yapılır. Çünkü cihadın maslahatı her şeyden önce gelir.’

 

Kendilerine yonttukları cihat da kendi içinde ikiye ayrılır:

 

1) Meşr-u müdafaa için cihat.

 

2) İslamı yaymak için cihat.

 

Esas olan İslamı yaymak için yapılan cihattır. Meşr-u müdafaa (Irak, Afganistan), zaruret, diğeri ise İslam’a doğrudan hizmettir.

 

Sunni terör açısından; sadece Türkiye gibi laik Müslüman ülkeler değil, Arabistan gibi İslami esasları sorgusuz sualsiz dünyevi hayata uygulayan ülkeler de doğru ve saf yoldan ayrılmışlardır.

 

Şii Müslümanlar bile Yahudiler kadar İslam’a zararlı unsurlardır.

 

* * *

 

İslamcı terör bugün dünyada en fazla gelişmiş bir teknolojik silahtan çok daha güçlü silaha sahiptir: Şehadete getirilen yorum!

 

Bakara Süresi-154.ayeti şöyle demektedir:

 

‘Ve sakın Allah yolunda öldürülenlere ‘ölüler’ demeyin; hayır onlar diridirler. Fakat siz bunun şuurunda değilsiniz.’

 

Bir inanırın ulaşabileceği en yüksek mertebe gerektiğinde dini uğruna ölmektir. Ancak, Müslümanlar için tek doğrunun ne olduğunu bilme iddiasındaki teröristler bu ayete ‘bizim gösterdiğimiz yolda ölenler’, mealli saçma bir yorum eklemişlerdir.

 

Dünyada kendi canını hiçe sayan (canlı bomba) insanın vereceği zararı durduracak veya ona engel olacak teknoloji ve yöntem hemen hemen yoktur.

 

* * *

 

Terörü sadece bir tepki hareketi olarak görenler çok tehlikeli bir yanılgı içindeler!

 

Yüce İslam’ı kendi kafaları içindeki ideolojiye alet edenlere en fazla gerçek Müslümanlar dikkat etmek zorundadırlar!

 

Yine gerçek din adamları da, İslamcı terörün bir tepki hareketi olmadığını ve sapkın ideolojisini cesaretle çıkıp vurgulamalılardır.

 

 

      Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''adı Müslüman olan birinin, terör eylemi yaptı diye bunu İslam'a fatura etmeye kimsenin hakkı yok'' dedi.

      İngiltere'nin başkenti Londra ve Mısır'ın tatil beldesi Şarm el Şeyh'in terör saldırılarına maruz kalmasının ardından İslami terör yakıştırmalarının tekrar gündeme geldiğini belirten Başbakan Erdoğan, "teröre kimse, İslam'ı yaklaştırmasın. İslami terör, İslamcı terör gibi ifadelere asla pirim vermeyiniz" dedi.

      "Basını da tekrar uyarıyorum: Asla teröre sıfat olarak İslam'ı koymayın" diye konuşan Erdoğan, dinci terör diyebilirsiniz ama İslami terör, İslamcı terör diyemezsiniz. Adı Müslüman olan birinin, terör eylemi yaptı diye, bunu, İslam'a fatura etmenin kimsenin hakkı yoktur" ifadelerini kullandı.

      Başbakan Erdoğan, terörün dünyayı son zamanlarda farklı bir şekilde tehdit ettiğini, bunun da kendilerini üzdüğünü ifade ederek, terör üzerinden siyaset yapılmayacağını, terörün ortak mücadele verilmesi gereken bir konu olduğunu ifade etti.

      ''Bu ortak mücadeleyi hep birlikte vermek durumundayız'' diyen Erdoğan, hükümetin bu durumu yakından takip ettiğini ve yapılması gereken her şeyin yapıldığını belirtti.

      Etnik, bölgesel ve dinsel milliyetçiliğe karşı olduklarını ifade eden Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı ortak paydasında birleşilmesi gerektiğini söyledi.

 

 

….Avrupa'daki göçmen Türklerin, yaşadıkları toplumlara daha iyi uyum sağlayabilmeleri için, Avrupa'da bulunan Müslüman ve İslami Organizasyonlar ile sıkı diyalog kurulması gerektiğini belirten Türkiye Araştırmalar Merkezi (TAM) Direktörü Prof. Dr. Faruk Şen'in araştırmasından örnekler vermek istiyorum.

 

AB ülkelerinde 15 milyon Müslüman yaşıyor. Bu ülkelerin başını 5 milyon ile Fransa çekerken, onu sırasıyla Almanya (3.4 milyon), İngiltere (1.6 milyon), Hollanda (700 bin), İtalya (700 bin), İspanya (400 bin), Belçika (380 bin) ve Avusturya (370 bin) izliyor.

 

TAM, her yıl Almanya'nın Kuzay Ren Vestfalya'da yaşayan Türklerle bir araştırma yapıyor. 2005 yılında yapılan TAM araştırması, Almanya'da yaşayan Türklerin büyük bölümünün İslam ile duygusal bağlarının güçlendiğini ortaya koyuyor. Bu kişilerin yüzde 50'si kendisini 'dindar', yüzde 22'si 'çok dindar', yüzde 24'ü 'pek dindar değil', yüzde 4'ü de 'hiç dindar değil' diye tanımlıyor.

 

Kendisin dindar ve çok dindar olarak tanımlayanların oranı son 5 yıl içinde yüzde 57'den, yüzde 72'ye çıkıyor.

 

Şen, araştırma sonuçlarını,"Entegrasyonun sağlanması için İslam ile diyaloğa daha çok önem verilmesi gerekir" diye yorumluyor.

 

Türklerin ikinci vatanı haline gelen Almanya'da, Avrupa'nın göbeğinde beslenen "dindarlığı" algılamadan, BM'ye "uzlaşı planı" sunmak güç olsa gerek.

 

Türkiye, önce Avrupa'daki göçmen nüfusun, yaşadığı toplumla "uyumunu" sağlamak zorunda. Hollanda bunun ilk tepkisini vermiş, ülkesindeki göçmenlere verdiği eğitim desteğini keseceğini açıklamıştı.

 

Türkiye'nin "uyum politikası", yalnızca entegrasyon için değil, toplumların barışı ve gelişmesi için de gerekli.

 

Bir model: Avrasya Kültürel ve Toplumsal Gelişim Derneği Başkanı Şule Kılıcarslan ile Ermenistan'da iletişim şirketi sahibi Gohar Dubost; "WM" adı ile ortak bir kadın dergisini çıkarıyor. Geçen yıl birinci sayısı çıkan derginin, ikinci sayısı Ermenistan'daki "baskılar" nedeniyle, bir yıllık gecikmeyle çıkabildi.

Kılıçarslan 15 bin adet basılan "iki toplumlu" dergiyi, ABD ve AB'nin en üst düzey yetkili organlarına ve sivil toplum önderlerine gönderiyor.

 

Uzlaşı kanallarını açmayı sağlayacak "eylem" gerekliliği; hem devlet, hem de sivil toplum örgütleri alanında ortaya çıkıyor. Zor da olsa yapılıyor da.

 

 

Zehirlemek serbest ise..

 

Kararan ve kana bulanan tablo, hayalet taşlama beyhudeliğine katılmaktan daha ciddi sorumluluklar yüklüyor liderlere.

 

Mesela nefretle kınamak yerine akılla mücadele etmek gibi.. Çünkü yeni düşman, teknolojinin imkânları yanında modern toplumun zayıf yanlarını ve boşluklarını kullanmakta şeytani yeteneklere sahip.

 

Klasik lanetleme ve salt güce dayalı mücadele yöntemleri artık basan getiremez.

 

Başbakan Erdoğan, başkalarına çağrı yapmadan önce kendi üzerine düşeni yaptığından emin olmalıdır.

 

Haftalık Dergisi, Mısır'daki saldırıyı üstlenen örgüte adını veren Abdullah El Azzam'ın gençleri teröre ve intihar eylemlerine özendiren beyin yıkama kitaplarının Türkiye'de peynir ekmek gibi satıldığını yazıyor.

 

İngiliz medyası da son günlerde aynı ihmalin günahını çıkarıyor: Kökten dinci şiddeti kışkırtan yayınlar (kitaptan kasete) öylesine başıboş kalmış ki Londra'yı kana bulayan bombacılar Pakistan'a çağrıldıklarında çoktan beyinleri yıkanmış, hazır haldeydiler!

 

Kaçak Kur'an kursları

İktidar kendine şunu sormalı:

 

Çocukları, gençleri korumak için ben ne yapıyorum? Cevap olumluysa terörü kınamanın bir anlamı vardır; yoksa boşuna...

 

İzinsiz Kur'an kurslarına son tecrübeler ardından hâlâ hoşgörü ile yaklaşmak gafletten daha ağır bir vebaldir,

 

"Kaçak da olsa bu kurslarda silahlı eğitim verilmiyor" denebilir. İşte bu aldatmacadır.

 

O karanlıkta zehirlenecek olan gençler sonra ne yapacak?

 

Ya Cumhuriyet düşmanı akımların siyasi kanadına hizmet edecek veya daha aşırılığa sapanlar şiddet örgütlerinin hazır fedaileri olacaktır.

 

Kaçak Kur'an kurslarıyla ilgili düzenlemeden vazgeçmedikçe iktidarın kökten dinci terör karşısındaki tavrını samimi bulmak mümkün değildir.

 

·         HALA BAZI ORTADOGU ULKELERINDE SURIYE, AFGANISTAN, PAKISTAN,IRAN GIBI ULKELERDE TURK COCUKLARI, ONCE MSP, RP VE SIMDI DE DEVAMI AKP HUKUMETLERINCE TURK TALEBELER ICIN OZEL ALINMIS  “KONTENJANLARDAN” FAYDALANARAK “DIN KURAN EGITIMLERI” GORUYORLAR MI MEDRESELERDE VE HANGI YILLARDA BASLADI VE BUGUNE KADAR KAC KISI GONDERILDI BU ULKELERE? SU ANDA BU AMACLA YURTDISINDA DIN-KURAN EGIITIMI GORENLER KAC KISI? BU KISILERDEN TERORE KARISANLAR KIMLERDIR? TURK HALKINA ACIKLAMAK VE HESAP VERMEK ZORUNDASINIZ! ARTIK KIMSELER SAKLANAMAZ HICBIR YERE

       AKP'li milletvekilleri ve grup başkanvekillerinin bir kına gecesinde havaya ateş etmesi dünya basınında geniş yer buldu. AP'nin dünyaya duyurduğu haberde, 1 Haziran'da yürürlüğe giren yeni TCK ile havaya ateş etmenin 1 ile 3 yıl arasında hapis cezası gerektirdiği ve olayın Türkiye'de büyük tepkiyle karşılandığı belirtildi. Aynı haberde havaya ateş etmenin Türkiye'de kutlama yapmanın yaygın bir yolu olduğunun ve bunun birçok ölüm vakası ile sonuçlandığının altı çizildi.

      AP, AKP Grup Başkanvekili Fatsa'nın gülerek havaya üç sarjör dolusu mermi boşalttığını, mermisi bitince, başka bir tabanca ile devam ettiğini bildirdi. Ajans, düğünde bulunan Enerji Bakanı Hilmi Güler'in ise tüm bunları gülerek izlediğini vurguladı. http://www.hurriyetim.com.tr/haber/0,,sid~1@w~2@nvid~608784,00.asp http://www.hurriyetim.com.tr/haber/0,,sid~1@w~2@tarih~2005-07-24-m@nvid~608178,00.asp

http://www.hurriyetim.com.tr/haber/0,,sid~1@w~1@nvid~608305,00.asp  http://www.gazetevatan.com/root.vatan?exec=haberdetay&tarih=25.07.2005&Newsid=57559&Categoryid=1 http://www.gazetevatan.com/root.vatan?exec=yazardetay&Newsid=57581&Categoryid=4&wid=2 http://www.gazetevatan.com/root.vatan?exec=haberdetay&tarih=26.07.2005&Newsid=57606&Categoryid=1

 

 

Eger cevap evetse, cevabi formule etmek de kolaydir ama basarmaya yetmez; Afganistan ve Irak’I terk et ve Istrail-Filistin problemini coz. Ama eger cevap hayirsa,  ki ben oyle oldugunu saniyorum, genc , Batililasmis genc muslumanlarin radikallestirilmelerine cok daha derinden bakmaliyiz.

 

Tum dunyada Musluman toplumlarda Ortadogudaki problemin cok fazla etkisi var. Irakla ilgili saldirilarini hakli gosterebilmek icin Al Kaide populer olmak pesinde kosuyor veya hic degilse muslumanlar arasinda onlari etkileyecek gerekceler bulmaya calisiyor. Ama bircok terorist gruplarin beyanatlari, hareketleri ve hareketsizligi, bunun daha cok propaganda oldugunu gosteriyor ve global cihat hareketlerinin arkasindaki motivasyonlarin hic de  Irak, Afganistan ve Filistin’in olmadigina isaret etmektedir.

 

Once kronolojiye bakalim. Amerikalilar Irak’a ve Afganistan’a 9/11 dan sonra gittiler daha once degil. Muhammet Ata ve oteki pilotlar Irak ve Afganistan nedenleriyle hareket etmediler. Filistinlilere soz verdikleri icin mi boyle hareket ettiler? Oyle gorunmuyor. Herseyden once, 9/11 saldirilari ikinci intifada Eylul 2000 de baslamadan cok once hem de Israil-Filistin gorusmelerinin kismen de olsa iyimser gorusmeleri basladiginda planlanmisti.

 

Bize soylendigine gore, baska bir motivasyon faktoru de, Islamin kutsal topraklarinda “infidellerin” askerlerinin bulunmasiydi.  Evet Osama Bin laden cok rahatsiz olmus Suudi Arabistan kraliyet ailesi batili askerleri Korfez savasindan once ulkeye soktuklari icin. Ama Mr. Bin Laden o zaman zaten global =dunyadaki jihata kendisini adamis bir emekli savasciydi.

 

Al Kaida‘nin ilk nesil uyelerinden olan kendisi ve otekiler Orta Doguyu terk ederek Afganistan’da Sovyetlerle savasmak icin gittiler 1980 lerde. Kucuk bir grup olan Misirli Ayman al-Zawahiri tarafindan yonlendirilenler haric- bu kisi de simdi Mr Bin Laden’in sag kolu, bu militanlar Orta Dogu politikalari ile hic ilgilenmediler, karismadilar.  Mr bin Ladin’in mentorlugunu,akil hocaligini yapan Abdullah Azzam  1989 da olumunden cok once Filistin Kurtulus Organizasyonunu desteklemekten vazgecti  cunku karakter olarak milletlerarasi ve dinci karakter olmak istedi.

 

En baslangictan itibaren Al Kaidanin savascilari global jihadistlerdi ve favorileri olan savas alanlari da Orta Dogunun disinda olmustur; Afganistan, Bosna, Cecenistan ve Kasmir. Onlar icin her problem, her catisma, Batinin tum dunyadaki inancli insanlar muslumanlar ummah ustundeki oyunlaridir.

 

Ikincisi Afganistan, Irak ve Filistin’deki catismalar problemler eger bu radikalizasyonun tam ortasindaki neden olsaydi, bu teroristler icinde neden hic Afganli, Irakli veya Filistinli yok? Tam aksine bombacilar Arap yarimadasindan, Kuzey Afrikadan, Misir ve Pakistan’dan – veya Batida dogmus ve sonradan radikal Islami kabul etmis olanlar.  Neden bir Pakistanli veya Ispanyol kokenli kisi, Afganistan’daki Amerikan ordulari hakkinda bir Afganlidan daha ofkeli kizgin acaba? Cunku bu kesinlikle sundan, asla Afganlilar umurlarinda degil- ama Amerikanin orada Afganistan’da olusunu global kulturel ustunlugun bir parcasi olarak gormekteler.

 

Al Kaidenin ilk nesli icin gecerli olan bugun icin de gecerli; bu genc adamlar Orta dogudan veya Asyali ailelerden de olsalar, bu gencler cogunlukla Avrupada dogmus burada yasayan ve radikalizme donmus Batili muslumanlar. Dahasi, sonradan radikal islama donenler her Al kaide hucrelerinde var: bunlar Irak yuzunden fundementalist olmadilar ama kendilerini batili toplumlardan dislanmis hissettiler ( bu ozellikle de Karaip adalarinda doganlardan ve sonra hem Ingiltere’de ve hem Fransa’da yasiyor olanlar icin gecerli). “Yeniden dogmus” veya sonradan radikal islama yuzunu donmus olanlar, bir neden arayan isyankarlardirlar.  Iste bunu dunyadaki evrensel ummahda= ummiyette buldular- aynen 1970 lerdeki ultra solcularin (Bader- Meinhof cetesi, Italyan Kirmizi Bereleri)  “dunya proletaryasi” ve “Devrim”  adina ama sonrasinda ne olursa olsun hic umurlarinda olmayacak sekillerde yaptiklari terorist hareketler gibi.

 

Bir de bugune kadar yakalanan tum Islamci teroristlerin hicbirinin kanuni savas karsiti eylemlere katilmadiklari veya hatta onlar icin savastiklarini soyledikleri ve iddia ettikleri bu insanlar icin organize olmus, politik destek veren hicbir grup veya kanuni savas karsiti eylemde de bulunmadiklari gorulmustur. Kagitlar yazip bildiri dagitmiyorlar veya hastahaneler ve okullar icin para toplamiyorlar. Irakli ve Filistinli insanlarin cikarlari icin gerekli hicbir rasyonel stratejileri ve zorlamalari da yok.

 

Hatta Avrupali askerlerin Iraktan cekilmesi icin yaptiklari cagrilar bile yanlis. Mesela Ispanyol hukumeti Irak’tan ordusunu cekdikten sonra Ispanyol polisi Madrid’de bombali saldirilar yasadilar. Batida yasayan radikaller yasadiklari yerleri vuruyorlar, onlara talimatla soylenen yerleri veya kendi nominal sebepleri nedeniyle daha cok etkili olacak yerleri degil.

 

Batida yasayan Islamci teroristler Musluman toplumun militanlari degiller; bunlar kayip nesillerdir, geleneksel topluma ve geleneksel kulturlere koklerle bagli degillerdir ve kendi beklentilerine cevap vermeyen Batili topluma ofkelidirler. Ve bunlarin global ummah=evrensel ummiyet vizyonlari da aslinda kendilerini boyle yapan globalizasyondan bir sekilde oc almak aynasi ve seklidir.

 

Olivier Roy Sosyal Bilimler Ileri calismalari Okulunda profosordur ve “Globalized islam” isimli kitabi da yazmistir.

 

WHILE yesterday's explosions on London's subway and bus lines were thankfully far less serious than those of two weeks ago, they will lead many to raise a troubling question: has Britain (and Spain as well) been "punished" by Al Qaeda for participating in the American-led military interventions in Iraq and Afghanistan? While this is a reasonable line of thinking, it presupposes the answer to a broader and more pertinent question: Are the roots of Islamic terrorism in the Middle Eastern conflicts?

 

If the answer is yes, the solution is simple to formulate, although not to achieve: leave Afghanistan and Iraq, solve the Israel-Palestine conflict. But if the answer is no, as I suspect it is, we should look deeper into the radicalization of young, Westernized Muslims.

 

Conflicts in the Middle East have a tremendous impact on Muslim public opinion worldwide. In justifying its terrorist attacks by referring to Iraq, Al Qaeda is looking for popularity or at least legitimacy among Muslims. But many of the terrorist group's statements, actions and non-actions indicate that this is largely propaganda, and that Iraq, Afghanistan and Palestine are hardly the motivating factors behind its global jihad.

 

First, let's consider the chronology. The Americans went to Iraq and Afghanistan after 9/11, not before. Mohamed Atta and the other pilots were not driven by Iraq or Afghanistan. Were they then driven by the plight of the Palestinians? It seems unlikely. After all, the attack was plotted well before the second intifada began in September 2000, at a time of relative optimism in Israeli-Palestinian negotiations.

 

Another motivating factor, we are told, was the presence of "infidel" troops in Islam's holy lands. Yes, Osama Bin Laden was reported to be upset when the Saudi royal family allowed Western troops into the kingdom before the Persian Gulf war. But Mr. bin Laden was by that time a veteran fighter committed to global jihad.

 

He and the other members of the first generation of Al Qaeda left the Middle East to fight the Soviet Union in Afghanistan in the 1980's. Except for the smallish Egyptian faction led by Ayman al-Zawahiri, now Mr. bin Laden's chief deputy, these militants were not involved in Middle Eastern politics. Abdullah Azzam, Mr. bin Laden's mentor, gave up supporting the Palestinian Liberation Organization long before his death in 1989 because he felt that to fight for a localized political cause was to forsake the real jihad, which he felt should be international and religious in character.

 

From the beginning, Al Qaeda's fighters were global jihadists, and their favored battlegrounds have been outside the Middle East: Afghanistan, Bosnia, Chechnya and Kashmir. For them, every conflict is simply a part of the Western encroachment on the Muslim ummah, the worldwide community of believers.

 

Second, if the conflicts in Afghanistan, Iraq and Palestine are at the core of the radicalization, why are there virtually no Afghans, Iraqis or Palestinians among the terrorists? Rather, the bombers are mostly from the Arabian Peninsula, North Africa, Egypt and Pakistan - or they are Western-born converts to Islam. Why would a Pakistani or a Spaniard be more angry than an Afghan about American troops in Afghanistan? It is precisely because they do not care about Afghanistan as such, but see the United States involvement there as part of a global phenomenon of cultural domination.

 

What was true for the first generation of Al Qaeda is also relevant for the present generation: even if these young men are from Middle Eastern or South Asian families, they are for the most part Westernized Muslims living or even born in Europe who turn to radical Islam. Moreover, converts are to be found in almost every Qaeda cell: they did not turn fundamentalist because of Iraq, but because they felt excluded from Western society (this is especially true of the many converts from the Caribbean islands, both in Britain and France). "Born again" or converts, they are rebels looking for a cause. They find it in the dream of a virtual, universal ummah, the same way the ultraleftists of the 1970's (the Baader-Meinhof Gang, the Italian Red Brigades) cast their terrorist actions in the name of the "world proletariat" and "Revolution" without really caring about what would happen after.

 

It is also interesting to note that none of the Islamic terrorists captured so far had been active in any legitimate antiwar movements or even in organized political support for the people they claim to be fighting for. They don't distribute leaflets or collect money for hospitals and schools. They do not have a rational strategy to push for the interests of the Iraqi or Palestinian people.

 

Even their calls for the withdrawal of the European troops from Iraq ring false. After all, the Spanish police have foiled terrorist attempts in Madrid even since the government withdrew its forces. Western-based radicals strike where they are living, not where they are instructed to or where it will have the greatest political effect on behalf of their nominal causes.

 

The Western-based Islamic terrorists are not the militant vanguard of the Muslim community; they are a lost generation, unmoored from traditional societies and cultures, frustrated by a Western society that does not meet their expectations. And their vision of a global ummah is both a mirror of and a form of revenge against the globalization that has made them what they are.

 

Olivier Roy, a professor at the School for Advanced Studies in the Social Sciences, is the author of "Globalized Islam."

 

 

 

 

Ektiğini biçersin...  oeksi@hurriyet.com.tr  

 

ŞİMDİ biliyorsunuz, Pakistan Londra’da meydana gelen terör eylemleri nedeniyle büyüteç altında... Özellikle ABD ve İngiltere, yıllar önce Sovyetler’e karşı, Afganistan’da mücahit yetiştirmek amacıyla Pakistan’da açılmasına yardım ettikleri 6 bin kadar medresenin kapatılmasını istiyorlar.

 

Çünkü orada yetişenler, Sovyetler’e (Ruslara) karşı Taliban saflarında çarpıştılar ama silahlarını şimdi, onları yetiştirenlere çevirdiler.

 

Ve bakıyorsunuz 11 Eylül 2001 tarihli İkiz Kuleler olayından sonra İspanya’da, Türkiye’de ve Londra’da hep, o okullarda veya aynı eğitimi veren yerlerde yetişmiş olanlar terör eylemi yapıyorlar.

 

Hemen belirtelim... Bizdeki yobaz teröristlerin de çoğu, 1980’li yıllarda köylerden ‘dinini öğrenmesi’ için İran’a götürülüp orada yetiştirilenlerdir.

 

Aynı tür sorunun ılımlısını, yıllardır türban konusunda yaşamıyor muyuz?

 

Anımsarsanız, imam hatip okullarına ilk yıllarda kız öğrenci alınmazdı. Çünkü bunlar ‘İslam dinini’ öğreten ve onun pratiğini yaptıracak meslek adamı yetiştiren laik okullardı. O meslek alanında kızlara yer yoktu.

 

Sonra ‘kızlar da hatiplik yapar’ gerekçesiyle okulun kapıları onlara da açıldı. Onu, ülkemizi yönetenlerin okulların laik karakterini gözardı edip kızların başlarını örtmelerine izin vermeleri izledi. Ve o kızlar liseyi bitirip üniversiteye girince, türban davası ortaya çıktı.

 

Aslını konuşalım... Önce başlarını örtmelerine engel olmayıp sonra -üstelik hukuken ergin sayıldıktan sonra- karşı çıkmanın mantığı var mı?

 

Ya da ahmaklık buna denmezse neye denir?

 

AKP iktidarı, bu dediklerimizin bin beterinin tohumunu ektiğini, önceki günkü Resmi Gazete’de ilan etti:

 

Milli Eğitim Bakanlığı Müfettişlerinin, Diyanet İşleri’ne bağlı -yasal olarak açılmış- 4 bin 322 Kur’an kursunu denetleme yetkisi, ilgili yönetmelikte yapılan değişiklikle kaldırıldı.

 

Bundan böyle denetim görevini Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı 59 müfettiş yapacakmış.

 

Bu iki sayıyı yan yana getirince ‘artık teftiş yapılmayacağını’ rahatça söyleyebilirsiniz, ama aslında o da önemli değil. Çünkü bunlar ne de olsa ‘Diyanet’e bağlı’ yani devletin tanıdığı kurslar.

 

Bir de açıkça yasadışı olan kurslar var. Mahalle içinde, ‘hoca’ diye geçinen yobazların, küçücük yavruların kafasına din adına hurafe doldurdukları kurslar ile genellikle şehir dışlarında bulunan (böylece çocukları istedikleri kalıba sokma olanağı sağlayan) yurtlarda verilen kurslar var. Bunların sayısının 2000 kadar olduğu (her birinde 100 öğrenci olsa 200 bin eder) biliniyor. Bu yurtlar da -fiilen- tamamen denetim dışıdır.

 

Dahası... Bugünkü Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, onlarla ilgili yönetmeliği de değiştirerek, dışarıdan her türlü adamın bu yurtlara gelip orada kalmalarına ve çocukları yetiştirmelerine (!?) izin verdi.

 

Kısacası... Kendi teröristimizi artık kendimiz yetiştireceğiz demektir.

 

AKP iktidarı, ilerideki kuşakların lanetine kendini hazırlasın...

 

 

 

Bugunku jeopilitikada bu sorunun cevabi en muhim seylerden biridir; Neden genc erkek Sunni muslumanlar Londra’dan Riyad’a, Bali’den Bagdat’a kadar heryerde kendilerini ve baskalarini bombalarla ucurmaya bu kadar istekliler dinleri adina? Tabii butun muslumanlar bombaci degiller;bunu ima etmek komiktir.

 

Ama son zamanlardaki neredeyse tum bombali intaharcilarin hepsi de Sunni muslumanlardi. Dunyada bircok kizgin- ofkeli insanlar vardir.Kizgin Meksikalilar, Kizgin Afrikalilar,Kizgin Norvecliler. Ama ofkelerinden dolayi kendilerini ve tamamen masum baskalarini ve baska muslumanlari dahil  oldurmeye haklari oldugunu ve motivasyonlari oldugunu dusunenlerse genc Sunni radikaller. Neler oluyor?

 

Ne biz ve ne de Musluman dunyasi artik bu sorudan daha fazla kacamayiz. Bu ozellikle de Hollandali film yapimcisi ve Islami toleranssizligi tenkit eden Theo van Gogh” u izleyip bir Amsterdam sokaginda takip eden ve 15 defa ates edip ve de bogazini da kasap bicagi ile kesen  Fas ‘da dogmus Hollanda vatandasi Muhammed Bouyeri gibi insanlar icin gecerli. Bouyeri Sali gunu mahkemenin son gununde “ Hareketim icin tum sorumlulugu ustleniyorum. Tamamen dinim adina hareket ettim “dedi.

 

Acikca birden fazla sey var. Birincisi Avrupa tum etnik gruplarin birbiri ile tam kaynastigi ideal bir toplum degil ve Financial Times’in da yazdigi gibi, bu muslumanlari,  “ulkelerinden, dillerinden ve oradaki kulturlerinden kendilerini kopartilmis goren” insanlari, asla yeterince entegre edip kendi iclerine almadilar- yeterince asimile etmediler  ve de boylece de onlarin yeni jihad kimliklerine kolay kurban edilmelerini kolaylastirdilar.

 

Ikincisi de Sunni islamiyetin modernlikle savasidir. Islamiyetin uzun ve geleneksel bir toleransi vardir oteki dinlere ancak sadece Islamiyetin ustun oldugunu kabul ederek, tum dinlerin esitligini kabul ederek degil.  Islamiyetin kendi kimligi olarak da onun  otantik-gercek ve tek din olarak en ideal ifade edilmis oldugu kabul edilmektedir. Muslumanlara Islamiyette Allah  3.0 en kiymetli, Hristiyanlikta Allh 2.0 daha az kiymetli, Judaizmde Allah 1.0 daha da az kiymetli, Hinduizmde Allah 0.0 en kiymetsiz olarak ogretilmektedir.

 

Bu genc muslumanlarda suregelen problemlerden birisi de, bir yandan Batili toplumlar onlara cazip gelmekte ve hoslarina gitmektedir ve bu hoslanma ve tahrikten hem de utanmaktadirlar. Ote yandan batili toplumlar tarafinda  asagilandiklarini hissetmektedirler cunku Sunni Islamiyet medeniyetinin ustun olmasi gerekirken, yine ayni medeniyetin Islam dunyasinda 12 nci asirdan beri her turlu reform ve yorumlari yasaklamasi, musluman topraklarindaki yenilenmek ruhunu bogarak oldurmus yok etmistir ve Islamiyet dunyasini daha az guclu, ekonomik ve teknik olarak da daha az gelismis yapmistir Allah 2.0 ve Allah 1.0 ve Allah 0.0 dan .

 

“Bu genc muslumanlardan bazilari ahlaken kendilerinden daha dusuk olarak gordukleri medeniyetler tarafindan tahrik olup bu hoslarina gitmektedir ve de onlara kendi dinlerinin en ustun super din ve inanc oldugu ogretilmesine ragmen, oteki medeniyetlerin durumunun cok cok daha iyi oldugunu gormektedirler” diyor Kahire’de yasayan biyografi yazari ve tercuman Naguib Mahfouz.  “Ic catisma cok fazla oldugunda , bazilari “sehitlik mertebesi” icin kendilerini ise alanlara basvururlar ve sozde Musluman topraklarinin haksiz isgali icin savasirlar ve de kendimizde curume gerilemedir bu

 

Bu parasizlik fakirlikle ilgili degildir. Bu kendine saygi onur yoksunlugu ve bunun tetikleyebilecegi ofkedir.

 

Londradaki bombacilardan biri evliydi, cocugu vardi,esi de hamileydi. Irak veya israil’deki ulusal catismanin bir parcasi olan  intahar bombalarini anlayabilirim ama asla kabul edemem-onaylayamam. Ama o toplum tarafindan beslenmis buyutulmus bir Ingiliz musluman vatandasi kendi komsularini rastgele havaya ucurup geride kendi bebegini ve hamile esini birakiyorsa, bana gore bu insan ya tehlikeli bir tarikat veya tehlikeli vaazlar veren bir kisinin pencesindedir- bu tehlike hem bu inanci paylasanlar icin ve hem de dunya icin buyuk tehlikedir.

 

Bu nasil oluyor? Ingiltere’nin Independent gazetesi bombacilardan birisini, Hasib Hussein’in  son zamanlarda cok aniden “ Ingiliz Asyali batili giysiler giyen bir kisiden  aniden Islamiyet entarileri giysileri giyen ve sadece kendi inancini paylasan muslumanlara selam demek icin duran” bir kisiye donusumunu anlatti.

 

Bu hikayenin sirri iste bu degisikliktedir ve Islamiyetteki krizin de oyle. Hasib Hussain ve arkadaslarinin bu cok ani degisimlerine sebep olan kisiler ve olaylar – eger oteki muslumanlarca durdurulmazsa- her bir muslumanin supheli gorulmesine ve dunyanin en buyuk dinlerinden birinin de olum tarikatina donusmesine neden olacaktir.

 

 

A Poverty of Dignity and a Wealth of Rage, By THOMAS L. FRIEDMAN Published: July 15, 2005

A few years ago I was visiting Bahrain and sitting with friends in a fish restaurant when news appeared on an overhead TV about Muslim terrorists, men and women, who had taken hostages in Russia. What struck me, though, was the instinctive reaction of the Bahraini businessman sitting next to me, who muttered under his breath, "Why are we in every story?" The "we" in question was Muslims.

The answer to that question is one of the most important issues in geopolitics today: Why are young Sunni Muslim males, from London to Riyadh and Bali to Baghdad, so willing to blow up themselves and others in the name of their religion? Of course, not all Muslims are suicide bombers; it would be ludicrous to suggest that.

But virtually all suicide bombers, of late, have been Sunni Muslims. There are a lot of angry people in the world. Angry Mexicans. Angry Africans. Angry Norwegians. But the only ones who seem to feel entitled and motivated to kill themselves and totally innocent people, including other Muslims, over their anger are young Sunni radicals. What is going on?

Neither we nor the Muslim world can run away from this question any longer. This is especially true when it comes to people like Muhammad Bouyeri - a Dutch citizen of Moroccan origin who last year tracked down the Dutch filmmaker Theo van Gogh, a critic of Islamic intolerance, on an Amsterdam street, shot him 15 times and slit his throat with a butcher knife. He told a Dutch court on the final day of his trial on Tuesday: "I take complete responsibility for my actions. I acted purely in the name of my religion."

Clearly, several things are at work. One is that Europe is not a melting pot and has never adequately integrated its Muslim minorities, who, as The Financial Times put it, often find themselves "cut off from their country, language and culture of origin" without being assimilated into Europe, making them easy prey for peddlers of a new jihadist identity.

Also at work is Sunni Islam's struggle with modernity. Islam has a long tradition of tolerating other religions, but only on the basis of the supremacy of Islam, not equality with Islam. Islam's self-identity is that it is the authentic and ideal expression of monotheism. Muslims are raised with the view that Islam is God 3.0, Christianity is God 2.0, Judaism is God 1.0, and Hinduism is God 0.0.

Part of what seems to be going on with these young Muslim males is that they are, on the one hand, tempted by Western society, and ashamed of being tempted. On the other hand, they are humiliated by Western society because while Sunni Islamic civilization is supposed to be superior, its decision to ban the reform and reinterpretation of Islam since the 12th century has choked the spirit of innovation out of Muslim lands, and left the Islamic world less powerful, less economically developed, less technically advanced than God 2.0, 1.0 and 0.0.

"Some of these young Muslim men are tempted by a civilization they consider morally inferior, and they are humiliated by the fact that, while having been taught their faith is supreme, other civilizations seem to be doing much better," said Raymond Stock, the Cairo-based biographer and translator of Naguib Mahfouz. "When the inner conflict becomes too great, some are turned by recruiters to seek the sick prestige of 'martyrdom' by fighting the allegedly unjust occupation of Muslim lands and the 'decadence' in our own."

This is not about the poverty of money. This is about the poverty of dignity and the rage it can trigger.

One of the London bombers was married, with a young child and another on the way. I can understand, but never accept, suicide bombing in Iraq or Israel as part of a nationalist struggle. But when a British Muslim citizen, nurtured by that society, just indiscriminately blows up his neighbors and leaves behind a baby and pregnant wife, to me he has to be in the grip of a dangerous cult or preacher - dangerous to his faith community and to the world.

How does that happen? Britain's Independent newspaper described one of the bombers, Hasib Hussain, as having recently undergone a sudden conversion "from a British Asian who dressed in Western clothes to a religious teenager who wore Islamic garb and only stopped to say salaam to fellow Muslims."

The secret of this story is in that conversion - and so is the crisis in Islam. The people and ideas that brought about that sudden conversion of Hasib Hussain and his pals - if not stopped by other Muslims - will end up converting every Muslim into a suspect and one of the world's great religions into a cult of death.

 

·         DUNYA ALARMDA TURKIYE UYUYOR http://www.gazetevatan.com/root.vatan?exec=haberdetay&tarih=09.07.2005&Newsid=56712&Categoryid=1

·         RECEP TAYYIP ERDOGAN http://www.milliyet.com.tr/2000/02/09/t/yazar/cemal.html

 

 

 

IKTIDARA GELMEK ICIN PAPAZ ELBISESI BILE GIYERIM. TC BASBAKANI TAYYIP ERDOGAN

 

* Şimdi siz imam denilince camide namaz kıldıran insan zannediyorsunuz. İslami terminolojide imam idari yetkinin elinde olduğu insandır. Çünkü imam, önderdir, rehberdir. Şimdi burada biz bir önderiz, idareciyiz. (8 Ocak 1995, Hürriyet, Neşe Düzel röportajı)

 

Benim referansım İslam

* Her şeyden önce RP bir din, RP eşittir İslam demek değildir. Türkiye'de RP'nin yöneticileri olarak biz İslam öncelikli bir yaşam tarzını benimsemiş insanlarız. Türkiye'nin yüzde 99'u "İslam yaşama biçimimdir" diyor. (13 Şubat 1994, Cumhuriyet)

 

Laiklik Ata'nın fikri değil

* Laiklik düşüncesi Atatürk'e ait değildir. Anayasaya Atatürk hasta yatağında yatarken 1937 yılında İnönü tarafından sokulmuştur. Araştırın aldatılmayın. (13 Mayıs 1994, Milliyet, Boğaziçi Üniv. öğrencileriyle sohbet)

 

* Ben diyorum ki insanlar laik olmaz. Nitekim Anayasamız da "TC vatandaşları laiktir" demiyor, "TC Devleti laiktir" diyor. Müslümanlığın karşısına laikliği oturtamazsınız. (10 Temmuz 1998, Hürriyet)

 

Elhamdülillah şeriatçıyım

* Türkiye'de yaşayanların yüzde 99'u Elhamdülillah Müslüman olduğunu söylüyor. O zaman yüzde 99'un "Elhamdülillah Şeriatçıyım" demesi de lazım. Ben elhamdülillah şeriatçıyım. Şeriat İslam, Allah'ın kuralları demektir. (21 Kasım 1994, Milliyet)

 

Taksim'e cami yaparız

* Bu can bu tende kaldıkça bu beş yıllık dönem içinde Allah'ın izniyle aşındırmadık kapı bırakmayacak ve Taksim Camii'ni Bismillah yaptıracağım. Taksim Meydanı bir semboldür. Ama bizim kimliğimiz yok. (21 Kasım 1994, Milliyet)

 

Esasen Atatürkçüyüz

* Atatürkçü olmadığımızı her zaman söylüyoruz, ama Atatürk'ün ilkelerini benimsiyoruz. Bizde kişiye tabi olma söz konusu değildir. Biz peygamberimizin de, Atatürk'ün de ilkelerini şeklen değil esasen benimsiyoruz.

(17 Ekim 1996, Sabah)

 

Türkiyeli Müslüman

* Ben Türkiyeli bir Müslümanım. Müslümanlar şu anda önemli bir karar aşamasında bulunmaktadırlar. İslam havzası, bu kararın arifesindedir. Dünyada gerçek barış, ancak İslam havzasının bu kararın verişiyle gerçekleşecektir.

(9 Ocak 1995, Tercüman, Hollanda İslam Federasyonu konuşması)

 

 

“Hiç öyle şey olur mu? Kadınlar bizim başımızın tacı, onların yorulmasını istemeyiz, evde oturacaklar, erkekler çalışacak!" RECEP TAYYIP ERDOGAN

 

"Demokrasiyi arac olarak gordugum saptamasi, baglamindan koparilarak ve zorlamayla baska baglamlara yerlestirilerek sunuldu.(...) Demokrasiyi icsellestirdim. Hala birileri cikip seriat devletinden bahsederse, onu ciddiye almam.(...) Bizce tek cozum laiklik..." TC BASBAKANI TAYYIP ERDOGAN

 

"Su ana kadar demokrasiyi bizim gibi anlayan, bizim gibi yasayan ve yasatmaya gayret eden bir parti gelmedi. Ama demokrasi amac mi arac mi? Ha burada bizim bir ayriligimiz var. Biz diyoruz ki, demokrasi bir aractir. Demokrasi bir amac degildir." TC BASBAKANI TAYYIP ERDOGAN

 

"Refah din degildir. Esittir Islam degildir. (Abdullah Gul de yukarida bu sozleri tekrarliyor, HC) Ama Refah'in referansi Islam'dir. Referansimiza ters hicbir sey yapmak ve yasamak istemiyoruz." BASBAKANI TAYYIP ERDOGAN

 

Biz halkin sesi olacagiz…….Bu ulkede sesi kisilmak istenenler var. Eger sesleri dayatma maksadiyla kesmeye veya kismaya calisirsaniz, dunyanin degisik ulkelerinde gordugunuz vahsetleri bu ulkede de gorursunuz. Yazik olur. BASBAKANI TAYYIP ERDOGAN

 

 

BU MILLETE COGALMAYIN TAVSIYESI ADETA IHANETI VATANIYE, ADETA BU MILLETI AZALTARAK TARIHTEN, DUNYADAN SILME PROJESIDIR. NUFUS OLMAZSA EKONOMIK SORUN OLMAZ DIYORLAR. BU MILLETIN COGALMASI LAZIM. BIZ BOYLE DUSUNUYORUZ. SAKIN HA, ALLAH NE VERDIYSE!. TC BASBAKANI TAYYIP ERDOGAN

 

"Minareler süngü, kubbeler miğfer, Camiler kışlamız, mü'minler asker, Bu ilahi ordu dinimi bekler, Dillerde tevhid Allahu Ekber. Mü'minler ordusu Hakk'ın kolunda, Batılla savaşır dini uğrunda, Ezelden Ebede Kur'an yolunda, Allahu Ekber, Allahu Ekber. Hak dinin rehberi Resul-i Ekrem İman telkin eder hadisi her dem Dinimizde yoktur gizli ve mahrem Doğrudan doğruya Allahu Ekber."  BASBAKAN TAYYIP ERDOGAN

 

...Hem laik, hem Müslüman olunmaz. Ya Müslüman olacaksın, ya laik. BASBAKAN TAYYIP ERDOGAN

 

...İslâm alemi Müslüman Türk milletinin ayağa kalkmasını bekliyor. Kalkacağız. Bu kıyam başlayacak. BASBAKAN TAYYIP ERDOGAN

 

....Sandığa giderken egemenlik milletindir. Ama maddede ve manâda egemenlik Allah'ındır. Tutturmuşlar laiklik elden gidiyor diye. Bu millet istedikten sonra tabiî elden gidecek. BASBAKAN TAYYIP ERDOGAN

 

 

Türkiye demokrasi konusunda bir daha asla tereddüt geçirmeyecek.

Başbakan Recep Tayyip ERDOĞAN

 

“Kuran kursunun kaçağı, kanunsuzu mu olurmuş canım? Bu millet çocuğuna dinini öğretemeyecek mi?" Başbakan Recep Tayyip ERDOĞAN

 

Bir gazetecinin tespitiydi bu. Ben kendimi bu toplumun 'asil evladı' kabul ediyorum. Hiç zenci olarak görmedim, başkaları benim kendimi öyle görmemi istedi. Oradaki zenci tanımı haksızlığa uğramış anlamında kullanılıyor olmalı. Millet bizi 3 Kasım'da öyle bir yere oturttu ki, bizi zenci olarak görmek isteyenlere cevap verdi. 'Hayır, bunlar bu ülkenin dürüst, namuslu evlatlarıdır. Asıl onurlu insanlar bunlardır' dedi. Birilerinin değil, milletin nasıl gördüğü önemli. Ama gönderme yapıldığı anlamda elbette kendimi hala zenci görüyorum. Başbakan Recep Tayyip ERDOĞAN

 

Tutturmuşlar laiklik elden gidiyor... Yahu bu millet istedikten sonra tabii elden gidecek... Başbakan Recep Tayyip ERDOĞAN

 

İnsanlar laik olmaz, devlet laik olur….Bunu yalnız ben söylemiyorum, sosyologlar, bütün dünya sosyologları böyle söylüyor. Başbakan Recep Tayyip ERDOĞAN

 

"Türkiye'deki ırk ayrımına kesinlikle son vereceğiz. Çünkü Refah Partisi diğer partilerle zıt fikirde. Bizi sindiremezler. Gökler, yerler açılsa, üzerimize tufanlar, yanardağlar saçılsa yolumuzdan dönmeyiz. Benim referansım İslamiyet'tir. Bunu yerine getiremiyorsam, yaşamanın ne anlamı var. Batı insanının bile inanç hürriyeti var. Avrupa'da ibadete, başörtüsüne saygı duyuluyor. Ama, Türkiye'de engelleme getiriliyor. Türkiye'de neden buna saygı gösterilmiyor. Okunan ezanı kimse susturamayacak. Çünkü, ezanın sustuğu yerde insanların huzuru olmaz." Başbakan Recep Tayyip ERDOĞAN

 

Adı Müslüman olan birinin, terör eylemi yaptı diye bunu İslam'a fatura etmeye kimsenin hakkı yok….teröre kimse, İslam'ı yaklaştırmasın. İslami terör, İslamcı terör gibi ifadelere asla pirim vermeyiniz….Basını da tekrar uyarıyorum: Asla teröre sıfat olarak İslam'ı koymayın….dinci terör diyebilirsiniz ama İslami terör, İslamcı terör diyemezsiniz. Adı Müslüman olan birinin, terör eylemi yaptı diye, bunu, İslam'a fatura etmenin kimsenin hakkı yoktur…. Recep Tayyip Erdogan

 

Böyle konuşursanız TÜSİAD'a dinsiz derler. Recep Tayyip ERDOĞAN

 

"Nerede olursa olsun bilimi arayacağız, bulacağız ve insanımızın yetişmesine katkıda bulunacağız. Bedeli ne olursa olsun..." Recep Tayyip ERDOĞAN

 

 

“Biz aldatılan kadının hakkını koruyoruz" Recep Tayyip ERDOĞAN

 

"Türkiye'de dekolte aldı başını gidiyor. Karın kısmı açık pantolonlarla üniversiteye bile gidiliyor. Biz bunları düzenlemek için kanun çıkarıyor muyuz?" Recep Tayyip ERDOĞAN

 

 

"Özel ve vakıf üniversiteleri arasında ayrım yapalım diyoruz, isteyen kızlar özel ve vakıf üniversitelerine türbanla girebilir. Ama itiraz ediyorlar." Recep Tayyip ERDOĞAN

 

 

"Cuma namazlarında insanlar sokağa taşıyor. Cuma günü cami açığı var." Recep Tayyip ERDOĞAN

 

Her şeyden önce Türkiye'de kadınların bu mevkilere gelebileceğinin görülmesi bakımından çok önemli bir ispattır. Bu Ali Bey'in, Avrupa'da çok iyi takdim edebileceği bir konudur. Recep Tayyip Erdogan

 

SILAH MAGANDALARI VE DUGUNDE HAVAYA ATES ACAN AKP LI MILLETVEKILLERI ICIN; “Bazı şeyleri ideolojik değerlendirmeyin, bu olmuş bitmiştir. Türkiye’nin kendi gelenekleri, görenekleri var. Bu olmuş bitmiş. Arkadaşlarım bu konuda uyarılmışlardır. Toplumun genelinde bu rahatsızlık var, Türkiye’nin dört yanında oluyor. Bizim toplumsal aydınlanmamız lazım. Benim milletvekili arkadaşlarım yapınca mı gündeme geldi? O güne kadar neredeydi medya? Belki de hayırlı oldu. Saptırma olmasın, konunun üzerine hep birlikte gidelim. Olayın siyasi boyutta değil toplumsal bilinç noktasında eksikliği vardır." Recep Tayyip Erdogan

 

 Milliyet 18:30 15 Kasım 2005 / Salı

Erdoğan: Türban için söz söyleme hakkı din ulemasınındır!

 

"Bu bizim önümüzde bir sorundur ve er veya geç çözülmelidir……

      Bu 8 yıllık bir süreçtir. Bu süreç içerisinde üniversiteye giden kızlarımız, başları örtülü olarak devlet üniversitelerinde ve vakıf üniversitelerinde başörtülü olarak derslere girememektedir. Bu, bana göre din ve vicdan özgürlüğünün, eğitim özgürlüğünün kısıtlanmasıdır…

 

AİHM’nin son kararı var. Ben bu kararlara şaşıyorum. Bazı hukuki yorumlara, bazı köşe yazarlarına baktığımız zaman, bizim yaklaşım tarzımızı ’Bunların hukuka saygısı yok’ diye değerlendiriyorlar. Bu bir dosya kararıdır….

 

      Benim de böyle bir yorumum var. Ben cezaevine girdiğim zaman gazeteler ’Artık muhtar bile olamaz’ diyorlardı. Recep Tayyip Erdoğan TC’ye Başbakan oldu. Neyle oldu? Gene yargıyla, değişen, gelişen yasalarla oldu. AİHM’nin verdiği bu karara ben yargı kararı olarak uyarım, ama haklar, özgürlükler noktasında doğru bakmam. Niye? Çünkü nasıl olur da bir insan başını örtüyor diye eğitim, din ve vicdan özgürlüğü ortadan kalkar? ’İnanç hiçbir zaman yasanın önüne geçemez. Benim bu kızımın böyle bir iddiası yok ki... İnancı böyle olduğu için başını örtüyor, o halde saygı duymak lazım.

Mahkemenin de bu konuda söz söyleme hakkı yoktur. Söz söyleme hakkı din ulemasınındır. Açarsın o dinin mensubuna, Musevi ise o dinin mensubuna, Hıristiyansa o dinin mensubuna sorarsın, bunun dinde gerçekten emredici bir hükmü var mı?…

      Varsa saygı duymak zorundasınız. Yoksa ayrı bir konudur, o zaman siyasi, ideolojik olur. O farklı bir olay. Dinde bunun yeri varsa saygı duymak zorundasınız. Ben diyorum ki dinde bunun yeri var. Biraz bu alanda mürekkep yaladık. Bu alanda hiç alakası olmayanların, İslam dininin aydınlarına sormadan böyle bir kararı farklı bir yere çekmek suretiyle vermek yanlıştır diye düşünüyorum." TC BASBAKANI Recep Tayyip Erdogan

 

"Bunların çağdaşlık mağdaşlıkla yakından uzaktan alâkası yok. Hükümet olduğumuz üç yılda yaptıklarımız ortada. Bunları görün be!." TC BASBAKANI Recep Tayyip Erdogan

 

'Demokrasi de, din de, insan mutluluğu için bir araçtır.” TC BASBAKANI Recep Tayyip Erdogan

 

"Türkiye’nin yarınında artık Kemalizme ve Kemalizm benzeri rejimlere yer yoktur. Kemalizmin yeniden kendini üretmesi söz konusu değildir. Bizim için en üst belirleyici, İslam’ın ilkeleridir. Her şey ona göre belirlenir. Ben İslam’ın devlet planı içinde düşünüyorum." TAYYIP ERDOGAN http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/3876539.asp?yazarid=5

 

http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/3921616.asp?yazarid=5 Gel buraya, artistlik yapma.

 

"Artistlik yapmıyorum, lütfen hakaret etmeyin."

 

"Böyle bağırılmaz... Lan bana anayasayı öğretme. Terbiyesizlik yapma lan."

 

"Lan mı?"

 

"Evet."

 

"Canın sağolsun."

 

"Şu anda çiftçiye ne verildiğinin farkına mısın?"

 

"Benim mahsulüm öldükten sonra mı? İki senedir anamız ağladı."

 

"Haydi, anan ağlasın, baban ağlasın. Ananı al git buradan."

 

Vatandaş, korumalar tarafından götürülürken haykırıyor:

 

"Lan diye hitap etme. Ayıp be! Sayın Başbakan diye hitap ettim, ’lan’ diye hitap etti."

http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/3921616_p.asp  http://www.milliyet.com.tr/2006/02/12/son/sonsiy01.asp

 

http://www.cumok.org/html/koseyazilari/040717iselcuk_1.htm  21 Ağustos 2001 günü gazetelerin birinci sayfalarında Erdoğan 'ın bir konuşması yayımlandı... VE DE  2001  http://www.milliyet.com/2001/08/21/siyaset/asiy.html

 

''Laiklik tabii elden gidecek..''''Tutturmuşlar laiklik elden gidiyor, diye!.. Yahu bu millet istedikten sonra laiklik tabii elden gidecek!.. Sonra nedir bu laiklik Allah aşkına?.. Bu ne menem şey?.. Çıkıyor İçişleri Bakanı, 'Devlet dine karışır' diyor. Eeee.. gerisini niye söylemiyorsun?.. Din devlete karışır demiyorsun!..'' TAYYIP ERDOGAN

 

''Hem laik, hem Müslüman olunamaz. İkisi bir arada ters mıknatıslama yapar'', ''1.5 milyar İslam alemi Müslüman Türk milletinin ayağa kalkmasını bekliyor, kalkacağız, ışıkları göründü. Allah'ın izniyle bu kıyam başlayacak'', ''Türkiye Cezayir olur mu diye soruyorlar. Biz hazmettire hazmettire geliyoruz'' TAYYIP ERDOGAN

 

 

''Egemenlik Allah'ındır..'' ''Ben Müslümanım, diyenin tekrar yanıma gelip bir de aynı zamanda laikim, demesi mümkün değil. Niye? Çünkü Müslümanın yaratıcısı Allah kesin hâkimiyet sahibidir. 'Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir' lafı koskoca bir yalan!.. Egemenlik kayıtsız şartsız Allah'ındır.''  TAYYIP ERDOGAN

 

''AB'ye girmeyeceğiz..'' ''Avrupa Birliği'ne girmek için koşturuyorlar. Onlar da bizi almamayı düşünüyorlar. Eeee.. biz de girmemeyi düşünüyoruz. AB'nin asıl adı Katolik Hıristiyan Devletler Birliği'dir.''  TAYYIP ERDOGAN

 

''Anayasayı sarhoşlar hazırladı..'' ''Kaptıkaçtı maptıkaçtı, ( Prof. Orhan Aldıkaçtı ) anayasayı hazırlıyorlar, adamlar ayık kafayla hazırlamıyorlar bunu; sonra iki senede deliniyor.''  TAYYIP ERDOGAN

 

''Ümmetçilik tutar..'' ''Yahu bu milletin bütünlüğü 'Ne mutlu Türküm diyene' ifadesiyle sağlanır mı? Osmanlı 30'u aşkın etnik grubu ümmet düşüncesiyle bir arada tuttu.

Biz de inanç birliği ile tutacağız.''  TAYYIP ERDOGAN

 

''Terör Meclis'te..'' ''Terörü Cudi dağlarında arıyorlar; terör Meclis'in içinde!.. Orada halledilmeli!..''  TAYYIP ERDOGAN

 

''Doğumları kadın yaptıracak..'' ''Doğumevlerinde yalnız kadın doktorlar çalışacak!.. Öğretmenlikte yetişmiş başörtülü kızlarımız var; şimdi işe alınmayan bu başörtülü kızlarımız anaokullarında yavrularımızı yetiştirecek...''  TAYYIP ERDOGAN

 

''Hazmettirerek geliyoruz..'' ''Türkiye Cezayir olur mu, diye soruyorlar. Biz hazmettire hazmettire geliyoruz. Allah'ın izniyle!.. Şimdi artık millet yalnız aktörleri değil, senaryoyu da değiştirmeye talip!.. Bu çalışmalarımız senaryoyu değiştirme çalışmalarıdır. Biz onun için geliyoruz. Bu düzenin koruyucusu olamayız; bu mümkün değil. Bu hukuku hazırlayanlar, bu düzenin kaldırılmasının maşası olacaklar.''  TAYYIP ERDOGAN

 

''Kıyam başlayacak..''

''Bir buçuk milyar nüfuslu İslam âlemi Müslüman-Türk milletinin ayağa kalkmasını bekliyor...

Ayağa kalkacağız.. Işıkları göründü, Allah'ın izniyle kıyam başlayacak!..''  TAYYIP ERDOGAN

 

Not-ruki- “kiyam” soz olarak anlami sudur http://www.tdk.gov.tr/tdksozluk/sozbul.ASP?Kelime=%20kıyam  kıyam

isim, din b. (***) (kıya:mı) Arapça 

 

  1 .    İslam inancına göre, ölümden sonra yeniden dirilip ayağa kalkma.

  2 .   din b. (***)  Namazda ayakta durma.

  3 .  eski dil  Ayağa kalkma, ayakta durma.

  4 .  eski dil  Bir işe girişme, kalkışma, teşebbüs etme.

  5 .  eski dil  Ayaklanma, başkaldırma, karşı gelme:

       "Planlı ihtilalin, planlı kurtuluş, kıyam ve savaşının ilk basamağı buydu."- E. İ. Benice.

 

 

 

 

 

ANA SAYFAMSA www.ruki.org