BEN DEGISTIM MI DEGISMEDIM MI, GERCEKTEN DE ADIM ADIM TURKIYE’YI DEGISTIRDIM MI, BEN ASLINDA KIMIM SIZ KENDINIZ KARAR VERIN!

 

DOKUNULMAZLIKLAR MUTLAKA KALKMALIDIR cunku kendi ellerimizle pardon oylarimizla ceteler, mafialar, MOLLA talibanlar, soyguncular, curukler, soygun ekipleri yaratilmasi icin tek basina parti liderlerine tam yetki veriyoruz- bu ASLA demokrasi degildir; uyanin tanri askina uyanin artik sene 2009 da, 21. asirda….

http://www.gazetevatan.com/root.vatan?exec=haberdetay&tarih=12.05.2007&Newsid=119263&Categoryid=1 http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=244970 http://www.hurriyet.com.tr/index/recep_tayyip_erdoğan/

 

http://www.youtube.com/watch?v=uRISEEMNMvw ALMAN SAVCILIGI DENIZ FENERINE DAVA ACTI VIDEOLARI http://video.milliyet.com.tr/default.asp?prm=0,8298016&kanal=3&id=20513&tarih=2008/09/04&get=04.09.2008

 

http://www.ruki.org/TARIKATNEDIR.htm TARIKAT NEDIR UNIVERSITE VE UZMAN RAPORLARI VE AKP, RECEP TAYYIP ERDOGAN ILE ILISKISI NEDIR-MUTLAKA OKUYUN

 

***''Hazmettirerek geliyoruz..'' ''Türkiye Cezayir olur mu, diye soruyorlar. Biz hazmettire hazmettire geliyoruz. Allah'ın izniyle!.. Şimdi artık millet yalnız aktörleri değil, senaryoyu da değiştirmeye talip!.. Bu çalışmalarımız senaryoyu değiştirme çalışmalarıdır. Biz onun için geliyoruz. Bu düzenin koruyucusu olamayız; bu mümkün değil. Bu hukuku hazırlayanlar, bu düzenin kaldırılmasının maşası olacaklar.'' TAYYIP ERDOGAN

 

 

***Ben tüccar siyasetçiyim' RTE

 

*** Ben belediye başkanlığım döneminde haksız mal ve servet edindiğim iddiasıyla Ankara 7. Asliye Ceza Mahkemesi’nde yargılandım ve beraat ettim." BASBAKAN RTE

 

 

***Oğlumun düğününde takılan altınları bozdurduk, parayı kendisinden borç aldım! RTE Yargılandığı mahkemede servet artışı için ACIKLAMA

 YAPTI

 

 

***Maaşımla geçinemiyoruz" BASBAKAN RTE

 

 

*** Hortuma damardan girdik. Hortumu kestik.'' BASBAKAN RTE

 

 

*** Ben belediye başkanlığım döneminde haksız mal ve servet edindiğim iddiasıyla Ankara 7. Asliye Ceza Mahkemesi’nde yargılandım ve beraat ettim." BASBAKAN RTE http://arsiv.sabah.com.tr/2001/08/06/p01.html http://webarsiv.hurriyet.com.tr/2002/08/23/170668.asp http://www.uludagsozluk.com/k/recep-tayyip-erdogan-in-mal-varligi/   http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=recep+tayyip+erdogan+in+mal+beyani&kw=&a=&v=&p=2

 

 

06.08.2001 SABAH GAZETESI http://arsiv.sabah.com.tr/2001/08/06/p01.html  1 milyar $'ın sırrı  - RP ve FP'deki eski arkadaşlarının, "Belediye başkanı olmadan hayatını zor kazanırdı" dedikleri Tayyip Erdoğan'ın 1 milyar dolarlık servetinin gizemi DGM'de çözülecek Rahmi Koç'un CNN Türk'te Taha Akyol'un sorularına cevap verirken söylediği bir söz ülkenin gündemine oturdu: "Siyaset para işidir... Tayyip Erdoğan'da olduğunu öğrendik. 1 milyar dolarları varmış, nasıl biriktirdilerse..." Bu sözlerin sahibi Türkiye'nin en büyük şirketler gurubu olan Koç Holding'in Başkanı. Sahibi olduğu şirketlerin geçmişi Cumhuriyetin kuruluşuna kadar dayanıyor. Başta otomobil olmak üzere Türkiye'de pek çok sanayinin kuruluşuna imza atmış, önderliğini yapmış bir ailenin temsilcisi. Türkiye'deki her evde birkaç ürünü kullanılan, dünyanın dört bir yanına ihracat yapan Koç Holding'in Başkanı Rahmi Koç. Ve Forbes Dergisi'nin son araştırmasına göre Rahmi Koç'un serveti 2.5 milyar dolar...DEVAMI VAR http://arsiv.sabah.com.tr/2001/08/06/p01.html www.hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/ haber.aspx?id=3843963&yazarid=91  http://www.hurriyet.com.tr/index/recep_tayyip_erdo%C4%9Fan/ 

 

 

5 AGUSTOS 2001 http://arama.hurriyet.com.tr/arsivnews.aspx?id=8229 Koç: Tayyip Bey'in 1 milyar doları varmış-Siyasetteki yeni oluşumları değerlendiren Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Rahmi Koç, ‘‘Bu iş para meselesidir’’ derken, ‘‘Tayyip Bey'de çok para olduğunu öğrendik, 1 milyar dolar biriktirmişler, nasıl biriktirdilerse’’ diye konuştu. Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Rahmi Koç, siyasetin para işi olduğunu söylerken, Tayyip Erdoğan'ın başını çektiği Yenilikçiler'in sahip olduğu söylenen 1 milyar dolar için ‘‘Nasıl biriktirmişlerse, onun mali bir derdi olacağını zannetmiyorum’’ yorumunu yaptı. Koç, Erdoğan'ın kendisini yenilediğine inanmadığını da açıkladı........CNN Türk'te ‘‘Eğrisi Doğrusu’’ programında Taha Akyol'un sorularını yanıtlayan Rahmi Koç, ekonomiden siyasete kadar birçok konudaki yorumlarını anlatırken, kendilerini Yenilikçiler olarak adlandıran grubun lideri Tayyip Erdoğan'a ilişkin görüşlerini de açıkladı. Koç, şunları söyledi:‘‘Tayyip Bey'in bir geçmişi var. Muhtelif partilerden geldi. İstanbul belediye başkanlığı yaptı, üç ay mahkum oldu. Bazı İngilizler der ki, liderler hapishaneden geçer. O da derslerinin hepsini yapmış oldu. Şimdi Tayyip Erdoğan yeni bir misyona soyunuyor. Bu iş para meselesi. Tayyip Erdoğan'da çok para olduğunu radyolardan dinledik, 1 milyar dolar para biriktirmişler, nasıl biriktirdilerse. Dolayısıyla onun mali derdi olacağını zannetmiyorum. Tayyip Bey, kendini yenilediğini söylüyor, ben kendisini çok yenilediğine inanmıyorum. Bunlar bir misyon yürütüyorlar’’Tayyip Erdoğan ile Necmettin Erbakan arasındaki farkın görüş farklılığı değil, izlenen yol olduğunu söyleyen Rahmi Koç, sözlerine şöyle devam etti:‘‘Bunlar bir misyon alarak yürürler ve ondan kolay kolay ne sağa, ne de sola sapacaklarını zannetmiyorum. Bugüne kadar kurulan partilere bakalım, Milli Nizam, Milli Selamet, Refah, Fazilet, şimdi de Saadet partisi. Saadet hariç bunların hepsi tökezledi, kapatıldı. Buradan bir mesaj alınması lazım. Türkiye'de bu yoldan gidilmiyor mesajını alamadılar şimdiye kadar. Hep aynı şeyde ısrar ediyorlar. Erbakan mutlak hakimdi, bu işi kuran adam, bu işin babası. Erbakan'ın müthiş bir zeka oyunu ve manevraları vardı. Ne zaman Erbakan cezalandırıldı parti bölündü. Tayyip Bey'in de Erbakan ile ayrılığı oldu. Ortaya çıkan görüş ayrılığı 'ben ilericiyim, sen gericisin' değil, hedefe gitmede. Erdoğan kendine bir yol seçti, ilerleyecektir. 'Ben yenilikçiyim' diyor, ama zannetmiyorum. O hedefe başka bir yol seçerek belki daha yumuşak bir yol seçerek gitmeyi planlıyor. Dikkat ederseniz, sorulan soruların hiçbirine cevap vermiyor. Politikada cevap vermemizlik olmaz. Politikada cevap vereceksin, kendinin ne olduğunu ortaya koyacaksın. Taahhüt altına girmemek için cevap vermiyor, bence hatalı.’’… http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=8229  

 

 

 

***Malvarlığında gizlilik esası vardır" BASBAKAN RTE; DOKUNULMAZLIKLAR, GIZLILIKLER SADECE ASIRET YONETIMLERINDE VARDIR

 

 

*** Türkiye’yi pazarlıyorum. Benim için verilecek para önemlidir. Her şeyi pazarlar satarım, parayı veren düdüğü çalar. RTE, http://www7.gazetevatan.com/root.vatan?exec=yazardetay&tarih=01.05.2007&Newsid=117866&Categoryid=4&wid=142 CAN ATAKLI

 

 

***Ben malvarlığımı açıklayacağım demedim, ama bugün bütün gazeteler açıklayacağımı yazıyor" BASBAKAN RTE 31.1.2006, DOKUNULMAZ+MAL VARLIGI SORULAMAZ= ASIRET YONETIMI,  TURKIYE BASBAKANIDIR

 

 

***Sizin malınızdan bana ne, benimkinden size ne?" AKP Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı 17 SUBAT 2006 MILLIYET

 

“Bütün okullar İmam Hatip yapılacak” (RTE 17.9.1994 Cumhuriyet) http://www.hurriyet.com.tr/gundem/12120453.asp?gid=229 http://www.hurriyet.com.tr/gundem/12120740.asp http://haber.gazetevatan.com/YOK_OSSde_imam_hatiplerin_onunu_acti/249976/1/Gundem

 

 

“Türkiye'de Müslümanlar dinini özgürce yaşayamıyor …Türkiye’de sadece gayrimüslim azınlıklar değil, Müslüman çoğunluk da dini özgürlüklerle ilgili sorunlar yaşıyor. Ülkede son dönemde laiklik eksenli bir tartışmaya tanık oluyoruz. AKP Dışişleri Bakanı Ali Babacan, Avrupa Parlamentosu’nun önünde dün yaptığı konuşmasında, Türkiye’de yaşayan Müslüman çoğunluğun dinini yaşayamadığından yakındı. 30 MAYIS 2008 BUTUN GAZETELERDE

 

***AK Parti, laik bir anlayışın savunucusu değildir. Dini her alandan kovan bir felsefi laikçi anlayışın temsilcisi değiliz  AKP Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat, önceki akşam Başbakanlık Yayın Holding’in televizyonlarından atv’nin konuğuydu. Ağırlıklı olarak partisinin kapatılma davası hakkında konuştu. 28.5.2008 http://www9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?Newsid=180849&Categoryid=4 http://www.cnnturk.com/TURKIYE/haber_detay.asp?PID=318&haberID=463450

 

 

***“DINI KULLANDIK”

TAYYIP ERDOGAN, BASBAKAN OLDUGUNDA- VE BAKAN M ALI SAHIN DE “SIYASETTE DINI KULLANDIK” DEMIS – MUTLAKA BASTAN SONA OKUYUN VE KAVRAYIN-ANLAYIN BAK; “MUSA’NIN COCUKLARI TAYYIP VE EMINE” , YAZARI ERGUN POYRAZ , TOGAN YAYINCILIK ISBN 978-9944-337-07-6

 

 

RECEP TAYYIP ERDOGAN GOOGLE VIDEOLARI   http://video.google.com/videosearch?q=RECEP+TAYYIP+ERDOGAN&hl=en&sitesearch=# 

 

 

FETHULLAH GULEN'IN BUYUK IHTIRASI, TURKIYE'DEKI ISLAMCILIK TEHLIKESI, FETHULLAH GULEN TURKIYE'NIN HUMEYNISI MI? turkcesi http://www.meforum.org/2071/fethullah-gulenin-buyuk-ihtirasi

http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=fethullah+g%C3%BClen

 

FETHULLAH GULEN KASETLERI**** AKP YI, RTE YI, HEPSINI COK DAHA IYI ANLAMAK ICIN, FETHULLAH GULEN’I TALIMATLARI- GERCEKLERI, KASETLERI, SERIAT OZLEMLERINI VE EVRENSEL  SERIAT CABALARINI ZEHIRLERINI , KADINA , HATTA DOGUMA , DEPREME IGRENC BAKISINI DEHSETLE DINLEYIN OGRENIN GOZLERINIZLE GORUN, KULAKLARINIZLA DINLEYIN

FETHULLAH GULEN'IN BUYUK IHTIRASI, TURKIYE'DEKI ISLAMCILIK TEHLIKESI, FETHULLAH GULEN TURKIYE'NIN HUMEYNISI MI? turkcesi http://www.meforum.org/2071/fethullah-gulenin-buyuk-ihtirasi  ve http://www.birgun.net/research_index.php?category_code=1246272950&news_code=1246276896&action=read http://nasirata.spaces.live.com/blog/cns!FC67784C0404956C!181.entry   http://www.youtube.com/watch?v=oNi3Z3qZ7Z4 BIRINCI BOLUM ; IKINCI BOLUM http://www.youtube.com/watch?v=4tbnGnzdmgU&feature=related  ; UCUNCU BOLUM http://www.youtube.com/watch?v=SRAyGkE1q50&feature=related  http://www.youtube.com/watch?v=4tbnGnzdmgU&feature=related  http://video.aol.com/video-detail/fethullah-gulen-1/2084870937  http://www.youtube.com/watch?v=Ie5YJ1v8s_Q&feature=related http://www.youtube.com/watch?v=F9dvw6J_FMc&feature=related http://www.youtube.com/results?search_query=FETHULLAH+GULEN&search_type= CAGIN EN IYI TEKNOLOJIK GELISIMI INTERNETI, YOUTUBE DAHIL ZIRT PIRT CAGDISI SEKILDE TURKIYE’DE MAHKEMELERCE NEDEN YASAKLIYORLAR SIMDI ANLADINIZ MI?

http://www.milliyet.com.tr/default.aspx?aType=HaberDetay&Kategori=guncel&ArticleID=969277&Date=21.07.2008&ver=25  FETHULLAH GULEN’IN TEK AMACI ELINDEKI, CEVRESINDEKI TUM IMKANLARI KULLANARAK, KENDISINE 7 SENEDIR GREEN KART VERMEYI REDDEDEN ABD GOCMEN BUROSUNU ETKILEMEK VE NETICEYI KENDI ADINA DEGISTIRMEKDIR VE DUNYANIN MERKEZINDEN TARIKATINI YONETMEK VE TURKIYE’NIN LAIK CUMHURIYETIN, TURK VATANDASLARININ BASINA SERIAT CORABI ORMEKTIR; ABD DE TUM BU ITIRAZ MAHKEMELERINE HER TURLU BAS VURARAK ABD DE OMUR BOYU OTURMAK+CALISMAK MUSAADESI ALMAK ICIN VE  MAHKEMEDE REDDEDILEREK TURKIYE’YE ANINDA APARTOPAR DEPORTE EDILMESINI- GERI GONDERILMESINI  MUTLAKA ONLEMEKTIR VE MUTLAKA ZAMAN KAZANMAKTIR. ABD GREEN KARTI HER ISTEYENE HER BASVURANA ASLA VERILMEZ, MINIMUM EGITIM DAHIL BIRCOK KRITERLERI VARDIR, KI BUNLARIN ARASINDA EN AZ X DEGERDE ABD DE IS KURMAK DA VAR AMA DEMEK KI IMAMI BU BILE KURTARMAMIS GOCMEN BUROSUNUN NEGATIF KARARINDAN - HELE DE ILKOKULU “DISARDAN BITIREN” BIRISI AGZIYLA KUS TUTSA, ELINDEKI MADDI IMKANLARLA DUNYAYI DA AYAGA KALDIRSA, KENDINI MECMUALARDA VS BIR NUMARALI "EGITIMCI", "ENTELLEKTUEL", ONEMLI KISI DE ILAN ETSE KENDI NETWORKU+KIMBILIR KAC MILYONLAR ODEDIGI AVUKATLARI  SAYESINDE IMMIGRATIONI/GOCMEN BUROSUNDAKI DOSYASININ DURUMUNU  ETKILEMEK VE "BAKIN NE ONEMLI ADAMIM, BEN ILKOLUL MEZUNUYUM, BIRTURLU SIZIN KRITERLERINIZE BENI UYGUN GORMUYORSUNUZ AMA BAKIN BEN NELER YAPTIM,  BANA MUTLAKA GREEN KART VERIN"  DEMEK ICIN!!! BU IS OLMAZ. GORECEKSINIZ CUNKU DEFALARCA REDDEDILMIS , BELLI KI BU KRITERLERE 7 SENEDIR UYMADIGI ICIN REDDEDILMIS FETHULLAH GULEN, SIMDI NE DEGISTI NE OLDU DA GREEN KART VERILECEK!  IMMIGRATION ENINDE SONUNDA ONU UCAKLA DEPORTE EDECEKTIR TURKIYE’YE VE ETMELI DE. 8000 KM OTEDEN TURKIYE’YI MURITLERINI, FANATIK ISLAMCI SERIAT OZLEMCISI TARIKATINI YONETMEK YERINE, KENDISI DE ORAYA  GELIR VE BIZZAT VARLIGI ILE SENLENDIRIR MURITLERINI, TARIKATINI, TURKIYE'YI. ISTE TUM BU DUNYA BASININDA UST USTE CIKAN/CIKARTILAN YAZILAR, YILIN ENTEELEKTUELI FASARYALARI FALAN (SADECE KENDI TARIKATININ OYLARIDIR BUNA NEDEN DE-YOKSA ONU BIRILERI SECMEDI AMA ADAY LISTESINE KONMASI DA BASTIRDIN MI BIRKAC MILYON DOLARI BAGIS OLARAK, NEDEN OLMASIN, ALT TARAFI BASIT BIR HALK OYLAMASI SONUCUDUR VE GELISMIS DUNYADA HICBIR ONEMI DE YOKDUR VS)  TAMAMEN ABD GOCMEN BUROSU/ IMMIGRATION BASVURUSUNU KAZANMAK VE GREEN KART VE SONRA DA ABD VATANDASLIK HAKKINI ELDE ETMEK HAREKATININ BIRER PARCASIDIR BUNLAR VE BURADAKI AKTIVITELERI VE TABII BIR DE DUNYADAKI TARIKAT YATIRIMLARI ZIINCIRLERINI DAHA DA BUYUTMEKDIR- YOKSA ILIMI BILIMI ENTELLEKTUELLIGIKIM KAYBETMIS DE FETHULLAH GULEN BULMUS- CUNKU BATIYA  KENDISINI HEM DE TUM DUNYADAKI MUSLUMANLARIN EINSTEIN’I ILAN EDIYOR.BIRILERI PENNSYLVANIA IMMIGRATION OFISE BU VIDEOLARI GONDERMELI KI AYDINLANSINLAR. MERAK ETMEYIN YAKINDA DUYARSINIZ-BIR UCAGA KOYVERIRLER DEPORTE EDERLER SIZE PAKET TESLIM. HASRETINIZ BITER. VEYA EN KOTU IHTIMALLE DE UCAKLAR DOLUSU GELIR ETEKLERINIZ BURADA OPERSINIZ.

http://www.youtube.com/watch?v=oNi3Z3qZ7Z4  FETHULLAH GULEN KASETLERI VIDEOLARI BIRINCI BOLUM ; IKINCI BOLUM http://www.youtube.com/watch?v=4tbnGnzdmgU&feature=related   ; UCUNCU BOLUM http://www.youtube.com/watch?v=SRAyGkE1q50&feature=related

http://www.youtube.com/watch?v=4tbnGnzdmgU&feature=related   ; UCUNCU BOLUM http://www.youtube.com/watch?v=SRAyGkE1q50&feature=related http://fetos.wordpress.com/fethullah-sifreleri/   http://www.youtube.com/watch?v=4tbnGnzdmgU&feature=related   http://video.aol.com/video-detail/fethullah-gulen-1/2084870937   http://www.youtube.com/watch?v=Ie5YJ1v8s_Q&feature=related  http://www.youtube.com/watch?v=F9dvw6J_FMc&feature=related  http://www.youtube.com/results?search_query=FETHULLAH+GULEN&search_type= http://video.google.com/videosearch?q=FETHULLAH+GULEN&sitesearch= # HEPSI GOOGLE DA http://nasirata.spaces.live.com/blog/cns!FC67784C0404956C!181.entry

 

"ILIMLI ISLAMCI TURKIYE" , "ILIMLI ISLAMI DEMOKRASI" ABUKLUGUNU, ALLAHDAN OZEL MESAJLAR ALAN, IRAK SAVASININ DA KENDI OZEL GOREVI OLDUGUNU SOYLEYEN FANATIK BUSH'A KIM YUTTURDU DERSINIZ? ILKOKUL MEZUNU BILE OLMAYAN , PARDON DISARDAN BITIRMIS, TURKCESI BILE EGITIMLI BIR TURKCE OLMAYAN FETHULLAH GULEN ABD DE NASIL BU KADAR AKTIF, NASIL BOYLE HEM DE INGILIZCE YAZIYOR, ANLATIYOR  CUNKU KENDISI GIBI ISLAMCI DINCI FANATIKLERLE VE SUUDLU VAHABI FANATIK MUSLUMANLARLA SPONSORLARLA BIRLIKTE PARA SACIYOR !? AKP YI, RTE YI, HEPSINI COK DAHA IYI ANLAMAK ICIN, FETHULLAH GULEN’I TALIMATLARI- GERCEKLERI, SERIAT OZLEMLERINI VE EVRENSEL  SERIAT CABALARINI- ZEHIRLERINI , KADINA , HATTA DOGUMA , DEPREME IGRENC BAKISLARINI KENDI SESINDEN DUYMAK ICIN, TAKIYYE TAVSIYELERINI- PRENSIPLERINI DEHSETLE DINLEYIN OGRENIN GOZLERINIZLE GORUN, KULAKLARINIZLA DINLEYIN VE SIZ DE DUNYAYA ANLATIN DUYURUN OZ KIMLIKLERINI- MILYARLARCA DOLAR KAYNAK TARIKAT PARASI OKULA BILE GITMEMIS , HIC EVLENMEMIS VE OLMEK UZERE OLAN BIR NEREDEN NASIL ELDE ETMIS MECHUL MILYARLARCA DOLARLIK DUNYADAKI TARIKAT YARITIMLARI ISTE BU TURKCE KONUSMA OZURLU TARIKAT LIDERININ  ELINDE- GERCI BUNLAR CAGDAS OKULA HATTA UNIVERSITELERE GITSELER DE GITMESELER DE FARK ETMIYOR YA; DAHA BUNLAR KUCUKKEN FANATIK ISLAMCI TARIKATCI EGITIMLERLE BEYIN DNA LERI KOKDEN DIKILMIS. SEYREDIN VE FETHULLAH GULEN'I KENDI SESINDEN DINLEYIN ANLAYIN! FETHULLAH GULEN KIMDIR? http://nasirata.spaces.live.com/blog/cns!FC67784C0404956C!181.entry    ISTE GERCEK FETHULLAH GULEN VE KENDI SOZLERI, KENDI CUMLELERI ILE TURKIYE'DE SERIAT RUYALARI  http://www.youtube.com/watch?v=oNi3Z3qZ7Z4  FETHULLAH GULEN KASETLERI VIDEOLARI BIRINCI BOLUM ; IKINCI BOLUM http://www.youtube.com/watch?v=4tbnGnzdmgU&feature=related   ; UCUNCU BOLUM http://www.youtube.com/watch?v=SRAyGkE1q50&feature=related http://fetos.wordpress.com/fethullah-sifreleri/   http://www.youtube.com/watch?v=4tbnGnzdmgU&feature=related   http://video.aol.com/video-detail/fethullah-gulen-1/2084870937   http://www.youtube.com/watch?v=Ie5YJ1v8s_Q&feature=related  http://www.youtube.com/watch?v=F9dvw6J_FMc&feature=related  http://www.youtube.com/results?search_query=FETHULLAH+GULEN&search_type= http://video.google.com/videosearch?q=FETHULLAH+GULEN&sitesearch= # HEPSI GOOGLE DA http://nasirata.spaces.live.com/blog/cns!FC67784C0404956C!181.entry   

http://www.iht.com/articles/2008/01/18/europe/19oxan-Turkishpreacherprofile.php http://www.prospect-magazine.co.uk/article_details.php?id=10273  http://tr.wikipedia.org/wiki/G%C3%BClen_hareketi http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=237523&tarih=01/11/2007 http://www.npr.org/templates/story/story.php?storyId=91955326  

 

"FETHULLAH GULEN'IN BUYUK IHTIRASI, TURKIYE'DEKI ISLAMCILIK TEHLIKESI, FETHULLAH GULEN TURKIYE'NIN HUMEYNISI MI? turkcesi http://www.meforum.org/2071/fethullah-gulenin-buyuk-ihtirasi  ; FETHULLAH GULEN'S GRAND AMBITION, TURKEY'S ISLAMIST DANGER" .Erdogan Turkiyeyi Avrupa'dan uzaklastirdi ve Rusya'ya Iran'a Ortadoguya odaklandirdi...Hamasla Hizbullahla Suriye ile dostluga kaydi...gorunmeyen sir bir hocaefendi tarafindan yonetilen golge islamci tarikat..Gulen ve Fethullahcilarin amaci sadece devleti etkilemek degil devletin ta kendisi olmak......Rachel Sharon-Krespin 2009   http://www.meforum.org/article/200901    (bu fethullah yazisindan bir kopye de birileri USA Immigration office e gondermeli cunku her kim ABD green karta basvurursa, green kart almis bile olsa, eger daha onceki basvuru dokumaninda yalan beyanda bulundugunu ispatlayacak yeni gercek belgeler ortaya cikarsa,ki bu yazi oyledir,  ABD devleti , yeni eski green kart/yesil kartli kisinin kendisine verilen GREEN KARTINI  tamamen iptal eder VE KENDISINI DE GELDIGI ULKEYE DEPORTE EDER AYNEN. ve http://www.jihadwatch.org/archives/019430.php  ; ve "ISLAMCILAR AVRUPA'YA YAKLASIYORLAR, TURKIYE'DE ISLAMCI TEHLIKESI" AKP NIN BUYUK HIRSI- AKP SEKULARIZMI-LAIKLIGI TERK ETTI; AKP kendilerini demokratik islamci muhafazakarlar olarak tanitip, kendilerini kamufle ettiler, sakladilar......." http://www.meforum.org/2047/islamists-approach-europe   Bassam Tibi 2009 http://www.meforum.org/article/2047   ve Turkiye hakkindaki tum guncel yazilar http://www.meforum.org/1977/turkey-erdogan-the-akp-and-secularism  AKP VE LAIKLIK, ...OZEL hayata donmek Erdogan icin kabul edilemez durumdur. Kendisi belediye baskanligi ve basbakanligi suresinde milyonlarca dolar servet edindi ama simdi curumuslugu/yolsuzluklari hakkinda 13 ayri dava acilmis durumda. Parlementoda kaldigi surece dokunulmazligi var ama parlemento disina ciktigi zaman savcilara adil dava olarak dusecektir. Ayni sey haklarinda 30 dan fazla curumusluk/yolsuzluk davasi olan kendi bakanlari icin de gecerlidir (Temmuz 2008) http://www.meforum.org/1968/erdogan-ergenekon-and-the-struggle-for-turkey  http://www.meforum.org/1671/turkiyenin-islamci-bir-cumhurbaskani-olacak-mi  http://www.meforum.org/docs/cat/41  ve http://www.meforum.org/docs?author=Michael+Rubin  http://www.meforum.org/

 

 

 

*** "Tutturmuşlar laiklik elden gidiyor, laiklik elden gidiyor. Yahu, bu millet istedikten sonra tabii elden gidecek yahu! Sen bunun önüne geçemezsin ki" RTE

 

 

***"Bu Meclis’in duvarlarında yazan ’Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir’ ifadesini iyi okuyunuz, iyi anlayınız: (...) Hiç kimse ama hiç kimse milletin hákimiyetine karşı, milletin egemenlik haklarına karşı kayıt ve şart ileri süremez, milletin verdiği oyu hafife alamaz, millet iradesini asla tartışmaya açamaz." RTE 12 Mayıs 2007 tarihli TBMM AKP Meclis Grup toplantısında söylediği sözler; HALKIN OYUYLA SECILSENIZ DE ANAYASAYI DEGISTIREMEZSINIZ-  TC CUMHURIYETININ OZUNU, OZELLIKLERINI ASLA DEGISTIREMEZSINIZ- HALK SIZE BOYLE BIR YETKI VERMEDI. COGUNLUK SIZDE MADEM O ZAMAN OYLAYIN VE SERIATI ONAYLAYIN HEMEN SIMDI BUGUN VE RAHATLAYIN –NEYI BEKLIYORSUNUZ?????!!!!!!

 

 

***"Özgürlüklerin yaşanması (bunun bildiğimiz özgürlük olmadığını unutmayın) noktasındaki her türlü engeli kaldırmak için adımlar atıyoruz. Hedefe er ya da geç ulaşacağız… RTE, Erdoğan son olarak da Almanya’da SOYLEDIKLERI , OKTAY EKSI http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/8213160.asp?yazarid=1&gid=61&sz=53611  BEKIR COSKUN http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/8213150.asp?yazarid=2

 

 

BIRBIRINIZE FORWARDLAYABILIRSINIZ

http://www.tsk.mil.tr/bashalk/basac/2007/a08.htm 

http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=250315

http://en.wikipedia.org/wiki/Republic_Protests  CUMHURIYET MITINGLERI

http://w10.gazetevatan.com/root.vatan?exec=yazardetay&sid=&Newsid=159340&Categoryid=4&wid=5

 

 

“DOKUNULMAZ” AKP MILLETVEKILI, AKP NIN DOKUNULMAZ TEK SES PADISAHI BASBAKAN RECEP TAYYIP ERDOGAN KIMDIR?

 

SERIATCI- KOKTENDINCI, PROISLAMCI ERBAKAN’IN 1970 LERDEKI MSP GENCLIK ORGUTU AKINCILAR DERNEGI UYESI , AKINCI, IMAM HATIPLI, FUTBOLCU, ERBAKAN’IN MSP BEYOGLU GENCLIK KOLU BASKANI, MSP ISTANBUL IL BASKANI, ISTANBUL BELEDIYE BASKANI, SAIBELI MEGA DOLARLAR SERVET SAHIBI, AKP BASKANI, SIIRT MILLETVEKILI, BASBAKAN RECEP TAYYIP ERDOGAN VE SOZLERI, CUMLELERI, HAYATA DEGER VERDIKLERINE , DEMOKRASIYE, DEVLET YONETIMINE, DINE, KURANA, SERIATA, KADINA, PARAYA, DEVLET YONETIMINE, LAIKLIGE, ULKE YONETIMINE, CAGDASLIGA, OZETLE TUM PROISLAMCI KOKTEN OZLEMLERINE PEK OZEL BAKISLARI ILE

 

DINLEYIN http://youtube.com/watch?v=VepV4Ac_rNM&feature=related http://youtube.com/watch?v=_nWC_jUwJyo&feature=related   http://youtube.com/results?search_query=tayyip+erdogan&search_type=  http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=250315

 

 

 

“elhamdulillah şeriatçıyız.” RTE (21.11.1994 milliyet)

 

*** "RABBIMIZ HER AN BIZIMLE BERABERDIR. DIGERLERININ BOYLE BIR GUCU VAR MI? YOK, ISTE BIZIM BOYLE BIR GUCUMUZ VARDIR" ALLAHIN ADINI SUREKLI KENDI POLITIK GUCU ICIN KULLANAN, ALLAHI KENDI AKP TEKELLERINE ALDIKLARINI IFADE EDEN, SADECE KENDILERININ ALLAHIN SEVGILI COCUGU OLDUGUNU IDDIA EDEN, AYIRIMCILIK YAPAN, EVRENSEL AGIR SUC ISLEYEN  AKP LIDERI BASBAKAN RECEP TAYYIP ERDOGAN BASBAKAN RECEP TAYYIP ERDOGAN http://www.youtube.com/watch?v=Ey2XX9kZj4w  http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=-43443&yazarid=5 http://www.milliyet.com.tr/2007/03/23/yazar/asik.html http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/7080165.asp

 

 

“DINI KULLANDIK” TAYYIP ERDOGAN, BASBAKAN OLDUGUNDA- VE BAKAN M ALI SAHIN DE “SIYASETTE DINI KULLANDIK” DEMIS – MUTLAKA BASTAN SONA OKUYUN BAK; “MUSA’NIN COCUKLARI TAYYIP VE EMINE” , YAZARI ERGUN POYRAZ , TOGAN YAYINCILIK ISBN 978-9944-337-07-6

 

http://w10.gazetevatan.com/root.vatan?exec=yazardetay&sid=&Newsid=159340&Categoryid=4&wid=5 

 

http://www.milliyet.com.tr/2007/01/16/siyaset/siy04.html  “…Türkiye'de hukuk aktarılmış ve zorla dikte edilmiştir. ………..Türkiye Türklerindir gibi tezler yanlıştır………..Türkiye kendisine din olarak Kemalizmi almış ve başka hiçbir dine hayat hakkı tanımayarak, kitlelere zorla dikte edilmiştir….RTE

 

 

TUM KONUSMALARINDA “LAIKLIK GUVENCESI” TEK BIR SOZ, TEK BIR CUMLE  ARAYIN- OZELLIKLE DE SON 30 NISAN 2007 KONUSMASINDA  , ULUSA SESLENISDE DAHI BULAMAZSINIZ http://www.bbm.gov.tr/modules.php?name=News&file=article&sid=1693 HALK ISTANBUL LAIK CUMHURIYETIMI KORUYORUM- SERIATA HAYIR- AKP YI PROTESTO  MITINGLERI YAPARKEN, CUMHURBASKANLIGI SECIMI TIKANMIS, MAHKEME KARARI BEKLENIRKEN, AKP RTE GUL HEPSI LAIKLIK KARSITLIGI ILE SUCLANIRKEN. 30 NISAN 2007 AKSAMI HALKA ULUSA SESLENIS VAAZINDA, BIZIM IMAM EKONOMI+SEVGI DERSLERI VERIP HALKI OYALAMAKDA, KONU DEGISTIRMEKTE … TAKIYYEDIR ;DIKKAT EDIN HALKA LAIKLIK HAKKINDA GUVENCE VERMEK ICIN, LAFTA DAHI OLSA TEK KELIMELIK LAIKLIK VS GUVENCESI-LAFI-SOZU ASLA YOKTUR KONUSMASINDA.OLAMAZ KI! AGZINA “LAIKLIK “KELIMESINI ALAMAZ, ALMIYOR DA ZATEN. BUNLARIN PROISLAMCI KOKTENDINCI KAFALARINDA DEFTERLERINDE AJANDALARINDA INSAN HAKLARI, KADIN HAKLARI, DEMOKRASI, DUSUNCE OZGURLUKLERI, MEDYA OZGURLUGU, LAIKLIK, LAIK CUMHURIYET ASLA YAZMAZ, YOKTUR KI ZATEN!      http://www.cnnturk.com/TURKIYE/haber_detay.asp?PID=318&haberID=340168  http://www.bbm.gov.tr/modules.php?name=Search&query=&topic=8 http://www.bbm.gov.tr/modules.php?name=Search&query=&topic=4 

 

 

 

“Bizi yanlış yola sevkeden habisler, çok kere din perdesine bürünmüşlerdir. Saf ve temiz halkımızı hep şeriat sözleriyle aldatagelmişlerdir. Tarihimizi okuyunuz, dinleyiniz; görürsünüz ki milleti mahveden, esir eden, yıpratan kötülükler hep din kılığı altında küfür ve alçaklıktan gelmiştir.” Atatürk, 16 Mart 1923 tarihinde Adana’da esnaf ve sanatkârlara hitaben yaptığı konuşmada söylemiş

 

***Partilerini daha önce laikliğe aykırılık suçundan üç kez kapattırmış bir üçlüye iktidar fırsatı vermekten ötürü milleti pişman etmesinler. GUNGOR MENGI, VATAN, 29 NISAN 2007 ve simdi de http://www9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?tarih=11.11.2007&Newsid=157486&Categoryid=4&wid=2 

 

 

"Ben Muhammed Müslüman ümmetindenim. Türkiye dinsiz, laik bir memleket haline gelmiştir. Hayatımı Mustafa Kemal dinsizliği ile savaşa adayacağıma, Türkiye'yi bir din ve şeriat devleti haline getirmek için mücadele edeceğime, Kemal Paşa zamanında çıkarılan dinsiz kanunların tatbikini önleyeceğime, kısa zamanda ümmet esasına dayanan şeriat devletinin kurulması için çalışacağıma, dinim, Allah'ım ve bütün mukaddesatım üzerine yemin ve kasem ederim." GIZLI, YERALTI- HUCRE KURAN KURSLARINDA DIN ISLAMI DEVLETI KURULANA KADAR EDILEN CIHAD YEMINI OLDUGU, BASBAKAN RTE NIN DE ETTIGI BIR YEMIN OLDUGU  INTERNETTEDIR- RTE NIN DE YEMINIDIR-  INTERNETTE DAHA YUZLERCE KAYNAK VARDIR BU SOZLER ICIN http://sozturk.wordpress.com/2006/11/05/bir-zamanlar-tayyip/    www.ruki.org/bademgulbabacum.htm  

 

 

RADIKAL ISLAMCI ve ENDONEZYA’DA YASAYAN ALKEYDA ILE ILISKILI GUNEYDOGU ASYA ISLAMCI CEMAAATIN LIDERI (ama kendisi boyle bir grup olmadigini savunuyor hala) terorist imam Ebu Bekir Besir’in , KOKTENDINCI TUM SERIATCILARIN DUNYAYA DEMOKRASIYE, MUSLUMANLIGA, DEVLET YONETIMINE GERCEK BAKISLARIDIR

 

….bizlere radikal denmesinden asla korkmamaliyiz; degisiklik icin yapilan her hareket radikaldir. …. Ulkenin/devletin (yani Endonezya’nin) seriat kanunlarinin tamamini uygulatmak cesareti ve gucu olan islamci liderlerce islami kanunlarla yonetilmesini istiyoruz. Baska hic yolu yok…islamci devlet istiyoruz ama bu sadece kitapta olmamali, zorlanarak, baskiyla,  inancla herkese mecbur edilmelidir. …..Burada demokratik danismalara konusmalara asla yer ve zemin yoktur. ….Aileme seriat kanunlarini uygulatmak benim isimdir ve bunu demir yumrukla yaparim. Islamda kanunlar bellidir, degismezler; ailede de toplumda da demir yumrukla uygulanir…islamci devlete en yakin kurulan devlet bugune kadar, Afganistandaki Taliban hukumetidir;ONU DA ABD YERLE BIR ETTI.…Islam ve demokrasi asla birlikte var olamazlar. Demokrasi insanlarin soyledikleri, istedikleridir. …..Islamsa Allahin istedigidir…Islamda demokrasi yokdur ve iste bu nedenlerle de, Kurani yorumlamaya kalkmayin ve kendi ihtiyaclariniza gore Islami degistirmeye kalkmayin…ONCE ALLAHIN KANUNLARI GELIR. ALLAHIN KANUNLARI INSANLARIN KANUNLARININ USTUNDE OLMALIDIR….Neyin dogru oldugunu  ve nasil yasamak gerektigine insanlar karar veremezler. Tam aksine insanlarin istekleri Allahin isteklerine uydurulmak icin egilirler/kirilirlar. Bizim istedigimiz demokrasi degildir, Allahkrasidir… Islamin prensipleri degistirilemez ve Islamda demokrasi yokdur, ve “demokratik islam” ifadesi de aptalcadir. ..Demokrasi sinik ve haramdir…Demokrasi gibi bati normlarini kabul edersek, Allahkrasiye asla kavusamayiz. …Burada odun vermeyiz. Musluman olduklarini soyleyenler ve seriata inanmayanlarin tumu %100 munafik ve kafirdirler, islamiyetin disindadirlar.. Artik bu insanlarla birseyleri tartismaya gerek yokdur cunku bunlar artik ummat- yani aileden degildirler…bunlarin bu halkin goruslerini de dinlemeye gerek yokdur; bunlar kafirler, liberaller, ateistlerdir- bunlar inanmayanlardirlar.. ISLAMIYET DUNYAYI DEGISTIRMEK ICIN VARDIR…Her zaman islami yolda ve seriat adina cihatda olmaliyiz ve asla da ozur dilememeliyiz…Osama ile umarim tanisirim. Mucadelesine sempatim var-o Allahin askeridir…islami kanunlarin uygulanmasi icin /seriat icin savasmaya devam edin Endonezya’da. Eger bu devlet ve ulke buyuk, emniyetli ve huzurlu olmak istiyorsa, o zaman hic pazarlik yapmadan % 100 islama donmelidir yoksa, yok edilecektir (yani Endonezya hukumetini devireceklerini, yok edeceklerini soyluyor)  kaynak  http://english.aljazeera.net/English/archive/archive?ArchiveId=35265 http://www.ruki.org/TARIKATNEDIR.htm  www.ruki.org/bademgulbabacum.htm

 

 

 

Turkiye'de irtica bal gibi vardir ve AKP hukumeti tarafindan da sonuna kadar desteklenmektedir 

ABD DEVLET 2006 TURKIYE RAPORUDUR -AKP DUNYADA RAPORLARLA TESCILLI CEMAAT- TARIKATLARLA IC ICE VE DUNYADAKI ISLAMI CEMIYETLERLE ILISKILERINI SURDUREN BIR SIYASI ISLAMCI PARTIDIR- ISLAMCI HUKUMETTIR- KOKTENDINCI ISLAMCI POLITIKADIR; ISTE ABD DEVLET RAPORU  http://www.state.gov/g/drl/rls/hrrpt/2006/78844.htm  ….Mystical Sufi and other religious-social orders (tarikats) and lodges (cemaats) are officially prohibited; however, tarikats and cemaats remained active and widespread. Many prominent political and social leaders continued to associate with these religious-social orders, lodges, and other Islamic societies. …….RESMI OLARAK MISTIK SUFI VE DINI- SOSYAL TARIKATLAR VE CEMAATLAR KANUNLARLA YASAKDIR; ANCAK TARIKATLAR VE CEMAATLAR AKTIF VE COK YAYGINDIRLAR. BIRCOK ONDE GELEN- ONEMLI POLITIK VE SOSYAL LIDERLER BU DINCI SOSYAL CEMAATLERLE VE OTEKI ISLAMI CEMIYETLERLE ISBIRLIKLERINI- ILISKILERINI SURDURMEKTEDIRLER ; SUNA DA BAK http://www.ruki.org/TARIKATNEDIR.htm  

 

 

 

EINSTEIN, DELILIGI TARIF EDERKEN, DELILIK AYNI SEYI TEKRAR TEKRAR YAPMAK VE FARKLI NETICELER BEKLEMEKTIR DEMIS. AYNEN RADIKAL DINCILER, KOKTENDINCILER, PROISLAMCILAR, SADECE KURANA VE ALLAHIN SOZLERINE GORE YASAMLAR VE DEVLET YONETIMI YANI SERIAT ISTEYENLER GIBI. BIZDE SAADET, MSP, REFAH, FAZILET , AKP GIBI PROISLAMCI KOKTENDINCI POLITIKALAR YAPAN, DONE DONE 3 DEFA DA KAPATILAN VE MANTAR GIBI YINE ORTAYA CIKAN KOPYE KAGIDI GIBI IRTICACI GERICI SERIATCI, LAIK DEMOKRASI CUMHURIYET DUSMANI PARTILER, INSANLAR, LIDERLER, POLITIKACILAR  GIBI ....

 

 

TBMM BASKANI B.ARINC, AKP PARTI BASKANI VE BASBAKAN R.TAYYIP ERDOGAN VE AKP DISISLERI BASKANI VE CUMHURBASKANI ADAYI A. GUL DAHA ONCEKI TAM 3 PARTILERINI LAIKLIGE AYKIRILIK SUCUNDAN TAM 3 DEFA KAPATTIRMIS MILLI GORUSCU- LAIKLIK- CUMHURIYET DUSMANLIGI VE SERIAT- IRTICA SABIKALI 3 LU SAC AYAKLARIDIRLAR!

 

 

A.S.L.A D.E.G.I.S.E.M.E.Z.L.E.R CUNKU BU BUYUK PROISLAMCI, SADECE ISLAMA KURANA GORE YASAMAK VE SADECE ISLAMA KURANA GORE DEVLET YONETMEK YANI TURKIYE’YE SERIATI GETIRMEK ICIN BU ULKEDE SIMDI DE , GOZUMUZUN ICINE BAKA BAKA AKP ILE BESINCI ISLAMCI- SERIATCI PARTIYI KURMUSLARDIR. AKP TUM ONCEKI ISLAMCI VE KAPATILMIS, YASAKLANMIS PARTILERIN HORTLAMISIDIR, YENIDEN DOGUSUDUR. VE BIZ YINE ULKE OLARAK TIRNAKLARIMIZI YIYEREK, IP USTUNDE HER GUN NE OLACAKLARI BEKLEMEK SEYRETMEK HOP OTURUP HOP KALKMAK ZORUNDA MI KALACAGIZ? HAYAT MIDIR BU EY TURKLER, BUNA DEGER MI,  DONE DONE HER SERIATCI- ISLAMCI PARTI TARAFINDAN TURKLERIN ICERDE VE DISARDA DIKILMELERININ NEDENINI ANLAMAK ICIN BEYINSIZ OLDUGUMUZDAN BASKA BIR GERCEK VARSA DA BEN GOREMIYORUM!!? SIZCE NIYE INSANLAR HEP AYNI DEV YALANLARA, KENDILERINI HEP ALLAHLA, DINLE, ISLAMLA KANDIRANLARA INANIR VE HEP DOLANDIRILIRLAR VE YONETILIRLER BU ULKEDE??? BIZ 75 MILYON TURK GERCEKTEN DE GERI ZEKALI MIYIZ KI ALLAHLI-DINLI-ISLAMLI MEGA SAHTEKAR YALANLAR, DOLANDIRICILIKLAR, CURUMUSLUKLER, MEGA SAHSI BANKA HESAPLARI DAHA DA SISECEK, YOLUN SONU BELLI AMA YINE AKP ISLAMCI- SERIATCI BIR PARTIYE TESLIMIZ????  ISTE ABDULLAH GUL DE, RTE DE  ERBAKAN’IN MILLI GORUS, REFAH VE FAZILET PARTILERI TEZGAHLARINDAN HEP GECMIS, FIILEN ONUN PARTI BASKANLIGI ALTINDA MILLETVEKILI OLMUS, FIILEN ERBAKAN’IN DESTEKCISI SAVUNUCUSU OLMUSDUR BU ULKEDE YILLARCA. YANI ERBAKAN NELERE INANMIS, NE HEDEFLER KOYMUSSA, GUL DE BELLI KI HEPSINE INANMAKTAYDI- INANIYORDU- INANIYOR.

 

RECEP TAYYIP ERDOGAN DA, IMAM HATIPDE OKUMUS, BEYNINE RADIKAL ISLAMCI DEGERLER KAZINMIS, BU FANATIK VE RADIKAL ISLAMI DEGERLERLE DNA LERI COCUKLUKTAN ITIBAREN KOKDEN DEGISTIRILMIS, 1970 LERDE DE MSP NIN GENCLIK KOLLARI OLAN AKINCILAR DERNEGI DENEN GRUP UYESIDIR. MILLI SELAMET PARTISINDE,YANI ERBAKAN’IN MSP SINDE GOREV ALMIS VE 1980 ASKERI DARBESIYLE BU MSP KAPATILMISDIR. AMA SONRA BU DEFA DA 1983 DE ERBAKAN’IN REFAH PARTISINI KURULUSUNDA RTE VARDIR YINE - 1985 DE REFAH ISTANBUL IL BASKANIYKEN, ISTANBUL BEYOGLU BELEDIYE BASKANLIGINA ADAY OLDU! REFAH 1991 DE % 10 NU ASARAK MECLISE GIRDI VE RTE ILK DEFA MILLETVEKILI OLDU.1994 DE REFAH TURKIYE’DE EN BUYUK PARTI OLDU VE RTE DE ISTANBUL BELEDIYE BASKANI OLDU! 1997 DE SIIRT’DE PROISLAMCI, KOKDENDINCI SIIR OKUDU MINARELER, SUNGULER DIYE VE 1998 DE YARGILANDI, MART-TEMMUZ 1999 DA HAPIS YATTI. BU ARADA 1997 DE REFAH PARTISI YINE LAIKLIGE KARSI FAALIYETLERDEN DOLAYI KAPATILDI! SONRA FAZILET PARTISI KURULDU AYNI IDEOLOJILERLE AYNI KISILERLE, ERBAKAN’LA, GUL’LE, AMA AYNI LAIKLIGE KARSIT FAALIYETLER YUZUNDEN 1999 DA KAPATILDI. ISTE ESKI GELENEKSEL ERBAKANCILAR BU ARADA SAADET APRTISINI KURARKEN, RTE RECEP TAYYIP ERDOGAN DA AKP YI KURDU VE 3 KASIM 2002 DE %34.3 OYLA MECLISE GIRDILER; TURKIYE’DE HALKIN ESKI PARTIELRE, ESKI POLITIKACILARA GUVENIN YERLERDE OLDUGU BIR DONEMDE, ESKI POLITIKACILARA OY VERMEYEN MILLETIN  COGUNUN OYLARIYLA VE  % 10 BARAJLA VE MECLISIN 2/3 UNE EL KOYDULAR MATEMATIK HESAPLARDAKI DENGESIZLIKLER YUZUNDEN. KENDISI SIYASET YASAKLI- SABIKALI , SIYASET YAPAMAZ DAMGALI/ YASAKLI OLDUGU ICIN BASBAKAN SECILEMEDI, ILAN EDILEMEDI- GUL YINE EMANETCI BASBAKAN SECILDI.  AYAK OYUNLARI VE ANAYASAYI, SECIM KANUNLARINI DELEREK OYARAK DEGISTIREREK, DUNYADA GELISMIS ULKELERDE ASLA ORNEGI GORULMEYECEK SEKILDE ANAYASA AYAK OYUNLARI ILE HERSEYA DIM ADIM TEZGAHLANDI RTE ICIN.  YURT DISINDA KACAK KANUNSUZ OLAN , HEP ARANAN AMA NE HIKMETSE O GUNLERE KADAR BULUNAMAYAN (! ) JETPA HOLDING  ADINA 27 SIRKETLE AVRUPADAKI ALMANYA’DAKI TURKLER DAHIL DOLANDIRICILIK YAPMIS, “BIR TURLU YAKALANAMAYAN” VS SIIRT MILLETVEKILI, SIMDILERDE  İntermedya Yayıncılık A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı , “NITELIKLI DOLANDIRICI” JET FADIL= FADIL AKGUNDUZ’U , ERBAKAN’IN JET FADIL’I, AKP ELIYLE RESMEN ULKEYE GERI GETIRILDI ; RESMEN EL CABUKLUGU MILLETVEKILLIGI DUSURULDU VE  EL CABUKLUGU MARIFET, BOSALAN YERE ANIDEN SIIRT MILLETVEKILI SECTIRILDI RTE!!! GUL ISTIFA ETTI, RTE BASBAKAN OLDU!!! RTE OZETLE BU GECMISI ILE YINE ERBAKAN ‘IN YOLDASI-YANDASIDIR-MILLI GORUSCUDUR- PROISLAMCIDIR- KOKDENDINCIDIR- SERIAT DUZENINI ISTEYEN VE DONE DONE LAIKLIGE AYKIRI FAALIYETLERDEN DOLAYI KAPATILAN PARTILERDE CALISMISDIR+SERIAT DUZENI ISTEDIGINI IFADE EDEN SOZLER SOYLEMISDIR DEVAMLI. YOKDUR BIRBIRLERINDEN FARKLARI- HEPSI DE AYNI DERECEDE LAIKLIK DUSMANI SERIATCILARDIR VE BU DNA LERINE ISLEMISDIR !!! BUYUK BABALARI, TORNASINDAN GECTIKLERI TEZGAHIN BAS IRTICACISI NECMETTIN ERBAKAN’DIR http://tr.wikipedia.org/wiki/Necmettin_Erbakan   http://en.wikipedia.org/wiki/Necmettin_Erbakan  ERBAKAN’IN IDEOLOJISININ ADI MILLI GORUSDUR; 1970 LERDE VAR OLAN MILLI SELAMET PARTISI, MSP  1980 DE KAPATILDI VE ERBAKAN’IN POLITIKA YAPMASI YENIDEN PARTI KURMASI YASAKLANDI + YASAK 1990 DA REFERANDUMLA KALDIRILDI (!!!) VE SIMDI DE AYNI BOYANMIS, SADECE ADI DEGISMIS  ESEK DEMEK OLAN  REFAH PARTISINI KURDU  VE YINE AYNI NEDENLERLE 1997 DE HUKUMETTEN ISTIFA ETTIRILDI+ SIYASET YASAKLI OLMASINA RAGMEN, SONRAKI AYNI IDEOLOJILERDEKI OGRENCILERI ILE YANI REFAH PARTISI UYELERI ILE,   SIRASIYLA KURULAN FAZILET PARTISI VE SAADET PARTILERINE ONCULUK MENTORLUK YAPTI; KURULMALARINA EL ALTINDAN SUREKLI ALENI YARDIM ETTI.  SONRA BU PARTILERIN TEZGAHLARINDAN, MILLI GORUS RADIKAL IRTICACI KOKTENDINCI SERIATCI TEZGAHLARINDAN GECENLER, BU SEFER DE AKP YI KURDULAR. OZET BUDUR SEVGILI KARDESLERIM. 1970 LERDEN BERI ULKEDE SERIAT/ KURANA DAYALI YASAM VE DEVLETI KURMAK ICIN ELBIRLIGI ILE HAREKET EDEN, AYNI PARTIYI DONE DONE DEGISIK ISIMLERLE KURAN, YANI ASLINDA AYNI ESEGI BOYAYIP BOYAYIP HALKIN ONUNE BASKA ISIMLERLE CIKANLARIN HEPSI DE ASLINDA AYNI KAFALARDIR; AYNI TEHLIKEDIR; AYNI IRTICACIDIRLAR; HEPSININ HERSEYI MUSTEREKDIR; HEPSI DE TURKIYE’DE SERIAT YASAMI VE DEVLETINI KURMAK ICIN 24/365 CALISMAKTADIRLAR; VE BU GERCEKLER ONLARIN DNA LERINE KAZINMISDIR ASLA VE ASLA DEGISEMEZLER. PEKI BIZ ARTIK KOKDEN VE BIR DEFADA BUNLARI NASIL DURDURACAGIMIZI-ENGELLEYECEGIMIZI KANUNLARIMIZLA ANAYASAMIZLA HALA BILMIYORUZ MU KI, BU SERIATCI IRTICACI KURTLARA HALKI  VE OYLARINI DONE DONE YINE TESLIM EDIYORUZ? BIZ NEDEN AKILLI OLAMIYORUZ ?? NEDEN DONE DONE AYNI PROBLEMLERI A-B-C-D-E-F PARTILERI VE AYNI SAHISLARLA YASAYIP, HEM KENDIMIZ ULKECEK SEFIL OLUYORUZ VE DUNYANIN DA ZEKAMIZDAN SUPHELENMESINE SEBEP OLUYORUZ??? NEDEN PARTI KURMASI- POLITIKA YAPMALARI YASAKLI ISE, NEDEN VE KIMLER, HANGI CURETLE BU ULKEYI DINAMITLEYIP BU YASAKLILARIN YASAKLARINI NASIL KALDIRIYORLAR?? NEDEN DOKUNULMAZLIKLARINI KALDIRIP, GEREKENLERI ANINDA HEMEN SIMDI, DUN  YARGILAYAMIYORUZ??? TBMM DEN YANI BU MILLETVEKILLERININ YETKILERINDEN KANUN YAPMAK, KANUNLARI DEGISTIRMEK, KANUNLARI KENDI CIKARLARI ICIN DELMEK- OYMAK- SABOTE ETMEK MUTLAKA CIKARTILMALIDIR; MUTLAKA BU YETKILERIN TUMU MILLETVEKILERININ ELLERINDEN ALINMALIDIR.?????????? TUM INANILMAZ YETKILERI ELLERINE KUZU KUZU BIZ VERMISIZ APTALCA KOYUNLAR GIBI, SIMDI HOP OTURUP HOP KALKIYORUZ DOLANDIRICILIK, RUSVETCILIK, AILE ES DOST AKRABALARA IS, MENFAAT SAGLANIYOR, IHALELER VERILIYOR,ULKE SATILDI,  IRTICA SERIATCILIK YAPIYORLAR, LAIKLIGE KARSILAR, ANAYASAYI DEGISTIRIYORLAR DELIYORLAR OYUYORLAR DIYE-OLACAK IS MI!!! AKLIMIZ NEREDE??? ONLAR KENDILERINI SAKLAMIYORLAR KI- KAMUFLE PEK DE ETMIYORLAR KI! SUC, EKSIKLIK, YETERSIZLIK, ACIZLIKLER BIZDE . NOKTA…. www.necmettinerbakan.org http://tr.wikipedia.org/wiki/Recep_Tayyip_Erdo%C4%9Fan http://bianet.org/2002/11/30/14980.htm http://tr.wikipedia.org/wiki/Ak%C4%B1nc%C4%B1lar_Derne%C4%9Fi http://www.yenisafak.com.tr/kultursanat/?t=17.03.2007&q=1&c=14&i=35384   http://en.wikipedia.org/wiki/Recep_Tayyip_Erdo%C4%9Fan   http://www.yarin.org/yarindergisi2/yazilar.php?id=532 http://www.hurriyet.com.tr/kadin/6441049.asp?gid=159  http://www.milliyet.com.tr/content/dosya/almanak2002/index.asp?kategori=turkiye&Ay=9 ;2002 EYLUL Yüksek Seçim Kurulu (YSK), AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ile kapatılan RP'nin Genel Başkanı Necmettin Erbakan'ın milletvekili adaylığını reddetti.  http://www.milliyet.com.tr/2005/07/14/business/bus04.html http://www.objektifhaber.com/yeni/objhab/default.aspx?id=2O33O50152http://www.habervitrini.com/haber.asp?id=62246  http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=58619 

 

 

 

 

***Partilerini daha önce laikliğe aykırılık suçundan üç kez kapattırmış bir üçlüye iktidar fırsatı vermekten ötürü milleti pişman etmesinler. GUNGOR MENGI, VATAN, 29 NISAN 2007 (RUKI; BIZ TURKLER NIYE DONE DONE AYNI HATALARI DEFALARCA ISLER VE HIC DERSIMIZI ALMAYIZ??? ESEGI KAYSERI USULU BOYASAN DA, ASLI OZU DEGISMEZ KI….AKP DE BUDUR ISTE- DONE DONE BOYANMIS AMA AYNI ESEK ) 27 Nisan 2007 muhtirasi http://www.tsk.mil.tr/bashalk/basac/2007/a08.htm

 

 

 

 

TURKIYE’DE 72 MILYON TARAFINDAN, AYNI GIZLI DINCI- ISLAMCI- SERIATCI AJANDALARINI TURK HALKINA DEGISIK PARTILER ADI ALTINDA SUREKLI DONE DONE SUNANLAR ARTIK ASLA ISLAMCI POLITIKACILIGA ADIM ATTIRILMAMALIDIRLAR EBEDIYYEN 2007 DEN SONRA! SIYASET- POLITIKA ARENASINA ADIM ATMAMALARI MUTLAKA SAGLANMALIDIR ASLA DEGISTIRILEMEZ KANUNLARLA-YARGIYLA! LAIKLIGE KARSI VE SERIATI SAVUNAN, PROISLAMCI SERIATCI VE TARIKAT–CEMAAT-  AJANDALARI OLANLAR, ISLAMCI PARTILERDE , PARTI BASKANI TARAFINDNA HAZIRLANMIS ONURSUZ LISTELERLE SECTIRILIP, SANKI ONLARI HALK SECMIS GIBI YUTTURULULAN TUM IRTICACILAR, TUM LAIKLIK DUSMANLARI, TUM GERICILER, BU SEKILDE GUYA SOZDE MILLETVEKILI OLANLAR, TUM LAIKLIK KARSITLARI SON DEFA VE ASLA HORTLAMAMAK UZERE TARIHE GOMULMELIDIR!

OZETLE MSP= SAADET= REFAH PARTISI= FAZILET PARTISI= AKP DIR= IRTICADIR= KOKTENDINCILIKDIR= SERIAT VE KURAN YASAMI VE SERIAT DEVLETI KURMAK PROISLAMIYET POLITIKACILIGIDIR! YOKDUR BIRBIRLERINDEN FARKLARI!!!

 

www.ruki.org/degistim.htm

http://www.ruki.org/TARIKATNEDIR.htm

 

 

 

SEN BIZE AYNI YOLLARDA YURUDUGUN, KIMLERLE POLITIKA YAPTIGINIZI, HANGI SARKILARI SIIRLERI BIRLIKTE SOYLEDIGINIZI SOYLE- ARKADASLARINI SOYLE, BIZ SANA KIM OLDUGUNU HEMEN SIP DIYE SOYLERIZ!

 

 

RECEP TAYYIP ERDOGAN’IN VE ONUN POLITIK LIDERLIGINI YAPTIGI AKP NIN VE TUM POLITIK ISLAMCILIK YAPAN, RADIKAL KOKTENDINCI SERIATCI POLITIKALAR UYGULAYAN MSPLI- REFAHLI- FAZILETLI- AKP LI- MILLI GORUSCU, CEMAAAT VE TARIKATCI VS ZIHNIYETIN HAS OZ TEMSILCISI AKP LILERIN DE DUNYAYA BAKISI, OZ HAS FIKIRLERIDIR; RTE NIN ALENI SOYLEDIKLERIDIR BUNLAR; SOYLEDIKLERI ILE SOYLEMEDIKLERI ARASINDAKI BOSLUKLARI SIZ KOLAYCA NOKTA NOKTA KENDINIZ DOLDURUN ARTIK- COK ZEKI OLMAK DA GEREKMIYOR . ISTE RECEP TAYYIP ERDOGANIN SOZLERI, CUMLELERI, DEGERLERI;

 

 

 

 

AKP RECEP TAYYIP ERDOGAN’DAN MILLI GORUSCU, RADIKAL-FANATIK ISLAMCI, SERIAT INCILERI

 

***"Ben değiştim, toplumsal uzlaşma gerekir, bazı konuları zamana bırakmalıyız" RTE SECIMLERDEN ONCE  

 

 

***Değişmedim, geliştim" Basbakan Recep Tayyip Erdogan, 2006, SECIMLERDEN COK SONRA 

 

 

*** "Dün neysem, bugün de oyum…Değişmedim, değişemem! Siyasete girerken farklı, siyasetten sonra farklı bir yaşam tarzı mı uygulayacağım."  Basbakan RTE

 

 

*** “Demokrasi bizi istediğimiz yere götürecek tramvaydır” RTE

 

*** ..Bunlari dove dove adam etmek lazim!...Dove dove adam edeceksin ki, is yapmayi ogrensinler…” RTE Antalya’daki toplantida, Yalcin Dogan, Hurriyet DAYAK DIZILERINE SON KATKI

 

 

***  Eğer kaldırılacaksa, ne kadar dokunulmaz varsa hepsininki kaldırılsın. Hep birlikte olursa eyvallah. Aksi takdirde siyasiler olarak birilerinin elinde çelik çomak haline geliriz" BASBAKAN RTE

 

 

*** "Parti için çalışmak, Kuran düzeninin kurulması için çalışmak demektir". İstanbul Belediye Başkanı R.T. Erdoğan'ın demeci http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=190027

 

"İktidarın kaynağının [Tanrı yerine] ulus olduğunu söylemek kocaman bir yalandır" RTE  http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=190027

 

HATIRLATMADIR ***Şimdi mesele, İslam'ın yumuşak biçimde mi yoksa kanla mı geleceği meselesidir". ERBAKAN

 

 

HATIRLATMADIR ***Rize Belediye Başkanı ve sonra RP Milletvekili Şevki Yılmaz: "Çatlasanız da patlasanız da ben Hizbullah'ım. Türkiye'nin yüzde 98'i Hizbullah'tır. Hizbullah olmayanlar, Hizb-i Şeytan'dır".

 

HATIRLATMADIR  ***Kayseri Belediye Başkanı Şükrü Karatepe'nin 10 Kasım 96 konuşması: "Bekledik, biraz daha bekleyeceğiz. [Bu arada] Müslümanlar içlerindeki hırsı, kini, nefreti eksik etmesin".

 

HATIRLATMADIR  ***RP'li bakan Esengün "Başörtüyü halletmek, imam-hatipleri açmak en şerefli görevimizdir. Hacca karayoluyla gitmeyi sağlayıp, kurban derisine uzanan ellerin önüne geçeceğiz"

 

HATIRLATMADIR  ***RP Milletvekili Hasan Mezarcı: "Selanikli biri benim atam olamaz. Ben velet-i zina değilim".

 

HATIRLATMADIR  *** RP Milletvekili H. Hüseyin Ceylan'ın Mart 1993'te Kırıkkale'de yaptığı konuşma Kanal-D'nin Teke-Tek programı tarafından keşfedilecektir: "Bu vatan bizimdir, rejim bizim değildir kardeşlerim... Türkiye yıkılacak beyler. http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=190027

 

 

 

 

******"... Cumhuriyet ilkesinin de zayıfladığı ve işlevini kaybettiğini görüyoruz. Cumhuriyet kavramının aslında artık bizim için çok fazla bir mana ifade etmediğini söylememiz de mümkündür. Cumhuriyet ilkesinin yerini katılımcı bir yönetime devretmesi gerektiği ve nihayet laiklik ilkesinin yerinin İslam ile bütünleşmesinin gerekli olduğu kanaatini taşıyorum. Böylece Türkiye Cumhuriyeti'nin başlangıçta ortaya koyduğu bütün temel ilkelerin, laiklik, cumhuriyet ve milliyetçilik gibi birçok temel ilkenin yerine daha çok katılımcı, daha adem-i merkezi, daha Müslüman bir yapıya devretmesi sorumluluğu ve artık bunun zamanının geldiği düşüncesini taşıyorum…." RTE

 

 

*** “Bir şiir okuduğum için mahkûmiyet kararı almış bulunuyorum. Öncelikle bu kararın hukuk tarihimiz adına bir trajedi, bir utanç sayfası olduğunu belirtmek isterim. Mafyalaşmanın, çeteleşmenin, kokuşmuşluğun dibe vurduğu bir ortamda, benim yolsuzluktan değil, cinayetten değil, kul hakkı yemekten değil, sadece ve sadece okuduğum bir şiir nedeniyle ceza almam beni değil, sadece bu ülkenin hukuk anlayışını küçültür  RTE Hurriyet 25 EYLUL 1998, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Tayyip Erdoğan, hakkındaki 10 aylık mahkumiyet kararının Yargıtay tarafından onanmasının ardından Belediye Sarayı Tören Salonu'nda 24 eylul 1998 basın toplantısında  

 

 

***”..Siyasi rakiplerimiz, kendilerini iyi bilen güç ve çıkar odakları, seçim sandıklarında karşımızda duramayacaklarını, önümüzü kesemeyeceklerini iyiden iyiye anlamış olmalılar ki böyle bir yola başvurdular. Bu yanlış bir yoldur. Çünkü, adalet gün gelecek, yargıyı siyasallaştıranlara da lazım olacaktır. Bu kararı düşünce özgürlüğü kapsamındaki diğer yanlış kararları, kendi çocuklarınıza izah edemezsiniz. Yaşadığımız dünyaya izah edemezsiniz. Çünkü, her hangi bir zamanda, her hangi bir kimseye yapılan adaletsizliği, şimdiye kadar hiçbir hukuk anlayışı, hiçbir yönetim, hiçbir güç odağı meşrulaştıramamıştır...” RTE Hurriyet 25 EYLUL 1998, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Tayyip Erdoğan, hakkındaki 10 aylık mahkumiyet kararının Yargıtay tarafından onanmasının ardından Belediye Sarayı Tören Salonu'nda 24 eylul 1998 basın toplantısında  

 

 

*** “…Bakınız bu ülkenin hukuk siyaset ve demokrasi tarihindeki Yassıada faciasını görünüz. Aradan 40 yıl geçmiş, dünya değişmiş ama bizim ülkemizin insan hakları ve demokrasi arayışında geldiği noktaya bakınız. 2000'li yıllara gireceğiz. Uğraştığımız konulara bakınız. Şiiri suçluyoruz, düşünceyi dışlıyoruz, özgürlükleri askıya alıyoruz. Sonra da dünya insan hakları konusunda, düşünce ve ifade özgürlüğü konusunda bizi neden beğenmiyor diye şikâyet ediyoruz. Bu yasaklarla nereye kadar gidebilirsiniz? Hangi gerçeği yasaklarla örtebilirsiniz?…”  RTE Hurriyet 25 EYLUL 1998, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Tayyip Erdoğan, hakkındaki 10 aylık mahkumiyet kararının Yargıtay tarafından onanmasının ardından Belediye Sarayı Tören Salonu'nda 24 eylul 1998 basın toplantısında  

 

 

*** “‘‘Kula kulluk edenlerle-Atatürkçü laik kesim’’, ‘‘Hakka kulluk edenler-İslamı şeriat ile bütünleştiren Müslümanlar’’ RTE

 

 

*** “Sizin isminiz Vural mı da size vurun, alın diyeyim. Sizin soyadınız Savaş mı da size savaşın diyeyim. Siz barışın güvercinleri, kardeşliğin teminatlarısınız. Ben size vur da diyemem, öl de’’  RTE KENDISINI MAHKIM EDEN Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Vural Savaş’I HEDEF GOSTEREN KONUSMASI, Hurriyet 29 eylul 1998

 

 

***‘‘Türkiye'de düşünce özgürlüğü yok ve ırk ayrımı yapılıyor. Referansımız İslamiyet. Bizi hiçbir zaman sindiremezler. Batı insanının bile inanç hürriyeti var. Türkiye'de neden buna saygı gösterilmiyor? Minareler süngü, kubbeler miğfer, camiler kışlamız, müminler asker. Okunan ezanı kimse susturamayacak. Türkiye'deki ırk ayrımına kesinlikle son vereceğiz. Çünkü Refah Partisi diğer partilerle zıt fikirde. Bizi hiçbir zaman sindiremezler. Gökler, yerler açılsa, üzerimize tufanlar, yanardağlar saçılsa yolumuzdan dönmeyiz. Benim referansım islamiyettir. Bunu yerine getiremiyorsam, yaşamanın ne anlamı var. Batı insanının bile inanç hürriyeti var. Avrupa'da ibadete, başörtüsüne saygı duyuluyor. Ama, Türkiye'de engelleme getiriliyor. Türkiye'de neden buna saygı gösterilmiyor. Okunan ezanı kimse susturamayacak. Çünkü, ezanın sustuğu yerde insanların huzuru olmaz. Kürt, Arap, Çerkez ayrımı yapılamaz. Çünkü bütün insanların birleştiği çatı İslam'dır. Türkiye'deki ırk ayrımına kesinlikle son vereceğiz. Bunu bu hale getirenler utansın.’’ Recep Tayyip Erdoğan'ın 6 Aralık 1997 tarihinde Siirt'te yaptığı konuşmanın, mahkum olmasına yol açan konusmasi

 

 

***''Hazmettirerek geliyoruz..'' ''Türkiye Cezayir olur mu, diye soruyorlar. Biz hazmettire hazmettire geliyoruz. Allah'ın izniyle!.. Şimdi artık millet yalnız aktörleri değil, senaryoyu da değiştirmeye talip!.. Bu çalışmalarımız senaryoyu değiştirme çalışmalarıdır. Biz onun için geliyoruz. Bu düzenin koruyucusu olamayız; bu mümkün değil. Bu hukuku hazırlayanlar, bu düzenin kaldırılmasının maşası olacaklar.'' R. TAYYIP ERDOGAN

 

 

***“Hem laik, hem Müslüman olunmaz. Ya Müslüman olacaksın, ya laik." RTE

 

 

*** "Ben Müslümanım derken neyi kastediyorsam, şeriatçıyım derken de aynı şeyi kastediyorum.” RTE, Kitap "TAYYİP. Kasımpaşa’dan siyasetin ön saflarına" (Ümit Yayıncılık, 2001, sayfa 210)

 

***"Üniforma insanın seviyesini yükseltmiyor. Eşeğe altın mücevherattan kolan yapsanız, semerini onunla bağlasanız, eşekliği değişir mi, değişmez. Yine eşektir..." (RTE, Kitap "TAYYİP. Kasımpaşa’dan siyasetin ön saflarına" (Ümit Yayıncılık, 2001 S. 113)

 

***Referansım İslam’dır. Her şeyden önce ben bir Müslümanım, attığım her adımda inancıma uygun olanı arıyorum. İslam, insanları bana sevmeyi emrettiği için seviyorum, bu bağlamda referansım İslam’dır..." RTE  (RTE, Kitap "TAYYİP. Kasımpaşa’dan siyasetin ön saflarına" (Ümit Yayıncılık, 2001 SAYFA . 145

 

***Yahu bu milletin bütünlüğü ne mutlu Türküm ifadesiyle sağlanır mı? Osmanlı 30’u aşkın etnik grubu ümmet düşüncesiyle bir arada tuttu. Biz de öyle yapacağız. RTE

 

 

***Demokrasi amaç değil araçtır. Amacımıza ulaşana kadar demokrasiye bağlıyız. RTE

 

 

***Demokrasi bir tramvaydır. İstediğimiz durağa geldiğimizde ineriz. RTE

 

***Yolumuzun üzerine bir inek oturmuş. Yolumuzu kapatıyor, menzilimize ulaşmamızı engelliyor. İneği yolumuzdan önce lafla usul usul sonra evvel Allah sizlerin yardımıyla artık nasıl olursa, nasıl denk gelirse kaldıracağız. RTE

 

***Türkiye’de Kürt sorunu vardır. Bunu Türkiyelilikle çözeriz. Türkiyelilik her vatandaşın üst kimliği olmalı. Türk kavramını alt kimlik olarak değerlendirebiliriz. İsteyen varsa yine Türküm diyebilir. RTE

 

 

***Sana mı kaldı türban konusunda karar vermek? Bu ulemanın işidir. RTE (AİHM’ye)

 

 

***Efendi sen kim oluyorsun, buna mecelle (şeriat hukuku) karar verir. (Danıştay’a)

 

 

***ABD’de özgürlük anlayışı var, ama benim ülkemde yok. (Amerika konuşması) RTE

 

 

***Burası (kafası) basmıyor. Hayatında iki koyun gütmediği için kavrayamıyor. (YÖK Başkanına) RTE

 

 

***Sanki maçta gibi bağırıyorlar. (Türkiye laiktir diyenlere) RTE ; http://www7.gazetevatan.com/root.vatan?exec=yazardetay&tarih=01.05.2007&Newsid=117866&Categoryid=4&wid=142 CAN ATAKLI

 

 

*** Dokunulmazlığı kaldıracağız. RTE nin secim beyannamesinde yer almaktadir

 

 

***Darbe yaşamış toplum onurunu kaybediyor. RTE Partisinin dergisine verdiği demeçte diyor;EMIN COLASAN http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=226667&yazarid=5

 

 

*** Bu soru sorulmaz... Haddinizi bilerek soru sorun' RTE  Ulaştırma Bakanı istifa edecek mi' sorusuna cevap vermis ; EMIN COLASAN http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=243757&yazarid=5

 

 

*** ‘Ağzın leş gibi kokuyor. Edepsizce soru sorma'  RTE Safranbolu'da soru soran gazeteci arkadaşımızı ‘sarhoş' olmakla suçluyor; EMIN COLASAN http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=243757&yazarid=5 

 

 

*** ‘10. Yıl Marşı okumakla Türkiye raylarla donanmıyor. Bu işler lafla olmuyor. Marşı oku, demir ağlarla ör. Neyi ördün yahu neyi? Ama bak, biz örüyoruz, öreceğiz inşallah. Daha da devam edeceğiz.' RTE 10 NUNCU YIL MARSI ILE ALAY EDIYOR; EMIN COLASAN  http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=243547&yazarid=5

 

 

*** Türkiye Cumhuriyeti'nin 70 yıllık tarihine baktığımızda rejimin yüz aklığı ile çıktığını söyleyemeyiz. Bize göre demokrasi amaç değil ancak bir ARAÇTIR. Hangi sisteme gitmek istiyorsanız, bu düzenlerin seçiminde bir araçtır.Türkiye Cumhuriyeti katı bir üniter anlayışa sahip olmuştur. Hatta Türkiye DİN konusunda da aynı şeyi seçmiş, kendisine din olarak KEMALİZMİ (Atatürkçülük, laiklik, devrimler...) almış, başka hiçbir dine (Müslümanlık dahil!) hayat hakkı tanımayarak kitlelere zorla dikte ettirmiştir. Türkiye Cumhuriyeti 1923'ten bu yana sürekli GERİLEYİŞ içindedir. Türkiye'nin 70 yıllık tarihi BOŞA HARCANMIŞ bir zamandır.Türkiye'de 27 etnik grup yaşamakta. Bunların varlıklarının tanınması gerekir. TÜRKİYE TÜRKLERİNDİR gibi tezler YANLIŞTIR…… Refah Partisi İstanbul İl Başkanı olan Recep Tayyip Erdoğan'ın sözleri …..       KITAP ‘‘2. Cumhuriyet Tartışmaları'' (Başak Yayınevi). Bu kitapta o günlerde Refah Partisi İstanbul İl Başkanı olan Recep Tayyip Erdoğan'ın sözleri! http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=194897&yazarid=5   EMIN COLASAN, 10 OCAK 2004

 

*** Ne etiği kardeşim, benim devletle bir işim mi var ki, burada etik aranacak. Ortaklarım sağolsun, işi götürüyorlar. BİZİM DEVLETLE İŞİMİZ YOK…….. Basbakan RTE 19 Mart tarihli Milliyet Gazetesi'nde ilginç bir haber vardı. Başbakan, ‘ortak olduğu' şirketler ve ‘yetmeyen maaşı' konusunda ‘etik olarak yanlış' eleştirilerine katılmadığını vurgulamıştı!;EMIN COLASAN http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=216832&yazarid=5 

 

 

*** Bu anlaşmayı yaparken size öyle tek taraflı buyur ne istiyorsan al denmez. O zaman Lozan Anlaşması'nı masaya yatırın. Lozan'da neler alındı verildi diye bakıldığı zaman burada da karşılıklı bir şeyler alındı verildi. O zaman (Lozan'da) bu adaları (Ege adalarını) verenler ihanet içinde miydiler?'BASBAKAN RTE LOZAN TARIH BILGIELRINDEN HABERSIZ ATIP TUTUYOR;EMIN COLASAN  http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=217214&yazarid=5

 

 

*** Toplum ve meslek liselerinde okuyan öğrenci velileri çocuklarının durumuna sahip çıkmadılar. Bunun karşısına dikilenlere toplum gereken cevabı vermedi. Onun için bu adımı atamıyoruz. Toplumun daha duyarlı olmasını beklerdim. RTE TEMMUZ 2004 DE ISTANBULDA İmam hatiplerle ilgili üniversiteye giriş düzenlemesinden vazgeçmeleri konusunda söyledi

 

  

*** Bu durumda belki Osmanlı eyaletler sistemi benzeri bir şey yapılabilir. Bu toprak üzerinde böyle bir bağımsız yapıyı kurma kudreti varsa kurar...(Türkiye'yi) İSLAM'IN DEVLET PLANI içinde düşünüyorum. Türkiye'nin yarınında artık KEMALİZME ve Kemalizm benzeri rejimlere, sistemlere yer yoktur. En üst belirleyici İSLAM'IN İLKELERİDİR. Her şey ona göre belirlenir.

Bizim açımızdan önemli bir başka konu da ‘‘büyük abi'' ailesini oluşturan devletlerin tamamının Hıristiyan olmalarıdır ve ısrarla Müslüman ülkelerde istikrarsızlık ve iktidarsızlık (yaratma) peşinde koşmaktadırlar.'' (Keşke büyük lokma yeseydi de, büyük konuşmasaydı! Başbakanımız bugün Hıristiyan AB'den tarih alabilmek için onların peşinden koşuyor, ne derlerse onu yapıyor!)…Burada (Cumhuriyet döneminde) Müslümanlara reva görülenleri hatırlatmak yeterlidir. İstiklal Mahkemeleri vasıtasıyla kurulan darağaçlarında kimlerin ve hangi suçlamayla idam edildiğini nasıl izah edecekler? Tevhid-i Tedrisat (eğitimde birlik) kanunu nelerin önünü TIKAMAK, nelerin önünü açmak içindi? Harf inkılabı (devrimi) vasıtasıyla bir ülkenin tamamının bir anda sıfır okur yazar seviyesine indirgenmesi kimlere yaramıştır… Refah Partisi İstanbul İl Başkanı olan Recep Tayyip Erdoğan'ın sözleri …… KITAP ‘‘2. Cumhuriyet Tartışmaları'' (Başak Yayınevi). Bu kitapta o günlerde Refah Partisi İstanbul İl Başkanı olan Recep Tayyip Erdoğan'ın sözleri! Yapılan söyleşide kendisine soruluyor: ‘‘Örneğin Kürtler biz ayrı yaşamak istiyoruz diyebilirler. Bağımsızlık, tamamen ayrılmak isterlerse?'' Başbakanımız yanıt da iste boyle veriyor  http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=194897&yazarid=5   EMIN COLASAN, 10 OCAK 2004

 

 

***"Kadinin seçme hakkı olabilir, ama seçilme hakkı asla!" RTE

 

*** Yeni yil kutlamalarina karsiyim. Recep Tayyip Erdogan 19.12.1994 Sabah

 

*** Tekke ziyaret etmedim, ama dergahi ziyaret ettim. Recep Tayyip Erdogan  22.1.1997 Gozcu

 

 

***"İmamlar da nikah kıysın" 1995 RTE

 

***Ataturke saygi gostermek icin heykel gibi hareketsiz durmanin anlami yok. Recep Tayyip Erdogan (12.5.1994 Hurriyet) http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=194207&yazarid=5  buna da bakin

 

 

***Alkol yasaklanmali. Recep Tayyip Erdogan  1.5.1996 Hurriyet

 

 

*** Tum okullar imam hatiplere donusturulecek.  Recep Tayyip Erdogan 17.9.1994 Cumhuriyet

 

 

***"10 Kasım'da yaygara kopartıldı." RTE (14.11.1994 - Hürriyet)

 

 

*** “sarık operasyonu çok komik  RTE , 15.05.1995 sabah

 

 

*** “mayo reklamı şehvet sömürüsüdür.” RTE (06.03.1996 hürriyet)

 

 

*** “taksimdeki caminin temelini inşallah atacağız. RTE (01.07.1994)

 

 

*** “milli piyango zulümdür. RTE (29.09.1994 hürriyet)

 

 

***Ataturk’un sapik prensipleri tabular olmustur. AKP parlemanto grup baskan vekili Bulent Arinc . BAKINIZ BASKA NELER DEMIS http://www.milliyet.com.tr/2007/05/06/siyaset/siy01.html

 

 

***Anitkabiri aglama duvarina cevirmislerdir. Acaba Ataturk ne yapiyor, kime karsi sorumlu? AKP kurucusu Halil urun

 

 

*** LAIKLIGIN SONA ERMESI ICIN SUREKLI INANARAK DUA EDIYORUZ . SARHOS MUSTAFA BEKRI CE YONETILIYORUZ.(Ataturk’u kastediyor)  COCUKLARIMIZ PKK ILE SAVASARAK VEYA TRAFIK KAZALARINDA OLMEK YERINE, SERIAT ICIN OLMELIDIRLER. AKP Bitlis milletvekili ZEKI ERGEZEN-KUZEY Irak’da magaralarda PKK ile fotograflari ele gecti

 

 

***....Sandığa giderken egemenlik milletindir. Ama maddede ve manâda egemenlik Allah'ındır. Tutturmuşlar laiklik elden gidiyor diye. Bu millet istedikten sonra tabiî elden gidecek. BASBAKAN TAYYIP ERDOGAN

 

 

***Türkiye'de yaşayanların yüzde 99'u Elhamdülillah Müslüman olduğunu söylüyor. O zaman yüzde 99'un "Elhamdülillah Şeriatçıyım" demesi de lazım. Ben elhamdülillah şeriatçıyım. Şeriat İslam, Allah'ın kuralları demektir." TAYYIP ERDOGAN (21 Kasım 1994, Milliyet)

 

 

***"Türkiye’nin yarınında artık Kemalizme ve Kemalizm benzeri rejimlere yer yoktur. Kemalizmin yeniden kendini üretmesi söz konusu değildir. Bizim için en üst belirleyici, İslam’ın ilkeleridir. Her şey ona göre belirlenir. Ben İslam’ın devlet planı içinde düşünüyorum." TAYYIP ERDOGAN http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/3876539.asp?yazarid=5

 

 

 

***Türkiye kendisine din olarak KEMALİZMİ almış ve başka hiçbir dine hayat hakkı tanımayarak kitlelere zorla DİKTE ettirmiştir. Ne yazık ki Türkiye'nin 70 yıllık tarihi BOŞA HARCANMIŞ bir zamandır. TÜRKİYE TÜRKLERİNDİR GİBİ TEZLER YANLIŞTIR. Bütün bunlardan sonra Türkiye'nin yarınında artık Kemalizm veya başkaca herhangi bir ideolojiye yer yoktur.Kemalizmin yeniden kendini üretmesi söz konusu değildir...Çünkü insanlar böyle bir devleti istemiyor. 2000'li yılların dünyasında ve büyük dünya ailesinin bir birimi olan Türkiye'de artık Kemalizme yer yoktur. En üst belirleyici İSLAM'IN ilkeleridir. HER ŞEY ONA GÖRE BELİRLENİR.,,” RTE http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?viewid=494251 

 

 

 

*** “IKTIDARA GELMEK AMACIMA ULASMAK ICIN PAPAZ ELBISESI BILE GIYERIM”.  TAYYIP ERDOGAN

 

 

***"Turkiye'de din cimentodur."  Basbakan Recep Tayyip Erdogan

 

 

***"Din devletine karşıyım, dinsel milliyetçiliğe hayır!" RTE

 

 

***Istanbul’u Medine yapacagiz. Recep Tayyip Erdogan

 

 

***Tum okullar imam hatiplere donusturulecek.  Recep Tayyip Erdogan

 

 

***Ben Istanbul’un imamiyim. Recep Tayyip Erdogan

 

 

***Mayo reklamlari sehveti tahrik eden seylerdir.  Recep Tayyip Erdogan

 

 

***Turkiyenin Cumhurbaskaninin Imam hatip mezunu olacagi gunler yakindir.  Recep Tayyip Erdogan

 

 

***Yesil medeniyetin rengidir.( kaldirimlarin bazilarinin yesile boyanmalarini istediginde soylemistir) Recep Tayyip Erdogan

 

 

***Turk Parlemantosunu dua ile acmak isterim. Recep Tayyip Erdogan

 

 

*** * Şimdi siz imam denilince camide namaz kıldıran insan zannediyorsunuz. İslami terminolojide imam idari yetkinin elinde olduğu insandır. Çünkü imam, önderdir, rehberdir. Şimdi burada biz bir önderiz, idareciyiz. (8 Ocak 1995, Hürriyet, Neşe Düzel röportajı)

 

 

*** Her şeyden önce RP bir din, RP eşittir İslam demek değildir. Türkiye'de RP'nin yöneticileri olarak biz İslam öncelikli bir yaşam tarzını benimsemiş insanlarız. Türkiye'nin yüzde 99'u "İslam yaşama biçimimdir" diyor. (13 Şubat 1994, Cumhuriyet)

 

 

*** * Ben diyorum ki insanlar laik olmaz. Nitekim Anayasamız da "TC vatandaşları laiktir" demiyor, "TC Devleti laiktir" diyor. Müslümanlığın karşısına laikliği oturtamazsınız. (10 Temmuz 1998, Hürriyet)

 

 

*** Türkiye'de yaşayanların yüzde 99'u Elhamdülillah Müslüman olduğunu söylüyor. O zaman yüzde 99'un "Elhamdülillah Şeriatçıyım" demesi de lazım. Ben elhamdülillah şeriatçıyım. Şeriat İslam, Allah'ın kuralları demektir. (21 Kasım 1994, Milliyet)

 

 

***Bu can bu tende kaldıkça bu beş yıllık dönem içinde Allah'ın izniyle aşındırmadık kapı bırakmayacak ve Taksim Camii'ni Bismillah yaptıracağım. Taksim Meydanı bir semboldür. Ama bizim kimliğimiz yok. (21 Kasım 1994, Milliyet)

 

 

*** Atatürkçü olmadığımızı her zaman söylüyoruz, ama Atatürk'ün ilkelerini benimsiyoruz. Bizde kişiye tabi olma söz konusu değildir. Biz peygamberimizin de, Atatürk'ün de ilkelerini şeklen değil esasen benimsiyoruz. RTE

(17 Ekim 1996, Sabah)

 

 

*** Ben Türkiyeli bir Müslümanım. Müslümanlar şu anda önemli bir karar aşamasında bulunmaktadırlar. İslam havzası, bu kararın arifesindedir. Dünyada gerçek barış, ancak İslam havzasının bu karın verişiyle gerçekleşecektir.

(9 Ocak 1995, Tercüman, Hollanda İslam Federasyonu konuşması)

 

 

***Ben diyorum ki insanlar laik olmaz. Nitekim Anayasamız da "TC vatandaşları laiktir" demiyor, "TC Devleti laiktir" diyor. Müslümanlığın karşısına laikliği oturtamazsınız. TAYYIP ERDOGAN  (10 Temmuz 1998, Hürriyet)

 

 

***"Su ana kadar demokrasiyi bizim gibi anlayan, bizim gibi yasayan ve yasatmaya gayret eden bir parti gelmedi. Ama demokrasi amac mi arac mi? Ha burada bizim bir ayriligimiz var. Biz diyoruz ki, demokrasi bir aractir. Demokrasi bir amac degildir." TC BASBAKANI TAYYIP ERDOGAN

 

*** “Ben Türkiyeliyim, gurur duyuyorum. Ama Türklüğümle değil. Çünkü Türk değilim Kürt’üm. Laz’ı var, Rum’u var. Neticede onlar Türkiye halkıdır. Türkiye’yi oluşturan halklardır. Ben de Türkiyeli olmakla gurur duyuyorum.” RTE

 

*** “Gazetenin bir tanesi yazmış ‘Türkiye Türkler’in’ diye. Ahlaksız bu, hayasız. Neden eğer bunun derseniz, Türkiye’yi 30’a bölersiniz. Çünkü Türkiye’de sadece Türkler yaşamıyor: Türkiye’de Kürt’ü de var, Laz’ı, Çerkez’i de var. Türkiye’de yaşayan herkes Türk’tür diyor. Olmaz böyle şey. Biz diyoruz ki Türkiye, Türkiye’de yaşayan herkesindir”. RTE

 

***“Biz de, Türkiye’de Türkiyelilik bilincini yakalamalıyız. Bunu bir de Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşlığı bilinci ile zenginleştirmeliyiz.” RTE

 

***“Etnik unsurlar vardır. Kürt’ü vardır, Laz’ı, Çerkez’i, Gürcü’sü, Arnavut’u, Boşnak’ı, Türk’ü vardır. Bunlar ülkemizde bir alt kimliktir. Bunun bir tek üst kimliği vardır; o da Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşlığıdır.”  RTE

 

*** “Türk Türküm, Kürt Kürdüm, Laz Lazım, Çerkez Çerkezim diyebilecek. Hepimizin üst kimliği Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığıdır. Türk, Kürt, Çerkez, Laz aklınıza ne gelirse hepsi Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşlığı üst kimliği altında bir ve beraber olacağız. Alt kimliklere saygı duyacağız. Ancak hepimizin bir üst kimliği var. Nedir o? Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığıdır” RTE

 

*** “Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı 73 milyon için sigortadır. Bizi, Kürt’ü, Laz’ı, Çerkez’i, Türk’ü ile birleştiren bir üst kimliktir. Bu ifademden rahatsız olanlar da var. Onlara bazı bilimsel çalışmalar yapmalarını tavsiye ederim” RTE, ANAP

 

 

 

 

 

 

***“Minareler süngü, kubbeler miğfer, Camiler kışlamız, mü'minler asker, Bu ilahi ordu dinimi bekler, Dillerde tevhid Allahu Ekber. Mü'minler ordusu Hakk'ın kolunda, Batılla savaşır dini uğrunda, Ezelden Ebede Kur'an yolunda, Allahu Ekber, Allahu Ekber. Hak dinin rehberi Resul-i Ekrem İman telkin eder hadisi her dem Dinimizde yoktur gizli ve mahrem Doğrudan doğruya Allahu Ekber." TAYYIP ERDOGAN

 

 

***...Hem laik, hem Müslüman olunmaz. Ya Müslüman olacaksın, ya laik.  TAYYIP ERDOGAN

 

*** Türkiye’yi pazarlıyorum. Benim için verilecek para önemlidir. Her şeyi pazarlar satarım, parayı veren düdüğü çalar. RTE

 

 

***...İslâm alemi Müslüman Türk milletinin ayağa kalkmasını bekliyor. Kalkacağız. Bu kıyam başlayacak. TAYYIP ERDOGAN

 

“kiyam” soz olarak anlami sudur http://www.tdk.gov.tr/tdksozluk/sozbul.ASP?Kelime=%20kıyam  kıyam

isim, din b. (***) (kıya;mı) Arapça   

  1 .    İslam inancına göre, ölümden sonra yeniden dirilip ayağa kalkma.

  2 .   din b. (***)  Namazda ayakta durma.

  3 .  eski dil  Ayağa kalkma, ayakta durma.

  4 .  eski dil  Bir işe girişme, kalkışma, teşebbüs etme.

  5 .  eski dil  Ayaklanma, başkaldırma, karşı gelme:

       "Planlı ihtilalin, planlı kurtuluş, kıyam ve savaşının ilk basamağı buydu."- E. İ. Benice

 

 

 

***....Sandığa giderken egemenlik milletindir. Ama maddede ve manâda egemenlik Allah'ındır. Tutturmuşlar laiklik elden gidiyor diye. Bu millet istedikten sonra tabiî elden gidecek. BASBAKAN TAYYIP ERDOGAN

 

 

***Hem laik, hem Müslüman olunamaz. İkisi bir arada ters mıknatıslama yapar'', ''1.5 milyar İslam alemi Müslüman Türk milletinin ayağa kalkmasını bekliyor, kalkacağız, ışıkları göründü. Allah'ın izniyle bu kıyam başlayacak'', ''Türkiye Cezayir olur mu diye soruyorlar. Biz hazmettire hazmettire geliyoruz'' TAYYIP ERDOGAN 1994

 

 

***"Türkiye’nin yarınında artık Kemalizme ve Kemalizm benzeri rejimlere yer yoktur. Kemalizmin yeniden kendini üretmesi söz konusu değildir. Bizim için en üst belirleyici, İslam’ın ilkeleridir. Her şey ona göre belirlenir. Ben İslam’ın devlet planı içinde düşünüyorum." TAYYIP ERDOGAN

 

 

***Kuran kursunun kaçağı, kanunsuzu mu olurmuş canım? Bu millet çocuğuna dinini öğretemeyecek mi?" Başbakan Recep Tayyip ERDOĞAN  

 

 

***Her şeyden önce RP bir din, RP eşittir İslam demek değildir. Türkiye'de RP'nin yöneticileri olarak biz İslam öncelikli bir yaşam tarzını benimsemiş insanlarız. Türkiye'nin yüzde 99'u "İslam yaşama biçimimdir" diyor.  TAYYIP ERDOGAN (13 Şubat 1994, Cumhuriyet)

 

 

 

**** BU MILLETE COGALMAYIN TAVSIYESI ADETA IHANETI VATANIYE, ADETA BU MILLETI AZALTARAK TARIHTEN, DUNYADAN SILME PROJESIDIR. NUFUS OLMAZSA EKONOMIK SORUN OLMAZ DIYORLAR. BU MILLETIN COGALMASI LAZIM. BIZ BOYLE DUSUNUYORUZ. SAKIN HA, ALLAH NE VERDIYSE!. TAYYIP ERDOGAN 18 subat 2002

 

 

***’Biz din istismarı yaptık, din istismarı hataydı. Din adına parti kurmak dine kötülük yapmaktır’ Recep Tayyip Erdoğan 3 Mart 2004

 

 

 

*** 'Çocuklarımı yurtdışında okutuyorum, yakınım okutuyor' RTE

 

 

 

*** ‘‘Onuncu Yıl Marşı okumakla Türkiye raylarla donanmıyor. Bu işler lafla olmuyor. Marşı oku, demir ağlarla ör. Neyi ördün yahu, neyi?…. Demir ağlarla ördük dediler. Ne ördünüz laftan başka? Ama bak, biz örüyoruz. Öreceğiz inşallah. Daha da devam edeceğiz……..'' RTE  02 Kasım 2002 tarihli Hürriyet'te bir haber

 

*** Maaşımla geçinemiyoruz" BASBAKAN RTE

 

*** ‘‘Hortuma damardan girdik. Hortumu kestik.'' BASBAKAN RTE

 

***Ben tüccar siyasetçiyim' RTE

 

*** "Ben belediye başkanlığım döneminde haksız mal ve servet edindiğim iddiasıyla Ankara 7. Asliye Ceza Mahkemesi’nde yargılandım ve beraat ettim." BASBAKAN RTE http://arsiv.sabah.com.tr/2001/08/06/p01.html http://webarsiv.hurriyet.com.tr/2002/08/23/170668.asp http://www.uludagsozluk.com/k/recep-tayyip-erdogan-in-mal-varligi/   http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=recep+tayyip+erdogan+in+mal+beyani&kw=&a=&v=&p=2

 

*** Oğlumun düğününde takılan altınları bozdurduk, parayı kendisinden borç aldım! RTE Yargılandığı mahkemede servet artışı için ACIKLAMA YAPTI

 

 

***  Türkiye’yi pazarlıyorum. Benim için verilecek para önemlidir. Her şeyi pazarlar satarım, parayı veren düdüğü çalar. RTE, http://www7.gazetevatan.com/root.vatan?exec=yazardetay&tarih=01.05.2007&Newsid=117866&Categoryid=4&wid=142 CAN ATAKLI

 

 

***Malvarlığında gizlilik esası vardır" BASBAKAN RTE; DOKUNULMAZLIKLAR, GIZLILIKLER SADECE ASIRET YONETIMLERINDE VARDIR

 

 

***"Mahkemenin türbanla ilgili söz söyleme hakkı yoktur. Söz söyleme hakkı din ulemasınındır"  BASBAKAN RECEP TAYYIP ERDOGAN, AVRUPA IH MAHKEMESI KARARLARINA ULUSLARARASI CEVABI

 

 

***"Böyle demokrasi olmaz." BASBAKAN RTE, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi türban aleyhine karar verince Batı demokrasilerine tepki

 

 

*** Eğer, bu fotokopileri ben çıkarmaya başlarsam, cemaziyülevveliniz çok kötü, çok kötü!..BASBAKAN RTE

 

“Bütün okullar İmam Hatip yapılacak” (RTE 17.9.1994 Cumhuriyet)

 

 

 

*** Yattınız kalktınız, sadece, bakanıma belden aşağı vurmaktan başka bir iş yapmadınız... ve aynı şeyleri konuştunuz, aynı ifadeleri kullandınız. Oğlundan başladınız, eşinden çıktınız. Bir edep var, adap var ya!.. Nasıl bunu yaparsınız ya?! Nasıl yaparsınız?! BASBAKAN RTE BAKANINI SAVUNUYOR, Genel Kurul’da bütçe üzerinde yaptığı konuşmaya, CHP Lideri Deniz Baykal ile muhalefet milletvekillerine verdiği yanıtlar

 

 

*** Müddei, iddiasını ispatla mükelleftir. İddiasını ispatlayamayan... Oraya işte ben üç tane nokta koyuyorum... Üç tane nokta koyuyorum. BASBAKAN RTE, Genel Kurul’da bütçe üzerinde yaptığı konuşmaya, CHP Lideri Deniz Baykal ile muhalefet milletvekillerine verdiği yanıtlar

 

 

*** Rahat ola, rahat... El kol hareketi yapma... El kol hareketleriyle bir yere varamazsınız. Bu millet el kol hareketleri yapanları hep sandığa gömdü, sizi yine gömecek. BASBAKAN RTE, Genel Kurul’da bütçe üzerinde yaptığı konuşmaya, CHP Lideri Deniz Baykal ile muhalefet milletvekillerine verdiği yanıtlar

 

 

*** Bak, Mustafa Bey, Sayın Özyürek, çok ileri gittin; sana burada şimdi bir şey söyleyeceğim, şimdi bir şey göstereceğim sana... Sayın Özyürek, bu ayağa kalkma, bu tür hareketler, bunlar çirkin……Ben sana şurada bir şey söyleyeyim, bak: 7.11.2005 tarihinde Plan ve Bütçe Komisyonunda konuşma yapıyorsun... ve bu konuşmada şu ifadeyi kullanıyorsun: ’Zaten bu millet mazoşisttir. Ne kadar eziyet yaparsanız, o kadar...’ diyorsun. Bu ne be?!  Zaten, Türk Milletine ’mazoşist’ diyen bir kişiyi, ben, ademe mahkum ediyorum, kabul etmiyorum. Kabul etmiyorum seni…..Özür dileyeceksin bu milletten, özür!.. Terbiyesiz!.. BASBAKAN RTE, Genel Kurul’da bütçe üzerinde yaptığı konuşmaya, CHP Mersin Milletvekili Mustafa Özyürek’e verdiği yanıtlar

 

 

*** Sizi edebe davet ediyorum... Edebe davet ediyorum. BASBAKAN RTE Genel Kurul’da bütçe üzerinde yaptığı konuşmadan

 

 

*** Sayın Baykal, size ithaf olunur; yanınızda bu tür adamlar çalıştırıyorsunuz. BASBAKAN RTE, Genel Kurul’da bütçe üzerinde yaptığı konuşmada, CHP MILLETVEKILLERI ICIN BAYKAL’A “YANINIZDA CALISTIRDIGINIZ ADAMLAR” DIYOR!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!

 

 

***"... Cumhuriyet ilkesinin de zayıfladığı ve işlevini kaybettiğini görüyoruz. Cumhuriyet kavramının aslında artık bizim için çok fazla bir mana ifade etmediğini söylememiz de mümkündür. Cumhuriyet ilkesinin yerini katılımcı bir yönetime devretmesi gerektiği ve nihayet laiklik ilkesinin yerinin İslam ile bütünleşmesinin gerekli olduğu kanaatini taşıyorum. Böylece Türkiye Cumhuriyeti'nin başlangıçta ortaya koyduğu bütün temel ilkelerin, laiklik, cumhuriyet ve milliyetçilik gibi birçok temel ilkenin yerine daha çok katılımcı, daha adem-i merkezi, daha Müslüman bir yapıya devretmesi sorumluluğu ve artık bunun zamanının geldiği düşüncesini taşıyorum…." RTE

 

 

***Dinde emredici hüküm varsa saygı duymak zorundasınız…Kuran'da çok sayıda emredici hüküm var. Bunların önemli bir bölümü gündelik hayatımızla ilgili. Kadınların şahitliğini kabul etmemekten köle alabilmeye kadar pek çok 'muamelat' ayeti var kutsal kitapta.” RTE , BOYLE MI??? http://www.hurriyet.com.tr/gundem/8791409.asp?gid=229&sz=73498 

 

 

***“Bütün okullar İmam Hatip yapılacak” (RTE 17.9.1994 Cumhuriyet)

 

 

*** Buna Kuran kursu maddesi demek yanlış. Bu, adı itibarıyla talihsiz bir kanun. Dünyanın herhangi bir yerinde ‘Kanuna aykırı eğitim kurumları' diye bir ifade var mı? Dünyada eylem cezalandırılır. Bu kanun, üniversiteye hazırlık kurslarını da ilgilendiriyor. Ama nedense hemen Kuran kursuna indirgeniyor. BASBAKAN RTE , 7 TEMMUZ 2005, HURRIYET ERTUGRUL OZKOK

 

 

***Bakın biz üç yıldır iktidardayız. Bu gibi sorunları konsensüsle çözmek istediğimizi söyledik. Ama kimse bize yardımcı olmadı. Tam aksine, tam aksini yaptılar. Bize bu konulardan vurmaya çalıştılar. YÖK Başkanı işi gücü bırakmış bize çatıyor. Ülkenin Başbakan'ına hakaret edersen ben bir gün buna cevap veririm. Slovakya bile ilk 500 üniversiteye giriyor. BASBAKAN RTE , 7 TEMMUZ 2005, HURRIYET ERTUGRUL OZKOK

 

 

***Benim kızım burada üniversitede okuyamıyor. Ne yapacaktı? Üniversite kapıları açık olsaydı kızlarım Türkiye'de okurdu. BASBAKAN RTE , 7 TEMMUZ 2005, HURRIYET

 

 

*** Oğlum da burada katsayı engeline takıldı. Aldığı puan Boğaziçi Üniversitesi'ne girmesine müsaitti. Ama imam hatipte okuduğu için giremedi. BASBAKAN RTE , 7 TEMMUZ 2005, HURRIYET

 

 

***“Bütün okullar İmam Hatip yapılacak” (RTE 17.9.1994 Cumhuriyet)

 

 

*** Adını koyanlar koymuş. Bunların tarihi Atatürk'e dayanıyor. İmam bu toplumda dini ihtiyaçları karşılayan insan. Hatip iyi konuşmacı. Bu okullara niye itiraz ediliyor anlamıyorum. BASBAKAN RTE , 7 TEMMUZ 2005, HURRIYET ERTUGRUL OZKOK’un “İmam hatip okullarının adı düşündürücü değil mi?”  sorusuna cevabidir

 

 

*** Anadolu'da fazla cami yok. BASBAKAN RTE , 7 TEMMUZ 2005, HURRIYET; BU ULKEDE CAMI KADAR OKUL KUTUPHANE YAPILSAYDI CAGDAS OLURDUK EY CAHIL IMAM

 

 

*** Artık bir apartmanda neredeyse bir camilik insan oturuyor. BASBAKAN RTE , 7 TEMMUZ 2005, HURRIYET http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?viewid=600918

 

 

*** Benim eşimin başına örttüğü de türban değil. O da başörtüsü. BASBAKAN RTE , 7 TEMMUZ 2005, HURRIYET http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?viewid=600918 ;EFEEEEEEEENDIMMMMMMMMMMMM???

 

 

*** Bizim dört önceliğimiz var. Eğitim, sağlık, adalet ve güvenlik. BASBAKAN RTE , 7 TEMMUZ 2005, HURRIYEt

 

 

***“Hiç öyle şey olur mu? Kadınlar bizim başımızın tacı, onların yorulmasını istemeyiz, evde oturacaklar, erkekler çalışacak!" RECEP TAYYIP ERDOGAN, BOYLE MI BAS TACINIZ, YANI KOLELERINIZ?  http://www.hurriyet.com.tr/gundem/8791409.asp?gid=229&sz=73498

  

 

***''Egemenlik Allah'ındır..'' ''Ben Müslümanım, diyenin tekrar yanıma gelip bir de aynı zamanda laikim, demesi mümkün değil. Niye? Çünkü Müslümanın yaratıcısı Allah kesin hâkimiyet sahibidir. 'Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir' lafı koskoca bir yalan!.. Egemenlik kayıtsız şartsız Allah'ındır.'' TAYYIP ERDOGAN

 

 

***''AB'ye girmeyeceğiz..'' ''Avrupa Birliği'ne girmek için koşturuyorlar. Onlar da bizi almamayı düşünüyorlar. Eeee.. biz de girmemeyi düşünüyoruz. AB'nin asıl adı Katolik Hıristiyan Devletler Birliği'dir.'' TAYYIP ERDOGAN

 

 

***''Anayasayı sarhoşlar hazırladı..'' ''Kaptıkaçtı maptıkaçtı, ( Prof. Orhan Aldıkaçtı ) anayasayı hazırlıyorlar, adamlar ayık kafayla hazırlamıyorlar bunu; sonra iki senede deliniyor.''  TAYYIP ERDOGAN

 

 

***''Ümmetçilik tutar…Yahu bu milletin bütünlüğü 'Ne mutlu Türküm diyene' ifadesiyle sağlanır mı? Osmanlı 30'u aşkın etnik grubu ümmet düşüncesiyle bir arada tuttu. Biz de inanç birliği ile tutacağız.''  TAYYIP ERDOGAN

 

 

***''Terör Meclis'te..'' ''Terörü Cudi dağlarında arıyorlar; terör Meclis'in içinde!.. Orada halledilmeli!..'' TAYYIP ERDOGAN

 

 

***''Doğumları kadın yaptıracak..'' ''Doğumevlerinde yalnız kadın doktorlar çalışacak!.. Öğretmenlikte yetişmiş başörtülü kızlarımız var; şimdi işe alınmayan bu başörtülü kızlarımız anaokullarında yavrularımızı yetiştirecek...'' TAYYIP ERDOGAN

 

 

***''Hazmettirerek geliyoruz..'' ''Türkiye Cezayir olur mu, diye soruyorlar. Biz hazmettire hazmettire geliyoruz. Allah'ın izniyle!.. Şimdi artık millet yalnız aktörleri değil, senaryoyu da değiştirmeye talip!.. Bu çalışmalarımız senaryoyu değiştirme çalışmalarıdır. Biz onun için geliyoruz. Bu düzenin koruyucusu olamayız; bu mümkün değil. Bu hukuku hazırlayanlar, bu düzenin kaldırılmasının maşası olacaklar.'' TAYYIP ERDOGAN

 

 

***'Kıyam başlayacak..'' ''Bir buçuk milyar nüfuslu İslam âlemi Müslüman-Türk milletinin ayağa kalkmasını bekliyor... Ayağa kalkacağız.. Işıkları göründü, Allah'ın izniyle kıyam başlayacak!.. TAYYIP ERDOGAN 

 

 

***''Laiklik tabii elden gidecek..''''Tutturmuşlar laiklik elden gidiyor, diye!.. Yahu bu millet istedikten sonra laiklik tabii elden gidecek!.. Sonra nedir bu laiklik Allah aşkına?.. Bu ne menem şey?.. Çıkıyor İçişleri Bakanı, 'Devlet dine karışır' diyor. Eeee.. gerisini niye söylemiyorsun?.. Din devlete karışır demiyorsun!..'' TAYYIP ERDOGAN

 

 

***“İktidara geleceğimiz kesindir. Bu geçiş tatlı mı olacak, tatsız mı, canlı mı olacak, cansız mı, kanlı mı olacak kansız mı? Geçiş dönemi yumuşak mı olacak, sert mi?” ERBAKAN 13 MAYIS 1994

 

 

*** "Müsteşarımın üniversitede görev yapmasını engelleyen karar beni bağlamaz. Bu ülkede istisnalar hariç kariyerlerin nasıl alındığını biliyorum. Bir intikam hırsıyla 'müsteşarlıktan sonra üniversitede hizmet yapamaz' desen ne olur demesen ne olur? Kendilerini yormasınlar. Benim müsteşarımın sizin vereceğiniz kariyere ihtiyacı yoktur!" BASBAKAN RTE, MUSTESARI PROF OMER DINCER VE INTIHAL YANI BILGI EMEK HIRSIZLIGI=PLACIARIZM SUCU YOK TARAFINDAN ISBATLANDIKTAN SONRA 

 

 

***Mahkemenin türbanla ilgili söz söyleme hakkı yoktur. Söz söyleme hakkı din ulemasınındır." BASBAKAN RTE AVRUPA’DA IKEN 2005

 

 

*** 8 yıldır üniversitelerde başörtüsü özgürlüğü insanların elinden alınıyor. Bu konuda mahkemenin söz söyleme hakkı yok. Dinin ulemasına sormak lazım. Ulema ne diyorsa o olmalıdır" BASBAKAN RTE Danimarka’da Anayasa Mahkemesi ve Danıştay kararları ile son olarak bu kararları teyit eden Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin kesin hükmüne elestirisi

 

 

*** Bazı hukuki yorumlara, bazı köşe yazarlarına baktığımız zaman, bizim yaklaşım tarzımızı "Bunların hukuka saygısı yok" diye değerlendiriyorlar. Bu bir dosya kararıdır. Benim de böyle bir yorumum var. Ben cezaevine girdiğim zaman gazeteler "Artık muhtar bile olamaz" diyorlardı. Recep Tayyip Erdoğan TC'ye başbakan oldu. Neyle oldu? Gene yargıyla, değişen, gelişen yasalarla oldu.” BASBAKAN RTE Danimarka’da Anayasa Mahkemesi ve Danıştay kararları ile son olarak bu kararları teyit eden Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin kesin hükmüne elestirisi

 

 

*** "Bu konudaki düşüncelerimizi söyledik. Bir başbakan bir kere konuşur. Sen de bir gazeteci olarak bir kere konuşulunca anında kapacaksın. Kapamıyorsan o zaman çok amatörsün hemen süratle geliştirmen lazım" BASBAKAN RTE danimarka donusu Ankara’da gazeteciyi azarliyor

 

 

****Değiştim. Gelişerek değiştim. 30 yıl öncesinde kalmadım; çünkü çağdışı değilimBASBAKAN RTE , TBMM DE 2006 BUTCE GORUSMELERI SIRASINDA CHP NIN CHP LIDERININ “DEGISTIN MI” DIYE LAF ATMASINA VERDIGI CEVAP

 

 

***İnsan denen varlığı hayvana benzetirseniz ben ona özgürlük demem" BASBAKAN RTE;CAGI GUNUMUZU DUNYAYI CAGDASLGI DEMOKARSIYI, INSNA HAKLARINI VELHASIL HERSEY ANLAMA PROBLEMI VAR; SANKI YA O UZAYLI VEYA BIZ HERKESLER UZAYLIYIZ AMA KESIN OLAN BIRSEY VAR; ASLA HEPIMIZ VE O, AYNI PLANETTEN DEGILIZ

 

 

*** "Düşünce özgürlüğü, basın özgürlüğü hiçbir zaman hakaret özgürlüğünü getirmez, getirmemelidir. Kim olursa olsun. İnsanları karikatürize edebilirsiniz. Ama kalkıp da bu ülkenin başbakanını veya herhangi bir şahsını hayvanla karikatürize etmeye yönelirseniz buna özgürlük denmez. Eleştiri yaparsınız, karikatürize edersiniz hepsini başımın gözümün üstüne koyarım. Saygıyla karşılarım. Ama kalkar da insan denilen varlığı, Tayyip Erdoğan olarak demiyorum, bir hayvana benzetirseniz, insanı bir hayvanla sunmaya kalkarsanız kusura bakmayın onu ben özgürlük adı altında da onu değerlendirmem.. BASBAKAN RTE ;ZAVALLI IMAM HATIPTE HICBIRSEY OGRETMEMISLER KI BOYLE OLMUSLAR –EEE TABII INSAN AKLI ZEKASI EN COK DA ILK YILLARDA GELISIYOR- IMAM HATIPTE KORELTILEN DUMURA UGRATILAN BEYINLERLE SONRASINI, DUNYAYI, CAGDASLIGI KAVRAMAK GERCEKTEN DE  ZOR- GELISMIS DUNYANIN AGZINI ACIK BIRAKACAK INCILER

 

 

*** Çocuklarını özleyen ve çocukları tarafından özlenen bir babayım. BASBAKAN RTE

 

 

***Ben malvarlığımı açıklayacağım demedim, ama bugün bütün gazeteler açıklayacağımı yazıyor" BASBAKAN RTE 31.1.2006, DOKUNULMAZ+MAL VARLIGI SORULAMAZ= ASIRET YONETIMI,  TURKIYE BASBAKANIDIR

 

 

*** Sizin malınızdan bana ne, benimkinden size ne?" AKP Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı 17 SUBAT 2006 MILLIYET

 

 

*** İki de bir sakız gibi çiğniyorsunuz: 'Hikmetyar'ın önünde diz çöktünüz.' Bu olay 1986'nın olayı. Hikmetyar, islam ülkeleri ekonomik işbirliği toplantısına resmi davetli olarak geldi. Unutmayın, o zaman onların verdiği mücadeleyi herkes alkışlıyordu. Ha şu anda farklı bir safa geçmiş durumda, desteklemiyorum. Değiştim. Ben değişerek geliştim. 30 yıl öncesinde kalmadım, çünkü çağdışı değilim.BASBAKAN RTE BASBAKAN RTE  (O sırada Refah Partisi il başkanı olduğunu söyleyemiyor, geçmişteki partisinden ‘bir parti’ diye söz ediyor.) Fakat Meclis kürsüsünden verdiği bilgi doğru değil. O resim çekildiğinde Hikmetyar İstanbul’da. Fakat resmi davetli değil, Refah Partisi İl Başkanı Tayyip Erdoğan’ın konuğu. Ayrıca RTE başbakan falan değil. Yıllar sonra o makama geldi. Sonra HIKMETYAR İslamcı terörist Bin Ladin’e katıldı. Halen aranıyor 28.12.2005 MILLIYET

 

 

*** ‘Ben o zaman 1986’da siyasi bir partinin il başkanıydım. Hikmetyar ise Afganistan Başbakanı idi. Resmi davetli olarak İstanbul’a gelmişti.’Bu kadarBASBAKAN RTE  (O sırada Refah Partisi il başkanı olduğunu söyleyemiyor, geçmişteki partisinden ‘bir parti’ diye söz ediyor.) Fakat Meclis kürsüsünden verdiği bilgi doğru değil. O resim çekildiğinde Hikmetyar İstanbul’da. Fakat resmi davetli değil, Refah Partisi İl Başkanı Tayyip Erdoğan’ın konuğu. Ayrıca RTE başbakan falan değil. Yıllar sonra o makama geldi. Sonra HIKMETYAR İslamcı terörist Bin Ladin’e katıldı. Halen aranıyor 28.12.2005 MILLIYET

 

 

*** "Bana gazete kupürleriyle gelmeyin, belgelerle gelin" BASBAKAN RTE

 

*** 'Yanında çalıştırdığın adam' BASBAKAN RTE, CHP BASKANI BAYKALA HIYABEN CHP LI MILLETVEKILI ICIN KONUSYOR

 

 

*** "TERBİYESİZ... Otur yerine... Bilmiyorsan, git sor ağabeylerine, onlardan öğrenirsin...Onu da öğreneceksin, bilmiyorsan... Böyle mal bulmuş Mağribi gibi dayanıyorsun... Biz çok iyi biliriz, beni konuşturmayın... Cevabını alıyorsun zaten... Bu çatının altına yakışmayan fiiller yapıyorsun, kendine gel” BASBAKAN RTE -Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan TBMM’deki bütçe konuşmasında

 

 

*** İslam Ortak Pazarı filan olmaz, bu hayal. Tek bir ortak pazar var, Avrupa Birliği." BASBAKAN RTE,  Cidde’de Suudi Arabistan’lı işadamlarına

 

 

*** "Batı dünyasını gördükçe, kendi düşüncelerimizi ve inançlarımızı gözden geçirmek gerektiği ortaya çıkıyor." BASBAKAN RTE, Kopenhag’da bir sohbet sırasında

 

 

*** “Bunları kontrol etmiyor musunuz? Neden buraya bu şekilde yazdırıyorsunuz?” BASBAKAN RTE, 05 MAYIS 2006 HURRIYET,  Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Güneydoğu Avrupa Ülkeleri Ekonomik İşbirliği Süreci Zirvesi için gittiği Selanik'te Atatürk'ün doğduğu evi gezerken ziyaretçi defterine yazılan bir yazıyı beğenmeyince yırtması http://www.hurriyet.com.tr/gundem/4364166.asp?gid=0 

 

 

*** Biz din eksenli bir parti değiliz. Bireysel olarak durumumu sorarsan dindar olmaya çalışan bir Müslümanım." BASBAKAN RTE

 

 

*** Ben insan olarak laik değilim; devlet laiktir. Buna mukabil laik düzeni korumakla yükümlüyüm. Ama siz laikliği bir din gibi takdim ederseniz, bu ülkenin halkını üzersiniz… BASBAKAN RTE  http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=250315

 

 

*** İnançlı Müslümanlarız. Kuran'da kadının toplum içinde türban takması gerektiği yazıyor." ...Yüksekokullardaki türban yasağını hata olarak görüyorum. Bir demokratik ülke din özgürlüğünü sağlamalı. Buna, vatandaşların dinlerini yasalara saygı koşuluyla semboller vasıtasıyla ifade etmesi de dâhildir. Türban yasağı liberal değildir." BASBAKAN RTE http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=250315

 

 

*** Cama Atatürk posterleri yapıştırmışlar. Atatürk üzerinden neden tüccarlık yapıyorsun?" BASBAKAN RTE , DANIŞTAY saldırısında hayatını kaybeden Yargıç Özbilgin'in evini ziyaret ETTIGINDE PENCERELERINDEKI ATATURK POSTERI ICIN SAHSI YORUMU, AZARLAMASI, OFKESI

 

 

*** "Özbilgin'in ailesine İslami ve insani görev için gittim. Atatürk posterleri yapıştırmışlar camlara. Atatürk üzerinden neden tüccarlık yapıyorsun?" BASBAKAN RTE DANIŞTAY saldırısında hayatını kaybeden Yargıç Özbilgin'in evini ziyaret ETTIGINDE PENCERELERINDEKI ATATURK POSTERI ICIN UCAKTA SAHSI YORUMU, AZARLAMASI, OFKESI

 

 

*** “..Kocatepe Türkiye'yi yansıtmıyor. Anonslar, hakaretamiz ifadeler, cenazeye katılanların tamamının tavrı değil. Kocatepe'ye gelenleri Türkiye'nin tamamı olarak nitelendirmek de yanlış olur. ..Legal ve illegal örgütlerin Kocatepe'ye katılım konusundaki yaptıkları çağrıları da, davetlileri de biliyoruz. Danıştay'daki törende olanları da biliyoruz. Bakanlarımıza hakaret edenler sessiz çoğunluk değil, sesleri her yerde çıkıyor. Soruşturmayı bizzat izliyorum. Bunlar zaten her zaman seslerini çıkarıyorlar. Burada olay sadece iktidara yöneliktir. Olayın rejimle de alakası yoktur.” BASBAKAN RTE , DANISTAY CINAYETINDE, CENAZEDE, AKPLI BAKANLARA, HALKIN TEPKISINE YORUMU

 

 

***Paşa'dan böyle bir şey beklemiyordum. Neden oldu, anlamadım……. Deniz Baykal ve CHP'lilerden böyle şeyler beklenebilir. Zaten sürekli yapıyorlar. Onların derdi hükümeti başarısız göstermek. Her şey iyiye giderken havayı bulandırmaktan başka ellerinde bir şey yok. Bakın, ekonomi ne güzel gidiyordu. Dünyada ve Avrupa'da itibarımız arttı. Bölgede sözü geçer ülke olduk. Ama Paşa'dan böyle bir çıkış beklemiyordum. Diyaloğumuz çok iyiydi, neden oldu, anlamadım. İyi olmadı. Bu sözler başka tarafa çekilebilir. Hükümete karşı olanlar bu sözleri kullanabilir. Keşke olmasaydı. Cenazedeki küçük grupların yaptığı da hoş değildi, yadırgadım. Bir kısım ülke düşmanları sokağa dökülmüş gibiydi….”  BASBAKAN RTE , Danıştay'a yönelik silahlı saldırının ardından, halkın gösterdiği duyarlılığı, "Takdir edici. Ancak bir tek güne, olaya reaksiyon olarak kalmamalı, daimilik kazanmalı" diyerek destekleyen Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök'e medya aracılığıyla tepkisidir

 

 

*** "Bir okul (ilköğretim okulu) müdürü, öğrencilerine Kuran dağıtmış. (Medya mensupları) Bundan rahatsız oluyorlar. Gazete bunu başlıktan veriyor, ama ramazanda Kuran dağıtıyor. Asıl istismar bu işte. (...) Bu yavrularımıza anlaması için (Kuran) okutmalıyız. Anlayacak ki, İslam doğru bilinsin ve doğru yaşansın, hurafelerle değil"  BASBAKAN RTE 25 MART 2006 AKP’nin İstanbul Güngören ilçe kongresinde

 

 

***Burada asimilasyon ve soykırım olmadığı düşüncesindeyim. Az önce Kuran'dan ayetler okundu. O ayetler de, zaten kabileciliği ve kavmiyetçiliği reddeder. Dayanışma içinde olmamız şarttır. Yunus Emre'nin 'Yaradılanı severiz, Yaradan'dan ötürü' sözleri çok anlamlı. Katil olmak, şuurlu Müslümanda olmaması gereken bir husustur. Eğer öyle yapıyorsa ya cehalet ya duygusallıktan demektir."  BASBAKAN RTE DARFURDAKI DUNYACA BILINEN SOYKIRIMI INKAR ETTI, 30 MART 2006 MILLIYET

 

 

*** "Medya bize istediği gibi hakaret edecek, belden aşağı vuracak, grup yöneticilerim hakkında olmadık iftiralar atacak. Biz burada, doğruları açıklamazsak, millet yanıltılmış oluyor. Ali Dibo olayı (Hatay'daki ihalelerin AKP'lilere verilmesi) tamamen yalandır. Tekzip ediyorsun, tekzipler basılmıyor. 'Mahkemeye verelim' diyorsun, mahkemeler çok sürüyor……Sadece olumsuz haberler dikkate alınıyor. Medya patronu da, yöneticisi de, mutfaktaki de bu işin içinde. Ham meyveyi koparırsanız tadı olmaz. Olgunlaşması lazım. Olgunlaştığında koparacaksın ki tadı olsun"   BASBAKAN RTE 31 MART 2006 DARFUR’DAN MEDYAYA AKIL VERIYOR

 

 

*** "Gazetelerden biri, Milliyet. Köprülü kavşağın çöktüğünü iddia ediyor. Köprünün yanında drenaj çalışması yapılıyormuş. Orası çökmüş. Onun resmini çekip 'köprü çöktü' diye yazmışlar. Çökme falan yok. Bu tür haberlerle kafaların bulanacağı sanılıyor." "   BASBAKAN RTE 31 MART 2006 DARFUR’DAN MEDYAYA AKIL VERIYOR

 

 

*** AB ile katılım müzakereleri başlıyor ama ne kadar süreceği bizi etkilemiyor…Avrupa Birliği yolunda hükümetin rehavete kapıldığını söylemek hükümete hakarettir….Arap ülkeleriyle ilişkilerimiz tarihin hiçbir döneminde olmadığı biçimde gelişiyor..Göreve geldiğimizde çevresiyle ilişkileri kopuk bir Türkiye vardı.. "Neden Dubai Towers’a karşı çıkıyorsunuz da, Hilton’a, Sheraton’a karşı çıkmıyorsunuz?." BASBAKAN RTE 31 MART 2006 FERAI TINC

 

 

*** Bir 6-7 yıl daha görevdeyiz. Başbakan beni meseleleri aydınlığa kavuşturmak için gönderdi. Bu adamdan (Başbakan) yararlanmayı bilmelisiniz. Devirmeye çalışmak yerine, delikten aşağı süpürmek yerine onu kullanın..”  CUNEYT ZAPSU, BASBAKANIN GAYRIRESMI DANISMANI, 9 NISAN 2006 MILLIYET

 

 

*** “Cüneyt bey, partimizin Merkez Karar Yürütme Kurulu üyesidir, ayrıca benim tüzükten doğan hakkımla atadığım bir arkadaşımdır. Dolayısıyla zaman zaman birçok görevleri yapmak üzere ulusal ve uluslararası bu tür görevleri kendisine vermişimdir. Ama, medya sağ olsun Cüneyt beye, çok farklı konular yüklemekle, farklı yerlere oturtmaktadır.. Bu kadar yoğun Ortadoğu sorununun yaşandığı bir dönemde, çok çok spesifik bir olay ve partimle ilgili bir olayı sormanızı doğrusu çok hafif buluyorum. Yani bu benim partimle alakalı bir konu ve bu konuyla ilgili kararı vereceksek biz veririz, partim verir. Kaldı ki şu anda gündemimizde böyle bir şey yok. Cüneyt bey, partimizin Merkez Karar Yürütme Kurulu üyesidir, ayrıca benim tüzükten doğan hakkımla atadığım bir arkadaşımdır. Dolayısıyla zaman zaman birçok görevleri yapmak üzere ulusal ve uluslararası bu tür görevleri kendisine vermişimdir. Ama, medya sağ olsun Cüneyt beye çok farklı konular yüklemekle, farklı yerlere oturtmaktadır. Yani bu bizim sorunumuz değil, medyanın sorunudur. Dolayısıyla biz yolumuza devam ediyoruz. Olay bu kadar basittir…. Ben isterim ki sizler bize Ortadoğu'yu sorun” BASBAKAN RTE , 24 TEMMUZ 2006 HURRIYET’DE BASBAKAN CUNEYD ZAPSU’NUN ‘DELIKTEN ASAGI SUPURMEK YERINE ONU KULLANIN” GORUSMELERI HK , istifa edecek mi sorusuna, ZAPSUYU KORUYAN karmakarisik DEMECI

 

 

***Mecelle’de bir kaide var. Bizim hukukumuza da oturmuştur. Uzlaşma sağlanamazsa vekil üye ile de işler yürür" BASBAKAN RTE 01 NISAN 2006 HURRIYET (MECELLE ISLAMIN SERIATIN MEDENI KANUNUDUR)

 

 

***Sadece duyumlarla hareket ediyorsunuz. Bakın, bu işin esası bellidir; müddei, iddiasını ispatla mükelleftir. İddiasını ispatlayamayan... Oraya işte ben üç tane nokta koyuyorum " BASBAKAN RTE TBMM DE BAYKAL’A

 

 

***Nezaket açısından yanlış. Biz sizin işinize karışıyor muyuz… TÜSİAD'ın başındaki arkadaşımızın bu tür açıklamaları, bir defa aramızdaki nezaket açısından doğru değil. Çirkinlik burada….TÜSİAD, sanayici ve işadamları derneğidir. Kendi ilgi alanı içinde değerlendirmelerini yaparsa ülke için çok daha faydalı olur" BASBAKAN RTE, TUSIAD BASKANI OMER SABANCI’NIN ONERI VE TENKITLERINE CEVABI

 

 

****TÜSİAD bir sanayici ve işadamları derneğidir. Biz isteriz ki ekonomik alanlarda ne gibi bir eksiği var hükümetin, bu konularda bizi eleştirsin, biz bunlardan istifade edelim. Ama kalkıp da yargılama sürecine Anayasa'yı çiğnemek suretiyle oradan müdahale ederseniz, bu yanlış olur ve bunu söylemeye TÜSİAD İstişare Konseyi Başkanı'nın hakkı yok. Bu çok ciddi bir yanlıştır.? “ BASBAKAN RTE NIN TUSIAD YUKSEK ISTISARE KONSEYI BASKANI MUSTAFA KOC’UN REKTOR YUCEL ASKIN’A REVA GORULEN MUAMELEYI TASVIPE TMIYORUZ DEMECINDEN SONRA, BASBAKANIN  “YARGIYA MUDAHALE EDILIYOR” ANAYASA SUCU ISLENIYOR IDDIASI

 

 

***Bu Anayasa suçu. Devreye girilmeli. ” BASBAKAN RTE, 22 ARALIK 2005, Başbakan, Mustafa Koç’un “Rektör Aşkın’a gösterilen muamele tasvip edilemez” sözleri icin savcilari goreve davet etmek isini ustlendiginde

 

 

***TÜSİAD ve CHP, Van dosyasında Anayasa suçu işledi, adım atılmalı.” BASBAKAN RTE, 22 ARALIK 2005, RADIKAL, CHP  ve Mustafa Koç’un “Rektör Aşkın’a gösterilen muamele tasvip edilemez” sözleri icin savciliga ihbar isini ustlendiginde

 

 

*** “O kendi işine baksın”   BASBAKAN RTE DEN TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Sabancı'nın MB Başkanlığı atamalarıyla ilgili olarak medyada yer alan eleştirilerine CEVABI

 

 

*** O kendi işine baksın. O mu bu atamaları yapacak, o mu teklifleri yapacak, yani biz burada isim ararken gidip ona mı soracağız? Kendisi yatırımı yaparken gelip bize mi danışıyor? Herkes kendi işini bilmeli. Biz kendi işimizi biliyoruz. Müzakeremizi yaparız. Sivil toplum örgütleriyle müzakeresini yaparız. Bu arkadaşlar daha önce de gelmişler. Düşüncelerini bakanıma söylemişler. Ama teklifimizi yaptıktan sonra hâlâ isimler üzerinde durmaları çok çirkin. Sen kalkıp da hâlâ şu isim diyemezsin." BASBAKAN RTE  Sabancı, MERKEZ BANKASI atamasının uzadığı bu süreçte görüşlerini yineledi VE BASBAKANIN CEVABI

 

 

*** "TÜSİAD Başkanı kendi işine baksın. O mu atama yapacak? Biz uzlaşma ararken ona mı soracağız? O, afedersiniz fabrikasını kurarken bize mi soruyor.” BASBAKAN RTE  01 NISAN 2006 HURRIYET

 

 

**** ''Bunların hepsi de var. Bir insanın görevi esnasında eksikleri, hataları olabilir. Bu her bakan arkadaşım için ve şahsım için de söz konusudur. Ama bunları düzeltmemiz esastır. Aileler içinde de bu tür eksiklikler, noksanlıklar olabilir. Bunların giderilmesi esastır. Eğerbunlar o bakan arkadaşımın şahsında devlete zarar veriyorsa bunun üzerine ısrarla gideriz ve gereğini yaparız. Burada biz kar-zarar hanesine bakarız. Kar, devletten yana ağır basıyorsa burada biz ısrarlı oluruz. Ama medya kalkıp da talep ediyor diye ben hiçbir milletvekilimi, bakanımı, belediye başkanımı ve bürokratımı yedirtmem.Bunu bilmeleri lazım. Maliye Bakanı da bütün bu olanlardan ciddi manada rahatsızdır. Hatta bana gelip (istifa edeyim) bile dedi. Burada zamanlamayı medya değil, arkadaşım kendi belirler ben belirlerim. Belge var mı? kanıt var mı? Yok. Kaç kere anlatıldı.'' BASBAKAN RTE , SABAH 06/04/2006 DA MALIYE BAKANI UNAKITAN ICIN SOYLEDIKLERI

 

 

***"Lan bana anayasayı öğretme !Terbiyesizlik yapma….Hadi ananı al git buradan." BASBAKAN, HALKA 11.02.2006

 

 

***“SUDAN’DA VE DARFUR’DA INSAN KIYIMI YAPILMADI” BASBAKAN RTE 30.3.2006

 

 

***“Ben Yasin Bey’i tanıyorum ve kendime inandığım gibi inanıyorum. Yasin Bey’in bir terör örgütüyle münasebet kurması, ona destek vermesi mümkün değil... Türkiye’yi seven ve burada yatırımları olan bir insan... Hayırsever olmaktan başka hiçbir özelliği olmayan bir insan...YASİN EL KADI'DAN KENDİM KADAR EMİNİM .." TEMMUZ 2006 BASBAKAN TAYYIP ERDOGAN'IN , Birlesmis Milletler AB ve ABD tarafindan global terorist finansoru olarak kabul ve ilan edilmis Hamas, Alkeyda yanlisi  Suudi isadami kisi hakkinda soyledikleri

 

 

***Ben Recep Tayyip Erdoğan değilim, ben Başbakanım. Bu hakarettir ' BASBAKAN RTE , DUNYADAN HABERI YOK- BUSH VE CLINTON VE HATTA TV EKRANLARINDA “ MOTHER FUCKER BUSH “  DIYENLER, DIYE ALENEN KUFREDENLER  TURKIYE’DE OLSA OLDURTECEK HERHALDE

 

 

*** Halkı mı aldatacağım, dün neysem, bugün de oyum, değişemem, değişmedim…Sürekli olarak bana, eşime ve çocuklarıma bile hakarete varan yaklaşımlar yapıp, bunu laiklik çerçevesine oturtmaya kalkanlar var. Bunu yapmak bizlere haksızlıktır. Bunu yapanların istediği çerçevede yaşamak mecburiyetinde değiliz. İnandığımız istikamette yaşamaya çalışıyoruz. Ülkede siyaset yapma hakkım var. Siyasete girerken farklı, siyasetten sonra farklı bir yaşam tarzı mı uygulayacağım, halkımı mı aldatacağım? Dün neysem, bugün de oyum, değişemem, değişmedim.” BASBAKAN RTE http://www.haberx.com/w/5177/tayyip-erdogan-degisti-mi-degismedi.htm

 

 

 

***Efendi, bu (sıkmabaş kararı) senin işin değil, Diyanet’in işi.’ ….Başbakan 5 Nisan günü "Açık konuşuyorum, Danıştay’da birçok engelle karşı karşıyayız" BASBAKAN RTE

 

 

*** "Bu anlayış hiçbir hukuk anlayışı içinde tanımlanamaz. Bu kararı kınıyorum. Efendi (efendi diyerek zımnen aşağıladığı yer Danıştay’dır) bu senin değil, Diyanet’in işi. (...) Bu kararı hukuk ilkeleri içerisinde tanımlayamıyorum. (...) Bu böyle biline" BASBAKAN RTE

 

 

*** Özbilgin'in ailesine İslami ve insani görev için gittim. Atatürk posterleri yapıştırmışlar camlara. Ne alakası var? Atatürk üzerinden neden tüccarlık yapıyorsun? Ayrıca yoluma çıkıp, 'Neden geldin?' diyen de olmadı."  BASBAKAN RTE

 

 

*** "Biz din eksenli bir parti değiliz. Bireysel olarak durumumu sorarsan dindar olmaya çalışan bir Müslümanım." BASBAKAN TAYYIP ERDOGAN, DANISTAY KATLIAMINDAN 3 GUN SONRA 21 MAYIS 2006

 

 

*** 'Türk askerine Hizbullah'ı silahsızlandırmasına yönelik talep gelirse, askerimizi oradan çekeriz… 'Türk askerine Hizbullah'ı silahsızlandırmasına yönelik talep gelirse, askerimizi oradan çekeriz …. Biz Osmanlı coğrafyasına küserek, 'Barışın sağlanmasında biz yokuz' diyemeyiz' BASBAKAN, LUBNANA ASKER GONDERMEK KONUSUNDA EYLUL BASI 2006

 

 

***”Askerlik yan gelip yatma yeri değildir!” BASBAKAN (Artık şehit cenazesi istemiyoruz diyen şehit ailesine (04.09.2006)

 

 

*** "Ben böyle bir genelge olduğunu hiç zannetmiyorum, ihtimal de vermiyorum. Bu neden, büyükelçiden bu genelgeyi bir göreceğim. Böyle bir uygulama söz konusu olamaz. Burada yaşayan vatandaşım rahatlıkla gelecek. Tabii ki orada gerekli olan ilgiyi görecektir. Yani sen vatandaşa 'Sen bu şekilde giyineceksin, bu şekilde giyinmeyeceksin' diye bunun ölçülerini şöyle, şöyle belirlemek... O genelgeyi göreceğim. Bakacağız, ona göre de inşallah çözümünü buraya emredeceğiz. Böyle bir şeyin olması bir defa mümkün değil. Onun için de böyle bir genelge varsa, bu genelge yazılıp nasıl gönderilmişse, aynı şekilde iptali de gönderilir " basbakan RTE Türkiye'nin Berlin Büyükelçisi Mehmet Ali İrtemçelik’E VE GENELGEYE INANMAYIP, KIMLIK PASAPOTTAKI RESIMLERIN HANGI SARTTA CEKILMIS OLMASI GEREKTIGI HK SIKMABAS TURBANLININ ITIRAZINA INANIP, VARSA TALIMATIN IPTAL EDILECEGINI AYAKUSTU ILAN ETMESI 26 MAYIS 2006 RADIKAL

 

 

*** Çağırın şu sahtekârı, derdi neymiş anlayalım” Basbakan RTE, İslami holdinglere para kaptıran vatandaşların kurduğu Avrupa Türkleri Dayanışma Derneği Başkanı Muhammet Demirci, "1 milyon holdingzede var" deyince kızıyor, onu provokatörlükle suçluyor, sonra mikrofonun açık olduğunu unutup Devlet Bakanı Ali Babacan'a diyor...Sahtekâr dediği İslami holding temsilcisi değil. İslami holdingler tarafından dolandırılan yurttaşların dernek başkanı... 30 MAYIS 2006 MELIH ASIK

 

 

***Para verirken açtın da bana mı sordun? Bu toplantıyı provoke ediyorsun. Elinde belgen, bilgin varsa gelirsin. Ne demek otelin önüne gelmek, otelin önüne gelerek gösteri yapmak.. Kullandığınız rakamlar o kadar tutarsız ki. '1 milyon kişi para verdi' deniliyor. 1 milyon kişi bu parayı verirken, hangi evrak karşılığında verdi? Hukuki geçerliliği var mı? Burada duygu sömürüsüne girmeyelim. Yüzde 30-35, hatta yüzde 40 nema alanların hoşuna gidiyor muydu bu? Nema adı altında bunlar da alındı. Bunları da bilen birisiyim ben. Yüzde 40'ların alındığı zamanda dünyada hiçbir yerde faiz oranı yüzde 6-7'den fazla değildi….. Benim adımı kullanarak para toplamak isteyenler olabilir. Sen bana açtın da sordun mu? Ben Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı olarak buraya geliyorum" BASBAKAN RTE 27 MAYIS 2006 MILLIYET,  Almanya'da yaşayan YESIL SERMAYE HOLDINGLERINE PARALARINI KAPTIRAN Türk vatandaşlarıyla yaptığı toplantıya giden Avrupa Türkleri Dayanışma Derneği Başkanı Muhammed Demirci ile dernek üyesi bir kadın holdingzedelerin sorununun çözülmesini, holdinglere para kaptıran vatandaşların mağduriyetinin giderilmesini' istediginde, '1 milyon kişinin holdinglere para kaptırdığını' öne süren Demirci, Erdoğan'a konakladığı Adlon Oteli'nin önünde protesto gösterisi yapacaklarını söylediginde, ve gosteriyi yaptiklArinda basbakanin tepkisidir-CEVABIDIR-SAVUNMASIDIR-REAKSIYONUDUR

 

 

*** AKP tuzdu, o da kokmaya başladı"  Hatay İl Teşkilatı'ndaki ihale peşkeşi üzerine 'AKP tuzdu, o da kokmaya başladı' diyen Fuat Geçen partiden ihraç edildi, Başbakan Erdoğan'ı eleştiren Mahmut Koçak da ihraç istemiyle disiplin kuruluna sevk edildi 7 HAZIRAN 2006 MILLIYET

 

 

*** Parti, yolsuzlukla mücadele etmek yerine, yolsuzlukla mücadele edenle mücadele edilir hale geldi”  AKP Hatay Milletvekili Fuat Geçen

 

 

*** Ben Yasin Bey’i tanıyorum ve kendime inandığım gibi inanıyorum. Yasin Bey’in bir terör örgütüyle münasebet kurması, ona destek vermesi mümkün değil... Türkiye’yi seven ve burada yatırımları olan bir insan... Hayırsever olmaktan başka hiçbir özelliği olmayan bir insan...” BASBAKAN RTE 16.7.2006 CNNTURK, BIRLESMIS MILLETLERE GORE HESAPLARININ TUM DUNYADA DONDURULMASI ISTENEN SERIATCI ALKEYDA TERORUNE FINANASMAN SAGLAYAN KISI

 

 

***"Bunları mı dinleyeceğim ben" BASBAKAN  (Bahçeşehir Üniversitesi mezunu ve Amerika Birleşik Devletleri'nde Ohio Kent State Üniversitesi'nde master yapmış; PKK ile savaşırken şehit olan Asteğmen Zeki Burak Okay'ın "devlete hakkımı helal etmiyorum" diyen evlat acısı çeken annesine) - Eylül 2006

 

 

***”Çarşamba'da öldüren hakkında linç girişiminde bulunulduğu belli değil. Haberlerle halkımızın kutlu değerlerine farklı yaklaşımlar getirmenin, tahrik etmenin anlamı yok” BASBAKAN RTE

 

 

*** “İşte son hareketleri, İstanbul Çarşamba'daki şeyleri görüyorsunuz. Yani, insaf sahibi insanın çıkıp, "Biz buradaki her iki hareketi de kınıyoruz" demesi lazım. Ama burada iki fakülte mezunu bir hoca öldürülüyor, onunla ilgili ailesine en ufak bir başsağlığı yok. Ama öbür tarafta öldüren hakkında linç girişiminde bulunulduğu, bulunulmadığı belli değil ve bunun öldürülmesiyle ilgili her türlü yayın, iftira, meşru, gayri meşru yayın yapılıyor. Bir defa olay henüz tetkik edilmemiş, olayın da hassasiyeti var. Ama, "vurun ha" diyorlar. Bunlar hassas konular ve burada hassasiyetimizi hep birlikte korumalıyızBASBAKAN RTE

 

 

***İki fakülte mezunu bir hoca öldürülüyor, ailesine en ufak bir başsağlığı yok. Bunlar hassas konular. Temennimiz odur ki, bunlar objektif şekilde değerlendirilsin"  BASBAKAN (Fatih'deki radikal dinci İsmail Ağa Camii imamı, kendi cemaati üyesi Mustafa Erdal (linç edilerek öldürüldü) tarafından bıçakla öldürülen Bayram Ali Öztürk'den bahsederken) - Eylül 2006

 

 

*** “Biz bunları kale almayacağız. Çünkü önümüzdeki şu süreç bir final sürecidir. Çeşitli fauller yapmak isteyenler olabilir, siz bu oyunlara gelmeyeceksiniz. Onlar faul yapacak, siz çok daha azimle bu süreci devam ettireceksinizBASBAKAN RTE

 

 

***"Laik, demokratik hukuk devleti içinde artık geri vitese takamayız……Biz laik, demokratik bir hukuk devletiyiz. Laik, demokratik hukuk devleti içinde biz artık geri vitese takamayız. Her geçen gün daha ileri gitmeliyiz. Demokratikleşme süreci içinde olan Türkiye, bu kazanımlarından kayba uğrarsa, dünyanın bize, bizim dünyaya bakışımız açısından da herhalde olumlu bir gelişim olmaz. Aksi takdirde terör kazanır……” BASBAKAN 30 EYLUL 2006

 

 

***Başörtüsü konusunda toplumsal mutabakat var ancak kurumlar arası mutabakat istenilen ölçüde oluşmadı. Türkiye bu sorunu çözecek. Biz de bunu çözen aktörler olarak bunu yapacağız. Ama burada sabırlı olmanın da faydasına inanıyorum. "  BASBAKAN 30 EYLUL 2006

 

 

***"”…Modern Türkiye'yi muasır medeniyetler seviyesinin ötesine taşımanın yolu, bilgi çağının gereklerini yerine getirmekten geçiyor. Ne mutlu bize ki, demokratik, laik Cumhuriyetimizin kuruluş ideallerine bugün her zamankinden çok daha yakınız. Hızla değişen dünya şartlarına göre müfredatı yeniledik. Yeni müfredat, Cumhuriyetimizin laik, demokratik, sosyal hukuk devleti vasfını ana çerçeve olarak kabul eden, bilimin yol göstericiliğini öne çıkaran, dünyadaki gelişmeleri dikkate alan bir çalışmanın ürünüdür” BASBAKAN 30 EYLUL 2006

 

 

*** Beklenmeyen talihsiz bir açıklama. Benim peygamberime bir saygısızlık yapıldığı zaman buna tahammülüm mümkün değil. Bizim peygamberimiz ve dinimizi olduğu gibi kabul etsinler, biz kalkıp da o dinlerin üzerinde herhangi bir ameliyata girmiyoruz. Kimse de bizim dinimizin üzerinde ameliyata, operasyona girmeye kalkmasın. Papa Cumhurbaşkanı'nın davetlisi. Kasımda Türkiye'ye geldiğinde Cumhurbaşkanımız gerekli olanları kendisine sohbet anında söyleyecektir."  BASBAKAN EYLUL 2006 PAPAYA CEVAP

 

 

*** "Bazı yorumcuları dinledim, görüyorum. 'Bu, özgürlükleri sınırlamadır'; ben buna katılmıyorum. Bu Türkiye Cumhuriyeti'ne, hükümete hakaret hakkını doğurmaz. Bu konuyla ilgili teklifler varsa, bu teklifler de bize getirilsin. Somut hale nasıl getirilebilir bunu da görelim. Bu konu iktidarıyla muhalefetiyle tekrar oturulur konuşulur. Çünkü bu tür kanunlar illa nihaye, kalıcı şeyler değil. Otururuz, konuşuruz, yeter ki iktidar, muhalefet bizler belli bir çizgiye varalım. Anlaşırız ve ona göre de adımları atarız. Bunlar konsensüs içinde alınması gereken yasalar, belli hassasiyetleri var."   BASBAKAN 301 HK

 

 

***“….TSK Başbakan'a bağlı -Anayasa'da bütün kurumlar tanımlarını bulmuştur. Herkes o tanıma uygun hareket etmek durumundadır. TSK da bu tanıma uygun hareket etmek durumundadır, bunun dışına çıkamaz. Sivil irade, görev alanı neyse ona göre yapması gerekeni yapar. TSK, Genelkurmay Başkanlığı da Başbakan'a bağlı bir kurumdur ve bu şekilde çalışmasını sürdürür. MGK, AB Kopenhag siyasi kriterleri sürecinde genel sekreterine varıncaya kadar tümüyle sivildir. Bunların hepsi AB süreciyle ilgili yeni bir yapılanmadır……..” Basbakan Recep T Erdogan Ekim 2006 basinda Amerika’dayken, TSK nin irtica verdir meshur aciklamasindan sonraki demeci

 

 

***"İrtica diye bir tehdit yok!" BASBAKAN RTE EKIM, 2006

 

 

***"İrtica tartışmaları lüzumsuz." BASBAKAN RTE EKIM, 2006

 

 

***"Türkiye'yi geren konuşmalardan kaçınmak gerekiyor." BASBAKAN RTE EKIM, 2006, irtica hk

 

 

***"Bunlar safsatadır. İcraatlarımız ortada  BASBAKAN, 1 EKIM 2006 DA kendisinin ya da AKP'nin belirleyeceği bir cumhurbaşkanının 'Türkiye'yi İran gibi yapacağı' yorumları için

 

 

***Bizim cumhurbaşkanlığımız veya grubumuzun belirleyeceği bir cumhurbaşkanı 'Türkiye'yi İran gibi yapacak'... Bunlar safsatadır. Bunlar çok çok marjinal kalmış grupların ve zihniyetlerin ortaya koymak istediği veya onunla tatmin olmak istedikleri ifade tarzlarıdır….Kimseyi model alma gayretimiz yok. Türkiye, kendi modelini kendi içinde meydana getirmiştir" BASBAKAN 01 EKIM 2006

 

 

***Senin çocuğun da işsiz kalsın napalım. RTE 2006 (Bir işsize sesleniyor)

 

 

***"İrtica konusu gündemimize girmedi. Bizim ısrarla üzerinde durduğumuz husus şudur. Türkiye'de gerek siyasi ve gerek ekonomik gerilime sebebiyet verecek açıklamalardan kaçınılması ve hassasiyet gösterilmesi gerekiyor. Bunu Büyükanıt Paşa'ya da söyledim. Kendisi de buna katılıyor. Olumlu yaklaştı. Bu konularda Yaşar Paşa'nın zaten hassasiyeti var. Piyasalar bunlardan olumsuz etkileniyor. Ben açıklamamı yaparım, ne olursa olsun olmaz. Hassasiyet olması lazım” BASBAKAN RTE EKIM, 2006

 

 

***“..Taraflar kim olursa olsun, ister siyasi taraflar olsun, ister başka taraflar olsun, ülkeyi gerecek yaklaşımlardan kaçınmamızın gereğini her zaman ifade ettim, şimdi yine ifade ediyorum, yarın da edeceğim. Burada dikkatli olmamız lazım, hassas olmamız lazım. Ülkede olmayan şeyleri varmış gibi göstermenin hiç kimseye faydası yok…….Farklı görüşler her zaman olabilir de, bu görüşlerin gerekli bilimsel tabanının olması gerekiyor, bir yerlere dayanması gerekiyor. Yani bunlar varsa geçerliliği vardır, yoksa geçerliliği olamaz. Yani her iddia bir ispat gerektiriyor. Bunun ispatı yoksa kabul etmek mümkün değildir…….İşte bütün bunları aramızda görüşmek suretiyle halletmemiz lazım. Kamuoyu önünde bunlar olmamalı. Bunlar kendi aramızda, dar çerçevede, mesela MGK da olabilir, MGK dışında da olabilir. MGK'nın dışında zaten bir araya geliyoruz. Zaman zaman ikili, zaman zaman biz, MGK içindeki hükümet kanadı ve askeri kanat olarak bir araya geldiğimiz zamanlar oluyor. Yani bunları rahatlıkla müzakere etme, hatta hatta bunları ilgili bazı mahfilleri de buraya davet etmek suretiyle müzakere etme imkanımız olabilir……….Zaman zaman görüştüğümüz oldu. Ama tabii tanım noktasında bir defa, Türkiye'de hukuki bir tanım kimse getiremiyor. Hep siyasi bir yaklaşımla, kendilerine göre siyasi bir tanımla olay değerlendiriliyor. Olay böyle değerlendirilince de tabii o zaman sıkıntı başlıyor. Ve bu da tabii, mütedeyyin diyebileceğim kesimi ciddi manada rahatsız ediyor. Onun için bunun adını, belki farklı koymak gerek………..Belki buna 'aşırılıklar' diyebiliriz. Bu aşırılıkların her türlüsü, zarar veriyor. Buna karşı ne gibi tedbirler alınabilir, ne gibi önlemler getirilebilir, bunların üzerinde durulabilir. Ve bunlar için de öneriler paketiyle gelmek lazım……….Tabii bu noktada kenarı mümkün olduğu kadar merkeze çekmenin de gayreti içinde olmamız lazım. Yani 'Bunlar nasıl olsa aşırı, orda kalsın' demek yanlış bir şey. Onları da biz acaba yumuşatıp merkeze doğru çekebiliyor muyuz? Onlar da bizim insanımız, bizim halkımız. Bunu başarmamız lazım ………..Bu konuda, atılacak adımların hepsinde, şu anda çalışmalarını yürüten ve her türlü görüşmeleri yapmaya açık olan bir hükümet var. Burada içe kapalı bir hükümet değiliz. Kuşatıcıyız. Ve buna her an hazırız. Bunlarda rahatız. Ama belli bir aşırılık tanımını yapıp, ona göre de adımını atmak lazım…………” EKIM 2006 DA , TSK NIN IRTICA VARDIR MESHUR ACIKLAMASIDAN SONRA, AMERIKA, INGILTERE’DEN DONERKEN UCAKTA GAZETECILERE ACIKLAMASI

 

 

*** ''Köktendincilik her dinde var ve her dinde bir problem. Türkiye'de bugün köktendinci bir tehdit yok. Laiklik, aşırılıklara karşı ülkeyi ve halkı koruyan bir sistemdir. Aşırılıklarla ilgili hükümet olarak bunun tedbirini alırız ve alıyoruz. Laiklik farklı yaşam tarzları için de bir güvencedir'', “.Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’de sivil bir iradenin işbaşında olduğunu, bu sivil iradenin ve anayasada bütün kurumların tanımının yapıldığını, belirterek, "Bu tanımlar neyse herkes bu tanıma uygun olarak hareket etmek durumundadır. Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) de bu tanıma uygun olarak hareket etmek durumundadır.” Bunun dışına çıkamaz" BASBAKAN RTE 2006 EKIM

 

 

 

***"Rahatsızım tabii. Gereksiz tartışmalar. Osmanlı'dan beri var bu tartışma. Sağlıksız bir kavram olarak yaşatılıyor irtica. Bunun lüzumsuz bir tartışma olduğuna inanıyorum. Bundan maalesef nemalanmak isteyenler var. Bunlar konuşuldukça bir yerler geriliyor. Türkiye artık bunları aştı."  BASBAKAN RTE 2006 EKIM

 

 

***“Hayır, Türkiye'de irtica diye bir tehdit yok." BASBAKAN RTE 2006 EKIM

 

 

***"İrtica, ülke gündeminden düşmesi gereken bir kavram. Halkın gündeminde böyle bir şey yok. Türkiye bunları aşmış... Gelin halka soralım. Gündeminizde irtica var mı diye soralım. Çok düşük bir oran çıkar. Türkiye, cumhuriyet değerlerine çok yakın bir ülke. Cumhuriyet değerlerine sahip çıkmış bir ülke... Spesifik bir olay ya da marjinal bir grup üzerinden yeni yeni Müslüm Gündüz olayları çıkarmayalım. Marjinal görüntüleri referans almak doğru değil." BASBAKAN RTE 2006 EKIM

 

 

***“…İşe irtica kavramını tarif ederek başlamalıyız. Türkiye’de kimse buna hukuki bir tanım getiremiyor. Hep siyasi bir yaklaşımla, siyasi bir kendilerine göre tanımla olay değerlendiriliyor. Olay böyle değerlendirilince de tabii o zaman sıkıntı başlıyor. Ve bu da tabii, mütedeyyin diyebileceğim kesimi ciddi manada rahatsız ediyor….” BASBAKAN RECEP T. ERDOGAN EKIM 2006

 

 

***"İrtica, ülke gündeminden düşmesi gereken bir kavram. Halkın gündeminde böyle bir şey yok. Türkiye bunları aşmış... Gelin halka soralım. Gündeminizde irtica var mı diye soralım. Çok düşük bir oran çıkar. Türkiye, cumhuriyet değerlerine çok yakın bir ülke. Cumhuriyet değerlerine sahip çıkmış bir ülke... Spesifik bir olay ya da marjinal bir grup üzerinden yeni yeni Müslüm Gündüz olayları çıkarmayalım. Marjinal görüntüleri referans almak doğru değil." BASBAKAN RECEP T. ERDOGAN EKIM 2006 TSK NIN IRTICACIKLAMASINDAN SONRA

 

 

*** “Bütün bunları aramızda görüşmek suretiyle halletmemiz lazım. Kamuoyu önünde bunlar olmamalı.” BASBAKAN RECEP T. ERDOGAN EKIM 2006 TSK NIN IRTICACIKLAMASINDAN SONRA. IRTICA TEHLIKESININ HALKIN ONUNDA KONUSULMASINA KARSI CIKIYOR!

 

 

***"…irtica endişeleri varsa bunu görüşüp gereğini yapmaya hazırız” BASBAKAN RECEP T. ERDOGAN EKIM 2006 TSK NIN IRTICACIKLAMASINDAN SONRA

 

 

*** "Türkiye’de bir kere egemenlik millete ait olduğu için biz iktidardayız. Tank sesleri falan, bunları konuşmayın, bunların devri gerilerde kaldı. Artık AB ile müzakere sürecinde bir Türkiye var. Artık neyin ülkemize neler kazandırdığını, nelerin kaybettiğini biliyoruz. El ele omuz omuza vereceğiz, Atatürk’ün ifade ettiği o muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkaracağız" BASBAKAN RECEP T. ERDOGAN EKIM 2006 TSK NIN IRTICA ACIKLAMASINDAN SONRA

 

 

*** “'Bu ülkede iktidar olanlar nasıl ki kendi iradelerini kullanmışlarsa şimdi bizim iktidarımızda üst düzeyde yapılmış olan bazı atamalarla ilgili kullanılan iradeye tahammül edemiyorlar… Burada bir şeye cevap vermek istiyorum. Zaman zaman milli eğitim üzerine spekülasyonlar yapılıyor. Aslında ben bunu bir hastalık olarak görüyorum. Tutturulmuş gidiyor bir kadrolaşma hastalığı... Her şey bilgisayar teknolojisine dayalı olarak yapılıyor. Öğretmen ataması mı yapılacak, bilgisayarlı her şey. Tüm anadolu liselerine seçmeler bilgisayarlı. Ama en üst düzey yönetimi noktasında müsaade edilsin de artık orada siyasi irade istediği yere, gene bu devletin içinde görevli olan kamu görevlisini alsın. Bir yerden başka bir yere geçiyor. Bu da onun en tabii hakkıdır. Dün Almanya Başbakanı buradaydı, konuştuk, sorduk. Bizden farklı şeyler yapmıyorlar.”' BASBAKAN 07 Ekim 2006

 

 

***"Demokratik, laik, sosyal, hukuk devleti. Bu dört tane kavramı çok iyi kavramamız lazım. Bunların bir tanesi ile bu iş olmuyor. Bunların bir tanesi olmadığı takdirde yapı eksik demektir. Dördüne de ihtiyaç var. Dördüyle o mükemmel inşayı gerçekleştirmiş olacağız. Mükemmel devlet bu. Biri olmazsa eksik devlettir. Beraber başaracağımıza inanıyoruz." BASBAKAN 8 EKIM 2006, TSK IRTICA HK MILLETE KONUSTUKTAN SONRA

 

 

*** ““..Ben burada bireysellikler üzerinde durmayacağım. Bir defa biz dindarlıkla, dinciliği birbirine karıştırmayacağız. Birincisi dindar olmak, ikincisi dinden beslenmek... Bunu birbirine karıştırmamamız lazım. Bizim dinden besleneni savunmamız asla mümkün değildir. Dini duyguları istismar edenlerin kesinlikle karşısındayız. Tabii bunun yanında öyle bir hat var ki, bu hat dindar kesimi de zaman zaman rahatsız eden hattır. Son günlerde belli bir mevzi ya da lokal bir çalışma, medyaya da düştü. Tabii bu düşüş esnasında birçok şey söylendi. Olmayan şeyler varmış gibi de gösterildi. Bu da çok çirkin... Nedir işte, yargı (İsmailağa Camii’ni kastediyor) falan kuruluyor gibi şeyler. Şimdi ben biliyorum ki orada böyle bir şey yok. Oranın karakterinde, oranın yapısında böyle bir şey yok. Ama orada yargı kurulmuş da, bakın şurada gördüğünüz şu masa, bir yargı masasıydı, deniliyor. Masanın girmediği yer mi var?...İşte bunun gazetelerde manşetten girmesi ve ciddi manada yer alması, böyle şok şok diye verilmesi, dindar kesimi yaralıyor. Dindar kesim diyor ki, olur mu böyle bir şey, nasıl yargı? Şu anda ülkemizde yargı makamları bellidir. İspatı yok. Sadece neymiş, orada (İsmailağa Camii’ni kastediyor) bir masa var, o masaya o yargıyı yapan kişi oturuyormuş. Bunlar saçma sapan şeyler. Bunun yanı sıra halkımızın dini duygularını sömürerek çıkar sağlayanlara, yani dinden beslenenlere tabii ki karşıyız... Bunu yaparken dindar kesimi rahatsız etmeden yapacağız ve halkımızın duygularını istismar edenlere hep birlikte karşı durarak bunları etkisiz hale getireceğiz……” BASBAKAN RTE, HURRIYET 16 EKIM 2006

 

 

 

*** ““..Anadolu illerinde diyelim küçük bir yerde, siz orada ağırlıklı bir esnafsınız. Ve bu esnaflığınız nedeniyle bir partide de göreviniz var. Sizinle zaten daha önce de devletin alışverişleri oluyor. Şimdi bu alışverişlerde hemen "Efendim bak oradaki tüpçüden gidip tüp alıyorlar" veya "İnşaat malzemelerini gidip oradan alıyorlar." En uygun fiyatı o veriyor da, onun için oradan alıyorlar. Yani o zaman akla şu geliyor. AK Partiliyim diye artık devletin hiçbir ihalesine girmeyecek miyim? Daha önce giriyordum, şimdi girmeyecek miyim? “Bu bana çok çirkin bir yaklaşım olarak geliyor. Kalkıp da affedersiniz 10 milyarlık, 15 milyarlık ihaleleri diline dolayıp da AK Parti’yi gölgelemek çok çirkin, çok yanlış bir şeydir. Bunların içinde yanlış yapanlar yok mudur, şüphesiz ki vardır. Bazılarını partimizden ihraç etmişizdir. Bazıları kendileri ihraç edileceğini anlayınca istifa etmişlerdir. Kaldı ki 3200’ü aşkın belediyeden 1700 küsur belediyenin AKP’li olduğunu düşündüğümüz zaman, bunun yüzde yüzünün tertemiz, sapasağlam olduğunu iddia edersek yanlış olur.” BASBAKAN RTE , 16 EKIM 2006 HURRIYET, 10-15 MILYAR YTL LIK IHALELERI KUCUK BULDUGUNU IFADE EDIYOR

 

 

**** ““Son tahlilde uçlarda bulunanlar da bizim insanımız. Bunu anlamayan, bunu hazmedemeyenler olabilir. Onları merkeze çekmenin, kazanmanın gayreti içinde olmak da hepimizin ortak görevidir” BASBAKAN RTE, 10 EKIM 2006 HURRIYET VE TUM GAZETELER

 

 

 

*** ““…Yine unutmayalım ki son tahlilde uçlarda bulunanlar da bizim insanımız. Bunu anlamayan, bunu hazmedemeyenler de olabilir. Onlara da sesleniyorum: Bugüne kadar onlara yönelik ne yaptınız? Gücünüz vardı da gereğini mi kullanmadınız? Orada da suçlusunuz. Kazanabilecektiniz niye kazanmadınız? Ülkeyi bu dertlerden kurtarabilecektiniz niye kurtarmadınız?…” BASBAKAN RTE 10 EKIM 2006 HURRIYET

 

 

 

*** “..Cumhuriyet değerlerimizin toplumsal ihtilaf konusu olmasını, gündelik polemiklere malzeme edilmesini engellemek zorundayız. Bu ülkenin bütün insanlarına sonuna kadar inanıyorum, en azından inanmak istiyorum. Güveniyorum, güvenmek istiyorum. Ama karşımızdakiler varsın inanmasın, varsın güvenmesin. Biz bu şekilde yolumuza devam edeceğiz….Bu ülkeye, bu ülkenin geleceğine, bu milletin birlik ve beraberliğine, Cumhuriyetin değerlerine karşı tehditler yok mu? Elbette var. Ancak, bunların toplumun geneline yayamayacağımız aşırı uçlar olduğunu ve takibinin de suç ceza sistemi içinde yapılması gerektiğini unutmayalım. Yine unutmayalım ki son tahlilde uçlarda bulunanlar da bizim insanımız. Bunu anlamayan, bunu hazmedemeyenler de olabilir. Onlara da sesleniyorum: Bugüne kadar onlara yönelik ne yaptınız? Gücünüz vardı da gereğini mi kullanmadınız? Orada da suçlusunuz. Kazanabilecektiniz niye kazanmadınız? Ülkeyi bu dertlerden kurtarabilecektiniz niye kurtarmadınız? İşte biz diyoruz ki onları merkeze çekmenin, kazanmanın gayreti içinde olmak da hepimizin ortak görevidir. Diliyor ve inanıyorum ki milletimiz bütün fertleriyle Cumhuriyetimizi, değerleri ve kurumlarıyla bütünleştirecektir. Hala bunların üzerinde spekülasyon yapmaya gerek yok. Bunların üzerinden prim sağlamaya, rant elde etmeye gerek yok…. Çünkü biz cumhuruz, cumhur, Cumhuriyete sahip çıkmayacak da kim sahip çıkacak…Kimse kalkıp da 'Cumhuriyet senindir, senin değildir' veya 'senindir benim değildir...' dememeli. Böyle bir kavganın içine girilir mi ya, böyle bir saplantı olur mu? Cumhuriyet cumhurun kurumsallaşmasıdır. Dolayısıyla onun tek sahibi ve yöneticisi de milletin ta kendisidir” BASBAKAN RTE 10 EKIM 2006 HURRIYET

 

 

*** "Eğer irtica dini siyasete alet etmekse, Türkiye'de dini siyasete kimlerin alet ettiği bellidir. Ama eğer siz dindar insanları siyasetten alıkoymak için bunu konuşuyorsanız, bu millet de sizi affetmez. Bunu böyle bilin. Bu ülkede dindar insanların da siyaset yapma hakkı vardır" RTE  http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=250315

 

 

 

*** “…Askerlik ocağına ben orada bir tanımlama yapıyorum. Şehidimize yönelik bir ifade değildi. Söylediğim şuydu: Bizim kültürümüzde kına iki yerde yakılır dedim. Bir evlenirken, ikincisi de evladını askere gönderirken... Ve bizim kültürümüzde biliyorsunuz 'Git oğlum git, ya gazi ol ya şehit' der, analarımız böyle uğurlardı vatan görevine. Biz bu kültürle yetiştik. Dolayısıyla askerlik dedim, yan gelip yatma yeri değildir. Şimdi bu ifade yanlış anlaşıldıysa eğer, şehitlerimize hakaret olarak telakki edilmişse bundan üzülürüm. Böyle bir şeyi kabul etmem mümkün değil. Bundan dolayı üzülenler olmuşsa, ben o annelerden, o babalardan kesinlikle özür dilerim. Ama bu konuda gelip bizimle oturup konuşan şehit anaları da olmuştur. Ben orada kalkıp da bir şehitlikle alakalı olarak o kavramı küçümsemeyecek bilgiye, birikime, irfana hamdolsun sahibim. Çünkü o kavramın ne kadar kutsal olduğunu en iyi bilecek kadar inancı, birikimi olan da birisiyim…..” BASBAKAN RTE 17 EKIM 2006 RADIKAL, GUYA KENDINE GORE OZUR DILEMEKTE- DIKKATLE OKUYUN- BU GERCEK BIR OZUR BILE DEGILDIR,AYRICA 42 GUN SONRA DA OZUR OLMAZ!

 

 

***" Düşün milletin yakasından…Haftalardır bu hükümet hasta diyoruz. Ecevit için hastane raporları bile adeta zoraki veriliyor. Artık fiziken çökmüş, bitmiş bir insan var karşımızda. Bakın her tarafı kırılıp dökülmeye başladı. Bu neyi gösteriyor? Artık çelik korselerle duruyorsun." RTE 2 Haziran 2002 tarihli Hürriyet, AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Ecevit’in mutlaka siyasetten çekilmesi gerektiğini belirtiyor

 

 

*** “AKP’li gençler, hasta yatağındaki Ecevit’i ıslıklayıp yuhaladı. Ankara’da yapılan gençlik şölenine katılan AKP lideri Erdoğan, Ecevit’in hastanede olduğunu ve koalisyon toplantısının hastanede yapılacağını söyleyince partili gençler (Ecevit’e) yuh çekti.” RTE 19 Mayıs 2002 tarihli Hürriyet

 

 

 

***''Geçmişte, incir çekirdeğini doldurmaz gerekçelerle Türkiye'nin  nasıl ağır bedeller ödetildiğinin akıldan çıkartılmamasını'' isteyen  Erdoğan, ''Ben, buradan milletime özellikle sesleniyorum; bugünün  değerlendirmesini lütfen, düne bakarak yapın. Bugün, dünden daha mı  iyi, daha mı kötü? Bu soruyu lütfen kendinize sorun. Nerelerden  geldik, nerelerdeyiz, nereye gidiyoruz? Bu, çok önemli...” BASBAKAN RTE

 

 

***''Herkes ağzından çıkan sözün nereye varacağını ve sorumluluğunu  bilmelidir. Buna göre konuşmalı, buna göre davranmalı. 'Ortalık  bulansın da gerisi ne olursa olsun. Benim servetim artsın, oyum  artsın, ben buradan siyasi rant sağlayayım da ekonominin dengeleri  bozulursa bozulsun... Bunu bu millet affetmez. Nitekim geçmişte de  affetmemiştir. Anlık, bu tür adımlar hiç bir zaman bir siyasi getirisi olmamıştır. Bizi geçmişteki hükümetlerle kıyaslayanlar, açık  söylüyorum yanlış yaparlar, yanlış yapıyorlar. Biz, popülizme,  gevşemeye, rehavete 3.5 yıl boyunca asla prim vermedik. Hayali  senaryolar üretip, hayaller ardına takılıp gitmedik. Bizim  gündemimizde ne seçim var ne popülizm var ne de bizim lügatımızda  seçim ekonomisi diye bir kavram var. Bunu böyle bilin... 28 Mart  seçimlerini gördünüz. Bu seçimlerden öncede aynı şeyleri söylediler.  'İşte AK Parti hükümeti hemen seçim ekonomisi uygulamaya başlar...'  Programımız neyse biz onu uygularız.” BASBAKAN RTE

 

 

***’ Türkiye hasta ve başbakansız. Ecevit’e sesleniyorum, kendine de, bu ülkeye de zulmetme’  RTE IZMIT’TE

 

 

*** Vatandaşlarımızın huzur ve mutluluğunun yalnızca alım gücünü artırmakla sağlanamayacağını da gayet iyi biliyoruz. Demokratik reformların gerçekleştirilmesi hususunda kararlıyız. BASBAKAN RTE, 29 EKIM 2006 CUMHURIYET BAYRAMINDA ;-))0000

 

 

***Türkiye Cumhuriyeti; Anayasamızda, demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti olarak tanımlanmaktadır. Devletin bu 4 temel niteliğini asla birbirinden ayıramayız. Onun için diyorum ki, Cumhuriyetimizin bu temel değerlerini sosyal ve siyasi tartışmalar üzerinde tutmaya devam etmek durumundayız. BASBAKAN RTE, 29 EKIM 2006 CUMHURIYET BAYRAMINDA ;-)))0000

 

 

*** Cumhuriyetimize de demokrasimize de ruhu ve lafzıyla birlikte sahip çıkmalıyız. Aynı zamanda farklı yaşam biçimlerini özgürleştirici bir güvence olan laiklik ilkesine bağlı kalarak sosyal devletin gereklerini azami ölçüde yerine getirmeli ve hukuku her şeyin üzerinde tutmalıyız. BASBAKAN RTE, 29 EKIM 2006 CUMHURIYET BAYRAMINDA

 

 

*** Milletimiz, anayasal rejimine de, demokratik, laik Cumhuriyetine de sadakatle bağlıdır. Zaman zaman ortaya çıkan bazı marjinal uç örnekler bu gerçeği değiştiremez, milletimizi Cumhuriyetimizin kuruluş ideallerinden uzaklaştıramaz. Onlara karşı da hukuk sistemimizde gerekli tedbirler zaten yer almaktadır. Laiklik ilkesi, farklı yaşam biçimleri için özgürleştirici bir güvencedir. Milletçe bundan sonra da Cumhuriyetimizin temel değerlerini her türlü sosyal ve siyasi tartışmanın üzerinde tutarak birlik ve bütünlüğümüze sahip çıkacak, güven ve istikrar ortamını korumaya devam edeceğiz. BASBAKAN RTE, 1.11.2006 vatan gazetesi- HEM DE BAK “NASIL BIR LAIKLIK” http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/5353395.asp?yazarid=39&gid=61

 

 

 

*** "Medyanın patronlarına sesleniyorum, Varsa elinizde belge, alın bana getirin. Kapım açık. Bizzat ben takip edeceğim. Ama olmayan bir şeyle partimi karalamaya hakkınız yok….” BASBAKAN RTE, 02 KASIM 2006, HURRIYET, YIMPAS SUCLAMALARI ICIN KENDISI HEM YARGIC, HEM HAKIM OLUP, TEK ELDEN ADALETCILIK OYNAMAYA DA SOYUNMAKTADIR

 

 

 

*** Son günlerde yeni bir YİMPAŞ modası çıkardılar" BASBAKAN RTE, 02 KASIM 2006. YIMPAS ICIN MEDYAYA SESLENIYOR

 

 

 

*** "Tabii medya da bu işin içerisinde. Ben yine sesleniyorum medyaya. Özellikle bundan bize vurmaya çalışan medyaya sesleniyorum. Bak kendinize yanlış malzeme seçiyorsunuz, yanlış aktörler buluyorsunuz. Buralardan AKP’yi vuramazsınız" BASBAKAN RTE, 02 KASIM 2006. YIMPAS ICIN MEDYAYA SESLENIYOR, MEDYA DUSMANLIGI SIDDETLE DEVAM EDIYOR

 

 

 

*** "Bu yanlış yollara görenler hesaplarını iyi yapsınlar. Kaybeden AKP olmaz, kaybeden kendileri olur." BASBAKAN RTE, 02 KASIM 2006 , BASINI TEHDIT EDIYOR; YIMPAS HABERLERI VS ICIN TEHDIT EDIYOR

 

 

*** "Medya bu konuyla AKP'yi vuramaz. AKP'nin kuruluşunda bu tür holdinglerin parası var gibi yanlış yollara girmeyin. Tefecilerle bize çamur atmayın. Ayıptır, çirkindir…… Kendilerine bazı maşalar buluyorlar. Tabii medya da bu işin içinde yine. Özellikle bundan bize vurmaya çalışan medyaya sesleniyorum. Yanlış malzeme seçiyorsunuz, yanlış aktörler buluyorsunuz. AKP'nin kuruluşunda buralardan 1 kuruş gösteremezsiniz. ………. Medyaya sesleniyorum; Hazine yardımının yüzde 30'unu da teşkilata veriyoruz. Böyle bir partiye nasıl olur da leke atmaya çalışırsınız? Tefecileri bulup iftira etmeye kalkışıyorsunuz. Çamur atmaya kalkmayın, tutturamazsınız ……… Bu yanlış yola girenler hesaplarını iyi yapsınlar. Kaybeden AKP olmaz, kendileri olur. Aman ya Rabbim, bir milletvekilimiz ölüyor, cenaze merasimine katılan arkadaşlarımız Yimpaş denilen şirketin Yönetim Kurulu Başkanı'yla kareyi yakalamışlar. O resimden hareketle AKP'yi vurmaya çalışıyorsun. Ya ayıptır, çirkindir. Bu ülkenin yargısı var, polisi var. Eğer yakalanması gereken bir insansa, yargı kararı olduğu anda zaten polis yakalar. Şu anda da zaten meydanda dolaşan bir insan. Buradan AKP'nin bakanlarına veya milletvekillerine çamur atmaya ne hakkın var? "Hakkında tutuklama yok" denmesine rağmen hâlâ kendilerine göre bir şeyler uydurmak suretiyle çamur atmaya kimsenin hakkı yok. ………… Bu yanlış yola girenler hesaplarını iyi yapsınlar. Kaybeden AKP olmaz, kendileri olur. Aman ya Rabbim, bir milletvekilimiz ölüyor, cenaze merasimine katılan arkadaşlarımız Yimpaş denilen şirketin Yönetim Kurulu Başkanı'yla kareyi yakalamışlar. O resimden hareketle AKP'yi vurmaya çalışıyorsun. Ya ayıptır, çirkindir. Bu ülkenin yargısı var, polisi var. Eğer yakalanması gereken bir insansa, yargı kararı olduğu anda zaten polis yakalar. Şu anda da zaten meydanda dolaşan bir insan. Buradan AKP'nin bakanlarına veya milletvekillerine çamur atmaya ne hakkın var? "Hakkında tutuklama yok" denmesine rağmen hâlâ kendilerine göre bir şeyler uydurmak suretiyle çamur atmaya kimsenin hakkı yok. ………" BASBAKAN RTE, 02 KASIM 2006, MILLIYET, YIMPAS’IN ADINI ANMADAN YIMPAS DOLANDIRICILIKALRINDAN AKP YE KANALIZE EDILDIGI AVRUPA’DA ALMANYA’DA DIE WELT GAZETESINDE DE ACIKLANAN ELDE EDILEN PARALARLA ILGILI ILK DEMECI VE YINE MEDYA/BASIN OZGURLUKLERINE KARSI NEFRETINI , TEK SILAH DIKTATORLUK HEVESINI KUSUYOR- GERCEKELRI ORTBAS ETMEGE CALISMAKTADIR YINE

 

 

 

*** İKİ tane kavramın peşine takılırlar. Oradan rant elde etmeye çalışırlar. Çankaya’ya kim çıkacakmış, kim çıkmayacakmış, onun kararını kimin vereceği bellidir. Vakti geldiğinde onun kararını parlamento verir. Bununla ülkeyi niye meşgul ediyorsunuz? Yatıyorlar kalkıyorlar, bakıyorsunuz, cımbızlamak suretiyle demokrasiyi tartışmaya, sosyal devleti, hukuk devletini.... Yahu kardeşim, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nda bu belirlenmiş. Demokratik, laik, sosyal bir hukuk devletidir. Bu dört kavramıyla devletiz biz. Bunun bir tanesini kenara koyamazsınız. Bunlar üzerinden politika yapmak kusura bakmayın, milleti doyurmuyor” BASBAKAN RTE, 02 KASIM 2006, VATAN GAZETESI, KOSE YAZARLARINI , BASINI,  MEDYAYI , OZETLE BASIN OZGURLUKLERINI SIDDETLE ELESTIRIYOR YINE-DEMOKARSILERDE BASIN OZGURDURDEN HIC AMA HIC HABERI YOK-

 

 

 

*** Aman yarabbi... Bir milletvekilimiz ölüyor. Onun cenaze merasimine katılan arkadaşlarımız. Orada Yimpaş denilen şirketin yönetim kurulu başkanıyla birlikte kareyi yakalamışlar... Eeee. O resimden hareketle AK Parti'ye vurmaya çalışıyorsun. Ayıptır, çirkindir. Bu ülkenin yargısı, polisi var. Eğer yakalanması gerekli olan bir insan ise zaten polis yakalar götürür. AK Parti'nin milletvekillerine ya da bakanlarına buradan çamur atmaya ne hakkın var? Ben buradan medyanın patronlarına sesleniyorum; eğer elinizde belge varsa alın bana gelin. Bizzat ben takip edeceğim. Bu bizim için çok hassas bir konu. Buradan bizi vuramazsınız. Ama olmayan bir şey ile benim partimi karalamaya sizin hakkınız yok.” BASBAKAN RTE, 02 KASIM 2006, VATAN GAZETESI, YIMPAS HABERLERINE KIZIYOR; BASIN MEDYA DUSMANLIGI YAPMAKTADIR YINE; BASIN OZGURLUGU OLMAYAN BIR DUNYAYA SIDDETLI OZLEMLERINI IFADE ETMEKDEDIR;GERCEKLERI ORTBAS ETMEGE CALISMAKTADIR YINE

 

 

**** Abartıyorlar. Doğal afet bu, geldi mi alır götürür" BASBAKAN RTE, 6 KASIM 2006, BATMAN’DAKI SEL FELAKETLERINI VE 42 OLUMU ANLAMAYAN, KAVRAMAYAN, ABARTMISLAR DIYEBILEN BASBAKAN SANA KATLANMAYACAGIZ.

 

 

***”…. Haremimize girdiler…Sen kendi haremine sahip cik…HAREMİMİZE GİRDİLER Bir çok şeyi sinemize çektik. Her şeyimize girdiler, haremimize varıncaya kadar girdiler. Haremimizin, eşlerimizin giyim kuşamına varıncaya kadar konuştular. . Sen kendi haremine sahip çık. Bizi de, bırak da kendi haremimizde demokrasi, düşünce özgürlüğü, inanç özgürlüğü gereği içerisinde bunu yapalım…  TAYYIP ERDOGAN, ESIYLE , ESININ SIKMABASI VE KENDI KOKTENDINCILIKLERIYLE ILGILI KRITIK VE YORUMLARI, HABERLERI KASDEDIYOR ancak koktendinci seriat ve dinci , ISLAMCI IMAM HATIP  terminolojidindeki “harem” sozunu kullanmaktadir es icin. DEHSET! SENE 2006 DA “Haremim” diyebilen bir basbakana “HAREMINIZ” KADAR TAS DUSSUN BASINIZA DIYEBILIR MILLETIMIZ VE HATTA YARGILANABAILIR DE, YARGILANMALIDIR DA, SENE 2006 DA “HAREMIM” DE NE DEMEKMIS?  ESIM DIYEMIYOR MU , NEDEN “ESIM” DEMIYOR  BU IMAMHATIPLI????? -  http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/5645302.asp?yazarid=2 http://www.hurriyet.com.tr/gundem/5628176.asp?m=1  http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=207568 http://www.milliyet.com.tr/2006/12/17/indexmil.html http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=207808&tarih=20/12/2006  

 

 

*** “Ben Yasin El Kadı’yı tanıyorum. Ona inanıyorum, güveniyorum… Param kadar da kefilim, kefil olurum. Tanımadığın, bilmediğin bir insan için terörist ifadesini kullanamazsın, kullanamazsın o kadar. Ben tanıdığım, bildiğim Türkiye ve Türk sevdalısı olan bir insan için bunu söylerim. BM’nin her gönderdiği o tür listede olan isimler terörist mi? Çok ayıp ya, çok ayıp.” Basbakan RTE aralik 2006 Butcenin kapanis konusmasindan http://www2.vatanim.com.tr/root.vatan?exec=yazardetay&tarih=27.12.2006&Newsid=100189&Categoryid=4&wid=102 http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=208472&tarih=27/12/2006

 

*** "RABBIMIZ HER AN BIZIMLE BERABERDIR. DIGERLERININ BOYLE BIR GUCU VAR MI?" ALLAHIN ADINI SUREKLI KENDI POLITIK GUCU ICIN KULLANAN, ALLAHI KENDI AKP TEKELLERINE ALDIKLARINI IFADE EDEN, SADECE KENDILERININ ALLAHIN SEVGILI COCUGU OLDUGUNU IDDIA EDEN, AYIRIMCILIK YAPAN, SUC ISLEYEN  AKP LIDERI BASBAKAN RECEP TAYYIP ERDOGAN BASBAKAN RECEP TAYYIP ERDOGAN  http://www.youtube.com/watch?v=Ey2XX9kZj4w

 

*** "Irkçılık, kafatasçılık yapmak, dışlayıcı milliyetçiliktir, ayrımcılıktır, bölücülüktür, negatif bir milliyetçiliktir ve bu millete yapılabilecek en büyük kötülüktür. Devleti de milleti de milliyetçiliği de töhmet altında bırakan asıl bu anlayıştır. Türkiye'yi içine kapatmak, aramıza nifak tohumu ekmek isteyenler, kışkırtıcılık yapanlar, milletin soluduğu havayı zehirleyenler, karşımıza her ne sıfatla çıkarlarsa çıksınlar, her şey olabilirler ama vatansever, yurtsever olamazlar." BASBAKAN RTE HRANT DINK KATLIAMI- SUIKASTINDEN SONRA GUNDEME OTURTTUGUMUZ NEFRET SUCALRI, IRKCILIKLA ILGILI TAKIYYESIDIR. CUNKU AKP VE KENDISI DE BU KOKTENDINCI-MILLIYETCILIK-TARIKATCILIK ZEHIRLERI SACAN GRUBUN MENSUBUDURLAR.

 

 

*** Bir erkek olarak o saatte kız yurdunu nasıl basarsın? RTE BASBAKAN, AKP MILLETVEKILI DR TURHAN COMEZ’E HALA KONUYU SADECE KADIN, ERKEK YANI IMAM HATIPLI KOKTENDINCI BAKIS ACISINDAN GORDUGUNUN isbatidir

 

 

*** Asla iktidar sarhoşu olmayacağız………Yolsuzlukları tevessül etmeyen, ahlaklı siyaset tarzıyla AKP Türk siyasi tarihine geçmeye aday bir partidir. Yerel seçimlerde nasıl oylarımızı artırdıysak, önümüzdeki seçimden de artırarak çıkacağız. AKP'liler imtiyazın değil adalet taleplerinin temsilcileri olacaktır. Biz milletin sesiyiz, milletin beklentilerinin, hayallerinin temsilcileriyiz. Biz milletimizden başkası değiliz, milletimizin ta kendisiyiz……Gelen iktidarlar IMF'ye borçlandılar, ancak biz borç alan değil önceki iktidarların borcunu ödeyen iktidar olmanın şerefiyle geleceğe yürüyoruz….Tepeye taşıdığımız kayanın tekrar aşağıya devrilmesini önlemek görevimiz……..Türkiye'yi zaafa düşürenler iktidar sarhoşluğuna düştüler. Bizim lügatımızda, kitabımızda iktidar sarhoşluğu yok. Taraftarlarına, sempatizanlarına, aile fotoğrafına girenleri bu milletin kendileri zannettiler………..Eğer kadrolaşma varsa bu kadrolaşmayı siyasetin duayeniyim diye geçinenler yaptı………Biz vatanımızın evlatlarının hepsine, her türlü imkanı açan iktidarız. Asla kadro siyasetini, zümre siyasetini yapmadık, yapmayacağız. Geçmişte onlar yaptılar, millet de faturayı onlara kesti. Biz onların tuzaklarına asla düşmemeliyiz, eğer gurura kapılırsak, eğer siyaseti millet menfaati için değil, kendi menfaatlerimiz için yaparsak tökezleriz …Bir daha asla yıkılmamak üzere hak ettiğimiz seviyelere çok yakınız. Karalama ve küçümseme kampanyalarına karşı umudu yükseltmeliyiz. Önümüzdeki kritik sürecin doğru kararlarla ülkemizin ve milletimizin hayrına neticeleneceğine inanıyorum. Bu bizi asla rehavete sürüklememeli, AKP Türkiye'nin geleceğidir, milletin umududur…… " RTE BASBAKAN SABAH, 16 SUBAT 2007  SECIM YATIRIMLARI OY ALMAK BASLAMISDIR KONUSMALARI-  Erdoğan, belediye başkanlarından özellikle yoksulların onurlu olduklarını gözeterek, başvurular doğrultusunda değil, kapı kapı dolaşarak yardım yapmalarını istedi.

 

 

*** Benim ne cumhurbaşkanlığında ne de başbakanlıkta gözüm var. Ben fakirim, fakirin bunlarda gözü olmaz. Bu fakirin Köşk diye bir derdi yok. Bu fakirin amacı milli geliri 10 bin doların üstüne çıkarmak; saygın, yaşanabilir bir ülke yaratmaktır. Benim hedefim millete hizmet etmektir." Basbakan RTE 13 NISAN 2007, BUYUKANIT’IN “OZU SOZU BIR LAIK CUMHURBASKANI OLMALI” KONUSMASI USTUNE

 

 

*** Kim yaptı? Toplandılar, bir araya geldiler. Hayırlı olsun. Tamam bir demokratik hakkı kullandınız. Gazetelerde farklı farklı rakamlar. Aman yarabbim milyonlar filan...Milyon da çok basite indi. Aynen bizim 6 sıfır attığımız banknottaki milyonlar gibi...Ne kadar uçuk..Herhalde bunlar bir alanının yüzölçümünden bihaber...Biz bu işin kompetanıyız. Ömrümüz bu işlerle geçti, ölçüp biçmekle geçti. Başka sermayemiz yok. Karadeniz Sahil yolu açılışına gelip bunu fotoğraflayıp koymuş olsaydılar, neyin ne olduğunu gayet iyi görürlerdi. 81 vilayetten bindirilmiş kıtalarla değil, tamamen o bölgenin insanlarının sevdasını aşkını ortaya koyduğu bir yürüyüştü o...İşte, gerçekleri ne kadar gizlerseniz gizleyin, ama siz Samsunlu, Ordulu, Giresunlu, Rizeli, Artvinli vatandaşıma bunu anlatamazsın,. Niye, çünkü yaşadı o görüyor. İlçesinden iline kadar bizzat gördü….Çünkü bindirilmiş kıtalar farklıdır. Oranın bu işe inanmış, gönlünü koymuş insanlarıyla bu işi yapmak başkadır. Çünkü demokrasi bir gönül işidir. O gönlünü koymak, yüreğinin sesini duyabilme çok farklıdır "  14 Nisan 2007 Ankara Tandogan Meydaninda 11;00 Cumhuriyet mitinginden sonra Basbakan RTE nin kendilerine olan itirazlara PROTESTOLARI AYAKLANMALARI MITINGI  inkar ve icine sindirememe demeci http://www.milliyet.com.tr/2007/04/17/son/sonsiy19.asp  http://www.hurriyet.com.tr/gundem/6350588.asp?gid=48

 

 

*** 81 vilayetten bindirilmiş kıtalar………RTE 2007 (Tandoğan mitingi için SOYLEMIS- UTANMADAN HALKLA DALGA GECIYOR)

 

 

 

*** Dindar cumhurbaskani sececegiz.  TBMM baskani , Dinle kafayi bozmus Arinc http://www.milliyet.com.tr/2007/04/17/son/sonsiy19.asp  

 

 

***(14 Nisan'da Tandoğan'da düzenlenen mitingle ilgili olarak) "Toplantının organizatörü Atatürkçü Düşünce Derneği Başkanı emekli Orgeneral Şener Eruygur ile ilgili, Jandarma Genel Komutanlığı yaptığı dönemde bir darbe hazırlığı içinde olduğu, ancak uygun zemin bulunamadığı için bunun gerçekleştirilemediği iddia edildi. Bu ciddi bir iddiadır. Onun ev sahipliği yapmasında yasal bir engel görmüyorum, ama o kişi hakkında çok ciddi iddialar varken onun çağrısıyla, onunla birlikte toplantıya katılmanın kamuoyunda nasıl karşılanacağının da iyi düşünülmesini tavsiye ediyorum." (12 Nisan-TBMM) TBMM BASKANI AKPLI BULENT ARINC

 

***"Ülkemiz kısa bir süre sonra AB üyesi olacak kadar kendini geliştirmiş, istikrara kavuşmuştur. Siyaset normalleşmiş, olağandışı koşulların yaşanmadığı sürece girilmiştir. Bundan geri dönüş de artık mümkün değildir. Herkesin kendini yeni Türkiye'ye göre ayarlaması gerekir." (12 Nisan-TBMM) TBMM BASKANI AKPLI BULENT ARINC

 

***"Meclis'imizin sivil, dindar, demokrat bir cumhurbaşkanı seçecek olmasına yine itiraz ediliyor. Bu tanım kim ne derse desin, Türk milletinin kendi öz cumhurbaşkanı tanımıdır." (15 Nisan-Turgut Özal Düşünce ve Hamle Derneği Demokrasi Ödülü Töreni) TBMM BASKANI AKPLI BULENT ARINC

 

*** "Güzel günler geliyor. Güneş daha parlak doğacak" (26 Nisan-TBMM) TBMM BASKANI AKPLI BULENT ARINC

 

 

 

***'İstikbal göklerdedir lafı, lafla olmaz, icraatle olur……İşte meydan, işte çağdaş Türkiye. Bu lafla olmuyor, icraat, kararlılık istiyor. Çağdaşlığın kriteri slogan atmak, deyim üretmek değil, eser ortaya koymaktır…Bursa-İstanbul arası şimdi bir saat 15 dakika. Olay bu, lafta değil özde icraat bu. Şimdi millet olarak siz bu gerçekleri görüyorsunuz.. AKP LI BASBAKAN RECEP TAYYIP ERDOGAN        http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=219100 http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=218954  Orgeneral Büyükanıt: 'Özde' mesajım herkese ulaştı -Törenin ardından Cumhurbaşkanı Sezer, TBMM Başkanı Arınç, Başbakan Erdoğan, Genelkurmay Başkanı Büyükanıt ve CHP lideri Baykal Atatürk'ün bilardo masasının önünde bir araya geldi. FOTOĞRAF: KAYHAN ÖZER / AA-Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt, 'Sözde değil, özde' mesajının toplumun tüm kesimlerine ulaştığını vurguladı. Büyükanıt, 'O mesajları algılamayan varsa, algılama sorunu var demektir' dedi http://www.vatanim.com.tr/root.vatan?exec=haberdetay&tarih=14.04.2007&Newsid=115941&Categoryid=1 

 

 

 

*** Bildiriden dolayı üzüntü duydum.. Ancak bunlar münferit olaylardır. Bu ülkenin hâkimleri savcıları var. Onlar gereğini yapar. Gerekli soruşturmalar açılır. Neden bunlar bir bildiri konusu oluyor? Neden medya üzerinden konuşuluyor? Bunları anlamakta güçlük çekiyorum. Bir takım hassasiyetler varsa yüz yüze, telefonla ve farklı platformlarda konuşabiliriz. Medya üzerinden bir bildiri yayımlamayı doğru bulmuyorum. Bundan da üzüntü duydum……Paşa'ya, yapılanın yanlış olduğunu söyledim……..BASBAKAN  RTE , Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, Genelkurmay Başkanlığı'nın sert bildirisinin ardından Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'A VE HALKA CEVABI- MUHTIRA YORUMU. MUNFERIT HA??????  http://www.milliyet.com.tr/2007/04/29/siyaset/siy03.html;

 

 

 

*** Ülkenin gönül birliği, siyasi birliği ve sosyal dokusu zaman zaman afetlere ve felaketlere maruz kalabiliyor. Geçmişte güven ve istikrar zemininin kaybolduğu zamanlarda aziz milletimiz bu siyasi felaketlerin ağır bedellerini büyük acılarla ödemiştir. Çok şükür, artık milletimiz afet bekleyen, felakete yol açan fırsatçılara fırsat tanımıyor ve tanımayacaktır. …Kim ki bu dayanışma ruhumuzu bu yardımlaşma ruhumuzu bu sosyal dokumuzu yaralama gayretlerine girerse, buna gölge düşürmeye gayret ederse milletimiz ve tarih onları affetmeyecektir. Türkiye'nin dünya ile başarılı ilişkileri sadece dış politikada, diplomaside, ihracatta elde ettiği başarılar değil. Aynı zamanda Kızılay da dünyaya açılıyor, ülkemizin itibarını yükseltiyor. Türkiye'yi Türkiye yapan kurumlarımızın hepsi milletimizle birlikte güçleniyor. Milletimiz de bu kurumlarımızla birlikte güçleniyor. Bu güven ve istikrar ortamı korundukça inşallah Türkiye bütün ideallerine kavuşacaktır…….  BASBAKAN  RTE , Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, Genelkurmay Başkanlığı'nın sert bildirisinin ardından Kizilay genel kurulunda yaptigi konusmasi 29 nisan 2007 gazetler, Milliyet http://www.milliyet.com.tr/2007/04/29/siyaset/siy08.html 

 

 

 

*** Türkiye’nin ön yargılardan sıyrılmış sevgiye çok ihtiyacı var… Bugün şükürler olsun, o zorlu varoluş mücadelesinden yüz akıyla çıkmış, geçen zaman içinde her alanda büyük ilerlemeler kaydetmiş, kendi ayakları üstünde durabilen, gelecek için büyük hedefleri olan bir ülke haline geldik. Cumhuriyet tarihimizi iyi bilmek, iyi anlamak, iyi kavramak, bu ülkenin gelecek adına nelere kadir olduğunu da fark etmemizi sağlayacaktır… 'Son dört buçuk yılda nasıl milletimizle el ele, gönül gönüle vererek bütün zorlukları aştıysak, hedeflerimize ulaşmayı başardıysak, aynı ruh ve azimle Cumhuriyetimizin kuruluş hedefi olan muasır medeniyet seviyesini yakalamayı ve aşmayı da başaracağız'  ….. AKPLI BASBAKAN  RTE RECEP TAYYIP ERDOGAN  RTE , HALK ISTANBUL LAIK CUMHURIYETIMI KORUYORUM-SERIATA HAYIR-AKP YI PROTESTO  MITINGI YAPARKEN, CUMHURBASKANLIGI SECIMI TIKANMIS, MAHKEME KARARI BEKLENIRKEN, AKP RTE GUL HEPSI LAIKLIK KARSITLIGI ILE SUCLANIRKEN. 30 NISAN 2007 AKSAMI HALKA ULUSA SESLENIS VAAZINDA, BIZIM IMAM EKONOMI+SEVGI DERSLERI VERIP HALKI OYALAMAKDA, KONU DEGISTIRMEKTE … TAKIYYEDIR ;DIKKAT EDIN HALKA LAIKLIK HAKKINDA GUVENCE VERMEK ICIN, LAFTA DAHI OLSA TEK KELIMELIK LAIKLIK VS GUVENCESI-LAFI-SOZU ASLA YOKTUR KONUSMASINDA.OLAMAZ KI! AGZINA “LAIKLIK “KELIMESINI ALAMAZ, ALMIYOR DA ZATEN  http://www.dunyagazetesi.com.tr/news_display.asp?upsale_id=310310   http://www.bbm.gov.tr/modules.php?name=News&file=article&sid=1693      http://www.cnnturk.com/TURKIYE/haber_detay.asp?PID=318&haberID=340168  http://www.bbm.gov.tr/modules.php?name=Search&query=&topic=8 http://www.bbm.gov.tr/modules.php?name=Search&query=&topic=4 

 

 

***CHP adalet terazisine birkez daha taş koydu. Başka türlü varlık bulamadığı için cumhuriyet tarihinde örneği görülmemiş bir yola tevessül etti. Sayın Baykal, Anayasa Mahkemesi'nin karar oluşturma sürecini kendi arzusu istikametinde etkilemeye yönelik sözler sarf etti. Bunu hem yüce mahkeme hem hukukun üstünlüğü hem de demokrasimiz adına büyük bir talihsizlik olarak addediyorum. Bu sözler siyaset tarihimize geçecek bir sorumsuzluk örneğidir. Peki nerede kaldı yargı bağımsızlığı, hukuka saygı? Sayın Baykal, ne yazık ki her zamanki gibi felaket tellallığını tercih etti. Ağır tahrik yolunu seçti. Biz birçok zamanlar baldıran zehirleri içtik. AKPLI BASBAKAN  RTE RECEP TAYYIP ERDOGAN  RTE , DEMOKRASI HUKUK ADALET NEDIRDEN ASLA HABERI OLMAYANLARIN, 3-5 KIMLIKLI-KARAKTERLI- RUHLULARIN  DEMECLERI http://www.milliyet.com.tr/2007/05/03/siyaset/axsiy03.html http://www.hurriyet.com.tr/gundem/6445382.asp?gid=71 http://www7.gazetevatan.com/root.vatan?exec=yazardetay&tarih=03.05.2007&Newsid=118152&Categoryid=4&wid=142

 

 

*** Malum bir gazete. Abdullah Gül kardeşimle alakalı olarak söylemediği, ifade etmediği, aklının kenarından dahi geçirmediği bir ifadeyi sürekli bant olarak başlığına attı. Cumhuriyet, laiklik karşıtı göstererek. Bunlar belli bir ideolojinin kalıntıları. Ve bu ideoloji milli değildir, gayri millidir. Bakınız asıl bu yapılanlar ayrımcılıktır, bölücülüktür. AKP LI BASBAKAN  RTE RECEP TAYYIP ERDOGAN  RTE , GERCEKLER HOSLARINA GITMEYINCE, DESIFRE OLUNCA, KENDI YAPTIKLARI BOLUCULUGU HALKA, MEDYAYA , CUMHURIYET GAZETESINE YAMAMAYA KALKIYORLAR. YANI SIZI AKP YI, RTE YI GULU , LAIKLIGE KARSI OLUSUNUZU ULKE CAPINDA PROTESTO ICIN SOKAKLARA DOKULEN HALK DA “MILLI IDEOLOJIYE” SAHIP DEGIL, “BOLUCU” “AYIRIMCI” OYLE MI ??? SIZ RESMEN HEM HALKA SAYGISIZ VE HEM DE HALUSINASYON GOREN AGIR BIR PSIKOTIK SIYSASI POLITIK DURUMLAR SERGILEMEKTESINIZ RESMEN..   http://www.milliyet.com.tr/2007/05/03/siyaset/axsiy03.html http://www.hurriyet.com.tr/gundem/6445382.asp?gid=71

 

 

*** Bu kardeşiniz İstanbul'da Büyükşehir Belediye Başkanı seçileceği zaman, o seçim çalışmalarında bana neler dediler. Bunlar seçilirse otobüsleri ayıracaklar, kadınlar ayrı, erkekler ayrı olacak" dediler. Ama bizim otobüslerimizin içerisinde onların anladığı manada bir harem seramlık bölünmesi söz konusu değil. AKPLI BASBAKAN  RTE RECEP TAYYIP ERDOGAN  RTE , YAPAMAZSINIZ DAHA ORAYA GELEMEDINIZ CUNKU!!!! http://www.milliyet.com.tr/2007/05/03/siyaset/axsiy03.html  http://www.hurriyet.com.tr/gundem/6445382.asp?gid=71 http://www.hurriyet.com.tr/gundem/8791409.asp?gid=229&sz=73498

 

 

*** Anayasa Mahkemesi'nin kararı ile cumhurbaşkanının Meclis'te seçilmesinin önü bloke edilmiştir. Yani bundan sonra gelecek parlamentolarda cumhurbaşkanı seçme artık adeta imkânsız hale gelmiştir. Bu aynı zamanda demokrasiye sıkılmış bir kurşundur. Ve bu halkın çoğunluğunu teslim ettiği iradeyi azınlığın iradesine mahkûm etmektir. Yani orada azınlığı temsil eden bir parti icabında kalkacak çoğunluğu temsil eden bir partiyle pazarlığa oturacak. Demokraside böyle bir şey yok. İşte bu blokajdır, bu blokajı aşmak için referandum gerekirse referandum diyorum. Çünkü CHP'nin millete saygısı yok, millete gidemez, cumhurbaşkanını millete seçtiremez, ondan da kaçacaktır. AKPLI BASBAKAN  RTE RECEP TAYYIP ERDOGAN  RTE, SIZIN KENDI KAFANIZDA YARATTIGINIZ DIKTATORLUK DEMOKRASINIZI YESINLER. HALK HICBIR LAFINIZI SOZUNUZU ARTIK YEMIYORRRRRRRRRRRRRRR. SACMALIYORSUNUZZZ, ADAM OLMUS DA BIZI CARPACAK SOZLERDEN VAZGECIN http://www.milliyet.com.tr/2007/05/03/siyaset/axsiy03.html http://www.milliyet.com.tr/2007/05/03/yazar/asik.html http://www.hurriyet.com.tr/gundem/6445382.asp?gid=71 http://www7.gazetevatan.com/root.vatan?exec=yazardetay&tarih=03.05.2007&Newsid=118135&Categoryid=4&wid=102 http://www7.gazetevatan.com/root.vatan?exec=yazardetay&tarih=03.05.2007&Newsid=118152&Categoryid=4&wid=142

 

 

 

*** Anayasa Mahkemesi'nin kararı demokrasiye sıkılmış bir kurşundur…Tek adres Meclis'tir, bir yerlere sığınarak kimse millete mesaj vermesin. Kimse Atatürk'e sığınmasın"  …" AKPLI BASBAKAN  RTE RECEP TAYYIP ERDOGAN.  RTE NIN DEMOKRASI VE HUKUK DEVLETI ANLYISI RESMEN UTANC VERICI SEKILDE SIFIRDIR!!!    http://www.hurriyet.com.tr/gundem/6445154.asp?gid=180  MESAJI BILE CARPIK. DEMOKRASI KIM SIZLER KIM??? DEMEK TC ANAYASA MAHKEMESNIN KARARI KURSUN SIKMAKDIR OYLE MI??? VALLA KUSURA BAKMAYIN AMA SIZINKINE DE ARTIK ALENI AKINI BOKUNU YEMEK VE SUC ISLEMEK DENIR-SOYLENECEK SOZ BITMISDIR RESMEN, ADALETE HUKUKA ANAYASA MAHKEMESININ KARARINA ALENEN SAYGISIZLIK TERBIYESIZLIK TC DEVLETINE , HUKUKA, ANAYASA MAHKEMESINE,  MITINGLERE KATILANLARA, 73 MILYONUN OZUNE YAPILMIS KUFURDUR- HAKARETTIR-DENGESIZLIKDIR- HALUSINASYONDUR- PSIKOTIK BIR DURUMDUR-YINE DONE DONE RESMEN SUC ISLEMEKDIR VE HATTA BIRILERINI DE TAHRIK ETMEKDIR YINE SUC ISLEMELERI CINAYETLER ICIN . BUNLAR ASLA IFLAH OLMAZLAR VE ANCAK VE ANCAK  ASIRET TARIKAT CEMAAT CAMI IMAM HATIP YONETIRLER ANCAK. SIMDI SEN YINE –GECMISDE DE OLDUGU GIBI- ANAYASA MAHKEMESI BIZE KURSUN SIKTI DIYE ADRES VE HEDEF MI GOSTERIYORSUN EY AKPLI BASBAKAN RTE?????  VIDEODA DINLEYIN IZLEYIN http://videogaleri.hurriyet.com.tr/Video.aspx?s=5&vid=1205   http://www.hurriyet.com.tr/gundem/6445382.asp?gid=71  http://www.hurriyet.com.tr/gundem/6445154.asp?gid=180 http://www.cnnturk.com/TURKIYE/haber_detay.asp?PID=318&HID=5&haberID=342704 http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/6449176.asp?yazarid=2 http://213.243.28.21/haber.php?haberno=220196&tarih=03/05/2007  http://www.hurriyet.com.tr/gundem/6452647.asp?gid=180 http://www.milliyet.com.tr/2007/05/05/siyaset/siy04.html

 

 

*** Bir TV kanalında kariyer sahibi birisini dinledim. Söylediği demokrasi adına bir ayıptır. 'Milletin vermiş olduğu oy yahut da iktidara getirmesi veya sandık her şey değildir, bu ülkenin kurumları vardır' diyor. O kurumlarla da uyumlu olması gerekir diyor. Millet iradesinin kurumlarla uyumlu olması ne demek ya? Kurumların kendi arasında mutabakatı olabilir, ama milletin iradesini teslim ettiği devleti yönetme iradesi her şeyin üzerindedir. Hükümetler egemen milletin temsilcisi olarak oradadır. Bunlar Atatürk üzerinden geçinen takım. AKPLI BASBAKAN  RTE RECEP TAYYIP ERDOGAN  RTE, ; MILLET SIZE IRADESINI TESLIM ETMEDI SIZ SADECE % 34 LE OY ALIP GELDINIZ VE TEK BASINIZA ANTIDEMOKRATIK SEKILDE HUKUMET OLDUNUZ VE UCTUNUZ VE 73 MILYONUN TAMAINI GERCEKTEN DE TEMSIL ETTIGINIZIS ANMAYA HALUSINASYONLAR GORMEYE BASLADINIZ -HATIRLASANA RTE !!!! KONUSULANLARI BILE ANLAMAKDAN ACIZDIR VE KENDI IAFADELERI DE BUNU RESMEN GOSTERMEKTEDIRRRRRRRRRR. KONUSDUKCA BATMAK DIYE BUNA DENIR.YINE ATATURK DUSMANLIGI OFKESINDE NE KADAR DA BARIZ…  http://www.milliyet.com.tr/2007/05/03/siyaset/axsiy03.html  http://www.hurriyet.com.tr/gundem/6445382.asp?gid=71

 

 

***  Bir yerlere sığınarak kimse millete mesaj vermesin, kimse. Biz bu yola aşk ile çıktık. Bizim bu millete sevdamız var. Her ne pahasına olursa. Bu kez milletimiz 3 Kasım'dan çok daha coşkulu bir irade beyanında bulunacaktır. Demokrasiyi siyasetin sırtında bir yük, bir kambur gibi gören, seçime değil, atamaya inanan çağdışı anlayışlar da var. Türkiye'nin istikameti cumhuriyetimizin kuruluş felsefesi doğrultusunda muasır medeniyet seviyesini aşmaktır.   AKPLI BASBAKAN  RTE RECEP TAYYIP ERDOGAN  RTE DOKUNULMAZLIKLA ELDE ETTIKLERI MILLET OYMAKDAN MILLET ASKINDAN, SECIM SOVU OLARAK ATATURK SOZLERINI TEKRARLAYIP PRIM ALMAKDAN  BAHSEDIYOR!!! DEMOKRASIYI , DEMOKRASININ OZUNUN NE OLDUGUNU SADECE EGER 20 CUMLE ILE ANLATABILIRSE TARIH YAZAR IMAMIMIZI…CUNKU ASLA BILMIYOR ANLAMIYOR OGRENMIYOR…OFFFFFFFFFF OFFFFFFFFFF. http://www.milliyet.com.tr/2007/05/03/siyaset/axsiy03.html http://www.hurriyet.com.tr/gundem/6445382.asp?gid=71  http://www7.gazetevatan.com/root.vatan?exec=yazardetay&tarih=03.05.2007&Newsid=118152&Categoryid=4&wid=142

 

 

*** Bundan dönüş olmayacaktır. Başı açık ya da kapalı, şu düşünceden ya da bu düşünceden diye insanlarımız arasında bugüne kadar hiçbir ayrım yapmadık, yapmayız. Biz din eksenli bir parti değiliz. Amaç insanın mutluluğudur, her şey araçtır. Bu konuda tüm sistemler araçtır, dinler de araçtır. Onun için kimse dini amaç haline, sistemleri amaç haline getirme gayreti içerisine girmesin. BASBAKAN RTE.  DIN VE ISLAMCILIK, TURBAN , KURAN, MECELLE, ULEMA, IMAM HATIPLER DIYE CIGLIK ATANLAR, BASKACA DA HICBIR SEYIN PESINDE KOSMAYANLAR, ULKEYI ISLAMCI-DINCI-MUSLUMAN OLANLAR , YETERINCE MUSLUMAN OLANLAR, MUSLUMAN OLMAYANLAR DIYE BOLENLER DE SIZLERSINIZ..TAKIYYE YAPIYOR YINE KENDINI KAYBEDIP, REALITEYLE ILISKISI KESILMIS VE SADECE KENDI KAFALARINDAKI HALUSINASYONLARA GORE ANLIK KONUSMAKTADIRLAR. ONEMLI VE DOGRU BIRSEY SOYLEDIGINI ZANNEDIYOR HALA VE HALA DINDEN BAHSEDIYOR!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!! http://www.milliyet.com.tr/2007/05/03/siyaset/axsiy03.html http://www.hurriyet.com.tr/gundem/6445382.asp?gid=71

 

 

***Kimse Cumhuriyet benimdir, demokrasi benimdir havasına girmesin. Kimsenin böyle ne hak ne de yetkisi yok. Bu tür tüccarlara da ihtiyacımız yok. Benim değildir diyen varsa çıksın ortaya. Ama bizimdir diyenler varsa ona saygı duymak lazım. Benimdir, kusura bakmayın, bunu biz kabul etmiyoruz. Çünkü tekilci bir anlayışla cumhuriyete saygısızlıktır. BASBAKAN RTE. SACMALAMAKTADIR RESMEN.  IMAM KAFASI IMAM EDASI ILE IMAM BEYNI ILE HALUSINASYONLU TAKIYELERINE IMAM CAMI VAAZLARINA RESMEN DEVAM. ARTIK HALK SAHLANIYOR, UYANIYOR;COOOOK GEC .. VAZGECCCCCCCCCCCC , DUNYA BILE SENI OGRENDI-ANLADI- YAZDI- YAZIYOR- YAZACAK.. http://www.milliyet.com.tr/2007/05/03/siyaset/axsiy03.html http://www.hurriyet.com.tr/gundem/6445382.asp?gid=71 http://www7.gazetevatan.com/root.vatan?exec=yazardetay&tarih=03.05.2007&Newsid=118152&Categoryid=4&wid=142

 

 

*** Her ne pahasına olursa olsun milletimize sevdamız var . AKPLI BASBAKAN  RTE RECEP TAYYIP ERDOGAN RTE. UZGUNUZ TEK TARAFLI VE ART NIYETLI IRTICACI KOKRTENDINCI RADIKAL SEVDANA LAIK TURK HALKI ASLA KARSILIK VERMEYECEKDIR; ISRARLI OLANLARA “STALKING” YAPAN YANI SUREKLI TAKIP EDEN- PESINDEN AYRILMAYAN INATCI TEHLIKELI SUCLULAR DENIR KANUN ONUNDE. BU KARSILIKSIZ MESNETSIZ IMKANSIZ TEK YONLU CIKARCI SUREKLI TECAVUZCU BIR SAPIK SEVDA ASKIN VE SEVDALARINIZIN TEK OZETI OLAN, ISIN TEK ASLI  DOKUNULMAZLIK SEVDANIZ VE LAIKLIK DUSMANLIGI VE ISLAMCI SEVDANDAN VAZGEC , SIZIN DOKUNULMAZLIKLARINIZIN KALKTIGI GUN HEPINIZ BIR SIFIRSINIZ, BIR HICSINIZ; YARGIDASINIZ http://www.milliyet.com.tr/2007/05/03/siyaset/axsiy03.html http://www.hurriyet.com.tr/gundem/6445382.asp?gid=71   http://www.milliyet.com.tr/2007/05/03/siyaset/siy02.html  http://www.hurriyet.com.tr/gundem/6445382.asp?gid=71 http://213.243.28.21/haber.php?haberno=220195&tarih=03/05/2007 http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=221463

 

 

*** Prensipte sizin gibi düşünüyorum, şimdi de Bakanlar Kurulu ve Merkez Karar Yürütme Kurulu'na giriyorum, önerinizi tartışacağız. Sizden iki şey istiyorum. Seçimlerde yüzde 10 barajının düşürülmesini istemeyin ve seçilme yaşının 25'e düşmesini destekleyin . AKPLI BASBAKAN  RTE RECEP TAYYIP ERDOGAN. RTE  Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’NA SOYLEMIS   http://www.milliyet.com.tr/2007/05/03/yazar/yilmaz.html ISTEMEZSIN TABII CIN CARPMIS UYANIK ---------SECIM BARAJI MUTLAKA % 5 SE DUSURULMEZSE, YINE AKP YE YARAYACAK-DUSURUN! http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=221463 

 

 

*** Bu yola çıktığımız gün, milletimizle birlikte yürüyeceğimizi, başarılarımızın da milletimizin başarısı olacağını hep söyledik. Söylemekle yetinmedik, sözümüzün eri olduk ve her alanda milletimizin onurunu yücelttik; ekmeğini, aşını büyüttük….. AKPLI BASBAKAN  RTE RECEP TAYYIP ERDOGAN , http://www.hurriyet.com.tr/gundem/6445382.asp?gid=71 SECIM SOVLARI BASLADI ATRAKSIYONLARI

 

 

*** Biz, milletimizin vicdanında açılan yaraları onarmak için siyaset yapıyoruz. 4,5 yılda siyasete, hukuk devletine kazandırdığımız itibar da parlamentoya kazandırdığımız itibar da millet odaklı siyasetimizin eseridir.Siyasete girdik ve adalet zemininden bir an için ayrılmadık. Ortak akıl, kurumsal mutabakat ve toplumsal mutabakat kavramlarını Türk siyaset kültürüne biz kazandırdık ve her fırsatta birlikte düşünerek buraya geldik. Uzlaşma ve diyalog zeminini güçlendirmeyi, kavgasız gerilimsiz bir siyaseti sadece kendi ülkemiz için değil, küresel bir sorumlulukla bölgemizde ve dünyada tüm insanlık için takip etmeye çalıştık. Türkiye'de modern hayatın değerlerini en çok biz güçlendirdik. Bunun için muhaliflerimizin hasım gibi kışkırtıcı beyanları karşısında itidalin, aklıselimin, halkın vicdanının sesini duymaya ve ona göre hareket etmeye, ona göre karar vermeye çalıştık. Zira biz bu makamlara, millete tepeden bakmak için gelmedik. Adalet terazisine konulan taşları hep ayıklaya ayıklaya buraya geldik. BASBAKAN RTE , http://www.hurriyet.com.tr/gundem/6445382.asp?gid=71 KIM YAZIYOR BU KONUSMALARINIZI-COK KOMIK OLUYORSUNUZ?! SECIM KONUSMALARI HIZLANDI 2-3 GUNDE!!! http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/6471070.asp?yazarid=39&gid=61   

 

 

*** 'Başı açık ya da kapalı, şu düşünceden bu düşünceden' diye insanlarımız arasında bugüne kadar hiçbir ayırım yapmadık, bundan sonra da yapmamızı kimse bizden beklemesin. Hükümet olarak temel fikrimiz, daima her türlü ayrımcılığa karşı çıkmak, tüm vatandaşlarımızın hakkını, hukukunu korumak, hak gözetmeksizin halkımıza hizmet götürmektir……..Partimizi kurarken bir şey söyledik. Ama bunu görmek istemeyen, bunun inadına bizi farklı bir yere oturtma gayreti içinde olanlar var. Nedir, biz partimizi kurarken, programımızda bunu açık ve net yazdık. Biz din eksenli bir parti değiliz, 'insanı yücelt ki devlet yücelsin' felsefesinden, anlayışından hareketle insan eksenli, onun huzurunu sağlayacak bir adımı atmak suretiyle bu yola başımızı, her şeyimizi koyduk, böyle yola çıktık. Çünkü hedef insandır, amaç insanın mutluluğudur. Her şey araçtır, insanın mutluluğu amaçtır. Bunu, bilmek zorundayız. Bu konuda, tüm sistemler araçtır, dinler de araçtır. Amaç nedir? İnsanların huzurudur, mutluluğudur. Onun için kimse dini amaç haline, sistemleri amaç haline getirme gayreti içine girmesin. Bilimsel bir yanlış da yaparlar, kendilerini de inkar ederler. Çünkü en şerefli varlık insandır ve ona hizmettir…. BASBAKAN RTE , http://www.hurriyet.com.tr/gundem/6445382.asp?gid=71 EFENDIMMMMMMMMMMM??? TAKIYYECI BUKALEMUN BUNLAR. http://www.hurriyet.com.tr/gundem/6445154.asp?gid=180 http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/6471070.asp?yazarid=39&gid=61

http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=220580&tarih=07/05/2007 FEHMI KORU’DAN

 

 

 

*** Demokrasi de cumhuriyet de bizimdir. Kimse 'cumhuriyet, demokrasi benimdir' havasına girmesin. Kimsenin böyle bir hak ve yetkisi yok. Bu tür tüccarlara da ihtiyacımız yok. 'Benim değildir' diyen varsa çıksın ortaya o zaman onu bilelim, o ayrı mesele. Ama 'bizimdir' diyenler varsa, ona saygı duymak lazım. Bizimdir, benimdir... Kusura bakmayın, bunu biz kabul etmiyoruz. Çünkü tekelci bir anlayışla cumhuriyete saygısızlık duyarsınız. Çünkü cumhuriyet, teke indirgenecek kadar zayıf değildir, çok güçlü bir temele dayanır. BASBAKAN RTE . DAM USTUNDE SAKSAGAN VUR BELINE KAZMAYI GIBI AGIR COK AGIR PSIKOTIK BIR SEYLER ISTE  http://www.hurriyet.com.tr/gundem/6445382.asp?gid=71 http://www.hurriyet.com.tr/gundem/6455991.asp?gid=180

 

 

*** Oralardan almamız gerekenleri biliriz. 'Vermek istedikleri ne var' diye çok dikkat ettim. Söyledikleri şeyler, malum şeyler, 'Türkiye laiktir laik kalacak'... E biz de aksini söylemiyoruz ki Türkiye laiktir laik kalacak. Yani değişik bir şey duydunuz mu? Ha, değişik bir şeyler yok mu? Var. İdeolojik yansımaları var. Sayın Gül cumhurbaşkanı adayı. 'İstemiyorum' diyor. İstemeyebilirsin. O da senin hakkındır. Ama sen temsilcini göndermişsin. Ancak Meclise çalış diye gönderdiğin kişiler Meclise katılmıyor, dışarıda geziyor. Bu da bir vaka. Yani milletin vekili, bu parlamento çatısı altında çalışmakla yükümlü. Ama onlar Mecliste çalışmıyor, dışarıda çalışıyor, alanları orası. Niye geldin buraya? Ama tarih bunları hep kaydediyor. Hep bunlar gelecekte tartışılacak konular. Onun için biz yolumuza devam ediyoruz. Dedik ki madem siz parlamentodan böyle bir kararın çıkmasını istemiyorsunuz, mademki parlamentoyu bloke etmek istiyorsunuz, hodri meydan halka gidiyoruz. BASBAKAN RTE . DAM USTUNDE SAKSAGAN VUR BELINE KAZMAYI GIBI BIRSEYLER ISTE  http://www.hurriyet.com.tr/gundem/6445382.asp?gid=71 http://www.hurriyet.com.tr/gundem/6445154.asp?gid=180 http://www.hurriyet.com.tr/gundem/6455991.asp?gid=180 http://www.washingtonpost.com/wp-dyn/content/article/2007/05/03/AR2007050302052.html http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/6471070.asp?yazarid=39&gid=61 

 

 

*** Laiklik de demokrasi bizimdir kimse benimdir havasına girmesin. Bu tür tüccarlara da ihtiyacımız yok. 73 milyonundur. Benim değildir diyen varsa çıksın ortaya onu görelim. Bizimdir çünkü tekilcilik bir anlayışla cumhuriyete saygısızlık yapmış olursunuz. RTE.   SOYLEDIKLERININ  KENDI BEYNINDEKI LAIKLIK  VE CUMHURIYET KARSITLIGINI SERGILEDIGININ DAHI FARKINDA DEGIL BUNUN…  CUNKU BU SOZLERIYLE SADECE ASKERI DEGIL HALKI DA MUHATAP ALMAKTADIR VE HEPIMIZE TUCCAR DIYOR TERBIYESIZ SAYGISIZ ….   http://www.hurriyet.com.tr/gundem/6445154.asp?gid=180

 

 

*** Bizim iktidarımız zamanında demokrasiye yapılan yatırım hiçbir zaman yapılmadı. Bu süreçte Türkiye dünya ile bütünleşmeye başladı. AKP LI BASBAKAN  RTE RECEP TAYYIP ERDOGAN http://www.hurriyet.com.tr/gundem/6445154.asp?gid=180     TIYATRO OYNUYOR……..

 

 

*** Siyaset çözüm üretmektir. Siyaset vesayet değildir, asabiyet değildir, akıldır. Şimdi milletin vicdanına  gidiyoruz. Millet iradesinin tecellisini bekleme zamanı. AKP LI BASBAKAN  RTE RECEP TAYYIP ERDOGAN http://www.hurriyet.com.tr/gundem/6445154.asp?gid=180 COK SAKACI DA…….. http://www7.gazetevatan.com/root.vatan?exec=yazardetay&tarih=03.05.2007&Newsid=118135&Categoryid=4&wid=102

 

 

*** Bu insanlar demokrasiden nasibini almamış. …Bunlar Atatürk üzerinden geçinen takım.. AKP LI BASBAKAN  RTE RECEP TAYYIP ERDOGAN http://www.hurriyet.com.tr/gundem/6445154.asp?gid=180 ASKERE VE MITINGLERDEKI LAIK HALKA DIYOR; http://www7.gazetevatan.com/root.vatan?exec=yazardetay&tarih=03.05.2007&Newsid=118152&Categoryid=4&wid=142  http://www4.gazetevatan.com/haberdetay.asp?tarih=20.05.2007&Newsid=120176&Categoryid=1 

 

 

*** Bazı şeyleri merak edenler var. Niçin AKP adayını önceden açıklamadı. Hiç aday açıklamadığımız halde, şahsım aday olmadığı halde nasıl hakaretler ettiklerini izlediniz. Hatta ve hatta Anamuhalefet lideri akşam başka sabah başka şeyler söyledi. Hatta aday olmazsam ona destek olacağım dedi. Peki benim açıklamamdan sonra ağzı durdu mu. Her türlü hakareti etti mi. Daha önce hiçbir şey söylemediği Abdullah Gül kardeşim hakkında olmadık şeyler söylemedi mi. Malum bir gazete aklından bile geçmeyen bir ifadeyi sürekli gündeme getirdi. Neden çünkü bunlar belli bir ideolojinin kalıntıları. AKP LI BASBAKAN  RTE RECEP TAYYIP ERDOGAN http://www.hurriyet.com.tr/gundem/6445154.asp?gid=180 DUNYANIN  “TURKIYE’NIN HAYALET SECIMLERI” DIYE YAZDIGI VE SON 30 SAATE KADAR ADAYSIZ TC CUMHURBASKANLIGI SECIMINI KASDEDIYOR. ONUNE GELENE , HERTURLU DEGERLERIMIZE KURSUN SIKA SIKA , IMAM VAAZLARINDAN DA , AGIR PSIKOTIK HALUSINASYONARINDAN DA  SIKILDIM! NEFES ALAMIYORUM BU KADAR APTALLIKDAN KARDESLERIM! BOSUNA DEMEMISLER DUSMANIM BILE AKILLI INSAN OLMALI DIYE…OFFFFFFFF . RESMEN AGIR PSIKOTIK DURUMLAR VAR TABLODA… SECIM SOVLARI BASLADI. ARABAN DEVRILDI-MOTORUN YANDI!!!

 

 

*** Biz gelecek seçimi değil gelecek nesli düşünüyoruz. AKP LI BASBAKAN  RTE RECEP TAYYIP ERDOGAN  RTE . GALIBA SAGDAN SOLDAN TOPLAMA FIKIRLERLE-CUMLELERLE KONUSMA YAPIYOR- DEGISTIRILMIS, CARPITILMIS!!! KENDI INANDIKLARINIZI, KENDI YASAMLARINIZDAKILERI SOYLEYIN- ONUN BUNUN FIKIRLERINI YAZDIKLARINI DERLEYIP TOPLAYARAK KONUSULMAZ KI 73 MILYONA GOZ BOYAMAK ICIN !!!! SECIM SOVLARI BASLADI. ARABAN DEVRILDI-MOTORUN YANDI!!! http://www.hurriyet.com.tr/gundem/6445154.asp?gid=180   IFLAS ETTINIZ! COK GEC ARTIK! http://213.243.28.21/haber.php?haberno=220196&tarih=03/05/2007  http://www7.gazetevatan.com/root.vatan?exec=yazardetay&tarih=07.05.2007&Newsid=118567&Categoryid=4&wid=142 http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=221463 

 

 

*** Erken seçim isteyenler vatan hainidir!" RTE  , CUNEYT ULSEVER 30 Mayıs 2006 tarihinde yazdığım "Erken/baskın seçimin tarihi: 5 Kasım 2006 http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/6449177.asp?yazarid=3

 

 

*** Değişik yerlerde değişik toplantılar, mitingler yapılıyor. Hepsine saygımız var. Hükümete uyarıda bulunmak isteyenler olabilir. Bunlardan endişe duymaya gerek yok. Ama şimdi seçimler başlıyor, sandık geliyor. Biz tarihte olduğu gibi bunlara rakip toplantılar yapma gayreti içinde değiliz. Çünkü cephecilik olur. Ama vermek istedikleri ne var diye ona çok dikkat ettim. Ama söyledikleri malum şeyler; 'Türkiye laiktir, laik kalacak' Biz de aksini söylemiyoruz ki.. BASBAKAN RTE,  DUNYADA DA SES GETIREN KENDILERINI PROTESTO  MITINGLERINE TEPKI GOSTERMEKTE http://213.243.28.21/haber.php?haberno=220196&tarih=03/05/2007 http://www4.gazetevatan.com/haberdetay.asp?tarih=20.05.2007&Newsid=120176&Categoryid=1 

 

 

*** Gül'ün adaylığı açıklandıktan sonra bugüne kadar duymadığımız şeyler söylenmeye başlandı. Malum bir gazete, söylemediği, aklının kenarından dahi geçirmediği bir ifadeyi sürekli bant olarak başlığına attı. Aynı malum gazete geçmişte de bunu yaptı. Bunlar belli bir ideolojinin kalıntıları. Ve bu ideloji milli değildir, gayrimillidir. Asıl ayrımcılık, bölücülük budur. BASBAKAN RTE CUMHURIYET GAZETESINE TEPKISI- BU BOLUCUK DEGIL HABERCILIKDIR, OZGUR MEDYADIR, BASIN OZGURLUGU DENIR DUNYADA BUNA !  http://213.243.28.21/haber.php?haberno=220196&tarih=03/05/2007  http://en.wikipedia.org/wiki/Republic_Protests

 

 

*** Biz mahkemede değil, sandıkta iş görürüz" BASBAKAN RTE , cumhurbaskanligi secimi sirasinda CHP nin mahmeme basvurularini soyluyor. IYI DE halki, medyayi, karikatur cizenleri, 10001 kisiyi tazminatdahil mahkemelere cern sen degil misin de hafizasindna silinmis gitmis de baska dunyada yasar gibi  boyle konusabiliyorsun ki!PES! http://www.milliyet.com.tr/2007/05/07/siyaset/siy02.html   ARTIK SIZI SECIM DE KURTARAMAZ. http://www.milliyet.com.tr/2007/05/07/siyaset/siy08.html SIZI TANIYAMADIK DA ONDAN KORKUYORUZ HA- HADI ORDAN SEN DE ! SIZLERI COK IYI TANIDIK DA ONDAN KORKUYORUZ! KENDILERINI CIN SANIP HALKI CARPMAK ISTEYENLER BUNLAR http://www.milliyet.com.tr/2007/05/07/siyaset/siy10.html http://www7.gazetevatan.com/root.vatan?exec=yazardetay&tarih=07.05.2007&Newsid=118567&Categoryid=4&wid=142 http://www.gazetevatan.com/root.vatan?exec=haberdetay&tarih=07.05.2007&Newsid=118572&Categoryid=1  http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=220620&tarih=07/05/2007

 

 

***Biz 301 noktasında, şu anki yapısıyla bir direnç koyma noktasında değiliz…..Tamamen kaldıralım dendiği zaman o konuda ciddi hakaretleri, eleştiri olarak sunmaya gayret edenler var…Birçok ülkede benzer maddeler var, kimse yok diyemez. Ama nedir? Bir kısmı etnik isim kullanmıyor, ama millet diyor. Mesela Polonya milleti diyor. Almanya’da benzeri var...

Biz 301 noktasında, şu anki yapısıyla bir direnç koyma noktasında değiliz. Eğer bu noktada bize sağlıklı bir teklif gelirse, bunun üzerinde çalışabiliriz, bizim yaptığımız bu…….Bu konuyla ilgili gerekli açıklamaları yapmıştım….Arşivlerinizi karıştırırsanız bunları göreceksiniz. İsterseniz, ben bunları kendi arşivimden göndereyim. Yasanın hazırlık sürecinde gelenler oldu. Daha sonra gelenler oldu. Ama dedikleri, tamamen kaldırılsın ..”Tamamen kaldıralım" dendiği zaman, Türkiye’de devletin en başında yetkili makamda olanların hepsine çok ciddi hakaretleri de maalesef eleştiri kapsamı içinde sunmaya gayret edenler var. Bu hakaretleri yaşayarak görenler olarak da üzülerek görüyoruz "  Basbakan RTE . Dogru duzgun net anlasilir Turkce konus kardesim- ne dedin anlasilmiyor—sizin kadar bozuk Turkce konusan da duymadim! 301 e DIRENC KOYMAZSINIZ AMA DOKUNULMAZLIKLARIN ARKASINA  SAKLANIRSINIZ…301 de kiviriyoruz, ustune yatiyoruz, hicbirsey yapmayacagiz desene suna…Diger ulkeler konusundaki tum aciklamalariniz ise hicbir gercege dayanmiyor-bu size daha once hem de AB tarafindan da aciklandi.  AYLARDIR AYNI TEKERLEMEYLE MILLETI OYALAMA TAKTIKLERINDEN VAZGECIN-BU MILLET KAZ DEGIL http://www.milliyet.com.tr/2007/05/15/index.html http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/6528650.asp?yazarid=1&gid=61 http://www.hurriyet.com.tr/gundem/6521973.asp?gid=180 SADECE DUNYANIN DUYMASINI ISTEDIKLERINI-ONLARIN DA COGU ONUN AKLININ BASMAYACAGI KADAR CAGDISI DEHSET VERICI SEYLER, BATI DEHSETE DUSER  - AKLI ERDIGINCE RADIKAL TARIFLERLE SOZLERE DOKUYOR- DEV MEGA TAKIYYE VAR .DAYATMA VAR. KENDISINI PADISAH SANIYOR. 301 KALDIRILMALIDIR. http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=221419 http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=221412 http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=221498 

 

 

 

***"Türkiye'de kurumlar var, ordu bu kurumlardan bir tanesidir ve demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti içerisinde ordunun görevi Anayasa'da belirlenmiştir. …Ordu bu görev tanımı içerisinde görevini yapar ve Genelkurmay bana bağlıdır…. Bunun içerisinde bu süreç işler. Yani ordu sadece bir kurumdur ve Başbakan'a bağlıdır. Olay budur. Eğer demokrasiye inanıyorsak ve demokrasiyi savunuyorsak, öncelikle burayı çok iyi tespit etmemiz lazım. Eğer burada düşüncelerimizde bir eksiklik, bir sıkıntı varsa o zaman ülkemizi zaten modern ülkeler seviyesine ulaştıramayız. İdeal devleti tanımlamak için Anayasamız 4 tane unsur tespit etmiş. Demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti. Bu dört taneden bir tanesi eksik olursa ideal devlet eksik olur. Bunun dördünü de aynı derecede değerli buluyoruz, bunların bir tanesinden bile taviz vermeyi asla düşünmüyoruz. Ve ordumuz da bu güvenceyi içeride sağlamakla yükümlüdüR…….  AKP’LI  BASBAKAN RTE -Konuşmanızda bir çok kez demokrasi sözcüğünü kullandınız, istikrar ve her iki tarafın kazandığı bir durumdan bahsettiniz ama ordunun rolünden bahsetmediniz. Niçin?" sorusuna CEVABI http://www.milliyet.com.tr/2007/05/15/index.html http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=221419 http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/6528650.asp?yazarid=1&gid=61 http://www4.gazetevatan.com/haberdetay.asp?tarih=19.05.2007&Newsid=120093&Categoryid=4&wid=142  

 

 

*** Sayın Öymen biz 6 aylık bir iktidar değiliz. 4.5 yıl içerisinde ne oldu ki bu bir anda ortaya çıkıverdi? Bunun unsuru nedir? Bunları konuşmak lazım. Hem özgürlükleri konuşucaz, hem de biri eline bir pankart alınca 'Bu vardır' diyeceğiz. Bu ülkeye ve halkımıza haksızlık olur. Mitinglerde pankartlar açılabilir, ama şu andaki iktidar bu ikisinden birine taraftar değil ki…… BASBAKAN RTE , Erdoğan, Altan Öymen'in mitinglerde dile getirilen "Ne şeriat ne darbe, demokratik Türkiye" sloganını hatırlatarak sorduğu, "Darbe ve şeriat kaygısını ortadan kaldırmak yolunda ne yapmayı düşünüyorsunuz?" sorusuna yanıt verdi http://www.milliyet.com.tr/2007/05/15/index.html http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=221419 http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/6528650.asp?yazarid=1&gid=61

 

 

***Ben laikim, ama İslam’ın karşısına koyduğunuz zaman o anlamda değilim çünkü devlet laik olur" BASBAKAN RTE  http://www.hurriyet.com.tr/gundem/6521973.asp?gid=180 16 MAYIS 2007, IPI’nin Dünya Kongresi’nde, ISTANBUL’DA SOYLEDIKLERI http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=221419 http://www.sabah.com.tr/haber,1DE0E4E466C84DA58BFBB5D18F0D42D9.html  http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=221463 http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/6541816.asp?yazarid=39&gid=61 http://www.bianet.org/2007/05/16/96063.htm  

 

 

*** Laiklik bir din değildir, islam bir dindir. Biz islamla laikliği aynı terazedi tartamayız…Biz yola çıkarken AKP din eksenli bir parti değil dedik. İnsan eksenli bir partidir. Laiklik tüm inançlara eşit mesafededir ve onların güvencesi durumundadır. Kişi laik olmaz, devlet olur. Bir kişi laik bir devleti savunma anlamında "Laikim" diyorsa ona da eyvallah, onu da kabul ediyoruz. Ama bunu islam karşıtı olarak getirdiğiniz zaman yanlışa düşersiniz. Ben tüm sistemler bir araçtır diyorum. Demokrasi bir araçtır, laiklik bir araçtır, dinler de araçtır. Amaç, insanların mutluluğudur. Sistemleri amaç haline getirirsek tabular yaratırız. AKP LI BASBAKAN RTE -Erdoğan bir başka yabancı basın mensubunun "Laiklikten ne anlıyorsunuz" sorusuna VERDIGI CEVAPDIR!!!!CEVABINA BAK VUR BELINE KAZMAYI DERLER YA! DAHA SIK YABANCI BASIN ONUNE CIKIP SORULARI CEVAPLAMALIDIR RTE CUNKU TUM DUNYANIN DA KENDISINI EN IYI SEKILDE TANIMASININ TEK YOLU ANIDEN SORULAN ONCEDEN BILEMEDIGI ISTE BU SORULARDIR. TURKIYE’DE MEDYAYA SANSUR UYGULANMAKTADIR- HERKES, MEDYA KAFASINA GELEN HER SORUYU SORAMIYOR-SORDURTULMUYOR PADISAHA! AMA YABANCI BASIN SORMALIDIR- HEM DE DAHA SIK, DAHA COK SORULAR SORMALIDIRLAR.  ISTE BU LAF SALATASI, CORBA  KAVRAMLARLA ANLATTIGI YERLERDE SURUNEN “LAIKLIK NEDIRIN TARIFI”  SENI BATIYA, DUNYAYA, HERKESE EN GUZEL SEKILDE ANLATIR. BEYNININ BEYINLERININ  SIRAZESI KIMYASI DNA SI DEGISIK – ASLA VE ASLA DEGISEMEZZZZZZZZZZZZZZZZZ VE TURKIYE’YI YONETMEMELIDIR.   http://www.milliyet.com.tr/2007/05/15/son/sonsiy30.asp http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=221419  http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=221412 http://www.sabah.com.tr/haber,1DE0E4E466C84DA58BFBB5D18F0D42D9.html http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/6528650.asp?yazarid=1&gid=61 http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=221502  http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/6541816.asp?yazarid=39&gid=61 http://www.bianet.org/2007/05/16/96063.htm http://www4.gazetevatan.com/haberdetay.asp?tarih=20.05.2007&Newsid=120150&Categoryid=4&wid=122

 

 

*** Ben laikim, ama İslam’ın karşısına koyduğunuz zaman o anlamda değilim çünkü devlet laik olur" BASBAKAN RTE, http://www.hurriyet.com.tr/gundem/6521973.asp?gid=180 TUM KAVRAMLARININ KOKTENDINCI RADIKAL PROISLAM OLDUGUNU DUNYA ANLADI, KENDISI ANLAMAMIS TAKIYYESINDE. NEDIR YINE BU LAF SALATASI KAVRAM KARGASASI. BUNLARIN BEYINLERI SADECE VE SADECE RADIKAL-KOKTENDINCI SEKILDE PROGRAMLANMISDIR-TUM BILDIKLERI DE BU KADAR SPAGETTIYE DONUSMUS ABUK KAVRAMLARDIR. CAGDAS OLABILMESI, CAGDAS KAVRAMLARI, TANIMLARI, TARIFLERI, ANAYASAMIZDAKI LAIKLIK KAVRAMINI YAKALAYABILMESI ANLAMASI INANMASI BU YASAMINDA ASLA MUMKUN DEGILDIR- ANLAYIN! Utanc verici!!!! RADIKAL KOKTENDINCI IMAMHATIP BILGI DUZEYINDE VE RESMEN ILKEL BIR ILKOKUL SEVIYESINDE ELEKTRIK DEVRELERIYLE DOSENMIS BEYIN VE ASLA DEGISEMEZ- WHAT YOU SEE IS WHAT YOU GET. http://www4.gazetevatan.com/haberdetay.asp?tarih=16.05.2007&Newsid=119671&Categoryid=4&wid=11 http://www4.gazetevatan.com/haberdetay.asp?tarih=16.05.2007&Newsid=119693&Categoryid=1 http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=221412  http://www.sabah.com.tr/haber,1DE0E4E466C84DA58BFBB5D18F0D42D9.html http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/6528650.asp?yazarid=1&gid=61  . http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/6541816.asp?yazarid=39&gid=61 http://www.bianet.org/2007/05/16/96063.htm

 

 

 

*** O meydanlarda olan vatandaş benim vatandaşım. Ben onlara da hizmet ediyorum, onların da hizmetkarıyım. O kadar çekilmeyelim. Gidelim o vatandaşımıza kimi istiyorsa o Çankaya’ya çıksın. Başım gözüm üstünde yeri var, çekinmesinler. Buyrun meydana diyorum. Olay bu kadar basit… BASBAKAN RTE, http://www.hurriyet.com.tr/gundem/6521973.asp?gid=180 http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=221412  http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/6528650.asp?yazarid=1&gid=61  http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=221463 http://www4.gazetevatan.com/haberdetay.asp?tarih=20.05.2007&Newsid=120150&Categoryid=4&wid=122

 

 

*** "Bizde insanlarımız, demokratik olgunluk içinde taşkınlık ve şiddete başvurmadan toplanıp miting yapınca hemen ’iki Türkiye var’ denmeye başlandı. Bunu kabul etmek mümkün değil……Yazılanları gördüğümde çoğu zaman, ’bu bahsettikleri hangi ülke? Çünkü Türkiye olamaz’ diyorum. Dünyanın başka yerlerinde, mesela Fransa’da kitlesel gösterilerin yapıldığına hep beraber tanık olduk. Sizler benden daha iyi biliyorsunuz, yakından takip ediyorsunuz. Kimse bu görüntülere bakıp kaç tane Fransa olduğunu sormadı, sormuyor. Bizde insanlarımız, demokratik olgunluk içinde, taşkınlık ve şiddete başvurmadan toplanıp miting yapınca hemen ’iki Türkiye var’ denmeye başlandı. Bunu kabul etmek mümkün değil…..Türkiye Cumhuriyeti demokratik, laik, sosyal bir hukuk devletidir. Öyle de kalacaktır. Bu ülkede hepimiz demokrasiden, laiklikten ve sosyal bir hukuk devletinden yanayız. Bu bizim ortak paydamızdır. Bundan kimse taviz veremez. Bütün meydanların, bütün mitinglerin ortak noktası da budur. Bundan da taviz vermemiz mümkün değildir. Bu böyle biline.. Bazıları anlamak istemese de, bu ülkede hepimiz din üzerinden siyaset yapmaya karşıyız. Laikliği hepimizin yaşam biçimleri için bir güvence olarak gördük, görüyoruz…. Din üzerinden yapılamayacağı gibi laiklik üzerinden de siyaset yapılamaz" AKP LI BASBAKAN RTE http://www.milliyet.com.tr/2007/05/15/son/sonsiy30.asp KONUSTUKCA BATAN BIR BASBAKAN, SEN ISTER KABUL ET ISTER ETME CUNKU DUNYA KABULE TTI GERCEKLERI TUM DUNYA ANLADI - GERCEK ORTADA VE KRAL CIRILCIPLAKTIR http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=221412  http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/6528650.asp?yazarid=1&gid=61

 

 

*** Belki son mitinglere bakılınca siyasi muhalefet sorunu ya da boşluğu olduğu sonucu çıkarılabilir. Ama kimse olup bitenlere farklı saiklerle bir araya gelen heterojen kitlelere bakıp, Türkiye’de bir kamplaşma yaşandığını düşünmemelidir.. AKP LI BASBAKAN RTE http://www.milliyet.com.tr/2007/05/15/son/sonsiy30.asp KONUSTUKCA BATAN BIR BASBAKAN---YA NE DUSUNMELIDIRLER- ANLAT ANLAT HEYECANLI OLUYOR??????????? NE DUSUNECEGIMIZI VE NASIL DUSUNECEGIMIZI BIZE INSANLARA OGRETMEKTEDIR- DAYATMAKTADIR ALENEN, SUCDUR BU. INSAN HAKLARI DEMOKRASI SUCUDUR BU.  http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=221412  http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/6528650.asp?yazarid=1&gid=61

 

 

*** Eğer iki Türkiye’den kasıt bu çoğulculuksa, Türkiye’de iki değil daha çok ses olduğunu söyleyebilirim size. Türkiye’de çok sesli bir demokrasinin kökleşiyor olması, bu bakımdan kimseyi ne şaşırtmalı ne de korkutmalıdır AKP LI BASBAKAN RTE http://www.milliyet.com.tr/2007/05/15/son/sonsiy30.asp SADECE LAFTA SOYLEYIP, DUNYANIN DUYMASINI ISTEDIGI FORMATLANMIS FIKIRLERLE KONUSMAK, TAKIYYE YAPMAKDIR ISI-GERCEKTE OTEKI COGUNLUKLAR ICIN NE YAPTIN BELEDIYELERLE SADAKA DAGITMAKDAN BASKA –KURTLER ICIN NE YAPTIN- OTEKI DINLERE MENSUP OLANLARI KORUMAK, GRTLAKLARININ KESILMESINI ONLEMEK ICIN,  DEMOKRASI DUSUNCE BASIN OZGURLUKLERI ICIN EN YAPTIN???? ONLARI SOYLE  DEMOKRASI TAKIYYECISI. . INSAN HAKLARI DEMOKRASI SUCUDUR BU CUNKU DEMOKRASIYI SADECE NUTUKLARINDA TAKIYYE OLARAK KULLANMAKTADIR-GERCEK HAYATTA DEMOKRASI ILE ALAKASI OLMAYAN BIR ZIHNIYETTIR. DEMOKRASI NEDIRIN D SINI BILE ANLAMAYANLAR BIZE DEMOKRASI DERSI VERIYOR-AMA NE TURKLER NE DE DUNYA YAMIYOR ARTIK-SIRADAKIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIII http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=221412  

 

 

*** Şu an süresi dolmuş bir cumhurbaşkanıyla ülke idare ediliyor. Milletin seçmesine olumsuz bakıyorsunuz. Bu yanlış olur. Süratle oksijen çadırından burayı kurtarmamız lazım…Biz söyleyemiyoruz ama bizim istediğimiz cumhurbaşkanı profili bu olacak (gibi)... Anayasa'da nitelikler belirlenmiş. Şu anda, bizim adayımız olarak desteklemiş olduğumuz kişi, Anayasa'nın çizdiği niteliklerin tersi olsa aday olamaz zaten…..  AKP LI BASBAKAN RTE http://www.milliyet.com.tr/2007/05/15/son/sonsiy30.asp KONUSTUKCA BATAN VE SUC ISLEYEN BIR BIR BASBAKAN- IYI DE YANLIS ANLAMISSIN MESAJLARI- MILLET SIZDEN, SENDEN, TOPUNUZDAN  KURTULMAK ISTIYOR- SN SEZER’DEN DEGIL KI!!! SN SEZER’IN CUMHURBASKANLIGINA DEVAMI SIZIN PISLIKLERINIZ YUZUNDENDIR VE DE TC KANUNLARI NEDENIYLEDIR- SUC ISLIYORSUN BU DEMECLERLE RTE!!!  MILLETIN SENIN ADAYIN GUL’U NIYE PROTESTO ETTIGINI DE HIC ANLAMAMISSIN- KABUL ETMIYORSUN-HALA DAYATIYORSUN . OZET JETONU HIC AMA HIC DUSMEMIS, DUSMEYECEK, HALA DAYATIYOR HALA DIEETIYOR PADISAHIMIZ . ADAY BIR TEK SENIN KISISEL ADAYIN-ADAYINI DAYATARAK BUNA DEMOKRASI MI DIYORSUN ?? !!! TUM MITINGLER DAHIL TURKIYE’NIN VE DUNYANIN MESAJLARINI HIC ALMAMIS; DERSINI ALMIS BIR UZLASMACI BASBAKAN BOYLE KONUSMAZ. RADIKAL DINCI KOKTENDINCI DAYATMACI PADISAHIMIZ BELLI KI MESAJLARI ALMIYOR-ANLAMIYOR-ISINE GELMIYOR BELLI KI. DUNYA SAHIDIMIZDIR KI HERSEYI DENEDIK DENIYORUZ AMA ANLAMIYORRRRRRRR. RTE  AMERIKALILARIN SU MESHUR LAFINA UYGUN DAYATIYOR SUREKLI-   “MY WAY OR HIGHWAY” DIYOR RTE (YA BENIM DEDIGIM  OLACAK YA DA BENIM DEDIGIM OLACAK VEYA YA BENIM DEDIGIM OLACAK YA DA OTOBANA CIK,  GIBI BIR KLASIK LAFTIR INGILIZCEDE )HAYIR RTE HALKI DINLEMEK ZORUNDASIN-MECBURSUN. ELINE SENIN KENDI CELIK COMAKLARINI VERDIK, SIMDI SEN OYNA!!! SEN ANLADIN ONU. http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=221412  http://yorum.milliyet.com.tr/yorumlar.aspx?KID=2&Path=382031&HtmlName=/2007/05/15/son/sonsiy30.asp&HBaslik=Erdo[g]an:_Ordu_bir_kurumdur_ve_bana_ba[g]l[i]d[i]r&HID=1018c2e8fd05379efc10838f91a09aa0&SiteIci=1#Yorumlar http://www.cnnturk.com/TURKIYE/haber_detay.asp?PID=318&HID=1&haberID=348009 http://www.sabah.com.tr/haber,81D0C4CDE3B249D3846BF8831B431C0A.html Şu anda süresi dolmuş bir cumhurbaşkanı ülkeyi idare ediyor. Buna hoşgörü gösteriliyor. Ancak milletin seçeceği bir cumhurbaşkanına olumsuz bakılıyor. Bizim adayımız olan kişinin anayasanın belirtilen niteliklerine ters bir durumu var mı? Var ise zaten aday olamaz" http://www4.gazetevatan.com/haberdetay.asp?tarih=20.05.2007&Newsid=120150&Categoryid=4&wid=122 

 

 

 

*** Ben laikim, ama İslam’ın karşısına koyduğunuz zaman o anlamda değilim çünkü devlet laik olur… ONLARIN DA HİZMETKARIYIM- O meydanlarda olan vatandaş benim vatandaşım. Ben onlara da hizmet ediyorum, onların da hizmetkarıyım. O kadar çekilmeyelim. Gidelim o vatandaşımıza kimi istiyorsa o Çankaya’ya çıksın. Başım gözüm üstünde yeri var, çekinmesinler. Buyrun meydana diyorum. Olay bu kadar basit.ORTAK PAYDADAN TAVİZ VERMEYİZ-Fransa’da ortalığı yangın yerine çeviren, yakıp yıkan gösterilerin yapıldığına tanık olduk. Bizde demokratik olgunlukta miting yapılınca hemen iki Türkiye var denmeye başlandı. Türkiye Cumhuriyeti, demokratik, laik, sosyal bir hukuk devletidir öyle kalacaktır. Bütün mitinglerin, bütün meydanların da ortak paydası budur. Bundan da taviz vermeyiz. LAİKLİK ÜZERİNDEN SİYASET YAPILAMAZ- Bazıları anlamak istemese de bu ülkede hepimiz din üzerinden siyaset yapmaya karşıyız. Laikliği hepimizin yaşam biçimleri için bir güvence olarak gördük görüyoruz. Elbette demokratik rekabet siyasette farklılaşmayı gerektirir ama bu farklılaşma, demokrasi, laiklik, din gibi insanlarımızın ortak değerleri üzerinden yapılamaz. Din üzerinden yapılamayacağı gibi laiklik üzerinden de siyaset yapılamaz.KİŞİ LAİK OLMAZ  DEVLET LAİK OLUR-Laiklik bir din değildir. İslam bir dindir. Biz İslam’la laikliği aynı terazide tartamayız. Laiklik tüm inançlara eşit mesafededir. Kişi laik olmaz, devlet laik olur. Bir kişi laik bir devleti savunma anlamında laikim diyorsa o da eyvallah onu da kabul ediyoruz. Ama bunu İslam karşıtı olarak getirdiğiniz zaman burada bir yanlışa düşersiniz. BENİM PARTİM DİN ORJİNLİ DEĞİLDİR-Laik bir devleti savunma anlamında ben laikim ama İslamın karşısına koyduğunuz zaman o anlamda değilim çünkü devlet laik olur. Bunu bir defa ayıralım birbirinden. Benim partim din orijinli bir parti değildir. Benim partimde görülen insan profili neyse diğer partilerin de hemen hemen hepsinde aynı insan profili var. TÜRKİYE’DE KAMPLAŞMA FALAN YAŞANMIYOR- Son mitinglere bakılınca siyasi muhalefet sorunu ya da boşluğu olduğu sonucu çıkarılabilir ama kimse olup bitenlere farklı saiklerle bir araya gelen heterojen kitlelere bakıp Türkiye’de bir kamplaşma yaşandığını asla düşünmemelidir. Demokrasi tanımı gereği özgürlükçü ve çoğulcudur. Türkiye’de iki değil daha çok ses olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.DUVAR ÖRMEYE ÇALIŞIYORLAR-Farklılıklarından dolayı hiçbir fert ya da toplumun duvarlar arkasına hapsedilmesinin kabul edilemez olduğuna inanıyorum. Ama hálá bu duvarları örme gayretinde olanlar var. Bu inancımız yalnızca fiziki duvarlar için değil özellikle de küreselleşen dünyada psikolojik duvarlar içinde geçerli olmalıdır. Özgür dünyayı dün bölen duvarların bugünde aramızı bölmeye çalıştığını görüyoruz. Bu kez dini ya da kültürel farklılıklarımız üzerinden bizi bölmeye ve karşı karşıya getirmeye çalışıyorlar. Özgürlük dışlayıcı değildir, bölücü değildir. Ben sorunların Batı ile İslam dünyası arasında değil, ülke ve toplumların gelişmişlik düzeyleri arasındaki eşitsizlikte yattığına inanıyorum. ŞERİATA, DARBEYE YÖNELİK NE OLDU -4.5 yıldır Türkiye’yi idare ediyoruz. Türkiye’de 4.5 yılda ne şeriata, ne darbeye yönelik ne oldu ki bu bir anda böyle ortaya çıkıverdi. Mitinglerde bu tür pankartlar (Ne şeriat, ne darbe) açılabilir ama Türkiye’de şu andaki iktidar bunların ikisinden birine taraf değil ki. Ordu ideal devlet güvencesi-

TÜRKİYE’de kurumlar vardır. Ordu bu kurumlardan bir tanesi. Demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti içerisinde ordunun görevi anayasamızda belirlenmiştir. Bu görev tanımı içerisinde görevini yapar ve direkt olarak da Genelkurmay bana bağlıdır. Bunun içerisinde, bu süreç işler. Ordu sadece bir kurumdur ve başbakana bağlıdır. Eğer demokrasiye inanıyorsak, demokrasiyi savunuyorsak öncelikle bir defa burayı çok iyi tespit etmemiz lazım. Eğer burada düşüncelerimizde bir eksiklik, bir sıkıntı varsa ülkemizi zaten dünyadaki gelişmiş modern ülkeler seviyesine ulaştıramayız. Bunu ulaştırabilmek için Anayasamız 4 tane unsur tespit etmiş, demokratik, laik sosyal bir hukuk devleti. Bu dört taneden bir tanesi eksik olursa ideal devlet eksik olur. Bunun dördünü de önemli buluyoruz. Bunların hiçbir tanesinden de taviz vermeye asla düşünmüyoruz. Ordumuzda bu güvenceyi içeride sağlamakla yükümlüdür. Einstein ne kadar haklı -Türkİye insanı artık demokrasiyi tam anlamıyla özümsemiştir. Demokrasiyi tüm özgürlükleriyle, taviz vermeden, yaşama konusundaki iradesini milletimiz her fırsatta sergilemektedir. Maalesef zaman zaman dünya medyasında Türkiye’yle ilgili geçmişten gelen önyargılarla ilgili klişeleşmiş haberlerin yayınlandığını üzülerek görüyoruz. Bu örnekler bir kez daha Einstein’ın ne kadar haklı olduğunu gösteriyor, Demek ki gerçekten de ön yargıları kırmak, atomu parçalamaktan daha zormuş. Bunu ulusal bazda görüyoruz maalesef uluslararası camiada da görüyoruz.301’le oynarız- Tamamıyla  bir direnç koyma noktasında değiliz. Bu noktada sağlıklı bir teklif gelirse bunun üzerinde çalışabiliriz. Gerek birinci fıkra, gerekse cezai noktada oynanabilir ama yurtdışıyla, yurtiçini aynı konuma getirmek lazım. "Tamamen kaldıralım" dendiği zaman, Türkiye’de devletin en başında yetkili makamda olanların hepsine çok ciddi hakaretleri de maalesef eleştiri kapsamı içinde sunmaya gayret edenler var. Bu hakaretleri yaşayarak görenler olarak da üzülerek görüyoruz. BASBAKAN RTE , ULUSLARARASI Basın Enstitüsü’nün (IPI) Hürriyet Gazetesi’nin ev sahipliğinde İstanbul’da düzenlenen Dünya Kongresi’nin kapanış oturumunda konuşan Başbakan Erdoğan daha sonra soruları yanıtladı. International Herald Tribune Yayın Yönetmeni Michael Oreskes, Neue Zürcher Zeitung Genel Yayın Yönetmeni Markus Spillmann ve Radikal yazarı Altan Öymen sordu, Erdoğan değerlendirmelerini aktardı. http://www.hurriyet.com.tr/gundem/6521973.asp?gid=180  YABANCI BASIN MENSUPLARI DAHA SIK VE DAHA COK SORULAR SORMALIDIR BASBAKAN RTE YE. DEMOKRASIYE ASLA INANMAYAN DAYATMACI VE KENDISINI PADISAH SANAN BIRISININ, TAKIYYE ICIN  BU KADAR COK “DEMOKRASI” LAFI ETMESI DE MIDEMI BULANDIRIYOR! RADIKAL KOKTENDINCI IMAMHATIP BILGI DUZEYINDE VE RESMEN ILKEL BIR ILKOKUL SEVIYESINDE ELEKTRIK DEVRELERIYLE DOSENMIS DONMUS BIR BEYIN VE ASLA DEGISEMEZ- WHAT YOU SEE IS WHAT YOU GET. http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=221419 http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/6528650.asp?yazarid=1&gid=61   . http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/6528650.asp?yazarid=1&gid=61 http://www4.gazetevatan.com/haberdetay.asp?tarih=16.05.2007&Newsid=119686&Categoryid=4&wid=142 http://www4.gazetevatan.com/haberdetay.asp?tarih=16.05.2007&Newsid=119671&Categoryid=4&wid=11 

http://www4.gazetevatan.com/haberdetay.asp?tarih=16.05.2007&Newsid=119693&Categoryid=1 http://www.sabah.com.tr/haber,1DE0E4E466C84DA58BFBB5D18F0D42D9.html  http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=221412  http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=221502 http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/6535566.asp?yazarid=148  http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/6541816.asp?yazarid=39&gid=61 http://www.bianet.org/2007/05/16/96063.htm

 

 

***Bu işe çok yabancı olduğunuz ortaya çıkıyor. Biz, 'buyurun halka' dedik. 'Halk seçsin. İsteyen istediğini ortaya koysun' dedik. Demokrasi budur. Niye buna karşı çıktınız? Çünkü, milletin çoğunluğunun seçtiği kişi Cumhurbaşkanı olacak. O meydanlarda olan vatandaşlar bizim vatandaşımız. Gidelim, kimi istiyorlarsa, o olsun" AKP LI BASBAKAN RTE ISTANBUL’DA ULUSLARARASI BASIN TOPLANTISINDA NEUE Zürcher Zeitung Genel Yayın Yönetmeni Markus Spillmann'ın "Cumhurbaşkanını neden dışarıdan seçmediniz" sorusuna kizip, AL BIR KAYA NEREYE DAYARSAN DAYA CEVABIDIR-o cok akilli ya herseyi yine en iyi ben bilirim havasinda uyanik kus. Soruya cevap versene !. http://www.sabah.com.tr/haber,1DE0E4E466C84DA58BFBB5D18F0D42D9.html http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/6528650.asp?yazarid=1&gid=61

 

 

***Ben laikim, ama İslam’ın karşısına koyduğunuz zaman o anlamda değilim çünkü devlet laik olur……Ben, demokratik, laik, sosyal bir hukuk devletinin başbakanıyım. Laik bir devleti savunma anlamında ben laikim ama İslam’ın karşısına koyduğunuz zaman, o anlamda değilim. Çünkü devlet laiktir. Bu noktada ben laikim…. Bunu birbirinden ayıralım. Burada bir iletişim sıkıntımız var. Gideririz, inşallah. Burada söylediklerim herhalde kayıt altına alınır. Laiklik din değil, İslam bir dindir. Laiklik ile İslam'ı aynı terazi üzerinde tutamayız. Din üzerinden de laiklik üzerinden de siyasete karşıyız. AKP din eksenli bir parti değil, insan eksenli bir partidir. Kişi laik olmaz, devlet laik olur. Kişinin laikliği, devlet anlamında laiklik olmalıdır. Kişinin laikliği, devletin laikliği anlamında ise tamam. Ama İslam karşıtı olarak kullanılıyorsa, yanılgıya düşeriz. Bütün sistemler araçtır, demokrasi, laiklik, dinler... Amaç insanların mutluluğudur. Sistemleri amaç haline getirirsek, tabuları yaratırız " BASBAKAN RTE  http://www.hurriyet.com.tr/gundem/6521973.asp?gid=180 16 MAYIS 2007, IPI’nin Dünya Kongresi’nde, ISTANBUL’DA INTERNATIONAL Herald Tribün Yayın Yönetmeni Michael Oreskes'in "Verdiğiniz bir mülakatta, 'laiklik sadece bir yönetim tarzıdır' demiştiniz. Sizce laiklik nedir?" sorusuna cevap olarak , tepki olarak SOYLEDIKLERI . OZU BUDUR, KENDISI MEGA DEV PROISLAMCIDIR, LAIK DEGILDIR ASLA. CEVIR KAZI YANMASIN DEMEYE CALISIP DA, AMA OZUNU SOYLEYEN BIR DERIIIIIN SANSSIZ ACIKLAMA DAHA RTE DEN. SUC DUYURUSUDUR; ANAYASAMIZA GORE, ANAYASAMIZIN DEGISMEZ-DEGISTIRILEMEZ MADDELERINE GORE OZDE LAIK OLMAYAN BIRISI MILLETVEKILI OLAMAZ; OZDE LAIK OLMAYAN BIRISI BASBAKAN OLAMAZ; OZDE LAIK OLMAYAN BIRISI PARTI BASKANI OLARAK SECIMLERE YENIDEN KATILAMAZ; ANAYASAMIZA OZUYLE BEYNIYLE INANMAYAN BIRISI NE MILLETVEKILI OLABILIR NE DE ULKE YONETEBILIR CUNU BU ANAYASAMIZA AYKIRIDIR-BU KISI ANAYASAYASA AYKIRI REJIM OZLEMINDEDIR VE BU SOZLERI ILE DE ACIKCA YINELEMEKTEDIR KENDI INANDIKALRINI VE INANMADIKLARINI. ANAYASAMIZA GORE DEVELT DE LAIKDIR, DEVLET, ULKE HALK YONETIMLERINE SOYUNANLAR DA LAIK OLMAK ZORUNDADIRLAR.TC TURK LAIK CUMHURIYETIMIZ ADINA TURK MILLETI BU KONUD AASLA TAVIZ VEREMEZ. YARGI HER ULKEDE KENDI ANAYASASINI KORURU VE YARGILAR. DEMOKRASI AKINI BOKUNU YEMEK, ANTILAIKLIGI SAVUNMAK DEMEK DEGILDIR CUNKU ANAYASAMIZIN 3 DEGISMEZINI SABOTE ETMEKTEDIR, ANAYASAMIZI KOKDEN BALTALAMAKTADIR.  NOKTA . ISTE RTE YINE SOYLUYOR- ONCE LAIKIM DIYE YALAN SOYLUYOR, AMA… DIYE BASLAYIP DEVAM EDIYOR,  BENIM ICIN ISLAM ONCE GELIR, ISLAMA GORE DE, LAIK OLAMAM DIYOR. EEEEEEEEE SIZ NE DIYORSUNUZ, NE YAPIYORSUNUZ BU MUHTESEMIN BU MUHTESEM SACMALIKLARINA TURKIYE’DE HUKUK, ADALET, ANAYASAYA ADINA ? BASBAKANLAR DA YARGILANIR- HEM DE GEREKIRSE HER CAGDAS ULKEDE, AMERIKA’DA IMPEACH EDILIRLER RESMEN . SANA ISE TAKIYYECI OMURGASIZ DEMEK ZORUNDAYIZ . YUREKLIYSEN OMURGALIYSAN CIK ORTAYA VE KIVIRMA, TAKIYYE YAPMA, LAF SOZ OYUNLARI YAPMA VE  ALENEN “ANTILAIKIM” DE SADECE AMA DIYEMEZSIN AMA ASLINDA BINLERCE DEFA VE SIMDI DEDIN BILE ! BIZ VE TUM DUNYA ANLAYACAGIMIZI ANLADIK DA, HALA ACABA BIR INSAN OLARAK OMURGALI , KARAKTER SAHIBI, ICI DISI BIR, OZU VE DISI BIR, BEYNI+AKLI+YUREGI VE SOZLERI AYNI OLABILIR MISIN , ICI DISI AYNI INSAN OLABILIR MISIN DIYE MERAK EDIYORUZ….NEREYE KADAR KIVIRIP DURACAKSIN, SERIATA KADAR DEGIL MI SENI UYANIK SENI ??!!!! http://www.hurriyet.com.tr/gundem/6521973.asp?gid=180 http://www.milliyet.com.tr/2007/05/15/son/sonsiy30.asp http://www4.gazetevatan.com/haberdetay.asp?tarih=16.05.2007&Newsid=119693&Categoryid=1   http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=221419 http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=221412  http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=221425&tarih=16/05/2007  http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=221389 http://www.sabah.com.tr/haber,1DE0E4E466C84DA58BFBB5D18F0D42D9.html  http://www.sabah.com.tr/haber,81D0C4CDE3B249D3846BF8831B431C0A.html Şu anda süresi dolmuş bir cumhurbaşkanı ülkeyi idare ediyor. Buna hoşgörü gösteriliyor. Ancak milletin seçeceği bir cumhurbaşkanına olumsuz bakılıyor. Bizim adayımız olan kişinin anayasanın belirtilen niteliklerine ters bir durumu var mı? Var ise zaten aday olamaz" http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/6528650.asp?yazarid=1&gid=61 HANGI RTE http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/6528220.asp?yazarid=2 http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=221502 http://www.cnnturk.com/TURKIYE/haber_detay.asp?PID=318&haberID=348405 http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/6535566.asp?yazarid=148  "Kişiler laik olamazlar. Dinin gereklerini yerine getirmek zorundadırlar. Ama devlet laik olabilir, ben de bir Müslüman olarak bu laik, demokratik, sosyal hukuk devletine hizmet ediyorum."

http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/6541816.asp?yazarid=39&gid=61 http://www4.gazetevatan.com/haberdetay.asp?tarih=20.05.2007&Newsid=120150&Categoryid=4&wid=122 http://www4.gazetevatan.com/haberdetay.asp?tarih=20.05.2007&Newsid=120163&Categoryid=4&wid=142

 

 

 

*** AKP olarak milli iradenin, demokrasinin kök salması için tek başına da kalsak mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz. Türk milletinin demokratik kazanımlarını güçlendirmek için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz……Duyanlar duymayanlara, görenler görmeyenlere bunu muhakkak ulaştırsın, ne kadar ağır olursa olsun, demokrasinin bütün yükünü, ağırlığını taşımak bizim için " akpli basbakan RTE ; DEMOKRASI KASIMPASALI VE IMAM HATIPLI DEGILDIR. DEMOKRASI TASINACAK BIR YUKD EGILDIR EY ADAM, ONCE DEMOKRASIDEN NE ANLADIGINIBILIYORUZ DA TASINACAK YUK OLDUGUNU YENI OGRENDIK SENDEN. TANRIM NE CARPIK YAMUK KAFALARI INANCLARI CAHILLIKLERI VAR.  SANKI TELLAL MAHALLE ARASINDA MAL SATIYOR. DEMOKRASININ D SINI BILSE ICIM YANMAZ. SECIM MALLARI BUNLAR KAPISIN DIYE PAZAR USULU AKLINA NE GELIRSE , “BUZZ” KELIMELERI KULLANARAK AMA ASLA OZDE INANMADAN, UYGULAMADAN, ASLA INANMADAN , SIMDI DE DEMOKRASI DIYE CIGLIK ATIYOR TAKIYYECI. KIM INANIR SANA???       http://www.sabah.com.tr/haber,5CEEB95EDF394AABBBDCEE355C1AFC85.html   http://www.cnnturk.com/TURKIYE/haber_detay.asp?PID=318&haberID=348405 http://www4.gazetevatan.com/haberdetay.asp?tarih=20.05.2007&Newsid=120163&Categoryid=4&wid=142 

 

 

*** Kırk çürük yumurta, bir sağlam yumurta etmez . BASBAKAN RTE, muhalefet partilerinin sagda ve solda birlesmelerini kasdediyor ve kendine uygun kit ve ilkel kelime haznesi ile akli sira vecizeler yumurtluyor . Sizden baska herkes curuk yumurta ve alay konusu, hakaret konusu yani oyle mi ??? http://www4.gazetevatan.com/haberdetay.asp?tarih=20.05.2007&Newsid=120169&Categoryid=1 ; iste secim toplantilarinda halka rusvet dagitan basbakan http://www4.gazetevatan.com/haberdetay.asp?tarih=20.05.2007&Newsid=120175&Categoryid=4&wid=102  http://www4.gazetevatan.com/haberdetay.asp?tarih=20.05.2007&Newsid=120176&Categoryid=1  http://www4.gazetevatan.com/haberdetay.asp?tarih=20.05.2007&Newsid=120176&Categoryid=1  http://www4.gazetevatan.com/haberdetay.asp?tarih=20.05.2007&Newsid=120150&Categoryid=4&wid=122  

http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/6545114.asp?yazarid=5  Bu ülkede milletvekillerini, yani Meclis’e girecek kişileri kim seçiyor? Sakın ’millet seçiyor’ demeyin. Parti başkanları seçiyor. Partiye binlerce aday adayı başvuruyor. Bunlar için il ve ilçe örgütlerinde -yani kendi partilileri arasında bile olsun- önseçim yapılıyor mu?

 

Bizler de sandığa gidip, ilimizde onların belirlediği listeye oy vermiyor muyuz?

 

Yani aday listesindeki sıralamada partililerin bile en ufak katkısı yok! Örneğin, bunları AKP’de Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve birkaç adamı, kapalı kapılar ardında gizlice belirleyecek ve listeler öyle oluşacak. Halk seçmeyecek.

 

Eeee!.. Sen adaylarını bile halka, millete, onlardan da vazgeçtik, kendi partililerine seçtirmeyeceksin, sıkıştığın zaman da ’Cumhurbaşkanını millet seçsin’ deyivereceksin!

 

Var mı böyle çelişkili hikáye! Millet bunu yutar mı?

 

O zaman vatandaş sana sormaz mı:

 

"Ey Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Meclis cumhurbaşkanı seçemeyene kadar aklın neredeydi? Niçin o Anayasa değişikliğini örneğin iktidarının ilk yıllarında gündeme taşımadın da, şimdi tıkanınca son çare olarak sarılıyorsun? Bu tıkanma olana kadar aklınız neredeydi? Bu iş bu kadar basit midir? Yangından mal mı kaçırıyoruz?"

 

Yani bu olaylar ancak Türkiye’de yaşanır! Denize düşen yılana sarılır atasözünde olduğu gibi, denize düştüler, AB’ye sarıldılar. Hangi AB ülkesinde böyle bir komedi sergilenir! Hangi AB ülkesinde böyle bir ciddiyetsizlik sahnelenir!

 

Milletvekillerini bile millete seçtirmeyenler, cumhurbaşkanını millete seçtirme sevdasına düştüler. Gülelim mi, ağlayalım mı!

 

 

 

***İslam nizamının (düzeninin) devlet nizamına hákim olması, laik sistemin bir an önce DEFOLUP GİTMESİ için dua etmemizi ve duanın kabulünü Cenab-ı Hak'tan diliyoruz.''

 

‘‘70 yıl önce (Cumhuriyet) devrim başlatmış. Bu devrimle laiklik için on binin üzerinde insanımız öldürüldü, idam edildi. (Tamamen yalan). Ümmet başsız bırakıldı, perişan edildi.''

 

‘‘Anayasa'da dini yazılı olmayan tek ülke biziz. Dinsiz millet haline getirilmişiz. Bizim dinimiz laiklik! Bizim dinimiz Atatürkçülük!'' (Alay ettiği kavramlara bakınız).

 

‘‘Ben laik değilim. Kuran bir hayat nizamıdır. Kuran'ı rehber, Hazreti Muhammed'i önder yaparak yürümeliyiz.''

 

‘‘Kuran dört (kadınla) evliliğin nasıl yapılacağını tarif ediyor. Müslümanlardan kaç tanesi böyle olabilir?'' Ergün Poyraz'ın Patlak Ampul isimli kitabının 72. sayfasında Bayındırlık Bakanı Ergezen'in sözleri :http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=194207&yazarid=5 

 

 

 

**** Kimse kendini yasama-yürütme organının üstünde göremez. Yargı ihsası rey makamı değil. Demokratik hayatın temel unsurları olan siyasi partileri baskı altına almaya kimse gayret etmesin. BASBAKAN RTE   http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=244970  20 OCAK 2008 http://www.milliyet.com.tr/2008/01/20/siyaset/asiy.html

 

 

*** Türkiye'de ihracat 79 senede toplam 1 milyar dolarken, beş yılda bunun üzerine 100 milyar dolar ilave ettik. Medya bunları yazmıyor. Onların işi gücü başörtüsü; şu, bu... Türkiye nereden nereye geldi, bunu yazsana kardeşim. Bu ülkede, milletin kılığıyla kıyafetiyle kimsenin uğraşma hakkı yok. Olmamalı... Bu, insanların, vatandaşların bireysel tercihidir. Bırak, bireysel tercihi olarak nasıl giyiniyorsa öyle giyinsin. Sen ne karışıyorsun buna. Bu 'din ve vicdan özgürlüğü'ne girmezmiş. Ne özgürlüğüne girer? Bizim önümüze ikide bir Anayasa'yı çıkarmasınlar. En az onlar kadar Anayasa'yı biz de biliriz. BASBAKAN RTE   http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=244970 http://www.milliyet.com.tr/2008/01/20/siyaset/asiy.html 

 

 

*** Bu ülkede eğer kuvvetler ayrılığı varsa, bu ülkede yasama, yürütme, ve yargı erki birbirine müdahale etmeyecekse, herkes yerini, konumunu iyi bilmeli. Kimse yasama, yürütme organının üstünde kendini göremez, bulamaz. Özellikle de kimse ihsası reyde bulunamaz. Yargı makamı ihsası rey makamı değildir. Onlar da görevini, Anayasa'nın tayin ettiği şartlar içerisinde yapmaya mecburdur. Demokratik hayatın temel unsurları olan siyasi partileri, baskı altına almaya kimse gayret etmesin. BASBAKAN RTE   http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=244970  http://www.milliyet.com.tr/2008/01/20/siyaset/asiy.html

 

 

*** Atatürkçülük üzerinden geçinenler var. Hani muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkacaktık. Ne yaptılar bugüne kadar? Hiçbir şey yapmadıkları gibi, yerinde saydılar, hatta hep patinaj yaptılar.  BASBAKAN RTE   http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=244970  http://www.milliyet.com.tr/2008/01/20/siyaset/asiy.html

 

 

*** Rektör çıkıyor darbe çağrısı yapıyor. Kimsin sen ya, sen önce yerini bil. Otur oturduğun yerde. Sen rektörü olduğun üniversitede, yavrularımızı en iyi şekilde yetiştirmekle mükellefsin. Orduya akıl verme, ordu ne yapacağını senden çok daha iyi bilir. Bu tür atılımlar, bu tür adımlar, maalesef ülkemizde hiç de arzu etmediğimiz bir atmosferi, bir havayı oluşturuyor. Bunlar yanlış." BASBAKAN RTE   http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=244970 http://www.milliyet.com.tr/2008/01/20/siyaset/asiy.html http://www.hurriyet.com.tr/gundem/8062888.asp?gid=180&sz=65780

 

 

*** "Bazı köşe yazarları 'AKP yüzde 47 ile şımardı' diyor. Biz yerimizi gayet iyi biliyoruz. Bizim gösterdiğimiz tevazuyu sizler gösterebilseydiniz ey kalemşörler ülke bu noktaya gelmezdi… Küresel sermaye girişi sıralamasında Türkiye 53. sıradayken şimdi 16. sıradadır. Milli gelirimiz 180 milyar dolar iken şimdi 488 milyar dolara çıktı. Bunlar yan gelip yatmakla değil çalışarak oluyor. Medya bunları yazmıyor.Onların meşgaleleri farklı. Onların işi gücü başörtüsü. Bunları yazıyorlar, bunları çiziyorlar. Onların işi bu. Türkiye nereden nereye geldi, bunu yazmıyorlar.

Medyanın patronları, bizim şirketlerin değeri bile 10 kat arttı. Bankamın değeri bire 10 kat, bire 20 kat arttı.' El insaf. Bu geliri bu iktidarla beraber yakalıyorsun da bu ülkede kalkıp bu milletin başörtüsüyle niye uğraşıyorsun" BASBAKAN RTE   http://www.milliyet.com.tr/2008/01/20/siyaset/asiy.html http://www.hurriyet.com.tr/gundem/8062888.asp?gid=180&sz=65780

 

 

*** Kimse endişe etmesin. Laikliği güçlendiriyoruz. Biz siyasi tercihine, yaşam biçimine bakmazsızın bütün vatandaşlarımızın yanındayız. AKP, laikliğin çerçevesi dışında hiçbir adım atmaz… GÜVEN İLİŞKİSİ KURUYORUZ: Vatandaşlarımızın hükümetine, devletine güvenmesi gücümüze güç katar. Yeter ki kabuk bağlayan önyargılardan kurtulalım. Bizi çeyrek asırdır yoran, vatandaşla devlet arasındaki güven ilişkisini zedeleyen bir tartışma konusunu tedavülden kaldırmak istiyoruz. LAİKLİĞİ GÜÇLENDİRİYORUZ: Bizim yaptığımız bütünüyle yükseköğretimde eğitim hakkı. Eğitim özgürlüğü kapsamında evrensel hukuk ilkelerini hayata geçirmeye yönelik bir düzenleme. Kimse bunu başka bir yerlere çekmesin. Temel hak ve özgürlükler içinde değerlendirilmesi gereken bu konuyu farklı yerlere çekmek ülkedeki toplumsal barışa gölge düşürme gayretidir. Üniversitelerde bu özgürlükler üzerindeki sınırlamaları kaldırarak esasen laikliği güçlendiren bir düzenlemeye şu anda AKP ile MHP imzalarını koydu. Bu konuda dile getirilen bazı kaygı ve eleştirileri de dikkatle takip ediyoruz. Bu eleştiri ve kaygıları çözüm arayışlarımıza katkı olarak görüyor ve değerlendiriyoruz. Kimsenin endişesi olmasın. Şu anda koparılan fırtınalar yeni değil. Aynı senaryoları 1994'te İstanbul'da Büyükşehir Belediye Başkanı olduğum zaman da izledim. Yine aynı senaristler, aynı aktörler vardı. Bizleri bir iftira kampanyası içinde suçlamaya çalışıyorlardı. Aynı şeyi yapıyorlar.

Bugün laiklik ilkesinin anayasamıza girmesinin 71. yıldönümünü kutluyoruz. Laiklik kimsenin tasarrufu altında değildir. Bugün şu parlamento çatısı altında laiklik ilkesine karşı olduğunu söyleyen bir parti, bir milletvekili mi var? Nereden çıkıyor bunlar?    RTE, TURBANI SERBEST BIRAKMAK ICIN SON CALISMALARI SIRASINDA GORDUGU TEPKILERE KARSI KENDISINI TRAJI-KOMIK SEKILDE YINE TAKIYELERLE SAVUNMAKTA http://www.cnnturk.com/TURKIYE/haber_detay.asp?PID=318&haberID=425819  http://www.cnnturk.com/TURKIYE/haber_detay.asp?PID=318&haberID=426024    http://www.milliyet.com.tr/2008/02/06/siyaset/asiy.html  http://www.milliyet.com.tr/2008/02/06/siyaset/axsiy01.html  http://www.milliyet.com.tr/2008/02/06/siyaset/axsiy02.html  Başsavcılığın gözü AKP dosyalarında...Türban yasağını kaldırmanın kapatma nedeni olacağını 2 kez vurgulayan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, AKP'yle ilgili dosyalar üzerinde çalışmaya başladı http://www.hurriyet.com.tr/gundem/8174865.asp?gid=229&sz=23726  http://w10.gazetevatan.com/root.vatan?exec=yazardetay&wid=5  http://w10.gazetevatan.com/root.vatan?exec=yazardetay&sid=&Newsid=159340&Categoryid=4&wid=5   http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/7080165.asp 

 

 

*** "Tutturmuşlar laiklik elden gidiyor, laiklik elden gidiyor. Yahu, bu millet istedikten sonra tabii elden gidecek yahu! Sen bunun önüne geçemezsin ki" RTE

 

 

***"Bu Meclis’in duvarlarında yazan ’Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir’ ifadesini iyi okuyunuz, iyi anlayınız: (...) Hiç kimse ama hiç kimse milletin hákimiyetine karşı, milletin egemenlik haklarına karşı kayıt ve şart ileri süremez, milletin verdiği oyu hafife alamaz, millet iradesini asla tartışmaya açamaz." RTE 12 Mayıs 2007 tarihli TBMM AKP Meclis Grup toplantısında söylediği sözler—kafasinda hersey her kavram birbirine girmis iyice karismis corba olmus

 

 

*** 'Batı'nın sanatını, ilmini almadık. Maalesef ahlaksızlığını aldık. RTE   http://www.milliyet.com.tr/2008/01/26/siyaset/siy06.html  BATIDA SIZLERIN/ SIZIN GIBILERIN ulkemize halkimiza, DIN VE MUSLUMANLIK TAKIYYESI ILE dunyadaki muslumanlara  ettiginiz ahlaksizliklarin binde biri yok ki; batiyi, batinin yasamini, batinin aile ve toplum yapisini, batinin ahlaki hic ama hic bilmeyen birisi, hem de bir ulkenin basbakani sifati ile  nasil bu hakareti tum dunyaya eder ve kendi cehaletini isbatlar??? Batiyi bilseydin, medeniyeti, cagdasligi, ilimi, bilimi gercekten ogrenseydin kendinden ev yaptikalrindan insanligindan  cok ama cok utanirdin. NEYMIS BU BATIDAN ALINAN AHLAKSIZLAR SOYLESENIZE –ve bizdekilerle mukayese edince ortaya cikan tabloyu isterseniz bilenler, anlayanlar aciklasinlar http://www.haber5.com/artikel.php?artikel_id=5510 ; bunlarin YARATTIKLARI ONCU OLDUKLARI , BATIDA ASLA GORULMEMIS  AHLAKSIZLIKLARINI BIRILERI DE SIZE SOYLEYIVERSIN –BATIDA BU FARKLARI COK IYI BILIYORLAR DA YUKSEK SESLE SOYLEMEMEK NEZAKETINI GOSTERIYORLAR SADECE ! http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?tarih=13.02.2008&Newsid=161750&Categoryid=4&wid=11 ; “BUNLARI SENIN KUCUK BEYNIN ALMAZ” http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?tarih=13.02.2008&Newsid=161884&Categoryid=9 

 

 

***"Özgürlüklerin yaşanması (bunun bildiğimiz özgürlük olmadığını unutmayın) noktasındaki her türlü engeli kaldırmak için adımlar atıyoruz. Hedefe er ya da geç ulaşacağız… RTE, Erdoğan son olarak da Almanya’da SOYLEDIKLERI , OKTAY EKSI http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/8213160.asp?yazarid=1&gid=61&sz=53611  BEKIR COSKUN http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/8213150.asp?yazarid=2 ; SERBESTSE HEPSI SERBEST YASAKSA HEPSI YASAK http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=247223  http://www.radikal.com.tr/veriler/2008/02/12/manset.gif 

 

 

 

*** Asimilasyona karşı gösterdiğiniz duyarlılığı çok iyi anlıyorum…Kimse sizden asimilasyon noktasında hoşgörü bekleyemez, kimse sizden asimile edilmeniz noktasında bir yaklaşım bekleyemez. Zira, asimilasyonbir insanlık suçudur, bunu böyle bilmemiz lazım… 2 YUZLU, CIFTE STANDARTLI RTE; KURT TURK VATANDASLARIMIZIN YUZUNE NASIL BAKIYORSUN; NASIL SIZIN BASBAKANINIZIM DIYEBILIYORSUN? http://www.cnnturk.com/DUNYA/haber_detay.asp?PID=319&HID=3&haberID=427204 RTE NIN SUBAT 2008 DE KOLN ALMANYA’DA YAPTIGI TUHAF CARPIK ADETA BIR EVRENSEL SUC VE SKANDAL BELGESI OLAN CAGDISI KONUSMASINDAKI SOZLERI, YORUMLARI   http://www.cnnturk.com/DUNYA/haber_detay.asp?PID=319&HID=1&haberID=427669 akini mokuna karistirip, dis ulkede sanki Turkiye’deymis gibi sorumsuz ilkel cagdisi politikalar yapmak iste budur ve SIMDI TUM DUNYA KESINLIKLE HERSEYI ANLADI ; http://www.yeniozgurpolitika.org/?bolum=yazi&yid=4405 CIFTE STANDARTLAR ADAMI RTE ;

 

 

***“…"Entegrasyona evet, asimilasyona hayır….İnsanlar kendi kültürleriyle değerleriyle güçlüdürler; bu bir Türk evladı için de böyledir. Alman evladı için de böyledir. Onları asimile etmeye gayret etmek zaten bir insanlık suçudur da. Olması gereken nedir, onu kendi değerleriyle kabul edip o toplumda engetre olmasına zemin hazırlamaktır. O zemini hazıladığımız zaman orada barış, sevgi ve dostluk vardır." RTE http://www.bugun.com.tr/haber_detay.asp?haberID=15097  http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=asimilasyon+bir+insanlik+sucudur

ALMAN BASINI RTE YE “BASBAKAN POP YILDIZI GIBI” DEMIS-ACABA BUNUN UTANILACAK BIR KIBAR ANA COK CIDDI BIR ASAGILAMA OLDUGUNU ANLADI MI DERSINIZ??!!

http://www.ntv-msnbc.com.tr/news/435448.asp CUNKU sizin gibilerin Avrupa’da Turklere donuk ne gibi faaliyetler planladiklarini, amaclarini, hedeflerini Avrupa ve Merkel sizden bziden cok daha iyi biliyor da ondan… Eger ucuncu dorduncu nesil Turkler Almanya’da hala Almanca konusmuyorlarsa, dil ogrenmiyorlarsa, egitime verilen deger sifirsa, bu sadece Almanya’nin degil Turklerin ciddi sorunudur- orada kalmayi, orada yasamayi, orada kazanmayi kendileri seciyorlar ama bir turlu cagdas topluma asla uyum saglayamamis, asla kendisini yenileyememis, icinde 5-10-20-30 yil yasadigi ekmek yedigi toplumda  ne kendisi ne de cocuklari asla yabanci dil ogrenmemis, ama issizlik paralari alip yan gelip yatmayi da cok iyi bilen,  % 100 agir problemli bir grup; bu mu iftahar edeceginiz tablo???? Kim diyor ki bunlara Turkce konusmayin diye- dunyanin hicbir ulkesinde, AB Avrupa, ABD dahil - Turkiye haric- insanlarin kendi dillerini konusmalari hk bir yasak, kanun yokdur ki! Cahil cahil konusup da dunyaya rezil olmayin- bizi de dunyaya rezil etmeyin….Turkiye’de 1000001 sorun varken, Turkiye’de egitima dina bir civi dahi cakmamisken,  sen kim Almanya’daki Turklere ve Almanya hukumetine akil vermek kim??!!!Yine HIGH VE YUKSEK ATESLI bizimki………… iste Merkel in partisi RTE yi Almanyanin ic islerine karismakla sucluyor- http://www2.irna.com/en/news/view/menu-234/0802126633184825.htm http://www.nationalpost.com/news/world/story.html?id=301524 ; http://www.milliyet.com.tr/2008/02/13/yazar/kohen.html ALMANYA’DA 2.7 MILYON TURK YASIYOR- OYSA SADECE 37000 TURK UNIVERSITEDE OKUYOR Almanya’Da! YANI SADECE HER 73 KISIDEN BIRISI UNIVERSITEDE okuyor Almanya’daki Turklerden!;   ;http://www.spiegel.de/international/germany/0,1518,534724,00.html http://www.earthtimes.org/articles/show/185069,merkel-rejects-turkey-trained-teachers--summary.html http://www.huffingtonpost.com/topics/Recep+Tayyip+Erdogan  http://www.einnews.com/germany/newsfeed-angela-merkel  http://news.bbc.co.uk/2/hi/europe/6120344.stm

 

 

***"İdam sehpasının yolunu gösteriyor. Sen nasıl demokratsın ya? Biz o beyaz çarşaflarla beraber yola çıktık. Bu konuda bedel ödemeye hazırız, bu konuda rahatız…Dağ gibi aşılmaz yükseklikte zannettiğimiz birçok sorun, incir çekirdeğini doldurmayan kaygılar nedeniyle yıllarca bekleye durdu. Bu ülkenin evlatları eğitim süreçlerinin dışında kaldı……CHP ve onlarla beraber hareket eden medya grubunun nasıl bir yaygara kopardığını hep birlikte görüyoruz. Sadece bazı siyasetçiler değil, bazı medya grupları da eski alışkanlıklarından kurtulamadı. CHP yanlısı bu grubun gazeteleri ne yazık ki bir kez daha Türkiye'yi ikiye ayrılmış gibi göstermenin gayreti içinde. Dünyaya iki Türkiye fotoğrafı vererek, sanal kutuplaşmalar üreterek, gerilimi artırarak bir netice alacaklarını zannediyorlar. Bunlar dürüst değiller, bunlar ikircikli. Üçlü olana ne denir, onu da bulmamız lazım. Uygar ve medeni dünya, bir temel hak ve özgürlük konusunda güya rejim için endişeye kapılıp yaygara koparan yandaşı medyayı nasıl tasvir ediyor, sizi nereye koyuyor görün. Türkiye'de bir kaos ve tutarsızlık varsa o da bu başlıkları atanların kafasındadır. Daha düne kadar seçim atmosferinin heyecanı içinde yandaşınız Sayın Baykal'ın başörtüsü sorununu çözme vaatlerini manşetlerinize taşıyordunuz. 'Üniversitelerde böyle yasaklar olmamalı' diye yazdığınız yazıların mürekkebi kurumadı. Ne oldu da şimdi yaygara koparıyorsunuz? O zaman istismar mı yapıyordunuz, alet mi oluyordunuz? …CHP zihniyeti gerilim siyaseti izledi, ama 22 Temmuz'da da millet gereken dersi verdi. Şimdi siz de gerilim politikası izliyorsunuz. CHP'nin yaşadıklarından hiç mi ders almıyorsunuz? Sizin aslında başörtüsü ile bir derdiniz yok. Sadece fırsattan istifade başka bir hesabı görmek istiyorsunuz. Açık söylüyorum, aslında çıkarlarınızı tehlikede görüyorsunuz, yoksa laikliği değil. Bu manşetler yalnızca çıkar kavganızı örtmek için bir maske. Tıpkı bazı protesto gösterilerinde cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk'ün Bolşevik Lenin'e meşruiyet kazandırmak için istismar edilmesi gibi, siz de laiklik üzerinden kendi çıkar kavganızı meşruiyet kazandırmanız peşindesiniz. Her fırsatta Türkiye'yi ikiye bölünmüş gibi göstermeye çok heveslisiniz. Soruyorum size; demokrasi tek tip olmak mıdır? İşte bugün bir tanesi yazmış; 'Çoğunluğun zorbalığı' diyor. Bunun edeple, ahlakla ne ilişkisi var? Azınlığın çoğunluğa tahakkümüne 'evet' diyeceksin, 411'i kaos olarak göstermek suretiyle demokrasiyi yok farz edeceksin. Sen bunu hangi siyasi etikle bir araya getiriyorsun? Herkes aynı şekilde düşünmek ve giyinmek zorunda mı? Parlamentonun yüzde 80'i aşkını yasa değişikliğine 'evet' diyor, siz kalkıyorsunuz yüzde 20'ye mahkum etmek istiyorsunuz. ……." RTE  CHP lideri Baykal'a   VE MEDYAYA saldirisi- ONCELIKLE SUNU HIC UNUTMAYIN, ULKENIN NUFUSUNUN OY KULLANABILIR TAMAMININ DEGIL, SADECE OY KULLANANLARIN  TOPLAMININ % 47 YUZDESI OLAN KADAR OY ALDINIZ; BU YUZDE TUM TURKIYE NUFUSUNA , TUM MILLETE MAL EDILEMEZ- YANI TURKIYENIN % 47 SI BIZE AKP YE YANI BANA RTE YE OY VERDI DEMEK CEHALETTIR; MEGA YANLISDIR; MEGALOMANLIKTIR. turbanla ilgili bakislari; bu ugurda turban icin SERIAT ICIN olumu goze almislar , ALENEN onu anlatiyor http://www.milliyet.com.tr/2008/02/13/siyaset/asiy.html SADECE O DEGIL, SEN HARIC BIRCOK TURK GOREBILIYOR ;demek ki siz sen bile bile suc islemek icin yola ciktiniz-iste acik secik itirafidir; kanunlar onunde sucdur bu demec resmen… http://www.hurriyet.com.tr/gundem/8220716.asp?gid=229&sz=86297  http://www.milliyet.com.tr/2008/02/13/siyaset/siy08.html -------------Baykal, türbanın üniversitelerde serbest bırakılmasına ilişkin anayasa değişikliğinin ilk tur görüşmeleri sırasında, 6 Şubat'ta TBMM kulisinde gazetecilerle sohbet ederken, milletvekillerinin anayasayı korumak için yemin ettiklerini anımsatmıştı. "Anayasa yeniden yapılamaz mı?" diye soran Baykal, "Elbette yapılır. Düşmanı atarsın, devleti yeniden kurarsın. Bayrağı dikersin. Parayı bastırırsın. Yapanlar yapmış... İhtilali yaparsın. İdamı göze alırsın. Anayasa toptan yenilenir" demişti. “BUNLARI SENIN KUCUK BEYNIN ALMAZ” http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?tarih=13.02.2008&Newsid=161884&Categoryid=9  http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?tarih=13.02.2008&Newsid=161679&Categoryid=1

 

 

 

***"TBMM’de hak ve özgürlükler konusunda bir adım atıldı diye samimi kaygılarını ortaya koyan vatandaşlarımızı hariç tutarak söylüyorum, CHP ve onlarla hareket eden medya grubunun nasıl yaygara kopardığını görüyoruz. Dünyaya iki Türkiye fotoğrafı vererek, sanal kutuplaşmalarla, gerilimi artırarak netice alacaklarını zannediyorlar. Türkiye’de bir kaos ve tutarsızlık varsa o da bu başlıkları atanların kafasındadır. Derdiniz başka. Açık söyleyeyim aslında çıkarlarınızı tehlikede görüyorsunuz yoksa laikliği değil. Bu manşetler yalnızca çıkar kavganızı örtmek için bir maske. Tıpkı bazı protesto gösterilerinde cumhuriyetin kurucusu Atatürk’ün, Bolşevik Lenin’e meşruiyet kazandırmak için istismar edilmesi gibi, siz de laiklik üzerinden kendi çıkar kavganıza meşruiyet kazandırmanın peşindesiniz. 411’i kaos olarak göstermek suretiyle, demokrasiyi yok farzedeceksin. Parlamentoda geçerli toplam oyun yüzde 80’i bu yasa değişikliğine evet diyor, sonra kalkıyor, yüzde 20’ye mahkûm ediyorsunuz. Aynı şekilde, bu ’evet’ diyenlerin arkasındaki yaklaşık toplumsal destek, yüzde 73’tür. Yüzde 27’ye bunu mahkûm etmek istiyorsunuz. Bunun demokratik ilkelerle uyumlu yanı olabilir mi? ………Ellerinde tek silahları var; ’Diğerlerinin durumu ne olacak?’ Bugüne kadar ne oldu? 5 yıl içerisinde, AKP iktidarında ne oldu? 4.5 yıl belediye başkanlığı yaptım, ne oldu, hangi yaşam şekliniz değişti? Ayıptır ayıp, izan, insaf gerekir. Sizin istediğiniz düzen, demokrasi değil, düpe düz diktatoryal bir düzendir……İşte buyurun, cumhurbaşkanı değerlendirmesini yapmadan, bakıyorsunuz anamuhalefetin başı şimdiden ahkam kesmeye, yargıya akıl vermeye, yönlendirmeye başladı. İstikamet veriyor ve idam sehpasının yolunu gösteriyor. Sen nasıl demokratsın ya. Ha biz o beyaz çarşaflarla beraber yola çıktık. Bedel ödemeye hazırız. Kusura bakmayın, Türkiye’de herkes görüşlerini söyler, meselelerimizi tartışırız. Sonra demokrasinin kuralları işler ve işliyor. Beğenseniz de beğenmeseniz de bu böyle yürür."  RTE , beyaz carsafi yani olumu goze almis , ille de kendi beynindeki seriat gerceklerini, turbani hayata gecirmeye yemin ettiklerini anlatiyor ve yandaslarina duyuruyor- adeta baltalar elinde savas cigliklari atiyor seriat adina RTE ANLASANIZA!  http://www.hurriyet.com.tr/gundem/8220716.asp?gid=229&sz=86297 BIRGUN BIRILERI DE SENI TIBBEN YORUMLAYACAK- bu devamli yuksek atesli , devamli hezeyanli devamli laik demokrasi dusmanligi - seriat denen iki platform arasinda gidip gelen takiyyeci ve suca tesvik sozleri kullanmakdan kacinmayan, yola suc islemek icin bile bile ciktikalrini ifade eden hasta basbakani dinleye seyrede butun gelismis dunya bilim-ilim-tip adamlari-dunyasi yeterince fikire dindi-arsivlere gecti gercekler-tarihe de gececek ; “BUNLARI SENIN KUCUK BEYNIN ALMAZ” http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?tarih=13.02.2008&Newsid=161884&Categoryid=9  http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?tarih=13.02.2008&Newsid=161679&Categoryid=1 …Demokratik ülkelerde Başbakanların bu tarz konuşmalar yapmış olmasının alışılmış bir şey olmadığını ifade eden Öymen, “Demokrasilerde hükümetlerin Anayasa çerçevesinde istedikleri icraatı yapmaları için çarşaf giymeleri gerekmiyor. Çarşaf giymekten kastettiği ‘kefeni elimize aldık, öyle yola çıktık’ diyor. Bu, sizin rejimi değiştirmek istediğiniz işaretidir” dedi. Öymen şunları söyledi:“Yani biz bu uğurda ölümü göze aldık demektir bu. Hangi uğurda? Anayasa çerçevesinde ülkeyi idare etmek için insanlar ölümü göze almazlar. Demek ki sizin kafanızdaki niyet, rejimin dışında bir hedeftir. Rejimin dışındaki hedefi gerçekleştirmek için biz ölümü bile göze aldık diyor. Onun manası bu. Bunun başka manası olamaz………..

 

 

*** Öfkeli olduğumu söylüyorlar, öfke de bir hitabet sanatıdır. RTE DEN tuhaf , garip, ilim bilim TIP VE PSIKIYATRI disi, cagdisi yorumlar, yaklasimlar. Gunumuzde ofke, asiri ofke hastalik, sagliksizlik, ciddi saglik sorunlari belirtisidir ve ozellikle de psikiyatrik- psikolojik sagliksizlik soz konusudur uzmanlara , gelismis dunyaya gore.

 

 

*** Herkesin uyguladığımız politikalardan memnun olması mümkün olmayabilir. Bizlere karşı gösterilen farklı bir yaklaşım varsa, biz bunlara karşı da cevapsız kalamayız. Zira bize de inanan, güvenen bu ülkede bir kitle var. 1994'te İstanbul'un belediye başkanlığını yaptım. Soruyorum Allah aşkına halkımızın hangi katmanları bizden olumsuz bir yaklaşım gördü? Cımbızlaya cımbızlaya kenarda köşede bulabildikleri birçok olaylarla gazetelerinde haberler yapmaya çalıştılar ama bu tutmadı. Şimdi buyurun, Antalya CHP'nin kalesiydi, şu anda AKP'li belediye başkanı var, acaba kimin yaşam tarzına dokunduk? Antalya'nın tarihinde acaba böyle bir hizmet verilebilmiş mi? Sayın Baykal, dikili ağacın var mı senin Antalya'da? Allah aşkına, Sayın Baykal yatıyor, kalkıyor 'laiklik, laiklik.' Başka bir şey konuştuğu yok.

'Laiklik, laiklik' diyerek bu ülkede laikliği yozlaştırdı bu Sayın Baykal.  Laiklik bu değil ki. Laiklik tüm katmanlara, inanç gruplarına eşit mesafede olmak, onları güvence altına almaktır. Biz bütün vatandaşlarımıza aynı mesafedeyiz. …Ne yazarlarsa yazsınlar, ne resmederlerse etsinler, halkımız her şeyi gayet iyi biliyor. 'Bizi çarşafa sokacaklar' diyorlar. İnsaf ya, affedersiniz gazetelerinizin baş köşelerinde bu toplumun ahlak değerleriyle tamamen ters düşen, çırılçıplak kadın resimlerini siz basıyorsunuz. Affedersiniz ilavelerinizde her şey tamamıyla ortada. Ne yapıldı bugüne kadar. Hangi müdahale yapıldı? Bu konuda yasama ve yürütme olarak bizim yaptığımız, yapabileceğimiz bir şey mi var, yaptık mı, hayır. O zaman nedir bu feryat? Biz ne diyoruz, 'Ne haliniz varsa görün'. Halk sizi nereye getirecekse getirir, ne kadar gazetenizi alacaksa alır. Beğenirse alır, beğenmezse almaz. Daha ne istiyorsunuz? Yoksa gazetelerinizi de toptan biz mi satın alacaktık? Bunu mu bekliyorsunuz?… Bunların 'başı açık olanların geleceği garanti altında olmaz' gibi safsatalarına asla uymayın. Bu tuzağa benim halkım düşmez, ama sakın bu oyuna gelmeyin. Şu ana kadar hiçbir başı açık kardeşim bu ülkede bizden olumsuz bir şey görmediyse bundan sonra da görmez, göremez. Çünkü, onların yaşam şekli de bizim güvencemiz altındadır. AKP grubunda yüzde 10'a yakın kadın milletvekilimiz var. CHP'nin yüzde kaç var? Parmak sayılarını geçmez. Hani kadına değer veriyordun? Öfkeli olduğumu söylüyorlar, öfke de bir hitabet sanatıdır. Çünkü ben zulmü alkışlayamam, zalimi de asla sevemem. Kusura bakmasınlar, yumuşak başlıysak uysal koyun değiliz.Provokatif bir çok şeyler olabilir, bunlar özel çekimlerle birlikte mağazalarda falan görüntülerini ortaya koyanlar da oluyor. Artık bu oyunlara gelmeyiniz. Şu anda başörtüsü meselesi için, 'Sadece hükümetin ekonomik noktadaki sıkıntıları gündemden kaldırmak için çıkardığı bir senaryo' diyorlar. Sevsinler seni, ne var ekonomide?

Şimdi Batı gazetelerinden, haberler diye, köşe yazıları diye alıyorlar. İncelettim, büyük çoğunluğu yalan, uydurma haberler. Arkadaşlarım onların da üzerinde çalışıyorlar. Orijinallerini koymak suretiyle bunları da ilan edecekler. Bunların, ayrımcılığı ortaya koymak suretiyle kafaları bulandırmaktan başka bir dertleri yok.

Onlar gibi olma derdimiz yok..(Erdoğan, Almanya'daki Türklerin entegrasyonu ve asimilasyonu konusunda kendisini eleştiren Almanya Başbakanı Angela Merkel için,) "Bayan Merkel, bizimle asimilasyon-entegrasyon konusunda anlaşamayabilir. Doğrudur. Zaten, onun düşünceleriyle hareket edecek olursak o zaman ben, ben olmam. Biz de biz olamayız. Bizim onlar gibi olmak gibi bir derdimiz de yok" dedi.

http://www.milliyet.com.tr/2008/02/14/siyaset/asiy.html  adamin beyni de kendisi de gercekten de ortacagda kalmis ve etrafinda,gercek dunyada neler olup bitiyor degerlendirmek anlamak kavramak problemleri var ciddi sekilde… DEMEK AVRUPA BASINI DA, DUNYA BASINI DA, TURK BASINI DA YANLIS KUSURLU EKSIKLI YAZIYOR RTE HAKKINDA ! http://www.milliyet.com.tr/2008/02/14/yazar/bila.html  !!!ISTE ESERLERI http://www.milliyet.com.tr/2008/02/14/guncel/axgun02.html  İngiliz p.....n kurduğu cumhuriyeti başınıza yıkacağım; http://www.milliyet.com.tr/2008/02/14/son/sontur04.asp?prm=0,42987659 

 

 

***Açık söyleyeyim, aslında çıkarlarınızı tehlikede görüyorsunuz, yoksa laikliği değil. Bu manşetler yalnızca çıkarlarınızı örtmek için maske." RTE den tuhaf, cok tuhaf aciklamardan birisi daha; akli fikri cikarlarda cunku aklinda ne varsa hep onu soyluyor aslinda, hep surekli acik veriyor- medyaya basina  HERZAMANKI SALDIRISI http://www.milliyet.com.tr/2008/02/14/yazar/bila.html 

 

 

*** Öfkeli olduğumu söylüyorlar. Öfke de bir hitabet sanatıdır. Çünkü ben zulmü alkışlayamam, zalimi de asla sevemem. Kusura bakmasınlar, yumuşak başlıysak uysal koyun değiliz, bunu da bilmeleri lazım. Bir yanağına vur, öbür yanağını çevirsin, kusura bakmasın, öyle yanak bizde yok. RTE ofkesini , savas cigliklarini, yuksek atesini savunuyor- bilimde, ilimde, tipda ofke, psikiyatrik-psikolojik tipik rahatsizlik semptomudur. GENEL agirligi, entellektuelligi, bilgisi ne yazik ki  sifir ve coooook yanlis meslekte- yanlis iste 2008 yilinda, 21. asirda! Su resimdeki ofkesinin tavana vurmus haline bakan tum dunya psikiyatristleri- tibbi sagliksizligini , durumun ciddiyetini hemen sip diye anlar-anladilar coktaaan da http://www.hurriyet.com.tr/gundem/8228083.asp?gid=229&sz=18282 resime iyi bakin-boyle basbakan olmaz !

 

 

*** ''Bizler, bir din devleti peşinde değiliz, böyle bir gayretimiz yok'' RTE .  YALANCI TAKIYYECI COBAN DENIR BOYLESINE BIZDE CUNKU SIMDI SOYLEDIGI SEY ILE YAPTIGI/ YAPTIKLARI ILE , HATTA DAHA ONCE SOYELDIKLERI BILE AYNI DEGIL - MODERN DUNYADA ISE ‘FLIP FLOP”  YANI HER DEDIGI YAPTIGI BIR OTEKINI ASLA TUTMAYANA, HER AKLINA ESTIGINDE CIKARLINA VE DURUMA GORE BUKALEMUNLASANA DENIR; AGIR KARAKTER DEFOSUDUR ;AGIR SIYASI DEFODUR http://www.milliyet.com.tr/2008/02/17/son/sonsiy06.asp?prm=0,9347302 http://www.milliyet.com.tr/2008/02/18/son/sonsiy04.asp?prm=0,4223876 http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?Newsid=162544

 

 

*** ……Ama ben önce sessiz duran yığınların bir temsilcisiyim. Onlar da benim vatandaşım. Ve oralarda bazı senaryolar da düzenleniyor. Ben onları da sabırla izliyorum. Ama şu anda böyle bir şeyin karşında eğer gerilim taraftarı olsam, o meydanlara 10 katını biz toplarız. Burada bir parlamento var, ’egemenlik kayıtsız şartsız milletindir’diyor. Eğer milletin temsilcisi, milletvekilleri, ’411 milletvekilinin eli kaosa kalkıyor’ nitelemesini görürsem, ben milletin vekili olarak bu ifadeye katlanamam. Çünkü bu ifade yenilir, yutulur bir ifade değildir…….RTE yine magdurlari oynuyor; MAGDUR VE TEHLIKELI “SIZ, BIZ” EDEBIYATI  ile yine turban da turban , turban da turban, SERIAT DA SERIAT davulu caliyor-siktin   http://www.milliyet.com.tr/2008/02/18/son/sonsiy04.asp?prm=0,4223876 

 

 

*** 'Bu iktidar, siyasi iktidar olarak kimseden emir almamıştır, emir almaz… Bırakın da lütfen bu işi bilenler konuşsun. Bu iktidar, siyasi iktidar olarak kimseden emir almamıştır, emir almaz bunu böyle bilin”. RTE. “Biz Osmanliyiz” sarkilari esliginde konusmus – hayret birsey adam TURK olmayi degil, ortacaga ait OSMANLI KIMLIGINI istiyor. Hani kendisi haso ahlaksiz olan bir kisi hep ahlaktan konusur, ahlak talkinlari verir ya cevresine millete  ; her turlu ahlaksizligi surekli gunluk hayat olarak yasayan ama hep Allahdan soz etmek gibi bir kendini saklamak, korunmak, ambalajlamak, yaptiklari seyin hep tersini soylemek savunmak takiyye yalanciligi aliskanligi vardir ya insanlarda, bu da iste boyle birsey- kimseden emir almazmis- gunluk yasantin bu.  YALANCI COBAN YALANINA KIMSELER INANMAZ ARTIK . “SIZ VE BIZ”  kadar basina tas dussun yine. http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?tarih=05.03.2008&Newsid=165032&Categoryid=9 

 

 

*** Ve 5 yılımızı doldurduk.  Halkımız bizden memnun kaldı ve teveccüh gösterdi, yüzde 47

ile 'buyrun, göreve devam' dedi. Halkın bu kanaatleri ne yazık ki bazı

seçkin zümreler tarafından takdir görmüyor. 'Halk bilmez, bunu anlamaz'

diyorlar.  Veya hakaret edenler, affedersiniz hayvanlarla mukayese

edenler oldu. Niye? 'Halk anlamaz, halk bilmez'...  RTE . Egitim orani , okur yazarlik orani ve matematik- ilim- bilim- kendi gelecegi HAKKINDA dusuncesi/talepleri ve  zekasi ve meslek sahibi olmak orani genellikle yerlerde olan , cogu universitelerinde bile okumusu da cagdas ulkelerdeki ile ayni cizgide egitimli- aydin- ilime- bilime sarilan- inanan- aklini kullanan-sorgulayan insan yetistiremeyen bir ulkede, GERCEK okur yazar ozurlu  bir ulkede,  insanlar oy kullaninca iste boyle oluyor- ayakta yuruyebilen herkesin oy kullanmasi demokrasi demek degildir ki. Siz de RTE ve AKP zaten bunu bildiginiz, degerlendirdiginiz icin bu ulkede bugun bu durumdasiniz .  ONCELIKLE SUNU HIC UNUTMAYIN, ULKENIN NUFUSUNUN OY KULLANABILIR TAMAMININ DEGIL, SADECE BU SECIMELRDE OY KULLANANLARIN  TOPLAMININ % 47 YUZDESI OLAN KADAR OYU ALDINIZ; BU YUZDE TUM TURKIYE NUFUSUNA , TUM MILLETE MAL EDILEMEZ- YANI TURKIYENIN % 47 SI BIZE AKP YE YANI BANA RTE YE OY VERDI DEMEK CEHALETTIR;MEGA YANLISDIR; KONUYU SAPTIRMAKTIR http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?Newsid=162544 

 

 

 

*** Fakat bir şeyi özellikle değerlendirmenizi istiyorum. Eğer milletin  temsilcisi, milletvekilleri, '411 milletvekilinin eli kaosa kalkıyor'nitelemesini görürsem, ben milletin vekili olarak bu ifadeye katlanamam. Çünkü bu ifade yenilir, yutulur bir ifade değildir. Bu ifade,

parlamentonun onuruyla oynamaktır. Bu ifade, milletvekillerinin onuruyla

oynamaktır.  Çünkü, milletin temsilcileri olarak orada olacağız, 411

el bu işe 'kabul' diyecek, siz o ele 'kaos' diyeceksiniz………."  RTE . EVET KAOS CUNKU ANAYASAYI HUKUKU TOPTAN IHLAL EDIYORSUNUZ INSAN HAKLARI VE DEMOKRASI ARKASINA SAKLANARAK, SADECE ILLE DE TURBAN ICIN, ILLE DE DIN ICIN, SERIAT ICIN, MUTLAKA KADINLARI KAPATMAK ICIN, MUTLAKA GENC KIZLARI OCU GIBI KADIN-INSAN  HAKLARINDNA MAHRUM ETMEK, TUM HAKLARINI ELLERINDEN ALABILMEK ICIN, ASLINDA SERIAT DIN ADINA BUNLARI AKP ‘NIN COGUNLUKLA TEK BASINA IKTIDARDA OLMASINDAN FAYDALANARAK ’eğitim-öğretim hakkı engellenemez’  DIYEREK, SUREKLI CIGLIK ATARAK VE “KITABINA UYDURARAK” YASAKLAYABILMEK ICIN- YANI RTE VE AKP VE TUM AKP LI DINCI ERKEKLER ASLINDA 1 TASLA 2-3 KUS VURACAKLAR! BIR ALENEN GENCLERI-KADINLARI SANKI ASIL AMACLARI ONLARI EGITIME KAZANDIRMAK ICIN AMA ASLINDA TUM KADINLARI TURBANLA ORTMEK HAKLARINI KANUNLARLA RESMILESTIRECEKLER+ IKI -KADIN VE INSAN HAKLARINI ALENEN AYAKLARI ALTINA ALACAKLAR , HEM DE KANUNLARLA TURBANLA VE TURBANI TAMAMLAYAN KADININ TUM VUCUDUNU SAKLAYAN ORTEN YERLERE KADAR INEN CAGDISI KIYAFETLERLE +TUM GENCLERE VE KADINLARA ISTE TURBANLA ARTIK UNIVERSITEYE LISEYE DE OKULA ISE DE GIDEBILIRSIN, ORTUNMEMEN ICIN HICBIR ENGEL KALMADI MESAJINI RESMILESTIRMEKTIR ;SONRA BU NESL VE GELECEK NESIL KIZLAR SIKIYSA BASLARINI ACSINLAR, O GARIP TUHAF YERLERI SUPUREN KIYAFETLERI GIYMESINLER ARTIK! RTE VE AKP KADIN DUSMANIDIR+INSAN VE KADIN HAKLARI DUSMANIDIRLAR. RTE VE AKP ANAYASAMIZI IHLAL ETMEKTE, DELMEKTE, DELMEYE CALISMAKTADIR. COGUNLUK DA OLSALAR, 411 DE OLSALAR,  RTE VE AKP , TEK YETKI OLAN, TUM YETKI VE TUM GUCLERI TEK ELDE SADECE TBMM DE TOPLAYANLAR, HIC DENETIMI OLMAYANLAR,HALKIN CIKARLARI ILE KENDI CIKARLARI SUREKLI CATISANLAR  ANAYASAMIZI ASLA YINE KENDILERI DEGISTIREMEZLER- DELMEYE ALTINI OYMAYA CALISAMAZLAR. TURKIYE’DE KILIK KIYAFET DEVRIMLERI YAPILALI ASIRA YAKLASMISDIR. ANAYASAMIZI DEGISTIRMEK VE ANAYASASADA ACIKLANMIS TC DEVRIMLERIMIZI , KILIK KIYAFET DAHIL, TURK HALKININ TEMEL HAKLARINI VE OZELLIKLERINI YOK ETMEK ISTEYENLER= SUC ISLEYENLER MUTLAKA HESAP VERMELIDIRLER. YAPMAK ISTEDIKLERI SEY ASLA VE ASLA DEMOKRASI VE INSAN HAKLARI ILE ILISKILI DEGILDIR.    http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?Newsid=162544  http://www.hurriyet.com.tr/gundem/8791409.asp?gid=229&sz=73498

 

 

 

***  ''Türban için 5 yıl sabrettim…… Laiklik endişesi konusunda, ’Bu işin güvencesi biziz’diyoruz. Sadece AKP olduğumuz için değil, iktidarda olduğumuz için söylüyorum. Kimse kimseyi bu ülkede örtünmeye zorlayamaz. Bu herkesin kişisel bir tercihidir, hakkıdır, bu hakkını kullanır. Kullanmayana da ’niçin kullanmıyorsun?’kimse diyemez. Biz bu işin de yakın takipçisiyiz. Geldiğimizden beri bir şeyi özellikle söylüyoruz. Laiklik konusundaki hassasiyetimiz ortada. Bütün bunları söylememize rağmen, birileri kabul etmiyor diye biz ne yapalım….. Türkİye demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti. Bu devlette yüksek öğrenim zaden 42. maddede işleniyor. Ne deniyor orada, ’eğitim-öğretim hakkı engellenemez’. Burada sadece yüksek öğrenim olayını soyuttan somuta çıkaran bir adım var, bu açıklanıyor. Yüksek öğrenimde bunun önünün açılması lazım. Burada sadece belli bir kesime yüksek öğrenim imkanı verip, belli kesimi bundan mahrum ederseniz, bu ayrımcılık olur ki bu da Anayasa’ya aykırıdır. Anayasamız bir ayrımcılık anayasası değil. Bunu, onunla getirmiş oluyoruz. Diğeri (YÖK Kanunu ek 17. madde) ise teknik ayrıntıdır. O teknik ayrıntı üzerinde, Anayasa Mahkemesi’nin kararından sonra çalışmanın çok daha isabetli ve faydalı olacağını düşünüyoruz…………….'     RTE.  HER KONUYU CARPITIP,   ’eğitim-öğretim hakkı engellenemez’ YANI DEMOKRASI VE INSAN HAKLARI ARKASINA SAKLANIP, YINE TAKIYE YAPARAK,  YINE TURBAN DA TURBAN DAVULU CALMAKTA YANI KENDI AMACLARINA HIZMET ETMEK ICIN DEMOKRASI VE INSAN HAKLARINI CARPITMAKTADIR- ANAYASAMIZI, 100 YASINA YAKIN KILIK KIYAFET KANUNLARIMIZI- DEVRIMLERIMIZI, HUKUKU IHLAL ETMEKTEDIR- ADIM ADIM YOK ETMEK ISTEMEKTEDIR; AGIR SEKILDE SUCLUDUR,ANAYASA ANCAK KONGRE GIBI , HUKUMETI- TBMM NI BIZZAT DENETLEYEN AYRI BIR GUC ,YANI KANUNLARI DA BIZZAT YAPAN , TBMM NI DE , YAPTIKLARINI YAPMADIKLARINI DA DENETLEYEN BIR SENATO/SENATORLER- KONGRE  TARAFINDAN DEGISTIRILEBILIR, ESKIDEN TURKIYE’DE BU KURUM VARDI , SONRA KALDIRILDI YOK EDILDI , SAYILARI MILLETVEKILLERINE EKLENDI Ihttp://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?tarih=05.03.2008&Newsid=162536&Categoryid=9  http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?Newsid=162544 ; TURBAN MASUM DEGILDIR-DEMIREL http://www.milliyet.com.tr/default.aspx?aType=HaberDetay&ArticleID=503608&ver=95  http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?tarih=14.03.2008&Newsid=166110&Categoryid=9  Türban şeriat devleti arayan İslami cereyanların kullandığı araçlardan biridir. Aslında göründüğü kadar masum göründüğü kadar ’Ne var bunda canım, işte özgürlüktür’ denecek cinsten bir şey değildir.. Türbanı İslamın şartı haline getirirseniz bugün uyulmayan o kadar çok husus var ki, onları da teker teker istemek durumunda kalacaksınız. Uyulmayan hususlardan bir tanesi din ile devletin ayrılmış olmasıdır. Yine bu şeriat arayan İslami cereyanlara göre, din ile devlet ayrılamaz. Dinin kuralları aynen uygulanmak durumundadır. Halbuki dinin birtakım kuralları uygulanmamakta, onun yerine çağdaş hukuk uygulanmaktadır. Yarın siz, bu uygulanan çağdaş hukukun kurallarına, ’Biz İslamı yaşamak istiyoruz, İslama uygun değildir’ deyip onlara da itiraz edebileceksiniz. Netice itibariyle bu, çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’nin üstüne oturduğu devrime itiraza varabilecek hususları bünyesinde taşır. Türkiye Cumhuriyeti bir modeldir. Halkı Müslüman olan bir ülkede demokrasi mümkün müdür, değil midir? Demokrasi bir şartla mümkündür, cumhuriyetin demokrasiyle, demokratik cumhuriyetin moderniteyle, demokrasi-cumhuriyet-modernitenin laiklikle, bu dördünün İslamla bağdaşabileceğini kabul etmenizle mümkündür. Derseniz ki, dünyayı tanzim eden İslami kuralların dışına çıkamazsınız o taktirde dar-ül harb (kavga meydanı) olursunuz. Müslüman halklı ülke olmaktan çıkarsınız, bu taktirde demokrasi mümkün değildir. Kendinizi zorlamayın. Umarım ki, bu tartışmalar buraya kadar varmaz. Ama söylediğimiz bir şey uçtur….

 

 

*** ‘‘Türbanını çıkart’ demek sokaktaki kadına ‘donunu çıkart demek’ CUNEYT ZAPSU, AKP KURUCU UYESI.  AKLI FIKRI DONLARDA OLANLARIN TURBANA KADINA AHLAK DISI, CAGDISI BAKISIDIR http://www.milliyet.com.tr/default.aspx?aType=HaberDetay&Kategori=siyaset&ArticleID=505582&Date=15.03.2008&ver=39   http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=250315

 

 

*** Sevgili hanım kardeşlerim, bir başbakan olarak konuşmuyorum. Bir dertli kardeşiniz olarak konuşuyorum. Diyorum ki bu tuzağa asla gelmeyeceğiz. Biz bu genç nüfusumuzu aynen korumalıyız. Bunlar ne yapmak istiyor ? Bunlar Türk milletinin kökünü kazımak istiyor. Yaptıkları iş bu.Eğer nüfusumuzun azalmamasını istiyorsanız bir ailenin üç tane çocuğu olmalı. Sevgili vatandaşlarım çocuk berekettir. Bunu da bilmeniz lazım. Bunu yaşadım inanarak söylüyorum. Benim dört tane çocuğum var memnunum keşke daha fazla olsaydı. Bu kadar açık konuşuyorum ve hepside bereketi ile geldi. Eşim burada. Hiç ben öyle zengin bir aileninin çocuğu olarak doğmadım." RTE- 7.MART 2008 MILLIYET . HER COCUK ICIN BIRER ADET GEMI VERECEK HERHALDE. KADINLARA BAKISI VE VERMEDIGI DEGER , DEGERSIZLIK MIDEMI BULANDIRIYOR. Evet zengin dogmadin ama simdi Turkiye’nin en zenginleri arasindasin-belediye yaradi sans getirdi ve hem de cocuklariniza burs veren (!!!) cooook zengin dostlariniz falan var http://www.milliyet.com.tr/Default.aspx?aType=YazarDetay&ArticleID=504352&AuthorID=54&ver=30 DEMIREL COK HAKLI, HER DOGAN COCUK SOKAKLARDA CUNKU ANASININ BABASININ ISI-ASI-MEGA BANKA CUZDANLARI YOK RTE GIBI http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?tarih=14.03.2008&Newsid=166515&Categoryid=9  http://www.milliyet.com.tr/default.aspx?aType=SonDakika&Kategori=siyaset&ArticleID=502869&Date=07.03.2008&ver=06  FETHULLAH GELIYOR

 

 

*** “Aile planlaması ihanet-i vataniyedir. Milleti azaltmak suretiyle, tarihten, dünyadan silme projesinin adıdır. Bu milletin çoğalması lazım. Allah ne verdiyse çoğalın.” RTE 12 Subat 2002 ILIM BILIM VE TIBBA , TURKIYE GERCEKLERINE AYKIRI IMAM LAFLARI

 

 

*** “…Devlet katili affetme yetkisine sahip değil. Yetki maktulün ailesine ait’ . RTE , halkin af cikacak mi sorusuna resmen ve alenen , cebren, cagdas hukuku-adaleti-kanunlari ayaklari altina alarak, seriat  hukuku ve fucked up brains cevabi-ama bu resmen de alenen de sucdur;burada suc islenmektedir resmen ANAYASA VE HUKUK TURKIYESINDE!!!  BASBAKANA RESMI OLARAK, SEN NE DIYORSUN ARKADAS, HANGI ULKEDE NEREDE YASIYORSUN, BEYNIN IYI MI SORUSUNU SORACAK RESMI MAKAM- OTORITE- KANUNLAR YOK MUDUR BU ULKEDE??? Seriatin referansi RTE  dir. Sikiysa bir lider, bir politikaci gelismis ulkede boyle bir laf etsin, aninda paikiyatrik degerlendirmeye alinir bence hemen http://www.milliyet.com.tr/default.aspx?aType=HaberDetay&Kategori=siyaset&ArticleID=503310&Date=09.03.2008&ver=25  http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=250315

 

 

***  AKP SITESINDEN http://www.hurriyet.com.tr/gundem/8461926.asp?gid=229&sz=58157 http://www.milliyet.com.tr/default.aspx?aType=SonDakika&Kategori=siyaset&ArticleID=505408&Date=14.03.2008&ver=3881 

 

http://www.hurriyet.com.tr/gundem/8461926.asp?gid=229&sz=58157 

AKP http://www.hurriyet.com.tr/index/AKP/  Gençlik Kolları Genel Merkezi’nin resmi internet sitesindeki forumda, üyelerin bir bölümünün laiklik karşıtı açıklamaları ve şeriatı savunan görüşleri dikkat çekiyor. Partinin gençlik kollarınca hazırlanan, "www.akgenclik.org.tr" adresli resmi sitesi üzerinden link verilerek yayınlanan foruma katılan üyeler, görüşlerini yazabiliyorlar. Foruma üye olunurken, TCK’ya göre suç teşkil eden mesajların sisteme düştükten sonra editörler tarafından kontrol edilip kaldırılacağı belirtiliyor. 10 bine yakın üyesi bulunan sitedeki forumda, 4 bin 656 konu başlığı bulunuyor. "Türban ve Laiklik", "Ben laik değilim", "Kemalizm nedir" konuları, üyelerin en çok mesaj bıraktığı konu başlıkları olarak dikkat çekiyor. "Türban ve Laiklik" konusunda yorum yapan 870 kullanıcının büyük bir kısmının laiklik ilkesini savunmadığı, bazı üyelerinin ise "şeriat" düşüncesinde birleştiği görülüyor.

 

İŞTE O YORUMLAR İşte " www.akpartiforum.com  " adresindeki o yorumlardan bazıları şöyle:

 

Epivates: Lan ben laik değilim. Ayriyetten Kemalist düşmanıyım ve Şeriatçiyim. Gelde beni bu ülkeden kovsana sıkıyorsa.

 

Amasyali: Az kalan ne biliyor musunuz... Güzel günlere az kaldı... İnsanların dinini istediği gibi ifa etmesine az kaldı...

 

Türk Evladı: Mustafa Kemal’in evlatları ne yapar bilmem ama peygamberin ümmeti olarak bu memleketten gitmeye niyetimiz yok.

 

Türkızı: Şeriat deyince neredeyse altına yapacak kadar korkan ancak şeriatın sözlük anlamını bile bilmeyen bir gurup insanın benimsediği ideolojidir Kemalizm...

 

Gülsima: Laiklik insanların yarım akıllarıyla bizlere empoze etmeye çalıştığı bir görüştür.

 

Türk Evladı: Beni yaratan Allah’ın ayetleri ve dini varken, kendim gibi yaratılmış insanların uydurdukları fikirleri benimsemekten yine Allah’a sığınırım.

 

İNTERNETTİN HOCA

 

Seçimler öncesi yapılan Cumhuriyet mitinglerinin de konu olduğu forumda, Anıtkabir ziyaretleri hakkında "İnternettinhoca" isimli üye şunları yazdı:

 

"Gösterilen tepki gözönünde bulundurulduğunda, Kabe’ye dönen Müslümanın davranışı ile her fırsatta Anıtkabir’e şikáyetlerini bildiren modern putperestlerin eylemleri arasında fazla bir fark yoktur."

 

Türkızı: Ülkemizi sadece Atatürk’ün kurtardığını düşünüp onu ilahlaştıran hatta Anıtkabir’i türbeye çeviren ve onu ısrarla dinsizmiş gibi gösteren bir grup insanın benimsediği görüştür Kemalizm http://www.hurriyet.com.tr/gundem/8461926.asp?gid=229&sz=58157 

 

 

 

*** “Diğer partilerin kapatılma davalarında izlediğimiz yol neyse burada da aynısı izlenecektir”

Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, AK Parti hakkındaki kapatma davası hk konusmus http://www.hurriyet.com.tr/gundem/8461402.asp?gid=229&sz=89494  - AK PARTI KAPATILIYOR-YARGITAY DOSYASI   http://fotoanaliz.hurriyet.com.tr/galeridetay.aspx?cid=10577&rid=4369&hid=8460759  VE NEDENLERI http://www.milliyet.com.tr/default.aspx?aType=HaberDetay&Kategori=siyaset&ArticleID=505582&Date=15.03.2008&ver=39  http://www.milliyet.com.tr/default.aspx?aType=HaberDetay&Kategori=siyaset&ArticleID=505579&Date=15.03.2008&ver=39  http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/8462416.asp?yazarid=1   http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?tarih=15.03.2008&Newsid=167253&Categoryid=1 http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?tarih=15.03.2008&Newsid=167180&Categoryid=4&wid=2  http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?tarih=15.03.2008&Newsid=167246&Categoryid=4&wid=142  http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=250180 

 

 

 

*** Tıpkı aşık Veysel gibi ‘uzun ince bir yoldayız gidiyoruz gündüz gece’ dedik. Ondan bu yana yaklaşık 6.5 yıl geçti. Uzun ince bir yolda yürüdük. Önümüze engeller çıktı, çukurlar çıktı hepsini aştık. Bundan sonra da çıkacak yine aşacağız. Çünkü 16 milyon 500 bin seçmen 22 Temmuz’da Ak Partiye oy verdi. Bakın ben ailelerini konuşmuyorum. sadece seçmeni konuşuyorum 16 milyon 500 bin insanın iradesini hiçe saymak var mı ya var mı?”….. Demokrasi dediğimiz beş bu kadar ucuz mu?…Bu nasıl bir yaklaşımdır, bu nasıl bir anlayıştır? Sorumluluk duygusuyla hareket edemeyenlerin faturasını her seferinde bu millet ödemek zorunda bırakılamaz. Türkiye’nin demokratlık veya demokratik saygınlığına gölge düşürenler bunca emekten sonra siyasi ve ekonomik istikrarın gözü kapalı tehlikeye atanlar bunun vebalini de taşıyacaklardır. Bundan kaçamazlar. Bu millet ne badireler atlattı. Demokratik kazanımları için ne bedeller ödedi? Ekonomik krizlerin enkazı altından kalkarak bugünlere geldi. Bu millete böyle bir haksızlığı kimse reva göremez. Millet iradesini hiçe sayarak hukuk tesis edilemez. Bu talihsiz girişimin hukuki zemini olmadığı gibi millet vicdanında hiçbir meşruiyeti de yoktur. Milletimiz hiç layık olmadığı halde böyle bir garabetle böyle bir ayıpla karşı karşıya bırakanlar bunun utancını yaşamaktan kurtulamayacaklardır. 22 Temmuz’da sizler sandıkta verdiğiniz temsil yetkisine bizlerin nasıl sahip çıktığını görüyorsunuz. Sonuna kadar sahip çıkacağız….Gerek yok. Bazı insanlar vardır kulakları vardır duymazlar, gözleri vardır görmezler, dilleri vardır gerçekleri konuşamazlar. Gerek yok”  RTE (KAFASININ ICINDE BEYNINDE VE SOZLERINDE SAPLA SAMAN IYICE BIRBIRINE KARISMIS; HUKUKSUZ ADALETSIZ, YARGISIZ, TAM DOKUNULMAZLIK , IMPARATROLUK ISTIYOR OZETLE)  http://www.hurriyet.com.tr/gundem/8466963.asp?gid=229&sz=10895  http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/8468788.asp?yazarid=2  ;OY MU BUYUK HUKUK MU http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/8468796.asp?yazarid=1&gid=61&sz=97562 ;SIKAYETCIYIZ http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/8468788.asp?yazarid=2 ; BASBAKAN ICIN 61 SUCLAMA http://www.hurriyet.com.tr/gundem/8468733.asp?gid=229&sz=10895 http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=250315   ; BU SEREF GETIRIR http://www.hurriyet.com.tr/gundem/8468748.asp?gid=229&sz=30878 suclarinin iitirafidir http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?detay=Son_perde_167696_4&tarih=18.03.2008&Newsid=167696&Categoryid=4&wid=5

 

 

 

*** Bu kadar insanın iradesini hiçe saymak var mı ya? Demokrasi dediğimiz şey bu kadar ucuz mu? Bu millete böyle bir haksızlığı kimse reva göremez. Millet iradesi hiçe sayılarak hukuk tesis edilemez. Bu talihsiz girişimin hukuki zemini olmadığı gibi millet vicdanında da hiçbir meşruiyeti yoktur” RTE AKP’nin 16 milyon 500 bin seçmenin oyunu aldığınI VE YARGILANAMAYACAKLAIRNI, HESAP SORULAMAYACAGINI, KENDILERINE DOKUNULAMAYACAGINI , HUKUKUN-ADALETIN USTUNDE OLDUKLARINI soylemekte ;ISTERSEN 45 VEYA 60 MILYON OY AL-ONCE HUKUK EY KENDINI IMPARATOR, OSMANLI IMPARATORU SANAN RTE http://www.milliyet.com.tr/default.aspx?aType=HaberDetay&Kategori=siyaset&ArticleID=505829&Date=16.03.2008&ver=37 ; IDDIANEMEDEKI 71 ISIM ISTE BUNLAR http://www.milliyet.com.tr/default.aspx?aType=HaberDetay&Kategori=siyaset&ArticleID=505857&Date=16.03.2008   SUCLARININ LISTESI ve nedenleri http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=250315 ; DIS BASINDA http://www.milliyet.com.tr/default.aspx?aType=HaberDetay&Kategori=siyaset&ArticleID=505839&Date=16.03.2008&ver=03 http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?tarih=16.03.2008&Newsid=167314&Categoryid=1 

 

 

 

*** Kimse AKP’yi laikliğin odağı haline getiremez..Demokrasi mücadelesini verenlerin kol, el, ayak kırmakla işi yok. Demokrasi mücadelesini verenler en büyük dersi sandıkta alırlar, sandıkta. Bu ülkede kimse, 16 milyon 500 bin seçmenin demokratik, laik, sosyal bir hukuk devletine sahip olduğuna inanarak oy verdiği AKP’yi laikliğin odağı haline getiremez. Laikliğe karşı olmanın odağı haline getiremez, diyemez. Bu olay AKP’ye yönelik atılmış bir adım değildir. Bu milli iradeye yönelik atılmış bir adımdır…AKP, bu ülkenin taleplerinden doğdu. AKP, Ahmet’in, Mehmet’in kişisel çıkarları için kurulmuş bir parti değildir. AKP’yi kurma kararını millet verdi. AKP bu milletin vicdanından, aklından doğdu, milletimiz kucakladı…

Türkiye’nin 81 vilayetinin 80’inde AKP milletvekili çıkardı. Toplumun her kesiminin oyunu alan tek partiyiz. Demokratik, laik, sosyal bir hukuk devletini kurabilecek karakteri ortaya koyan tek parti biziz. Bizim bu yapımızı gölgeleme gayretleri boşunadır. Bunlar tutmaz, güneş balçıkla sıvanmaz..Demokratik saygınlığa gölge düşürenler, siyasi ve ekonomik istikrarı gözü kapalı tehlikeye atanlar bunun vebalini de taşıyacaklardır. Millet iradesinin karşısına yine millet adına yetki kullanan yargı kurumu çıkarılamaz. Millet iradesini hiçe sayarak hukuk tesis edilemez. ..Aziz milletim müsterih olsun, 22 Temmuz’da verdiğiniz temsil yetkisine sonuna kadar sahip çıkacağız. Biz Türkiye’yi Atatürk’ün koyduğu muasır medeniyet hedefine ulaştırmak için gece gündüz çalışalım, birileri de çıksın milletimizin kazanımlarını bir çırpıda heba etsin. Herkes bu millete ve memlekete vereceği zararın vebalini üstleneceğini iyi bilmelidir. ..Türkiye’nin kaybedeceği bir siyasetin kazananı olmaz. Kim bu ülkeyi huzursuz ederek istikrarına gölge düşürmeye çalışarak kendine fayda sağlayacağına inanıyorsa gaflettedir.RTE-   HUKUK HERKES ICIN VARDIR!   http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/8468788.asp?yazarid=2  http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?tarih=16.03.2008&Newsid=167326&Categoryid=4&wid=2  http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=250315 http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?detay=Son_perde_167696_4&tarih=18.03.2008&Newsid=167696&Categoryid=4&wid=5  

 

 

*** "Böylesine haksız bir davada ismim geçmeseydi kendimden endişe ederdim. Böylesine bir davada böylesine bir iddianame ile suçlanmak bana ancak şeref getirir…Bu davada suçlanan insanlardan ilk 3 kişi arasında benim de ismimin olduğunu söylüyorlar. Görmedim de başkalarının yalancısıyım. Bu beni üzmez, endişe ve korkuya sevk etmez. Ama ben siyasi hayatım boyunca attığım her adımın, yaptığım her işin hesabını şerefle verdim. Biz bulduğumuz doğruların arkasındayız. Böylesine haksız bir davada ismim geçmeseydi kendimden endişe ederdim. Böylesine bir davada böylesine bir iddianame ile suçlanmak bana ancak şeref getirir. Bundan böyle milletimin vereceği karara hazırım. Dün akşamdan beri konuşulanları ibretle izliyorum. Kimse AKP kapatılır diye zil çalıp oynamasın, herkes ağzından çıkana dikkat etsin."   Bulent Arinc   PROVOKASYONLA MESGUL http://www.hurriyet.com.tr/gundem/8468748.asp?gid=229&sz=30878  http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=250315

 

 

*** Demokrasi zedelenirse ekonomi her zaman zedelenir” RTE . EKONOMININ DUNYADAKI PANIK ATAK KRIZINDEN HABERSIZ OLMAK VE HERSEYIN SADECE VE SADECE KENDISINE, AKP YE ENDEKSLENDIGINI HAYAL ETMEK ISTE BUDUR.  http://www.milliyet.com.tr/default.aspx?aType=HaberDetay&Kategori=siyaset&ArticleID=506548&Date=18.03.2008&ver=25  http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=250484  

 

 

***IDDIANAME  http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=250315 ; TAM METIN http://www.milliyet.com.tr/2008/03/17/iddianame.pdf?ver=578262  http://www.hurriyet.com.tr/gundem/8467042.asp?gid=229&sz=56160

 

 

*** “AKP’yi dincilikle, fanatizmle, terör ve şiddetle yan yana göstermeye çalışmak en hafif tabiriyle açık söylüyorum gayri ciddiliktir. Akla karayı karıştırmaktır. Yerle gök, gece ile gündüz, yalanla gerçek arasındaki mesafe neyse, AKP ile dincilik ve şiddet arasındaki mesafe odur….Millet burada, millet meydanlarda, kararı onlar verecek….' . “ RTE  . BU SAYFADAKILERI TEK TEK SUREKLI HER YERDE HER ZAMAN SOYLEYEN KIMDI PEKI ?  HATIRLAMIYORSAN ELINE AL OKU ?  DIN DE DIN, TURBAN DA TURBAN, ISLAM DA ISLAM, SERIAT DA SERIAT  DIYE BEYNIMIZI SENELERDIR, 5+ SENEDIR DIKEN SEN DEGIL MISIN RTE VE PARTINLE ??? KABAHAT BIZDE CUNKU BIZIM ADALET 5 SENE, HATTA SENELERCE BEKLEDI SENDEN VE SENIN GIBILERDEN HESAP SORMAK ICIN. CUNKU RTE VE BENZERLERI GELISMIS BIR ULKEDE YASASAYDILAR, MESELA RTE DAHA BELEDIYE BASKANLIGI ZAMANINDA MALIYECILERIN ELLERINDE PARCASI KALMAZDI- MEGA SAIBELI MILYARLAR DOLAR SERVETI DEVLETE, KENDISI DE HAPISHANEYE GIDERDI SU 3-5 MILYAR DOLARCIK SERVETI VE MEGA GEMILER VS ICIN (http://arsiv.sabah.com.tr/2001/08/06/p01.html http://webarsiv.hurriyet.com.tr/2002/08/23/170668.asp http://www.uludagsozluk.com/k/recep-tayyip-erdogan-in-mal-varligi/  . GELISMIS ULKELERDE DEVLETIN ELINDEKI EN BUYUK KOZ BU TUR SAIBELI KISI VE KURUMLARIN, SIRKETLERIN, KARA PARADAN, TERORDEN , KANUNLARA AYKIRI KULLANIMDAN SUPHELENILENLERIN USTUNE MALIYEYI SALDIRTMAK VE ISI BITIRMEKTIR (ABD DE 5000 DOLAR VE USTUNDE PARA CEKEN, PARA HAVALESI YAPILAN HER DURUMDA BANKA IRS E HEM HESAP SAHIBINI, HEMD E KARSI TARAFIN HESABINI VS BILDIRIR MALIYEYE IRS’E KANUNLAR GEREGI ; AMA AKLIEVVEL UYANIKLAR 5000 DOALRDAN DAHA AZ AMA DAHA SIK PARA CEKMEK, HAVALE ETMEKLE DE SUC ISLEMIS OLABILECEKLERI ICIN, KANUNLARDA BUNUN DA YERI VARDIR VE BUNLAR DA BILDIRILIR IRS E BANKALARCA VE HEMEN INCELEME BASLATILIR- ISTE BU NEDENLERLE PARA AKLAMAK, SUC UNSURU , TEROR VS GIBI DURUMLAR ICIN, HERTURLU KANUNSUZLUKLAR ICIN , ABD DE BU SIK SIK HATTA 5000 DOLAR ALTINDA PARA HAVALESI YAPILAN HESAPLAR BILE, KANUNLAR YUZUNDEN HEMEN ALICILARI DAHI IRS VERGI MERKEZINE BILDIRILIR BANKALARCA VE HEMEN ABD MALIYESI IRS TARAFINDNA TUM HESAPLAR INCELEMEYE ALINIR- ISTE BENZERI BIR DURUMDA MESELA NEW YORK VALISI SPITZER SEKS SKANDALI ORTAYA CIKTI)  - GERCEKLER ORTAYA CIKAR, IRS YANI MALIYE OYAR KABAK GIBI VE HERKES HAPISHANEYE GIDER- ABD DE TARIKATLAR DAHIL, BOYLE YAPILMAKTA- MUHASEBESINI-MALI DURUMUNA EL KOYUN YETER; GERISI CORAP SOKUGU GIBI GELIR.ABD DE NE YAPARSAN YAP AMA SAKIN IRS YANI VERGI SUCU ISLEME DENIR VE GERCEKTIR. AMA BIZIM ULKEMIZ DAHA BUNU OGRENEMEDI VE HESAP SORMAK ICIN SENELERCE BEKLENEBILIYOR BIR MEGA SAIBELI KISIYE, BIR PARTIYE, BIR POLITIKACIYA, BIR IS ADAMININ, ISYERLERININ HESAPLARINA BANKA HESAPLARINA EL KOYMAK INCELEMEK VE SAF DISI ETMEK, KARA PARA AKLANMASINI DURDURMAK, TERORU VE TUM SUCLARI ISLEYENLERI ELE GECIRMEK ICIN.  AMA AKP KENDISI YAPTI BUNU SIZLERE KARSI SILAH VE URKUTME KORKUTMA ARACI OLARAK! SIMDI NE OLDU DA RTE’NIN FIKRI ANIDEN SANIYEDE DEGISTI YINE AKP YE DINCI DIYENLERI GAYRICIDDI BULUYOR? ??? EY RTE  CAGDAS HUKUK VE CAGDAS KANUNLAR , CAGDAS ADALET HERSEYIN USTUNDEDIR- VATANDAS DA SEN DE CAGDAS HUKUKUN USTUNDE OLAMAZSINIZ- KIMSE CAGDAS HUKUKUN ADALETIN USTUNDE VE DOKUNULMAZ DEGILDIR. TURK GENCLIGI VE HALK ONCE CAGDAS HUKUK VE CAGDAS ADALET KANUNLARI GELIRI OGRENMELI VE CAGDAS KANUNLARDAN CEKINMELI, KORKMALIDIR- SONUCLARINI  SORUMLULUKLARINI BILMEK VE USTLENMEK ZORUNDADIRLAR- AYNEN GELISMIS ULKELERDEKI GIBI . KISILER, KURUMLAR, POLITIKACILAR, PARTILER, SIRKETLER, DEV SIRKETLER ASLA CAGDAS KANUNLAR USTU DEGILDIR, OLAMAZ!  HEM DE BIR PARTI MESSELA OY VERENLERIN TUM OYLARINI ALMIS DAHI OLSALAR. TURKIYE’DE KISILER, PARTILER, SIYASET, HATTA HALKIN COGU CAGDAS HUKUK- CAGDAS ADALET- CAGDAS KANUN- CEZA- SORUMLULUK, BASIMA NE GELIR, CEZASI NEDIR KAVRAMLARINI YITIRMIS SEKILDE SORUMSUZCA VE KANUNSUZCA RASTGELE YASAMAKTADIRLAR- GERI KALMISLIK DA ISTE BUDUR. OZGURLUK, INSAN HAKLARI, CAGDAS DEMOKRASILER CAGDAS KANUNLAR VE CAGDAS ADALET SINIRLARI ICINDE VARDIR; DISINDA DEGIL. YANI INSAN HAKLARI+LAIK DEMOKRASI+ OZGURLUKLERIMIZ CAGDAS VE YENILENMIS KANUN VE HUKUKLA , YASAM VE IS CEVRELERINDE KONMUS YAZILI KURALLARLA SINIRLANDIRILMISDIR TUM GELISMIS ULKELERDE . (TURKIYE’DE EGITIM ZAYIFLIGI NEDENIYLE, OZGURLUK VE INSAN HAKLARI KONULARINDA KORKUNC CARPIK ANLAYISLAR FIKIRLER GORULMEKTEDIR DUYULMAKTADIR; MESELA BANA 16500 000 KISI OY VERDI, BANA BIZE KIMSE DOKUNAMAZ GIBI- SIZIN HANGI YETKI VE CERCEVEDE BU YETKILERINIZI NASIL KULLANACAGINIZ ONCEDEN ANAYASA+ KANUNLAR+ HUKUK+ SOSYAL DEVLET TANIMLARIMIZ ILE BELIRLENMISDIR- SIZ BUNUN DISINA CIKIP, BEN SERIATI SIZE DAHA UYGUN GORUYORUM CUNKU BENIM SECMENIM BENI DESTEKLIYOR BU KONUDA DIYEMEZSINIZ! HITLER DE SECILMISDI, MILYONLARCA TARAFTARI VARDI AMA DUNYAYA PROBLEM VAHSI KASAP BIR DIKTATOR SAPIKTI. MESELA ABD DE EVIM BENIMDIR DISARIYA COPU ISTEDIGIM ZAMAN KOYARIM GIBI;HAYIR EGER KANUNLAR HAFTADA BIR GUN DEMISSE ABD DE , COPUNUZU SADECE O GUN DISARI KOYABILIRISNIZ –BU SIZE HAFTADA 7 GUN DISARIYA SOKAGA COP KOYMAK OZGURLUGUNU ASLA VERMEZ, CEZAYI YERSINIZ GIBI. YA DA DAIRE BENIM, ISTEDIGIM GIBI GURULTULUCE MUZIK DINLERIM, EVIMDE 3-5-7 HERGUN PARTI VERIRIM , BU BENIM OZGURLUGUM GIBI;YANLIS CUNKU KENDI DAIRENIZDE YASAMANIN DA KURALLARI, UYMAK ZORUNDA OLDUGUNUZ SATIR SATIR YAZILI BINA YONETIM KANUNLARI VARDIR VE UYMAZSANIZ, ODEMEZSENIZ, SIZIN DAIRENIZI RESMEN SIZE SORMADAN CATIR CATIR SATARLAR SIZ ISTEMESENIZ DE!VE SIZI BINADAN ATARLAR-YONETMELIK VE HEM DE KANUN VAR!  YANI INSAN HAKLARI VE OZGURLUKLERIN NE OLDUGU TURK HALKINA ANLATILMAK VE CAGDAS ADALET+KANUNLARIN ONEMI VURGULANMAK, OGRETILMEK, GOSTERILMEK ZORUNDADIR. DONE DONE AFFEDILEN SUCLAR, SORUMSUZLUKLAR, YANLIS ORNEKLERIN BOLLUGU EGITIMSIZ HALKI, HERKESI ADETA SUC ISLEMEYE CESARETLENDIRMEKTEDIR TURKIYE’DE HERGUN. ISTE ORNEKLERI RTE, AKP, HUKUMET)

SIMDI RTE VE YANDASLARI, AKP AGZINIZDAN BUGUNE KADAR SIK SIK CIKAN HER SOZ, CUMLE ICIN, ISLAMCILIK SERIAT ADINA YAPTIKLARINIZ VE LAIK DEMOKRASI VE CAGDAS INSAN HAKLARI, BASIN, KADIN, DIN  HAKLARI, CAGDAS OZGURLUKLERIMIZ, CAGDAS SAGLIGIMIZ, CAGDAS EGITIMIMIZ, EKONOMIMIZ ICIN , HALK ICIN, YARINLARIMIZ ICIN TUM YAPMADIKLARINIZ ICIN, VICDAN, HUZUR, VEBAL VE TUM KANUNI SORUMLULUKLARI TUMUYLE SIZINDIR- ULKEYI NE HALE GETIRDINIZ… ODEYIN FATURASINI EN AGIR SEKILDE SIMDI ; CAGDAS ADALET VE KANUNLARDA TAKIYYE YOKDUR. RTE TUM GELISMIS DUNYANIN SASKIN VE TIKSINTI DOLU BAKISLARI VE YORUMLARI ALTINDA VE TURKIYE INSAN HAKLARI RAPORLARINA DA GECMIS SEKILDE , KENDISI PADISAH GIBI HER AGZINI ACANI, HER KARIKATUR CIZENI, HER YAZI YAZANI INSAN HAKLARINA VE DEMOKRASIYE AYKIRI SEKILDE RESMEN MAHKEMEYE VERECEK, TAZMINAT ALACAK, HERKESE KAMU CALISANLARINA VS SUREKLI KASIMPASALI BILGI GORGU VE AGZIYLA HAKARET EDECEK, AMA TC CUMHURIYETI ADALETI SENDEN HIC AMA HIC HESAP SORMAYACAK CUNKU RTE DOKUNULMAZ BIR PADISAHDIR OYLE MI??? COK UYANIK BUKALEMUN TAKIYYECILERSINIZ AMA ISTE BURAYA KADARMIS VE DILERIM POLITIKA SAHNELERINDEN OMRUNUZCE YOK OLURSUNUZ. TURKIYE ZEHIRLI PALYACOLARIN SIRK YERI DEGILDIR. TURKIYE CAGDAS KANUN, ADALET, HUKUK,LAIK DEMOKRASI KURALLARININ  GECERLI VE YURURLUKTE OLDUGU BIR LAIK CUMHURIYETTIR. NOKTA.

BASKA ULKELER, GELISMIS ULKELER NE DER, NE DIYORU GECINIZ;HEPSI DE NEZAKETEN KONUSUYORLAR DIPLOMATIK CERCEVEDE CUNKU ONLARIN ULKELERINDE BOYLE ABUKLAR BASA ASLA VE ASLA GELEMEZLER, ASLA VE KATIYEN SECILEMEZLER; BUNU ONLAR KENDILERI DE BILIYORLAR CUNKU ORALARDA SAGLIKLI DEMOKRATIK SECIM SISTEMLERI VE DENETIMLERI VARDIR+SISTEMLERI OTURMUSDUR+ DAHA ILK HIRSIZLIGINDA , ILK ABUK KONUSMASINDA, ILK AGZINI ACTIGINDA  TEPETAKLA OLUR BOYLE ABUKLAR GELISMIS ULKELERDE VE DISKALIFIYE EDILIRLER HEMEN +ORALARDA HALKIN DA EGITIM SEVIYESI YUKSEKDIR. BENCE TUM GELISMIS ULKELER NASIL OLUP DA BIZ APRTALLARIN BU ISLAMCI SERIATCILARA BU KADAR SESSIZ KALIP KATLANDIGIMIZA ASLINDA HAYRETLER EDIYORLAR! BIZDEKI BU DONE DONE TURK HALKINI DIKEN , ISI BITENE KADAR GECICI , SIMDILIK TAKIM ELBISE GIYMIS SERIATCI FANATIKLERIN , DINCI PARTILERIN VS BENZERI DUNYADA BASKA YERDE YOKTUR; BUNLAR, SERIATCI FANATIK ISLAMCILAR VE IRTICA TEHLIKESI SADECE  BU TOPRAKLARIN, ORTADOGUNUN, MUSLUMAN ULKELERININ KRONIK AGIR ILERI KANSER HASTALIGIDIRLAR ; PROBLEM BIZIMDIR, BIZ KENDIMIZ KANUNLARLA HALLETMEK KOKTEN VE GERCEK COZUMLER BULMAK ZORUNDAYIZ.

RTE VE AKP SIMDI DE , AKP NIN YARGILANMASINI ONLEMEK ICIN KANUN CIKARTIYORMUS; CIKARTIR TABII; TUM YETKILERIN HEPSI TEK ELDE TBMM DE TOPLANMIS DURUMDA VE BUNDAN DAHA TEHLIKELI NE OLABILIR KI ; AMA BIZ KENDI CANAVARLARIMIZI –PADISAHLARIMIZI KENDIMIZ YARATAN COOOOOK APTAL INSANLARIZ ! AVRUPANIN ABD NIN BOYLE BIR IRTICA, SERIAT KORKUSU PROBLEMI HASTALIGI YOKTUR KI- HER ULKE KENDI KANUNI VE ANAYSAL COZUMLERINI KENDISI BULUR VE GERCEKLESTIRIR! http://www.milliyet.com.tr/default.aspx?aType=SonDakika&Kategori=siyaset&ArticleID=505957&Date=16.03.2008&ver=34 http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?detay=Son_perde_167696_4&tarih=18.03.2008&Newsid=167696&Categoryid=4&wid=5  http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?detay=Laiklik_ucuzlayinca_cesaret_kelepir_167763_4&tarih=18.03.2008&Newsid=167763&Categoryid=4&wid=122 

 

·         MESELA SECIM KANUNLARI ILE BARAJ % 4-5 SE INDI MI?

·         SECIM SISTEMI KOKDEN NE ZAMAN DEGISECEK?

·         NE ZAMAN HALKIN KENDISI GERCEK KENDI SEHIRLISINI KENDI VEKILINI BIZZAT GERCEKTEN DE SECECEK TBMM NE ?

·         NE ZAMAN DOKUNULMAZLIKLAR TBMM DE SONSUZA KADAR KALDIRILACAK?

·         NE ZAMAN TBMM DE MILLETNVEKILLERINI DENETLEYECEK, SORGULAYACAK , SENATODAKI KOMISYONLARLA TBMM DEN TEKLIF EDILEN KANUN TEKLIFLERINI ONAYLAYACAK VEYA REDDECEK GERCEK SENATO=SENATORLER ?

·         301 NE ZAMAN IPTAL EDILECEK?

·         EGER BUNLARA HALA KAFA YORMUYORSAK, KANUNLARLA DUZELTMIYORSAK, DAHA NE AKP LER, VE NE RTE LER , NE TAKIYYECILER GELIRLER OYARLAR, DIKERLER VE HER NESILE EN AZ 10-20-30 SENE KAYBETTIRIRLER BU ULKEDE!!!!

·         CUNKU BIZLER APTALIZ VE GERCEK HERTURLU KONTROL EDIP HERTURLU DENETLEDIGIMIZ-DENETLEYEBILDIGIMIZ GERCEK “CEKLER VE DENGELER” SISTEMI KURMAMISIZ ASAGIDAN YUKARIYA KADAR VE MEYDANI OLDUGU GIBI KENDINI PADISAH ILAN EDENLERE, ILAN EDECEKLERE , HEP BIZLERI SUREKLI DONE DONE OYACAKLARA BIRAKAMISIZ! BIZDE HIC MI SUC YOK??????? BIZE AKILLI DENEBILIR MI ? RTE VE YANDASLARI KARIKATUR CIZENLERI DAHI ANINDA MAHKEMEYE VERIYOR, BIZDE ISE HUKUK ADALET 5 SENE BEKLIYOR BUNLARIN ISLEDIKLERI TUM SUCLARI YARGILAMAK ICIN, HUKUK ICIN. BU MU CAGDAS HUKUK?

·         NEDEN CAGDAS GELISMIS ULKE SECIMLERI, KANUNLARI, DEMOKRASISI , INSAN HAKLARI VE OZGURLUKLERI INCELENMIYOR? NEDEN HICBIRSEY OGRENMIYORUZ. NEDEN AB BUNLARI ISTEDIGI HALDE ORTACAG USULU AYAK SURUKLUYORUZ 21 ASIRDA? BIZ AZ GELISMIS DEGIL, HIC GELISMEMIS ULKEYIZ-GIYIMLE KUSAMLA, ARABALARLA, MODAYLA , BANKA CUZDANLARINIZLA, MEGA SERVETLERLE VS GELISMIS INSANLAR, GELISMIS TOPLUM ASLA OLUNAMAZ.

·         BUNLAR YAPILMAZSA, DEMEK KI OTURUP SIRADAKI AKP BENZERINI, SIRADAKI irticaci, seriatci ozlemleri planlari olan TAYYIP RTE BENZERLERINI BEKLEYECEGIZ  YINE. http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/8482229.asp?yazarid=2 http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?detay=Son_perde_167696_4&tarih=18.03.2008&Newsid=167696&Categoryid=4&wid=5   http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?detay=Laiklik_ucuzlayinca_cesaret_kelepir_167763_4&tarih=18.03.2008&Newsid=167763&Categoryid=4&wid=122 

 

 

 

*** "Ben Cumhuriyet’in başsavcısıyım, rejimi korumak adına görevimi yaptım. Cumhuriyet, şeriat devleti tehdidi altında. İddianamede tüm deliller var. Yetkilerimi ve sınırlarımı aşmadım. Asla geri adım atmam" ABDURRAHMAN YALCINKAYA, YARGITAY BASSAVCISI http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/8482232.asp?yazarid=1&gid=61&sz=60964 http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?detay=Asla_geri_adim_atmam_167786_1&tarih=18.03.2008&Newsid=167786&Categoryid=1 TAM METIN http://www.milliyet.com.tr/2008/03/17/iddianame.pdf?ver=578262  http://www.hurriyet.com.tr/gundem/8467042.asp?gid=229&sz=56160

 

 

 

*** "Bunlar bizim tarlamızı bereketlendiriyor”. RTE. AKP KAPATMA DAVASI HK GORUSLERINI ACIKLIYOR GAYRICIDDI VE COK LAUBALI , HUKUKU ADALETI AYAKLAR ALTINA ALARAK http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=250499  http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?detay=Tohmet_167713_4&tarih=18.03.2008&Newsid=167713&Categoryid=4&wid=2   http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?detay=Son_perde_167696_4&tarih=18.03.2008&Newsid=167696&Categoryid=4&wid=5 http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?detay=Laiklik_ucuzlayinca_cesaret_kelepir_167763_4&tarih=18.03.2008&Newsid=167763&Categoryid=4&wid=122 LAIKLIK UCUZLAYINCA CESARET KELEPIR;

 

DUNYADA BASKA ULKELERDE DE PARTILER KAPATILIYOR; SEBEP SIDDET VE IRKCILIK (ONLAR FANATIK ASIRI UC  DINCILIK PROBLEMLERINI ONLARCA YILLAR, ASIR ONCE COZDUKLERI ICIN, DIN IRTICA GIBI KONULAR GUNDEMDE DEGIL ONLARDA YANI BOYLE BIR PROBLEMLERI YOK VE ISTE ONDAN DA IRTICA LISTELERINDE DEGIL ) http://www.cnnturk.com/TURKIYE/haber_detay.asp?PID=318&HID=1&haberID=440114 http://www.cnnturk.com/TURKIYE/haber_detay.asp?PID=318&haberID=439897 TURKIYE’DE COK INSAN  COK POLITIKACI DUNYADA, OTEKI ULKELERDE, GELISMIS ULKELERDE GERCEKLERI BILMEDEN-ARASTIRMADAN-OGRENMEDEN KAFADAN KONUSMAKTADIR SUREKLI

-PARTI KAPATMASI DUNYADA OLMUYOR GIBI FALAN VS. COGU INSAN EZBERE BOS KONUSMAKTADIR . AKP IRTICA SERIAT YANISIRA IRKCILIK, TOPLUMDA HER TURLU AGIR AYIRIMCILIK DA YAPMAKTADIR-HEPSI DE AGIR EVRENSEL CIDDI SUCDUR http://www.cnnturk.com/TURKIYE/haber_detay.asp?PID=318&haberID=440114 http://www.cnnturk.com/

 

 

***   “Ama unutmayın ki Fatih Sultan Mehmet 21 yaşında İstanbul’u fethederek bir karanlık çağı kapadı, bir aydınlık çağı açtı. Bunları bir kenara koyamayız. Bu proje ile birilerinin pompalamaya çalıştığı farklı Türkiye görüntüleri yerine toplumumuzda var olan uyum ve ahengi göstermeyi hedefliyoruz. Türkiyenin çeşitliliğini, güzelliklerin ve zenginliğini genç nesillere gösterilim, sosyal kaynaşmayı artıralım istiyoruz. Barışı güçlü kılalım istiyoruz”  Microsof’un yaratıcısı Bill Gates’in 21 yaşında bu işe soyunduğunu hatırlatan Başbakan Erdoğan, RTE DEN ACINASI BEYIN DURUMLARI, MUKAYESELERI ; EGER BU ULKENIN DE BIR BILL GATES BENZERI OLSAYDI ZATEN SENIN GIBI BASBAKANI ASLA OLMAZDI KI http://www.hurriyet.com.tr/gundem/8622109.asp?gid=229&sz=99988 

 

 

*** Başbakan üç çocuk dedi diye bazıları rahatsız oluyor. Dedim, yine diyorum. Niye? Türkiye'nin gücünü, Türk Milleti'nin devamını isteyen buna karşı çıkamaz…..Demokrasi, insan hak ve özgürlükleri, ekonomi, siyaset ve dış politika alanlarında Türkiye'nin arzuladığı reformları gerçekleştirdik. Türkiye'yi hak ettiği noktaya ulaştırmak için gece gündüz demedik mücadele ettik. Yarın çok daha iyi olacaktır.Asla ümitsiz olmayınız. Durmak yok yola devam.Bizim lugatımızda yorulmak yok. Bıkkınlık, yılgınlık yoktur.Türkiye'nin itibarını arttırmak için çabalıyoruz. Gittiğimiz her ülkede ülkemiz için önemli adımlar atıyoruz.İhracatımız arttı.Yabancı sermaye hızla ülkemize geliyor.Bütün bu temaslarımız Türkiye'yi iyi noktalara taşıdı.Kırcaali'ye ilk giden Türk Başbakanı oldum.Bulgaristan parlementosunda 34 tane Türk parlementerler var.Demek ki çalışınca oluyor ama yan gelip yatarsan olmaz.İsveç'e 39 yıldır bir Türk Başbakan gitmemiş. Ankara'ya kapanarak ihracatı bu seviyelere çıkaramazsınız, yatırımları arttıramazsınız.Yurt dışındaki vatandaşların itibarını yükseltemezsiniz." " RTE   TURKIYE‘DE TAKIYYECI HAYAL FANATIK RADIKAL DUNYASINI ACIKLIYOR http://www.milliyet.com.tr/default.aspx?aType=SonDakika&Kategori=siyaset&ArticleID=513478&Date=05.04.2008&ver=17 

 

 

*** "Partimin milletvekilleri hiçbir zaman şiddet uygulamaz. Şiddet uygulayan o zatın kendisi." RTE TBMM de Kamer Genc’in 50 AKP milletvekili tarafindan linc girisimini= dovulusunu, FIZIKSEL siddeti anlatiyor- siddetci basbakan sifatini ustleniyor cunku gercekleri konusmuyor ve siddet uygulayanlari, linci savunuyor tasidigi sifattan bihaber sekilde . SIDDETI KINAMAYAN, SIDDETI PROTESTO ETMEYEN, PARTI DISIPLIN KURALLARINI YURURLUGE SOKMAYAN BASBAKANIN KENDISI DE SIDDETCIDIR. http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=253431  http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/8748062.asp?yazarid=39&gid=61&sz=90214 Kamer Genç’i linç girişimi bir AKP tipi demokrasidir

 

 

*** "Sağolun nereye adım atsak, size haber vermemiz lazım. Ben bunu anlıyorum. Benim yaşamımın bir de insani yanının olması lazım. Vatandaş olarak bunu kullanmam lazım. Kaldı ki, bu arada yapmam gereken çalışmalarım da var. Onun için şöyle bir sakin, aynı zamanda çocuklarımla beraber hem onlar bir kenarda oturup dinlenirken ben de kendi dersimi çalışayım istedim. Sağolun bize de o fırsatı vermediniz. Yani gölün ta öbür ucundan kaldığımız yeri zumlayacak kadar işi ileri götürdünüz. Aslında, bizim dayanışma içinde olmamız lazım. Yani bir başbakan ülkesi için bir çalışma yapıyor. Dinlenmesi bile ülkesi içindir, milleti içindir. Bunu da düşünmek lazım. Kaldı ki, iki günlük bir şey. Benim tatilim yok zaten." RTE, bize gore hep tatilde, saka yapiyor herhalde! Bir ulkenin basbakaninin yillik programi, gunluk programi onceden belli olmak zorundadir- alayli ya da bakkal usulu gizli sakli, sanki aile toplantisiymis gibi baska islerle ugrasmak, omur boyu takiyye bunlara mahsus.Emekli ol istedigin isi yap!Bir turlu basbakan olmak ne demektir anlayamadi hala! http://www.hurriyet.com.tr/gundem/8738619.asp?gid=233&sz=89440

 

 

***  Velev ki bir siyasi simge olarak taktığını düşünün. Bir siyasi simge olarak takmayı suç kabul edebilir misiniz?" rte  14 Ocak 2008 madrid’de turbanla ilgili soruya cevap veriyor  http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/9454393.asp?yazarid=1  KAPTANIN ACZI, OKTAY EKSI; http://haber.gazetevatan.com/haberdetay.asp?detay=Turbana_bakis_sessizce_degisiyor_189493_4&tarih=17.07.2008&Newsid=189493&Categoryid=4&wid=142  CAN ATAKLI

 

 

*** “Ayakların başları yönettiği bir yerde kıyamet kopar” RTE, TURKIYE’NIN KABUS GIBI BASBAKANI  http://www.milliyet.com.tr/default.aspx?aType=HaberDetay&Kategori=siyaset&ArticleID=520093&Date=23.04.2008  1 Mayıs tartışmaları için ‘Ayakların başları yönettiği bir yerde kıyamet kopar’ diyen Erdoğan’a, DİSK ‘Ayak takımının cevabını 1 Mayıs’ta alacaksınız’ şeklinde yanıt verdi http://www.milliyet.com.tr/default.aspx?aType=HaberDetay&Kategori=siyaset&ArticleID=520096&Date=23.04.2008  http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/8766021.asp?gid=229&sz=39120  baska ulkede olmaz ya , olsa hukumet istifa eder, etmek zorunda kalir! http://www.milliyet.com.tr/default.aspx?aType=HaberDetay&Kategori=guncel&ArticleID=521155&Date=26.04.2008   http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/8790802.asp?yazarid=39 IKTIDARLAR BIRGUN GELIR SONA ERER; http://213.243.28.21/haber.php?haberno=254003 http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=253970  BASLAR VE AYAKLAR

 

 

*** “Bu kadar diretmelerini beklemiyordum, şaşırdım. Neden böyle yapıyorlar anlamadım….” Antidemokratik, FASIST ve halkina, iscilere “GAZLI” ve olanca sekilde saldirilmasi icin talimat veren, kendi halkina savas acan  bir basbakan; “KIMYASAL” RTE  , 1 MAYIS 2008 TAKSIM  ICIN KAFAM BASMADI DIYOR        http://www.milliyet.com.tr/default.aspx?aType=HaberDetay&Kategori=guncel&ArticleID=523160&Date=02.05.2008&ver=56  http://www.milliyet.com.tr/default.aspx?aType=HaberDetay&Kategori=siyaset&ArticleID=523230&Date=02.05.2008  ;VIDEO COPLU ISKENCE http://www.milliyet.com.tr/default.aspx?aType=SonDakika&Kategori=turkiye&ArticleID=523122&Date=02.05.2008&ver=08  http://www.cnnturk.com/FotoGaleri/index.asp?PID=318&GID=454385 http://www.cnnturk.com/TURKIYE/haber_detay.asp?PID=318&haberID=454385 ; YOU TUBE DA  1 mayis 2008 http://www.youtube.com/watch?v=ExXgZ0Ag_eI ;http://www.milliyet.com.tr/Default.aspx?aType=YazarDetay&ArticleID=523200&AuthorID=63&Date=02.05.2008&ver=05   “Bu iktidar sadece türbana özgürlük istiyor. Başka dertleri yok. Biz çiçeklerimizle gitmek istedik Taksim alanına, engellediler. Bu iktidarın antidemokratik politikalarına karşı tavrımızı haykırmak için alana girmek istedik, sokmadılar. ‘Ayaklar baş mı olacak?’ diyebilen bir Başbakan şunu iyi bilsin. Biz bir bedel ödedik; ama biz de Başbakan’a bir bedel ödeteceğiz, tabii ki demokratik yollardan...” http://www.cnnturk.com/TURKIYE/haber_detay.asp?PID=318&haberID=454780 http://213.243.28.21/sayfa.php?sayfa=3&tarih=02/05/2008  http://www.milliyet.com.tr/Default.aspx?aType=YazarDetay&ArticleID=523166&AuthorID=55&Date=02.05.2008&ver=97 BOYLE HUKUMETE BOYLE POLIS “….Dün, utanç verici bir 1 Mayıs yaşadık.  İstanbul polisi yetmedi; 12 ilden takviye polisler getirdik. 30 bin polisi sokaklara döktük. Ellerine coplar ve gaz bombaları verdik. Her 20 adımda bir polis barikatları kurduk... (Şefkatli devletimiz, “Ellerimizde karanfillerle Taksim’e geliyoruz” diyenleri zaten önceden “Ellerimizde coplarımızla bekliyoruz” diye uyarmıştı.)

Panzerler, gün boyu tazyikli sularla sokakları yıkadı. Taksim Meydanı’na giden tüm yollar, hiç bu kadar temiz olmamıştı.

Sabahın 6.30’unda hiçbir hareket yokken, polis DİSK’in genel merkezini basarak içeri biber gazı attı. Radyoda DİSK Genel Sekreteri Tayfun Görgün’ün söylediklerini bir an için şaka zannettim: “Genel merkezden dışarı adım atamıyoruz. Bu kadar sert bir müdahale beklemiyorduk. Zalimane bir tutumla karşılaştık. Adım atsak sanki bizi öldürecekler!”

Ne oluyoruz beyler?

Ya polisin Şişli Etfal Hastanesi acil servisine de gaz bombası atmasına ne demeli? Biber gazından bayılma noktasına gelen yaşlı hastalar, küçük çocuklar... Ardından hastanenin bahçesinde toplanan sağlık çalışanlarının bulunduğu gruba da bir gaz bombası!

Emek örgütlerine, meslek kuruluşlarına, siyasi partilere mensup bir çok kişinin yanı sıra sokaktan geçen vatandaş ve civardaki esnaf, biber gazından zehirlenme tehlikesi geçiriyor…..”; http://www.milliyet.com.tr/Default.aspx?aType=YazarDetay&ArticleID=523193&AuthorID=60&Date=02.05.2008&ver=08 ;FOTOGALERI 1 MAYIS 2008 http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?detay=Isyan_ettiren_3_goruntu_176236_1&tarih=02.05.2008&Newsid=176236&Categoryid=1 http://fotogaleri.hurriyet.com.tr/galeridetay.aspx?cid=11984&rid=2&hid=8836461 ;  http://www.hurriyet.com.tr/gundem/8834141.asp?gid=229&sz=52420 BULUN BU POLISLERI, SUC ISLEDILER; http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/8837358.asp?yazarid=39&gid=61&sz=28244 http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/8838612.asp?yazarid=91 “…AKP aldığı darbelere bir yenisini ekliyor. Türbanla başlayan toplumsal bölünme, şimdi farklı bir frekansla hız kazanıyor.

DİSK Genel Merkezi’nde gazdan boğazı yanan bir işçi, Ahmet Arif’in şiirini anımsıyor:

"Vurun ulan vurun, ben kolay ölmem, ocakta küllenmiş közüm, karnımda sözüm var."

Bugün 2 Mayıs 2008. Türkiye artık eski Türkiye değil. Nereye koştuğu belli olmayan, aklını arayan bir ülke.”; IKTIDAR KEYBETTI http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?detay=Iktidar_kaybetti_176141_4&tarih=02.05.2008&Newsid=176141&Categoryid=4&wid=2 ;YURTTASINA SAVAS ACAN HUKUMET http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?detay=Yurttasina_savas_acan_hukumet_176144_4&tarih=02.05.2008&Newsid=176144&Categoryid=4&wid=5 http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?detay=Kanli_Mayistan_Gazli_Mayisa_176174_4&tarih=02.05.2008&Newsid=176174&Categoryid=4&wid=122 http://www.cnnturk.com/TURKIYE/haber_detay.asp?PID=318&haberID=454780    http://213.243.28.21/sayfa.php?sayfa=3&tarih=02/05/2008  AKP'nin demokratlığı buraya kadarmış 'Önlemler', gün ağarmadan işçi döverek başladı; Kimyasal Tayyip!

http://haber.gazetevatan.com/haberdetay.asp?detay=Soz_konusu_olan_AKPnin_gucuyse_gerisi_teferruattir_176417_4&tarih=03.05.2008&Newsid=176417&Categoryid=4&wid=142  http://www.gazetem.net/  http://www.gazetem.net/ahmetaltan.asp  AYAK BACAK ; http://tarafgazetesi.wordpress.com/

 

 

 

*** “Kuzu kuzu kafamızı giyotinin altına uzatmayalım, ne gerekiyorsa yapalım…Ne karar verirlerse versinler, teslim olmak yok, teslim olmayacağız. Karar ne olursa olsun, bu farklı bir dönemin başlangıcı olacaktır. Çok daha güçlü bir şekilde yolumuza devam edeceğiz, durmak yok yola devam…Bu tür şeyler nedeniyle ülke kaybediyor. Sıkıntıya yol açabilecek şeylerden kaçınmamız gerekiyor. Çünkü bir bardak suda fırtına koparılıyor” RTE  http://www.milliyet.com.tr/default.aspx?aType=HaberDetay&Kategori=siyaset&ArticleID=525210&Date=08.05.2008&ver=29

 

 

***“AK Parti, laik bir anlayışın savunucusu değildir. Dini her alandan kovan bir felsefi laikçi anlayışın temsilcisi değiliz  AKP Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat, önceki akşam Başbakanlık Yayın Holding’in televizyonlarından atv’nin konuğuydu. Ağırlıklı olarak partisinin kapatılma davası hakkında konuştu. 28.5.2008 http://www9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?Newsid=180849&Categoryid=4 http://www.cnnturk.com/TURKIYE/haber_detay.asp?PID=318&haberID=463450  “Dini her alandan kovan bir felsefi laikçi anlayışın temsili değiliz. Eğer suç olsaydı o zaman partinin kurduğumuz andan itibaren Yargıtay'a sunduğumuz zaman bu partinin kapatılması gerekirdi"

 

 

***    “Türkiye'de Müslümanlar dinini özgürce yaşayamıyor …….Türkiye’de sadece gayrimüslim azınlıklar değil, Müslüman çoğunluk da dini özgürlüklerle ilgili sorunlar yaşıyor. Ülkede son dönemde laiklik eksenli bir tartışmaya tanık oluyoruz. Bizim laiklik tanımımız çok açık: Din ve devlet işlerinin açık şekilde birbirinden ayrılması. Devletin de bireylerin dininin gereğini yerine getirmesine müdahale etmemesi ve her dine aynı mesafede yaklaşması. Tabii bizim laiklik anlayışımızda, dini özgürlüklerin sağlanması önemli. Farklı inançtakilerin, inanmayanların da bu özgürlük ortamından faydalanabilmesi gerekiyor….” A. BABACAN-Dışişleri Bakanı Ali Babacan, Avrupa Parlamentosu’nun önünde dün yaptığı konuşmasında, Türkiye’de yaşayan Müslüman çoğunluğun dinini yaşayamadığından yakındı. Parlamento’nun Dışilişkileri Komisyonu’nun toplantısına katılan Babacan, yaptığı konuşmada soyledi http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?tarih=29.05.2008&Newsid=180981&Categoryid=1 HEP TAKIYYE, HEP TAKIYYE, NEDEN YASADIKLARI SURECE OZLERININ VE YASAMLARININ ASLA AYNI OLAMAYACAGI ORTADA- SIZ VE BASKA DINLERE ESITLIK + MUSLUMANLAR TURKIYE’DE DINLERINI OZGURCE YASAMIYORLAR HA?!!!!! PROVOKASYONA VE TAKIYYEYE BAKIN. DAHA NASIL DINI OZGURLUK ISTIYORLAR ARTIK DUNYA OGRENDI. SERIAT TAMTAMLARI ILE AKP NIN UTANC VERICI DISISLERI YUZU  http://www.hurriyet.com.tr/gundem/9056498.asp?gid=229&sz=61557 30 ,AYIS 2008 http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/9056096.asp?yazarid=148  http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/9056342.asp?yazarid=1  http://haber.gazetevatan.com/haberdetay.asp?detay=Babacana_pes_181242_4&tarih=30.05.2008&Newsid=181242&Categoryid=4&wid=2 http://haber.gazetevatan.com/haberdetay.asp?detay=Gammaz_Bakan_181311_4&tarih=30.05.2008&Newsid=181311&Categoryid=4&wid=102 http://haber.gazetevatan.com/haberdetay.asp?detay=Boyle_yonetilmeyi_hak_ettik_mi_181312_4&tarih=30.05.2008&Newsid=181312&Categoryid=4&wid=131 http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/9064930.asp?&hid=9065357  DEMIREL; http://haber.gazetevatan.com/haberdetay.asp?detay=Babacanin_sozleri_isin_ozudur_181595_4&tarih=01.06.2008&Newsid=181595&Categoryid=4&wid=5   

 

 

*** "Türkiye, İslam, demokrasi ve laikliğin bir arada var olabileceğini giderek daha fazla kanıtlamaya çalıştığımız bir ülke. AK Parti, muhafazakar ve demokrat bir parti. Biz gelenekler, aile, ahlak, din konularında duyarlıyız ve bunu yüksek sesle dile getiriyoruz. Partimiz, ayrıca Türkiye’de gerçek bir demokratik sistemi destekliyor. Türkiye’de ayrıca laik bir sistemi de destekliyoruz, bu da dinle devletin kesin bir çizgiyle birbirinden ayrılması anlamına geliyor. Biz, laikliğin, dini özgürlüklerle ilgili olduğuna da inanıyoruz. Anayasamızda laikliğin açık tanımının olmamasına karşın, Anayasa Mahkemesi’nden AKP’nin eylemlerinin laikliğe uygunluğu konusunda yargıda bulunması isteniyor." AKP DISISLERI BAKANI ALI BABACAN ABD’deki temaslarını sürdüren Dışişleri Bakanı Ali Babacan, ABD’nin ulusal kamu radyosu NPR’a konuştu.  http://www.hurriyet.com.tr/gundem/9126115.asp?gid=229&sz=72837   ANAYASAMIZDA LAIKLIGIN TARIFI YOK DEMIS http://www.hurriyet.com.tr/index/Anayasa_Mahkemesi/   http://www.hurriyet.com.tr/index/AKP/ 

 

 

***“İkna denilen bir olay vardır.” RTE, artik paparazzi sovlarda;Hulya Avsar sorusuna cevap vermis “Gelininiz ‘ben saçımı açmaya karar verdim’ dese kızar mısınız?”  DAYATMAYI , SIMDILIK “IKNA ETMEK” SEKLINDE ACIKLAMIS AMA SIZ ANLADINIZ HERKES ANLADI BIR DEFA DAHA;75 MILYONU DA  ZAMANI GELINCE “IKNA EDECEKLER” AYNEN BOYLE ISTE SEVGILI KARDESLERIM   http://www9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?Newsid=183591&Categoryid=4 IKNA LAFI KORKUTUYOR CUNKU http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?detay=Turkiyenin_Putini_gitmeyi_hak_ediyor_182902_9&Newsid=182902  TURKIYE’NIN PUTIN’I GITMEYI HAK EDIYOR http://haber.gazetevatan.com/haberdetay.asp?detay=Simdi_de_tesetturlu_okul_provasiyla_anayasal_duzene_meydan_okuyorlar_183674_4&tarih=12.06.2008&Newsid=183674&Categoryid=4&wid=102

 

 

***   “Ortulu odenek hesabini vermeye mecbur degiliz….“Yeni bir şey daha çıkardılar. Başbakanlığın Özel Kalemi şu kadar para harcamış diyor ana muhalefet lideri. Sayın Baykal, meydanlardaki aslı astarı olmayan vermiş olduğun rakamlara bir yenisini daha ilave ediyorsun. Şunu bir defa bilmen lazım. Bakınız devletin Başbakanlık makamında bir örtülü ödenek denilen bütçede kalem vardır. Bu örtülü ödenekten nerelere para harcanacağı yasayla belirlenmiştir. Bunun hesabını vermeye mecbur değiliz. Yasa neyi emrediyorsa budur. Bunun dışında herhangi bir şeyde söz konusu değil. Bugüne kadar gelen başbakanlar bunu nasıl değerlendirdiyse, bu hükümetin başbakanı da bunu böyle değerlendirir.” RTE 22 HAZIRAN 2008 GAZETELER.  GUNDE 800.000 YTL, TOPLAM 290 MILYON YTL NEREYE HARCANDI?              http://haber.gazetevatan.com/haberdetay.asp?detay=290_milyon_YTLlik_sessizlik_suruyor_185456_1&tarih=22.06.2008&Newsid=185456&Categoryid=1   http://haber.gazetevatan.com/haberdetay.asp?detay=Basbakan_sekreteryasinin_gunde_800_bin_YTLyi_nereye_harcadigini_anlatmalidir_185441_4&tarih=22.06.2008&Newsid=185441&Categoryid=4&wid=102 CHP İzmir Milletvekili Ahmet Ersin, ısrarla Başbakan’a soruyor:“Özel Kalem Müdürlüğünüz 2005 yılında 37 milyon YTL ile döndürdüğü işler için, 2006’da 250 milyon, 2007’de ise 290.7 milyon YTL harcamış... Bu kadar para nereye gitti?”; http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=Detay&ArticleID=884552&Date=22.06.2008&CategoryID=78   21/06/2008- 2005'te 35 milyon YTL harcayan Başbakanlık 2006'da 249.5 milyon, 2007'de ise 290.7 milyon YTL harcadı. CHP harcamaaların nereye yapıldığını sordu, hükümet yanıt vermedi. Başbakan Erdoğan sorulara çok sinirlendi http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=Detay&ArticleID=884557&Date=21.06.2008&CategoryID=78  http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=Detay&VersionID=&Date=22.06.2008&ArticleID=884557 http://haber.gazetevatan.com/haberdetay.asp?detay=Kizacak_ne_var_185527_4&tarih=23.06.2008&Newsid=185527&Categoryid=4&wid=2 

 

 

***  ‘Sakallıyı işe almam’ diyenler ayrımcıdır…Bu, ayrımcılığın ta kendisidir….

İşyerime sakallı ve bıyıklı olanı asla almam’ diyenlerden yana olmadık. Bunlar ayrımcılığın ta kendisidir. Bugün dünyanın neresinde böyle ilkel anlayış var. …Efendim, işte ‘22 Temmuz akşamı Sayın Başbakan’ın yaptığı konuşma sadece orada kaldı. Maalesef, ondan sonra buna uyulmadı’ gibi bir argüman üretildi son zamanlarda dikkat ederseniz. Bu da ne yazık ki kasıtlı bir argüman. Niye? Çünkü biz o akşam yaptığımız konuşmayı bir milat kabul ederek yapmadık. Biz o güne kadar yaptığımız icraatların o akşam dile getirilmesini, tekrar edilmesini sağladık. Ondan sonra da yine aynı şekilde bu sürece devam ediyoruz. Zira bizler hiçbir zaman bu ülkede ayrımcılığın tarafı olmadık. ‘Ben işyerime sakallı veya bıyıklı olanları asla almam’ diyenlerden yana olmadık. Bunlar ayrımcılığın ta kendisidir. Bugün dünyanın neresinde böyle bir ilkel anlayış var?.. Kendi insanları arasında böyle bir ayırımcılığı yapmanın sosyolojik anlamda bir tanımı olabilir mi? İnsana bakışın böyle bir tanımı olabilir mi?…Bu insanlar, düşünebiliyor musunuz bu ülkede birçok şeylerin ne yazık ki konuşulduğu zaman güya kendilerine saygı duyulduğunu zannediyorlar. İşte bu insanların bu ülkede primi yok. Bunu böyle bilmeleri lazım. Karşılığı yoktur. Bunlar, ancak kendi lobilerinde kalırlar.

Zira bu insanlar, asla benim vatandaşlarım arasında kendilerine o arzu ettikleri sevgiyi, o arzu ettikleri saygıyı bulamazlar. Eğer bunu ben söylüyorsam ve burada eğer bana taraf deniliyorsa, evet ben bu anlamda tarafım. Niye? Çünkü benim vatandaşlarım arasında böyle bir ayrımı yapma hakkına kimse sahip olmamalıdır. Çünkü bu milletin evlatlarının eli öpülür. Bu ülkenin evlatlarını her zaman, hep birlikte kucaklayacaksınız…. Siyasetçi her an imtihandadır ama bu beyefendiler her an imtihanda değildir. Farkımız bu. Size oy verenler kadar size oy vermeyenler de adım adım yürüdüğünüz çizgiyi takip ederler. AKP olarak, biz sadece bize oy verenlerin hizmetkârı değiliz. Biz, bize oy vermeyenlerin de hizmetkârıyız. Bizim farkımız bu. Toplumun tamamının haklarını korumayı şiar edindik.” RTE ISADAMI RAHMI KOCA LAF YETISTIRIYOR-SANA NE ?. OGLUN ABD DE ISE SAKALLI BIYIKLI MI GIDIYOR? GITSIN DE BIR DEFA DENESIN DE, GOR. SENIN DUNYADAN HABERIN YOK-SENDEN DE BU LAFLAR BEKLENIR DUNYA GORUSUN, BILGIN UFKUN SIFIR. HER ONUNE GELENE LAF YETISTIRMEK HASTASI MISIN SEN? SANA NE RAHMI KOC’UN KENDI ISYERINE NE TIP ADAM ALACAGINA SEN NASIL KARISABILRIISN KI, BU KADAR DA LAFI UZATMIS AYRIMCILIK FALAN DEMEYE KALKMISSINIZ. AYRIMCININ ALLAHI SIZSINIZ BU ULKEDE. LAF SOYLEYENE BAK! MAYMUN GOZUNU ACTI ASLA KIMSELERE YUTTURAMAZSINIZ ARTIK… DALASMA KAVGA USTADI http://www.milliyet.com.tr/default.aspx?aType=HaberDetay&Kategori=ekonomi&ArticleID=890016&Date=05.07.2008&ver=16  SAKALLI BIYIKLI KISIYI ISYERINDE CALISTIRMAMAK AYIRIMCILIK DEGILDIR- CAGDAS IS DUNYASI PRENSIPLERIDIR-OGLUNA SOR OGREN http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?detay=Bu_kez_de_Rahmi_Koca_catti_187667_1&Newsid=187667  VATAN'ın notu:

Sayın Başbakan'ın 'ayrımcılık' eleştirisi doğrusu bize biraz haksız geldi. Çünkü Rahmi Koç o sözleri giyim kuşam konusundaki özel hassasiyetini ifade etmek için kulllanmış "Sakallı, bıyıklı adam katiyen almam" dedikten sonra eklemişti.

" Kirli sakal da sevmem. Cote D’Azur’e gider gibi işe gelinmez. Bluejean de giyilmez. Kadınlar da mini giyemez! Buranın da kendine göre bir ciddiyeti var.Tişört olmaz, gömlekle gelecek, bir yakası olacak. Çorabı düşük adam da sevmem. Eti gözükmeyecek, ayakkabılar da boyalı olacak. Kadın personel için de düzgünlük isterim. Çok frapan olmasın" diye eklemişti.)

 

 

 

*** "Demokratik sistem işliyor….Kaynağı belli olmayan bilgilerin ortada dolaşmasını doğru bulmuyoruz. Gerek asker, gerek polisi yıpratacak haksız isnat ve eleştirilerden özenle kaçınmalıyız…’22 Temmuz akşamı Sayın Başbakan’ın yaptığı konuşma orada kaldı, buna uyulmadı’ gibi bir argüman üretildi son zamanlarda. Bu ne yazık ki kasıtlı bir argüman. Niye? Çünkü biz o akşam yaptığımız konuşmayı bir milat kabul ederek yapmadık. Biz o güne kadar yaptığımız icraatların o akşam bir daha dile getirilmesini sağladık. Bu sürece devam ediyoruz.

Son dönemde yaşananlar bu büyük dönüşümün, gelişimin sancılarıdır. Yurt dışından Türkiye’ye bakanlar, yanlış bir kanaate sahip olmasın, kaygıya kapılmasın. Türkiye’de demokratik sistem kurum ve kurallarıyla çalışmakta, her şey hukuk kuralları içinde işlemektedir. Türkiye iç dinamikleriyle bu sancılı süreci atlatabilecek, sorunları çözebilecek bir birikime sahiptir.

Temel stratejimiz ülkemizi kalkındırmak, milletimizi sahil-i selamete ulaştırmaktır. Vatanımızın her karışının bir diğerine göre farklı olmadığı günü görmekten başka hiçbir emelimiz yoktur. Hiçbir zaman benlik meselesi yapmadık. Hiçbir zaman ülkemizi sıkıntıya düşürecek bir hesabın içinde olmadık. Vakur duruşumuzu bozmayacağız. Yaşadığımız olaylar milletimiz için elbette sıkıntılıdır. Ancak her milletin tarihinde sonu düzlüğe ve ferahlığa çıkan böyle sancılı dönemler vardır. Burada duygusallıkla saldırılar olamaz. Bu sürecin aklıselim ile takibi gerekir.

Sıcak gelişmeler sağduyu içinde, soğukkanlılıkla izlenmelidir. Hukuki süreç belli bir noktaya gelmeden, iddianame ortaya çıkmadan, savunmalar belli olmadan olayın spekülasyonlara açılmasını, mesnetsiz ve kaynağı belli olmayan bilgilerin ortada dolaşmasını doğru bulmuyoruz. Herkesten ricam, hukuki süreci sıkıntıya sokacak, hukuki nezaketi zorlayacak adımlardan kaçınmalarıdır. Özellikle gerek asker, gerek polis, bütün güvenlik kurumlarımızı yıpratacak yorumlardan, haksız isnat ve eleştirilerden özenle kaçınmalıyız. Cumhuriyetimizin her kurumu muteberdir, önemlidir ve yıpratılmamalıdır. Adaletin tecellisi ve Türkiye’nin bu süreçten alnının akıyla çıkması hepimizin ortak temennisi olmalıdır. Hukukun ve demokrasinin kazandığı bir Türkiye hepimizin ortak kazancıdır. Türkiye Cumhuriyeti demokrasi yolunda tek bir adım inşallah geri atmayacaktır. RTE    http://www.hurriyet.com.tr/gundem/9360574.asp 

 

***    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/9519801.asp?yazarid=10&gid=61&sz=19884 

 

 

***Uçuk taleplere evet diyemeyiz. Sokaklarda yürüyüşlerle bu iş çözülmez…….Öyle talepler de bulunuluyor ki, bu talepler ülke gerçekleriyle hiç alakası yok. Bunlar hiç işveren olmamışlar. Hep orada oldukları için bilmiyorlar ki biz onlar adına da buradayız. Onlar bize vekalet vermişler, biz o vekaletle bu işi yürütüyoruz.Yani bizim hükümetimiz, kimsenin hakkı olmadığı halde para basmak suretiyle memuruna, işçisine para verme ahlaksızlığına düşen bir hükümet olmamıştır. Bunu ben milletin cebinden çalmak olarak görüyorum. Bu devülasyonları Türkiye çok yaşadı. Böyle rastgele zamlar yapıldı bu ülkede. Ama ondan sonra da vatandaşımın alım gücü düştü…..Bu tablo bile bizler için ideal değil ama ülkemizin ekonomik şartları da ancak buna müsaade ediyor. Eğer biz burada finansı, parayı iyi yönetemezsek, bunun faturası millete çok ağır olabilir. Milletimizi de bu ağır faturayı çıkartmak istemiyoruz. Böyle bir hakkımız da yok….." RTE, sendikalara iscilere gelince ‘milletin cebinden para calmakdir’ diyeni sevsinler Tanrim! Milletin cebinden calanlar kimlerdir??? http://www.milliyet.com.tr/Ekonomi/HaberDetay.aspx?aType=HaberDetay&Kategori=ekonomi&ArticleID=979345&Date=17.08.2008&b=Yürümekle%20bu%20iş%20çözülmez&ver=12  YA CEMAATCILER, TARIKATCILAR, YESIL ISLAMCILARIN YAPTIKLARI HORTUMALDIKLARI  http://haber.gazetevatan.com/haberdetay.asp?detay=Cemaatci_kafa_194114_4&tarih=17.08.2008&Newsid=194114&Categoryid=4&wid=2 

 

 

*** Kardeşim vatandaşın bir kısmı içiyor mu? Buyursun içsin. Ama bir kısmı da içmiyorsa bırak o da içmesin. O seni niye rahatsız ediyor? Mahalle baskısı deniliyor ya, asıl mahalle baskısı bu ülkede ben içmiyorum kardeşim sen buyur iç bu anlayışı sürdürenlere. Bunlara yapılıyor asıl mahalle baskısı. Sıkıntı burada. Ben beyefendiye diyorum ki, ‘Ya kardeşim sen iç bırak ta ben içmeyeyim. Aynı masada oturalım. Sen iç, bırak ben içmeyeyim. "Yok" diyor "Sen de bir kadeh tokuştur" diyor. Kafaya bak. Ben mecbur muyum sen tokuşturuyorsun diye tokuşturmaya ve beyefendi köşesinden bana akıl veriyor. O kadar kıymetliyse bu aklın, sen kendine sakla onu. Sen yine devam et o işe. Ama bırak ta bizde yolumuza devam edelim. Bizim yapacak çok işimiz var. Kaybedecek vaktimiz yok. Türkiye'nin değiştiğini, şehirlerin değiştiğini milletim görüyor. Tüm göstergelerin tarihin en iyi seviyelerine ulaştığını müşahede edeceksiniz. Bizim vazifemiz bunları muhafaza etmektir, bizim vazifemiz bunları daha yükseğe taşımaktır. Engel çıkaranlara, kuyu kazanlara gereksiz tartışmalarla, sanal gerginliklerle Türkiye'ye vakit kaybettirenlere asla prim vermeyecek yolumuza devam edeceğiz. Bu yolda taviz yok"                              Erdoğan Kadıköy'de konuştu 10 Eylül 2008 DHA Başbakan Erdoğan Türkiye'de asıl mahalle baskısının 'içki içmiyorum' diyenlere yapıldığını iddia etti ve Moda İskelesi'nde uygulanan içki yasağını protesto edenlere kızdı: "Bunlar hayatı o şişenin içinde görenlerdir" http://www.hurriyet.com.tr/gundem/9869951.asp?gid=229&sz=62245  CARPITMAK, SAPITTIRMAK, ILLE DE BENIM BEYNIMIN MANEVRALARI DALAVERALARI ISLAMCI DAYATMASIDIR- MANTIK NEREDE SOYLEDIKLERINDE??? SIZE ICKI ICMENIZ ICIN MAHALLE BASKISI VAR HA? HADI ORADAN SEN DE! GOZUMUZUN ICIEN BAKA BAKA YINE ATMISSIN “"İstikrar ve güvenin yerleştiği bir ortamda huzur ve barış vardır. Yardımlaşma, dayanışma, ileriye doğru ilerleme, refah vardır. Son 6 yılda tüm dünyaya Türkiye'nin verdiği mesaj budur. Türkiye tek partili bir iktidar altında, istikrar ve güven içinde yoluna devam etmektedir.6 yıl önce hayalini dahi kuramadığımız seviyeler bugün aşılmış, daha büyük hedefler ve seviyeler artık Türkiye'nin varması gereken noktalar olarak belirlenmiştir. Cumhuriyet tarihimiz boyunca ihracatımızın ulaşabildiği son nokta, yani 79 senede ulaştığımız nokta, ihracatta 36 milyar dolardır. Şimdi son ayın rakamı 130 milyar dolar. Yani 5 yılda biz bunun üzerine 94 milyar dolar ilave etmişiz. 79 senede 36 milyar dolar, 5 senede bunun üzerine 94 milyar dolar ilave etmişiz. Bu durup dururken olmadı. Yan gelip yatarak olmadı. Bu çalışarak, koşarak oydu. Dünyayı fellik fellik dolaşarak oldu….”

 

 

*** “Üyesi oldukları basın kuruluşu, ültimatom çekmiş bana. Kimsin de ültimatom çekiyorsun bana? Kendi oluşturmuş oldukları, benim ülkemde kimsenin kabul etmediği bir basın konseyi. Kibarlığımız sebebiyle buradaki toplantılarına katılmıştık ama baktık ki bir şirkete çalışıyor sonra gitmedik” RTE ULUSLARARASI BASIN OZGURLUGU ENSTITUSUNE IPI’YE CEVAP! VERMIS-ALLAHIM BU NE DAYANILMAZ BIR RADIKAL ISLAMCI CEHALETTIR, ISTE OZU ARTIK AYAN BEYAN ORTADA , HALA SUPHESI OLAN VAR MI TAKIM ELBISESINE BAKIP DA!  http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=Detay&ArticleID=898951&Date=17.09.2008&CategoryID=77

 

 

ABD SAVUNMA BAKANLIGI 2008 DE COK OZEL ARASTIRMALARLA ISTE BU RAPORU HAZIRLATTI RAND CORP. A- TURKIYE'DE YAKIN GELECEKTE OLABILECEK SENARYOLAR; TURKIYE'DE RADIKAL FANATIK ISLAMIN YUKSELISI- SERIATIN GERCEKLESMESI, HATTA MUHTEMEL ASKER DARBELI SENARYOLARI DA GOZ ONUNE ALARAK ISTE HAZIRLANAN RAPORUN TAM METNI http://www.rand.org/pubs/monographs/2008/RAND_MG726.pdf   THE RISE OF THE POLITICAL ISLAM IN TURKEY, 113 SAYFALIK RAPOR, TURKIYE’DE POLITIK ISLAMIN YUKSELISI ,  Angel Rabasa ve F. Stephen Larrabee , ABD Savunma Sekreterligi icin 2008 de hazirlanmisdir http://www.rand.org/pubs/monographs/MG726/index.html ve “ABD  RAND ULUSAL SAVUNMA ARASTIRMA ENSTITUSU , NON-PROFIT KAR AMACI GUTMEYEN arastirma organizasyonu olup, yaptigi cok onemli arastirmalarla dunyada kamuda ve ozel sektorlerde beklenen problemlere objektif ve etkin cozumler uretir. Arastirma esitligi ve tarafsizligi yuksel standartlari kalitesi icin konularla ilgili meslekdaslar tarafindan yogun sekilde kontrol edilmis- gozden gecirilmisdir.” SADECE ticari olmayan amacla , kisisel bilgilenmek icin kullanilabilir bu rapor. Copyright haklarini okuyun.

http://www.milliyet.com.tr/default.aspx?aType=SonDakika&Kategori=dunya&ArticleID=877962&Date=18.06.2008&ver=14   SENARYOLAR ARASINDA DARBE DE VAR SERIAT DA

http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=Detay&ArticleID=883899&Date=18.06.2008&CategoryID=78  Ve son senaryo: Asker darbe yaparsa-18/06/2008-ABD Savunma Bakanlığı için hazırlanan senaryoların döndüncüsünde asker darbe yapıyor. İki ihtimal var. Ya AKP'yi istifaya zorladığı 'yumuşak darbe', ya da hükümeti zorla devirdiği doğrudan askeri müdahale;ABD Savunma Bakanlığı Pentagon’a bağlı ‘araştırma-geliştirme’ kuruluşu Rand Corporation, ‘Türkiye’de siyasal İslam’ın yükselişi’ başlıklı 135 sayfalık bir rapor yayımladı. Türkiye’nin Kemalist devrimden AKP’nin iktidara gelişine dek siyasal İslam’la deneyimini ve AKP’nin dış politikasını inceleyen raporun en çarpıcı kısmı, Türkiye’nin 10 yıl içinde yaşaması muhtemel dört ‘alternatif gelecek’ senaryosu. Senaryolar arasında darbe de var şeriat da.

 

The Case Against Turkey's Ruling Party- TURKIYE’NIN IKTIDARDAKI PARTISINE KARSI ACILAN DAVA

by Michael Rubin

The American

June 20, 2008

http://www.meforum.org/article/1924  http://www.meforum.org/docs/cat/41

 

Sometime this summer, Turkey's Constitutional Court will decide whether Prime Minister Recep Tayyip Erdoğan's Justice and Development Party (AKP) violated the "principles of a democratic and secular republic" that undergird the Turkish constitution and should be barred from politics. Across the Turkish political spectrum, most officials expect the Court to rule against the AKP, thus dissolving the party and banning Erdoğan and his closest aides for at least five years.

 

Although the prime minister, Foreign Minister Ali Babacan, and influential AKP advisers have tried to depict this as the unjust outgrowth of a dispute over headscarves in public universities—and perhaps even a "judicial coup"—the case is legitimate.

 

Erdoğan's supporters often point to his embrace of the European Union accession process as proof of his liberalism. But Erdoğan has used the EU accession process to unravel Turkey's system of checks and balances. He cares little for EU institutions. When the European Court of Human Rights upheld a ban on headscarves in public schools—the same ban that the Turkey's own Constitutional Court later upheld—Erdoğan chastised the European justices for applying civil law to a religious matter, declaring, "It is wrong that those who have no connection to this field [of religion] make such a decision…without consulting religious scholars."

 

Europe's encouragement of Turkish reforms has been important. In a mature democracy, the military should remain aloof from politics. Brussels should be applauded for pressuring Turkey to reform its National Security Council to give the powerful body a civilian majority with a civilian head. By failing to encourage the creation of an alternate check-and-balance mechanism to replace the military's traditional role as guardian of the constitution, however, the EU committed diplomatic malpractice. Erdoğan seized the opportunity to run roughshod over Turkish secularism and democracy.

 

Indeed, despite its self-description as secular, liberal, and democratic, the AKP is quite the opposite. Babacan ordered Turkish officials to remove references to secularism from Turkey's position paper ahead of EU negotiations over education policy. Domestically, the AKP has placed religion above the law. Turkey has long regulated supplemental Koran schools, ensuring instructor qualifications and imposing minimum age requirements to prevent indoctrination. When Saudi mullahs fanned out across Europe, the Middle East, and Central Asia to promote a radical version of Islam, they largely bypassed Turkey. No longer. Not only did the AKP loosen limits upon the religious schools, but it also eviscerated the penalties for violations, leading some illegal madrassas to begin advertising openly.

 

As he consolidates power, Erdoğan has become the Turkish Vladimir Putin. Upon taking office, Erdoğan sought to lower the mandatory retirement age for public servants from 65 to 61, which effectively allowed his party to appoint almost half of the nation's prosecutors and judges. With patronage appointments, the prime minister transformed technocratic bodies such as the Savings Deposit Insurance Fund (TMSF), an entity empowered to seize private businesses and media outlets, into virtual party wings. The TMSF today is staffed almost entirely by appointees transferred from Saudi-based financial institutions.

 

Placement in key ministries and government departments used to depend on success in civil service exams. Erdoğan imposed a subjective interview process that enabled him to choose political loyalists. The practice spread to state-owned industries; Turkish Airlines, for example, began quizzing employees on the Koran. Women have suffered the most. As analyst Soner Çağaptay observes in Newsweek, "under the AKP, women are largely excluded from decision-making positions in government and the workforce, relegated to the confines of their homes."

 

The AKP has even resorted to wiretapping the conversations of its political rivals. Late last month, Vakit, an Islamist paper close to the AKP, published a wiretap conversation between the opposition's deputy leader and a governor. This episode, which the media have called "Turkey's Watergate," has sent chills through the secular elite.

 

The AKP has also sought to diminish the power of Turkey's independent judiciary. In May 2005, AKP co-founder and parliamentary speaker Bülent Arınç said that if the Constitutional Court continued to declare AKP legislation unconstitutional, the AKP might simply dissolve it. When the Danıştay, the country's supreme administrative court, ruled against the previous government's seizure of a bank and Erdoğan's transfer of its European subsidiary to a political ally, the prime minister ignored the ruling.

 

Contrary to AKP claims, this summer's Court decision will not mark the end of Turkish democracy, but rather its rebirth. Erdoğan, too, will begin a new chapter. Even if he is banned from politics, a quirk in Turkish election law would allow him to seek office as an independent. In other words, Erdoğan could conceivably wind up presiding over other AKP alumni as an independent prime minister.

 

Here, the issue is less ambition than immunity. When Erdoğan leaves parliament, he will face a multitude of corruption charges. While compiling his immense wealth, he has refused to give a full financial disclosure. As the clock runs out on his premiership, Erdoğan has dispensed with even the appearance of legality. He has used the AKP's parliamentary majority to suppress investigation of a recent TMSF deal in which an opposition newspaper and television station were sold to an Erdoğan ally after the prime minister interceded illegally. On June 18, Habertürk's Fatih Altaylı reported that the Austrian energy firm OMV has submitted an affidavit swearing that Erdoğan told OMV the way to unfreeze a $3 billion energy project would be to dump its longtime Turkish partner and work instead with his son-in-law. Perhaps it should not be a surprise, then, that Erdoğan has used what could be his last weeks as prime minister to appoint political loyalists to the Sayıştay, Turkey's supreme court of accounts and audits, which will soon investigate his conduct.

 

Michael Rubin, a resident scholar at the American Enterprise Institute, is editor of the Middle East Quarterly. http://www.meforum.org/article/1924

 

http://www.nytimes.com/2008/06/22/world/europe/22turkey.html?_r=1&partner=rssnyt&emc=rss&oref=slogin  June 22, 2008

In Turkey, Bitter Feud Has Roots in History

By SABRINA TAVERNISE

ISTANBUL — As Turkey’s governing party braces for a high court ruling that could close it down and bar many of its members from politics, party officials like to talk about what they did that caused so much trouble.

 

“Watch out, you’re talking to a sinner,” said Sadullah Ergin, an official in the party, Justice and Development, whose founders, some of them former Islamists, now want Turkey to be a more open society for practicing Muslims.

 

Mr. Ergin’s offense, detailed in a more than 160-page indictment of the party and its officials that has paralyzed Turkish politics since it was filed in March, was saying that a ban on women wearing head scarves in universities violated human rights, adding his signature to a draft law that helped cancel it and talking about it on a television talk show.

 

Most of all, his crime lay in his association with Prime Minister Recep Tayyip Erdogan, the leader of the party, known as A. K., the initials of its Turkish name. With its control of the presidency, the Parliament and the government, the faction has come further than any other in modern Turkey in breaking the grip of the secular establishment on power.

 

The indictment accuses the party of trying to turn Turkey, a secular democracy, into an Islamic state, a charge that Mr. Ergin contends is “political, not legal.”

 

Even Turkey’s liberals, who would be among the first to speak out against Islamic activism in government, agree with that assessment. Many see the case as the last stand by Turkey’s secular old guard — a powerful class that includes the military and judiciary — that is against the ropes and trying desperately to hang on to power. The military’s attempt to stare down Mr. Erdogan last year led to a pro-A. K. retaliation at the ballot boxes, and now it has turned to its judicial allies to try to stop Mr. Erdogan. A ruling by the constitutional court is expected in the next few months.

 

“They are playing their last game,” said Baskin Oran, a professor of international relations at Ankara University. “The military is no longer able to make coups. The last line to hold onto is the constitutional court.”

 

On Saturday evening, a diverse crowd of several thousand people marched in central Istanbul, blowing whistles, banging drums and carrying round, pink signs that read, “Make Noise Against Coups.”

 

“This is the first time that people are speaking out against coups,” said Hilal Kaplan, a graduate student shaking a soda can filled with corn. “People were really angry. It filled up in us over all those years and now it’s coming out.”

 

The party that is supported by the old guard, the Republican People’s Party, known as C.H.P., the initials of its Turkish name, says Mr. Erdogan is packing ministries with his own people and must be stopped to preserve the secular nature of Turkey.

 

“Secularism is like the lungs of a Muslim society that opens it up to freedoms,” said Bihlun Tamayligil, a C.H.P. member. “It is the greatest insurance for women.”

 

Mr. Erdogan says he also wants a secular state, just with more freedoms for its citizens.

 

Turkey’s current struggle is the latest chapter in a remarkable history that began in the 1920s, when Mustafa Kemal Ataturk, looking toward Europe, destroyed all connections to the East, changing the alphabet into Latin letters, placing mosques under state control and crushing the religious hierarchy.

 

“Turkish society has been traumatized,” said Dengir Firat, vice chairman of A. K. “Overnight they were told to change their dress, their language. Their religious ways were dismantled.”

 

“Societies without that trauma could not care less how people dress,” said Mr. Firat, whose offense in the indictment was to have told a journalist that people who were nervous about head scarves should see psychiatrists.

 

Turkey’s painful experiment, unique in the Muslim world, has resulted in a vibrant society that remains extremely self-conscious about issues of religion, ethnicity and class.

 

Turkey’s political system had another peculiarity: A powerful coterie of generals and judges steered the country from behind the scenes for years, deposing elected governments four times since 1960. They exerted influence through a series of unelected institutions that imposed vetoes in education, the judiciary and security matters. Those institutions have been weakened through the retooling the government has undertaken as part of its bid to join the European Union, heightening the secular establishment’s anxiety.

 

A headline from a mainstream Turkish daily from the 1940s helps illustrate just how sharp the class divisions were. “It got hot and the people rushed to the beaches,” it read, adding that “the citizens could not bathe.” Translation: Ordinary Turks crowded the privileged elite out of swimming areas.

 

The old guard “despises the people,” Mr. Oran said “For them, the masses are shapeless and ignorant.”

 

That class divide has persisted into the current day — A. K. represents the masses — and adds to the deep fears of secular women that their way of life will be curtailed in a more openly religious society.

 

Another worry about Mr. Erdogan, liberals say, is that he is simply replacing Turkey’s current elite with his own. The fear is that without a sincere effort to strengthen institutions, for which there is less incentive now that A. K. controls so many of the important political posts, Turkey will remain just as troubled.

 

If A.K. wins, “it will not necessarily mean that democracy wins in this country,” said Mithat Sancar, a law professor in Ankara. “But if it loses, democracy will lose.”

 

In a troubling sign, a company with strong links to Mr. Erdogan — its top manager is his son-in-law — bought the newspaper Sabah in February in an auction with no other bidders with financing from state banks, a purchase that even party members were hard pressed to explain.

 

“They think that their high percentage of votes gives them the right to do whatever they want,” said Birgen Keles, a C.H.P. deputy, referring to the 47 percent Mr. Erdogan won in last year’s election. “This is not democracy.”

 

But the secular party is no longer the vanguard of liberalism. It voted against a law that would have expanded free speech and one returning property to religious minorities, both central to Turkey’s European Union bid, and its members berate Mr. Erdogan for accommodating Europeans.

 

“The present government tries to get legality within the country by pleasing foreigners,” Ms. Keles said. She contends Europeans are using the party “to realize their ambitions in Turkey.”

 

Joost Lagendijk, a member of the European Parliament who works on Turkey issues, said, “You can’t claim to be pro-European and vote against all the laws that are necessary to take you in.”

 

Real change hurts, and many liberals argue that Mr. Erdogan pushed it too far too fast.

 

A constitutional amendment that would allow women wearing head scarves to attend universities was rushed through Parliament without adequate explanation of its limits, Mr. Oran said.

 

“We warned them 1,000 times to make this clear, but they didn’t,” Mr. Oran said. “Now not only do they have to pay for it, but we have to pay for it, too.”

 

 

 

http://www.meforum.org/article/1919  Turkey's Putin Deserves to Go

by Michael Rubin, TURKIYE’NIN PUTIN’I GITMEYI HAK EDIYOR

Wall Street Journal

June 6, 2008 VE AYNI YAZI OTEKI DILLERDE http://www.aina.org/news/20080606043428.htm 

 

ISTANBUL – Yesterday Turkey's constitutional court overturned a new law that would have allowed women in the secular republic – established in 1923 by the Westernizing Mustafa Kemal Ataturk – to wear Muslim headscarves in universities.

 

It now appears all but certain that this summer the court will go even further when it decides a larger case against the country's Islamic-rooted Justice and Development (AK) Party. Prime Minister Recep Tayyip Erdogan and the AK stand accused of violating "the principles of a democratic and secular republic." Penalties could range from a suspension of the party's public financing to its disbandment and the suspension of its leadership from politics. Such a development should be welcome in the United States.

 

Some former U.S. diplomats argue that the court is antidemocratic. "The party's neutering would be a serious setback for democracy," wrote Mark Parris, a former U.S. ambassador to Turkey, on this page last month. Such sentiment, though, exculpates the offender and could land a mortal blow to democracy in Turkey.

 

Mr. Erdogan's impatience with the rule of law and his dictatorial tendencies make him appear less an aggrieved democrat, and more a protégé of Russian Prime Minister Vladimir Putin – a man whom Western officials now acknowledge to be a dictator. It may be too late in Moscow, but it's déjà vu all over again in Ankara.

 

Both diplomats and Turks embraced Mr. Erdogan's rise. In February 2001, Turkey's economy crashed. In a single day, the stock market dropped 18%, the Turkish lira lost one-third of its value, and per capita income plunged. Corruption scandals abounded and delegitimized established leaders. Mr. Erdogan's promises of a fresh start resonated not only with the Turkish public – who saw a fresh face untainted at the time by corruption – but also with a wide array of U.S. officials, who saw in him and his party a liberalizing force that could reconcile political Islam with Western democracy.

 

In the November 2002 elections, the AKP won 32%, a landslide by Turkish standards, and one amplified into unprecedented control because a quirk in Turkish electoral law gave Mr. Erdogan's party almost two-thirds of the parliament. Benefiting from his predecessor's IMF reform package and a huge influx of funds from Saudi Arabia and Gulf emirates, Mr. Erdogan presided over economic growth averaging nearly 7% per year.

 

Slowly, the gap between myth and reality widened. As the AKP grew secure amidst first parliamentary and then municipal electoral success, Mr. Erdogan turned on the democracy he had opportunistically embraced. He instituted an interview process to ensure the political loyalty of professional civil servants and, in an attempt to pack the judiciary with his own apparatchiks, he tried to force almost half Turkey's judges to retire early. When the courts found against the government for illegal seizure of opponents' property, Mr. Erdogan refused to honor the verdicts.

 

The crisis heightened last summer: Rather than continue a long tradition of seeking a consensus candidate for the presidency, an office meant to be above politics, Mr. Erdogan imposed his own party's choice (the unabashedly Islamist Abdullah Gul) over opposition objections.

 

Mr. Erdogan's disdain for press independence rivals the Kremlin's. He has sued more journalists than any predecessor, and has leaned on the owners of media outlets to rein in editors. Those who do not abide the prime minister's wishes face consequences. Police have referenced wiretaps of journalists during interrogations of editors.

 

In April 2007, Turkey's Saving Deposit Insurance Fund (TMSF) – staffed entirely by Erdogan appointees – seized control of Sabah newspaper and ATV television, flagships of Turkey's second-largest media company. Earlier this year, they transferred ownership to an Erdogan ally after the prime minister stepped in to force the withdrawal of all competing bidders, and also removed state bank governors who'd objected to financing the sale because of the proposed loan's breach of their bylaws. The AKP used its absolute majority in parliament to shut down the ensuing investigation.

 

That too is a pattern. His cabinet faces almost 30 corruption probes, and the prime minister more than a dozen. Mr. Erdogan has transformed parliamentary immunity into carte blanche for profit.

 

Rather than show contrition in the face of the constitutional court's review, Mr. Erdogan has accelerated his attacks on civil liberties. Even the vice president of the constitutional court has claimed that he is a victim of illegal police surveillance.

 

An autocratic Turkey is not in U.S. or European interests. Mr. Erdogan pays lip service to Europe but disdains its institutions, arguing, for example, that only Muslim clerics are qualified to adjudicate Turkish human rights.

 

Rather than bridge the gap between Islam and the West, he has widened it by encouraging the most virulent anti-American and anti-Semitic conspiracy theories. According to the Pew Global Attitudes survey, Turkey is now the world's most anti-American country.

 

Electoral success should never put politicians above the rule of law. That Mr. Erdogan won 47% in the last election heightens the tragedy, but should not buy immunity. In the U.S. and in Europe, the judiciary is the guardian of democracy. That it is as well in Turkey underlines the maturity of Turkey's democracy. Mr. Erdogan may aspire to be Mr. Putin, but he should neither have U.S. nor European support for his ambitions.

 

Michael Rubin, a resident scholar at the American Enterprise Institute, is editor of the Middle East Quarterly. http://www.meforum.org/article/1919  http://www.meforum.org/docs/cat/41  http://www.meforum.org/docs/author/Michael+Rubin 

 

 

 

MICHAEL RUBIN ORTADOGU VE TURKIYE UZMANI http://www.meforum.org/article/1888  Turkey's Uncertain Future by Michael Rubin,The American April 30, 2008, 30 NISAN 2008

 

TURKIYE’NIN BELIRSIZ GELECEGI

The legal case against the AKP is an affirmation of democracy rather than an assault upon it. Democracy rests upon the rule of law and constitutionalism. Neither plurality support nor a majority in parliament should place any politician or party above the law.

 

The AKP deserves credit for the economic growth that has occurred under its stewardship and for supporting Turkey's accession into the European Union. There is no doubt that the AKP has revolutionized Turkish politics. In the 2002 election, it trounced the more established parties by out-campaigning them. The AKP has earned its reputation for serving its constituents.

 

Popularity and democracy are not synonymous, though. Turkish constitutionalism separates religion from party politics in order to preserve democracy. Prime Minister Erdoğan has abused this separation. He has eroded the distinction between religious and public education, sought to retire forcibly several thousand secular judges who questioned his party's interpretations of the constitution, and then moved to replace those judges with AKP apparatchiks. He also has instituted an interview process — controlled by party loyalists — designed to evaluate government technocrats on the basis of religiosity rather than merit. Turkish Air employees have even been quizzed on their belief in the Koran.

 

No party or prime minister in Turkey's history has been so hostile to the press. Erdoğan has sued dozens of journalists and editors. In a strategy borrowed from Iran, he has confiscated newspapers — such as Sabah, the national daily — which he deemed too critical or independent, and transferred their control to political allies. Journalists such as Vatan's Can Ataklı and Reha Muhtar, television commentator Nihat Genç, Sky Turk's Serdar Akinan, and Kanal Türk's Tuncay Özkan are now under fire either for their own criticism or, in the case of the television announcers, for their guests' criticism of the ruling party.

 

Erdoğan has treated courts, both international and domestic, with disdain. After the European Court of Human Rights decided against permitting headscarves in Turkish universities, he declared that "only ulama [Islamic religious scholars] could" issue such a judgment. In several instances, Erdoğan has refused to uphold the Supreme Court's decisions when it ruled against the AKP's confiscation of political opponents' property. In a moment reminiscent of Henry II, a follower gunned down a justice after the prime minister launched a fusillade against the Court.

 

Both AKP supporters and Western officials unfamiliar with the AKP's record paint the Court's actions as undemocratic. AKP supporters argue that the party represents democracy, and they seek to equate any opposition — be it secular, nationalist, or judicial — as fascist. This is unfair. Ultra-nationalists who do not abide by the law find themselves in court, just as the AKP now does. The military has stayed on the sideline, as it should. Declaring its support for the constitution in a written statement is not a coup.

 

Turkey is not alone in holding politicians legally accountable. In April 2000, the European Parliament suspended French demagogue Jean-Marie Le Pen; soon afterward, Austrian politician Jörg Haider also faced sanction. The global community does not allow Hamas's popularity among the Palestinians to absolve it of responsibilities under international law.

 

True democracy requires respect for the judicial process. Let Erdoğan have his day in court. We should respect the results as a sign that Turkey's democracy has matured.

 

Michael Rubin, a resident scholar at the American Enterprise Institute, is editor of the Middle East Quarterly.

 

MICHAEL RUBIN’IN OTEKI TURKIYE YAZILARI http://www.meforum.org/docs/cat/41  MUTLAKA HEPSINI DE OKUYUN;SON DERECE AKILCI, GERCEKCI YAKLASIMI, BILGISI VE YAZILARI http://www.nationalreview.com/rubin/rubin200408100834.asp

 

 

Turkey's Turning Point

Could there be an Islamic Revolution in Turkey? TURKIYE’NIN DONUS NOKTASI-TURKIYE’DE ISLAMI DEVRIM OLABILIR MI?

by Michael Rubin National Review Online April 14, 2008- 14 NISAN 2008

 

Few U.S. policymakers have heard of Fethullah Gülen, perhaps Turkey's most prominent theologian and political thinker. Self-exiled for more than a decade, Gülen lives a reclusive life outside Philadelphia, Pa. Within months, however, he may be as much a household a name in the United States as is Ayatollah Khomeini, a man who was as obscure to most Americans up until his triumphant return to Iran almost 30 years ago.

 

Many academics and journalists embrace Gülen and applaud his stated vision welding Islam with tolerance and a pro-European outlook. Supporters http://meria.biu.ac.il/journal/2000/issue4/jv4n4a4.html describe him as progressive. In 2003, the University of Texas honored him as a "peaceful hero," alongside Martin Luther King Jr., Mahatma Gandhi, and the Dalai Lama. Last October, the British House of Lords and several British diplomats celebrated Gülen at a high-profile London conference. Later this year, Georgetown University scholar John Esposito will host a conference http://www.gulenconference.us/  dedicated to the movement. As in 2001, Esposito will cosponsor with the Rumi Forum, an organization Gülen serves as honorary president.

 

The Gülen movement controls charities, real estate, companies, and more than a thousand schools internationally. According to some estimates, the Gülen Movement controls several billion dollars. The movement claims its own universities, unions, lobbies, student groups, radio and television stations, and the Zaman newspaper. Turkish officials concede that Gülen's followers in Turkey number more than a million; Gülen's backers claim that number is just the tip of the iceberg. Today, Gülen members dominate the Turkish police and divisions within the interior ministry. Under the stewardship of Prime Minister Recep Tayyip Erdoğan, one of Gülen's most prominent sympathizers, tens of thousands of other Gülen supporters have entered the Turkish bureaucracy.

 

While Gülen supporters jealously guard his image in the West, he remains a controversial figure in Turkey. According to Cumhuriyet, a left-of-center establishment daily — Turkey's New York Times — in 1973, the Izmir State Security Court convicted Gülen of "attempting to destroy the state system and to establish a state system based on religion;" he received a pardon, though, and so never served time in prison. In 1986, the Turkish military — the constitutional guardians of the state's secularism — purged a Gülen cell from the military academy; the Turkish military has subsequently acted against a number of other alleged Gülen cells who they say infiltrated military ranks.

 

In 1998, according to Turkish court transcripts cited in the Turkish Daily News, Gülen urged followers in the judiciary and state bureaucracy to "work patiently to take control of the state." The following year, the independent Turkish television station ATV broadcast a secretly taped Gülen telling supporters, "If they . . . come out early, the world will squash their heads. They will make Muslims relive events in Algeria," a reference to the Islamic Salvation Front's overwhelming 1991 election victory in the North African state. After party leaders spoke of voiding the constitution and implementing Islamic law, the Algerian military staged a coup leading to a civil conflict that killed tens of thousands.

 

Because of his statements and veiled threats, the judiciary in 1998 charged Gülen with trying to "undermine the secular system" while "camouflag[ing] his methods with a democratic and moderate image." Convicted in absentia, but free to run his organized from his U.S. exile, Gülen continues a rather inconsistent approach to tolerance and secularism. He often equates the separation of religion and state with atheism, an assertion many of Turkey's most secular officials find offensive: Believing that religion is best kept to the individual rather than state sphere does not equate with any lack of belief in God. In 2004, Gülen equated atheism with terrorism and said both atheists and murderers would spend eternity in Hell.

 

Gülen has received a legal break, however. In 2002, Erdoğan's Justice and Development party (Adalet ve Kakınma Partisi, AKP) won a plurality in parliamentary elections and, because of a fluke in Turkish election law, was able to amplify one-third of the popular vote into a two-thirds parliamentary majority. Erdoğan used this advantage to enact reforms which had the net affect of stacking not only the civil service, but also banking boards and the judiciary with his political supporters and religious fundamentalists. Erdoğan's judges wasted no time. They placed liens against political opponents' property, seized independent newspapers and television stations including, not by coincidence ATV, and assigned sympathetic judges to hear appeals against earlier decisions levied against Islamists. On May 5, 2006, the Ankara Criminal Court overturned the verdict against Gülen. While a public prosecutor — a secularist hold-out — appealed the court's action, the process is now nearing conclusion. Gülen's supporters are ecstatic. His slate wiped clean, Gülen has indicated he may soon return to Turkey.

 

If he does, Istanbul 2008 may very well look like Tehran 1979. Just as Gülen's supporters affirm his altruistic intentions and see no inconsistency between a secretive, cell-based movement and transparent governance, too many Western journalists also give Gülen a free pass.

 

If this sounds familiar, it should: Three decades ago, the same phenomenon marked coverage of Iran. "I don't want to be the leader of the Islamic Republic; I don't want to have the government or power in my hands," Khomeini told a credulous Austrian television reporter during the ayatollah's brief sojourn in Paris. In November 1978, Steven Erlanger, the future New York Times foreign correspondent, penned a New Republic essay arguing that Khomeini's vision for Iran was essentially a "Platonic Republic with a grand ayatollah as a philosopher-king," and predicting the triumph of an independent liberal left worried more about labor conditions in Iran's oil fields than pursuing any theological tendency.

 

In Tehran then as in Ankara now, U.S. ambassadors preferred garden parties with the political elite and maintained contacts with only a narrow segment of the population. They were blind. As the State Department and Central Intelligence Agency remained clueless or belittled concerns about Khomeini's intentions, millions of Iranians turned out to greet their Imam at Tehran's international airport. Turks now say that similar crowds might greet Gülen when his plane touches down in Istanbul.

 

Gülen is careful. He will not order the dissolution of the Turkish Republic. But, ensconced in his Istanbul mansion, he could simply begin to issue fatwas prying Turkey farther from the secularism to which Erdoğan pays lip service. As Khomeini consciously drew parallels between himself and Twelver Shiism's Hidden Imam, Gülen will remain quiet as his supporters paint his return as evidence that the caliphate formally dissolved by Atatürk in 1924 has been restored.

 

The secular order and constitutionalism in Turkey have never been so shaky. The government now controls most television and radio stations. Erdoğan has gained the dubious distinction of launching more lawsuits against journalists and commentators than any previous Turkish prime minister.

 

As Erdoğan discourages dissent, his and Gülen's supporters among prominent Turkish columnists and commentators equate Islamism with democracy, and secularism with fascism, a line too many Western diplomats eager to demonstrate tolerance with an embrace of "moderate Islam" accept. Erdoğan himself has argued that it was secularism which led to Hitler; that Islamism would never produce such a result.

 

Last month, after one of the few independent judicial authorities filed a lawsuit against Erdoğan and the AKP for violating constitutional provisions separating religion from politics, the prime minister responded with a midnight round-up of leading academics and journalists who had criticized him. Even Erdoğan's supporters were shocked to wake up on March 21 to learn that İlhan Selçuk, the bed-ridden octogenarian editor-in-chief of Cumhuriyet described by Turks as their Walter Cronkite had been arrested in a pre-dawn raid on charges of plotting to launch a military coup; the police have yet to provide any evidence. Nor is Selçuk the only victim in the most recent intimidation campaign. A Hürriyet columnist, Ahmet Hakan, has received threatening phone calls from lawyer Kemaletin Gülen, a relative of Fethullah.

 

When Islamists pursue campaigns of hatred, Western officials not only pretend nothing is amiss but also, as in the case of Palestinian leaders, often increase their support. This week Secretary of State Condoleezza Rice will address the judicial case against Erdoğan and the AKP. Members of her staff suggest she will lend subtle support to the prime minister. Indeed, it may be tempting to condemn the court action as a political stunt: The prosecutor's legal brief is shoddily written and poorly argued. Despite its faults, however, the underlying legal issues are real.

 

Rice should be silent. Any interference will backfire: Turks, already upset that U.S. ambassador Ross Wilson seldom meets with opposition leaders, will interpret any criticism of the case as White House support for the AKP. Secularists will ask why Turkey's liberal opposition should not have the right to all legal remedies. They already ask why the West applauds legal action taken against Austrian populist Jörg Haider and French demagogue Jean Marie Le Pen, but the same U.S. and European officials appear to bless Erdoğan's legal exceptionalism. By undermining judicial recourse, Rice may accelerate violence and lead support to those who argue — wrongly — that the government's disdain for the law and constitution should be met with the same. On the off-chance, however, that Rice accepts that the court case should run its course, Turkey's religious conservatives will accuse her of masterminding the approach.

 

Over the past seven years, the Bush administration has made many mistakes. Bush was correct to recognize the importance of democratization; bungled implementation has turned a noble ideal into a dirty word. By equating democracy only with elections, the State Department and National Security Council fumbled U.S. interests in Iraq, Gaza, and Lebanon. One man, one vote, once; parties that enforce discipline at the point of a gun; and politicians who seek to subvert the rule of law to an imam's conception of God do little for U.S. national security. Never again should the United States abandon its ideological compatriots for the ephemeral promises of parties that use religion to subvert democracy and seek mob rather than constitutional rule.

 

Turkey is nearing the cliff. Please, Secretary Rice, do not push it over the edge.

 

Michael Rubin, a resident scholar at the American Enterprise Institute, is editor of the Middle East Quarterly.

 

Turkey and Democracy by Michael Rubin-----TURKIYE VE DEMOKRASI

Euro-Atlantic Quarterly

March 2008, MART 2008

http://www.meforum.org/article/1893

 

Turkey is in a crisis, but few in European capitals or Washington appreciate its severity. What little attention Western journalists and officials pay to Ankara usually focuses on Turkey's drive to join the European Union, attempts to disentangle the military from politics, or reconciliation between Turks and Kurds.

 

U.S. and European officials largely applauded the July 22, 2007 parliamentary elections which saw the ruling Justice and Development Party (Adalet ve Kalkınma Partisi, AKP) win 47 percent of the vote. European Commission President Jose Manuel Barroso hailed Prime Minister Recep Tayyip Erdoğan's "impressive" victory. Then, during the Turkish prime minister's November 5, 2007 visit to the White House, President George W. Bush endorsed both Erdoğan's "leadership" and "the strong example" Turkey had set.

 

Erdoğan's leadership and example are both under scrutiny, though. On March 21, 2008, Abdurrahman Yalcinkaya, chief prosecutor of Turkey's Court of Appeals, filed a lawsuit in the constitutional court accusing the AKP of violating constitutional separation of mosque and state and demanding the AKP's closure. The case is not standard politics. Such prosecutions are seldom launched spuriously, and almost always result in conviction. Nor was the AKP response standard: The security services it controlled arresting a number of journalists and opposition critics on charges that appear spurious.

 

That night Turkish security forces arrested 83-year-old İlhan Selçuk, the chief editor of Cumhuriyet, Turkey's main center-left newspaper and a frequent critic of Erdoğan's government. Authorities charged Selçuk, in poor health after several heart surgeries, with plotting a violent coup against the elected government. They provided no evidence, but can hold Selçuk for weeks until a hearing, denying him medical care while he is in solitary confinement, thereby intimidating any other journalist who may speak up.

 

Selçuk's arrest was not the Prime Minister's first, but marked a milestone: Erdoğan now gains the dubious distinction of arresting or suing more journalists than any predecessor. He has perhaps been encouraged in his crusade against the independent press by the silence of the West. Few if any European or U.S. diplomats commented at his seizure of the Sabah daily and ATV television shortly before the parliamentary elections; in both cases, he transferred ownership of the independent outlets to political allies, again without any Western outcry.

 

Erdoğan's retaliatory arrests—a dozen in all—also netted Kemal Alemdaroğlu, the long-time president of Istanbul University, and a major proponent of liberal secularism. Alemdaroğlu was not the first academic targeted by Erdoğan: On October 14, 2005, police in the eastern city of Van arrested Yücel Aşkın, president of the local university, on spurious charges involving antiquities smuggling after he declared his opposition to restructuring the religious curriculum in the universities. Local outcry led to Aşkın's release, but not before the university's general secretary committed suicide after being held in prison for several months without charge.

 

While it is hard to reconcile disbandment of a ruling party with democracy, there is ample evidence that Erdoğan has acted to promote religion in an unconstitutional manner. When Turkey's higher education council—composed of the presidents of Turkish universities—opposed Erdoğan's dictates, the prime minister responded by proposing formation of 15 new universities, the heads of which he would appoint and so stack the council. Then, at Erdoğan's insistence and over the objections of many Turkish liberals, the AKP passed legislation to lower the mandatory retirement age of technocrats and judges, enabling the AKP to replace approximately 4,000 out of 9,000 judges. The AKP instituted a rule to force perspective judges and technocrats to interview first with AKP-appointed panels to ensure that, beyond their scores on civil service examinations, they are ‘right' for the job.

 

Turkey's banking and financial board is now staffed exclusively by AKP appointees whose background lies exclusively in Islamic financial institutions rather than European-style banks.

 

In recent months, the AKP has also banned alcohol in certain municipalities. Girls not veiled according to Islamist precepts have had acid thrown upon them, but have had little recourse with AKP appointees on the bench.

 

To equate Islamism with democracy, and secularism with fascism in Turkey is a false dichotomy. U.S. and European officials have it upside down. Turkey should not be an experiment. While disentangling the military from politics is a noble goal, encouraging it without creation of alternate checks-and-balances is irresponsible.

 

 

 

TAYYIP ERDOGAN GUN GUN , AY AY , SENE SENE EKSI SOZLUK  http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=recep+tayyip+erdogan http://www.eksisozluk.com/show.asp?t=degistim&kw=   http://www.eksisozluk.com/show.asp?t=recep+tayyip+erdogan  126+ SAYFA OLMUS, MUTLAKA OKUMALISINIZ

 

 

 

 

 

 

 

 

---------------------------------------------------------------------------------------------------___________________________________________________________________

 

 

 

29 NISAN 2007 ISTANBUL CAGLAYAN, LAIK CUMHURIYETIMIZI KORUYALIM , SERIATA HAYIR MITINGINDEN FOTOGRAFLAR, HABERLER

http://en.wikipedia.org/wiki/Republic_Protests

 http://www.hurriyet.com.tr/gundem/6428254.asp?gid=180 http://www.cnnturk.com/interactive/galeri.asp?PID=318&haberID=339898 http://www.gazetevatan.com/root.vatan?exec=fotoalbum&kaid=498 http://www.hurriyet.com.tr/gundem/6430760.asp?gid=48 http://www.gazetevatan.com/root.vatan?exec=haberdetay&tarih=30.04.2007&Newsid=117696&Categoryid=1 http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/6430087.asp?yazarid=5 http://www.cnnturk.com/TURKIYE/haber_detay.asp?PID=318&haberID=339898 http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/6430748.asp?yazarid=39 http://www.radikal.com.tr/sayfa.php?sayfa=3&tarih=30/04/2007 http://www.gazetevatan.com/root.vatan?exec=haberdetay&tarih=30.04.2007&Newsid=117740&Categoryid=1

http://www.gazetevatan.com/root.vatan?exec=haberdetay&tarih=30.04.2007&Newsid=117717&Categoryid=1 http://www7.gazetevatan.com/root.vatan?exec=yazardetay&tarih=30.04.2007&Newsid=117676&Categoryid=4&wid=5

http://www7.gazetevatan.com/root.vatan?exec=yazardetay&tarih=30.04.2007&Newsid=117704&Categoryid=4&wid=102

14 NISAN ANKARA TANDOGAN+29 NISAN ISTANBUL CAGLAYAN+4 MAYIS MANISA,CANAKKALE, MARMARIS LAIK CUMHURIYET MITINGLERI

 

 

 

***Ak Parti'ye bizim gibilerin karşı pozisyon alması için çok neden var. Örneğin, 'demokratik reformları' bir yılı aşkın süredir savsaklamalarını, Türk Ceza Kanunu'nun, Türkiye'yi oksijensiz bırakan ve bir 'demokratik rejim'in temelini oluşturan 'ifade özgürlüğü'nü boğan 301. maddesini korumaktaki tavrını, yüzde 10 seçim barajında ısrar ederek, toplumun TBMM'deki adaletli temsilinin önüne dikilmesini, devletteki kadrolaşma tavrını, cemaatçi davranışlarını vs. vs. hiçbir vakit benimsemedik." Cengiz Çandar geçen gün Referans gazetesindeki(2 Mayıs, s.15) köşesinde

 

http://www.washingtonpost.com/wp-dyn/content/article/2007/05/03/AR2007050301316.html Fears of an Islamic Agenda in Turkey

                                

By CHRISTOPHER TORCHIA

The Associated Press

Thursday, May 3, 2007; 4:18 PM

 

ISTANBUL, Turkey -- Turkey's secular circles rocked the government by portraying its leaders as Islamists intent on imposing religion on society. But the ruling party, an advocate of European Union membership, has done more than most of its predecessors to introduce Western reforms to the country.

 

So is there a secret government agenda to impose Islamic law? Or are the secularists stirring up fears about political Islam to win more power? In a debate fueled by suspicion and acrimony, there are no clear-cut answers.

 

Deniz Baykal, leader of the opposition center-left Republican People's Party or CHP, applauds his supporters during an election rally in Istanbul, Turkey, in this Nov. 1, 2002 file photo. The architect of the dramatic reversal of fortune for Turkey's Islamic-rooted prime minister is a longtime opposition figure who has been fighting what he sees as Islam's encroach into Turkish politics for more than a decade. Deniz Baykal, 68, is president of Turkey's oldest political party, the Republican People's Party. Since 2002, when Prime Minister Recep Tayyip Erdogan's Islamic-rooted Justice and Development Party swept into power with two-thirds of the seats in Parliament, Baykal has been relegated to the mostly powerless role of leader of the opposition. (AP Photo/Murad Sezer/File) (Murad Sezer - AP)

 

But this is plain: the dispute has exposed a deepening divide in Turkey, a NATO member and traditional ally of the West.

 

Parliament on Wednesday approved general elections on July 22 as a way to ease the tension after Turkey's highest court sided with the secularists and annulled a parliamentary vote that looked certain to lead to a president rooted in political Islam.

 

But the Islam vs. secularism discourse could define voting patterns and exacerbate the rift.

 

Even so, few expect a scenario in which Turkey turns its back on the West and aligns itself with Islamic governments such as the one in neighboring Iran. Turkey has a strong secular tradition, and Prime Minister Recep Tayyip Erdogan's government _ for all its Islamic credentials _ has bound its reputation to the bid for entry into the EU.

 

Besides, the military is the self-declared guardian of secularism and said last week that it would step in if the ideals of Mustafa Kemal Ataturk, who founded modern Turkey from the vestiges of the Ottoman Empire, come under threat. The armed forces have ousted four governments since 1960.

 

Many Turks, shocked by the military's warning, view the current uncertainty as a sharp turn toward the instability of past decades, even if the economy is on a more solid footing this time. The conflict in Turkey, whose 75 million people are mostly Muslims, also feeds into a broader debate about whether Islam and democracy are compatible.

 

On the face of it, Erdogan has spent much of the past five years in power trying to prove the two can go together. He has repeatedly cast Turkey as a bridge between East and West, a mediator between Islam and Christianity.

 

For the moment, those visions of Turkey's global role are more rhetorical than real. But the government has been working hard, too. It pursued privatization and other reforms backed by the International Monetary Fund, and scrapped the death penalty and made other changes for entry into Europe's club. Membership is still a long way off, however.

 

Erdogan and his close ally and presidential candidate, Foreign Minister Abdullah Gul, wear Western-style business suits and are clean-shaven, in keeping with laws that bar Islamic dress in public offices. During their party's rise to power in 2002, some of its candidates publicly shaved off their Islamic-style beards.

 

Still, Erdogan built his career in political Islam, whose adherents believe their religious values can shape a nation's political path.

 

He was an active member of the National Salvation Party and served as Istanbul mayor in the Welfare Party, but both Islamist groups were shut down as threats to the state. As prime minister, Erdogan has cultivated a moderate image, careful to avoid confrontation with the establishment.

 

That changed with the presidential nomination of Gul, a move that alarmed secularists who thought an Islamic-rooted government in control of Parliament, the prime minister's office and finally the presidency would no longer face checks on its authority. The current president, Ahmet Necdet Sezer, has blocked many government bills and appointments with his veto.

 

Deniz Baykal, leader of the opposition center-left Republican People's Party or CHP, applauds his supporters during an election rally in Istanbul, Turkey, in this Nov. 1, 2002 file photo. The architect of the dramatic reversal of fortune for Turkey's Islamic-rooted prime minister is a longtime opposition figure who has been fighting what he sees as Islam's encroach into Turkish politics for more than a decade. Deniz Baykal, 68, is president of Turkey's oldest political party, the Republican People's Party. Since 2002, when Prime Minister Recep Tayyip Erdogan's Islamic-rooted Justice and Development Party swept into power with two-thirds of the seats in Parliament, Baykal has been relegated to the mostly powerless role of leader of the opposition. (AP Photo/Murad Sezer/File) (Murad Sezer - AP)

 

After years of keeping its agenda under wraps, the secularists speculated, the government would have a green light to introduce an Islamic agenda.

 

The opposition boycotted the first round of presidential voting and appealed for its annulment to the nation's highest court, arguing that a quorum was not present. The court, a strongly secular body, agreed. The ruling party plans to hold another presidential vote on Sunday, but it will probably face another boycott and a halt to the process.

 

Erdogan's foes cite a lot of perceived transgressions to support their argument that he and his party are bent on turning Turkey into a more Islamic place, however long it takes:

 

_ The ruling party has tried to ban adultery and forbidden the sale of alcohol in cafes run by its municipalities. It has encouraged religious schools and has spoken of ending the prohibition on Islamic head scarves in public offices and schools. Gul's wife, Hayrunisa, wears a head covering, a garment that secularists say would sully the presidential palace.

 

_ Erdogan was jailed for four months in 1999 on a charge of inciting religious hatred after reciting an Islamic poem with the line: "Mosques are our barracks, domes our helmets, minarets our bayonets, believers our soldiers."

 

_ Long before he was prime minister, Erdogan said: "Democracy is not an aim but a means to an end."

 

But the opposition, which is divided and has struggled to offer a forward-looking vision to its constituents, has seemed strident at times.

 

One leader described Gul's candidacy as an attempt by the ruling party to elect a "sultan," a reference to the authoritarian leaders of the Ottoman period who based their legitimacy partly on their role as the guardians of Islam.

 

For their part, government leaders label the secularists as the ones with a poor understanding of democracy, implying that they run to the coattails of the military and sympathetic judges whenever they feel their share of power is dwindling.

 

Gul, the presidential candidate, says he is a victim.

 

"A columnist wrote about me having allegedly attended a panel discussion where I insulted the secular system. I never attended such a panel! It's a lie," he told Turkish journalists this week. "They claim I tore Ataturk's photographs. These slanders are perpetrated by certain people. We know very well who they are." Christopher Torchia is the Associated Press chief of bureau in Istanbul.

 

 http://www.washingtonpost.com/ac2/wp-dyn/NewsSearch?sb=-1&st=TURKEY&

 

 

http://www.hurriyet.com.tr/dunya/6433957.asp?top=1   ABD Gül'ün adaylığı için ne düşünüyor   Kasım CİNDEMİR / WASHINGTON 

 

ABD'li ünlü Ortadoğu uzmanı ve eski Pentagon görevlisi Michael Rubin, Abdullah Gül'ün 11. Türk Cumhurbaşkanı olması halinde, Iraklı Kürtlerin bağımsızlık ilan edebileceğini savundu. Rubin, ABD Dışişleri Bakanlığı'nın, Türkiye'yi “ılımlı İslam'ı deneme tahtası” olarak gördüğünü söyledi.

 

Hürriyet'e konuşan Michael Rubin, Abdullah Gül'ün Çankaya'ya çıkmasıyla Türkiye'de bir “AKP güç tekelinin” ortaya çıkacağını ve bunun kalıcı etkilerinin olacağını belirtti.

 

Rubin, öncelikle, Cumhurbaşkanı olması durumunda, Gül istemese bile, Iraklı Kürtlerin bağımsızlık ilan etmesinin önünün açılacağını belirtti. Michael Rubin, Kasım 2002 seçimlerinden sonra, çok sayıda Iraklı Kürt'ün, Güneydoğu Anadolu'dan TBMM üyesi olan bazı AKP milletvekillerine para aktarıldığını “böbürlenerek” anlattıklarını kaydetti.

 

"KEMALİZM ÇÜRÜR"

 

Beyaz Saray'a yakın düşünce kuruluşu AEI'ın (American Enterprise Institute) Ortadoğu uzmanı olan Michael Rubin, Iraklı Kürt lider Mesud Barzani'nin, yaptığı açıklamalarla Türkleri çok öfkelendirmesine rağmen, Türkler ile iş yapan “ılımlı” Iraklı Kürtlerin bile Türkiye'de AKP'nin kazanmasını istediklerini söyledi.

 

Rubin, Kürt örgütleri KDP ve KYB'nin üst düzeyli yetkililerinin, özel sohbetlerde, AKP'nin kazanmasını istediklerini, çünkü bu partinin Kemalist düzene son vereceğine inandıklarını söylediklerine dikkat çekti. Rubin, AKP'nin “dini” gündemine karşı Çankaya'nın “denetim dengesinin olmadığı bir durumda,” Kemalizm'in çürüyeceğini ifade etti.  

 

Michael Rubin, Iraklı Kürtlerin, AKP'nin “TSK'yı kısıtlayacağına ve etkinliğini törpüleyeceğine inandıklarını da” ifade etti. Rubin, Barzani'nin sadece PKK'yı desteklemekle kalmayıp, daha sonra Türkiye'nin içişlerine karışmayı meşru kılmak amacıyla kullanabileceği “Güney Kürdistan” adıyla bağımsızlık ilan etmek gibi bir girişiminde bulunabileceğini söyledi. Rubin,  Barzani'nin, geçen hafta, Abdullah Öcalan'ın kardeşine Erbil'de ev sahipliği yaptığını belirtti.

 

AB İRONİSİ

 

Rubin, Abdullah Gül'ün Çankaya'ya çıkmasının ikinci etkisinin, AB ile ilişkilerde görüleceğini kaydetti. AKP'nin müzakere sürecini başlatmış olmasına rağmen, AB içinde çoğunun, Türklere karşı ırkçı, Müslümanlara karşı taraflı baktığını belirten Rubin, Tayyip Erdoğan'ın “zina ve başörtüsü” ile ilgili bazı açıklamalarının Avrupalıların kuşkularını derinleştirdiğini ifade etti. Rubin, “Çankaya'da Gül'ün ve iktidarda AKP'nin” yer aldığı bir Türkiye ile AB'nin “27 adet Yunanistan ve Avusturya” haline geleceğini savundu.  

 

Michael Rubin, AB'nin baskıları sonucu ve “alternatif güç dengesi” yaratılmadan TSK'nın rolüyle ilgili reformlar yapılması sonucu, Türkiye'de şimdi yaşanmakta olan krize gelinmesinin “tam bir ironi” olduğunu belirtti.

 

ERDOĞAN YOLSUZ

 

Rubin, Gül'ün Cumhurbaşkanlığı'nın derin diplomatik etkilerinin de olacağına işaret etti. Michael Rubin, ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Dan Fried ile Ankara Büyükelçisi Ross Wilson'un, Türkiye'yi “ılımlı siyasi İslam'ı deneme ve tecrübe tahtası” olarak gördüklerinin altını özellikle çizdi. 

 

Michael Rubin, “Onlar, ılımlı İslam'ın, Türkiye'de ve Ortadoğu'da geleceğin dalgası olduğuna inanıyorlar” dedi. ABD'li Bakan Yardımcısı Dan Fried'in, AKP'yi, dini siyasete karıştırmayan Hıristiyan Demokrat Avrupalı partilere benzettiğini belirten Rubin, “Abdullah Gül Cumhurbaşkanı olursa, deneme de başlamış olacak” dedi.

 

Michael Rubin, Beyaz Saray'da “birçok” kişinin, Tayyip Erdoğan'ı “yolsuzluğa bulaşmış” olarak gördüğünü ve “daha az yolsuzluğa karışmış biri olduğu düşünülmesine rağmen” Abdullah Gül'ü de desteklemediğini ifade etti.

 

TÜRKİYE'Yİ DÖNÜŞTÜRME OYUNU

 

Rubin, aynen şöyle devam etti: 

 

“Ama, Dışişleri Bakanlığı farklı. ABD'li profesyonel diplomatlara göre, eğer, Türkiye İslamcıların yönetiminde başarı sağlarsa, Washington da, Mısır'da Müslüman Kardeşler ve Filistin'de de Hamas ile angaje olmalı. Bu yaklaşım, Türkiye'ye yukarıdan bakmaktır. Türk kamuoyu, diplomatların bu tür oyunlar ve kumar oynamasına izin vermemelidir. Türkiye'ye, anayasal cumhuriyet ve demokrasi olarak saygı gösterilmelidir. Türkiye'yi -bir başka şey- haline dönüştürmek isteyenlere destek vermek Amerikalı veya Avrupalı diplomatların işi değildir

 

Michael Rubin, son dört yıldır, AKP iktidarına karşı sert yazıları ve eleştirileriyle biliniyor.

 

Türk Kara Kuvvetleri Komutanı olduğu dönemde, Orgeneral Yaşar Büyükanıt, Washington'da kapılarını kendisine açmak isteyen çok sayıda düşünce kuruluşunun bulunmasına rağmen, 14 Aralık 2005'te, AEI'daki kısıtlı katılımlı bir yemekte konuşmayı tercih etmişti.

 

 

MICHAEL RUBIN’IN TURKIYE AKP HAKKINDAKI YAZLILARI

TURKCE http://www.meforum.org/article/1671 TURKIYE’NIN ISLAMCI BIR CUMHURBASKANI MI OLACAK?

http://www.nationalreview.com/rubin/rubin200408060839.asp http://www.nationalreview.com/rubin/rubin200510190816.asp http://www.meforum.org/article/684

http://www.meforum.org/article/1036

http://www.meforum.org/docs/cat/41 TURKIYE YAZILARI

http://www.meforum.org/article/1637

http://www.meforum.org/docs/cat/27 RADIKAL ISLAMLA ILGILI, TURKIYE DAHIL

  

http://www.meforum.org/article/976  …RTE NIN HAZIRAN 2006 DA, GUL UN DE TEMMUZ 2006 DA BEYAZ SARAYLA GORUSMEK ISTEMELERININ GERCEK NEDENLERI BELLI CIZGILERDE ONCEDEN SAPTANMIS STRATEJILERIN KONUSULMASI VS ASLA DEGIL, SADECE SECIM KAMPANYASI AMACLIDIR TURKLERE KARSI DIYOR MICHAEL RUBIN  …. Foggy Bottom's enthusiasm for dialogue absent strategic context has a corrosive effect on U.S. relations with its allies. Take Turkey: On June 6, Turkish prime minister Recep Tayyip Erdogan announced his desire to visit the White House. On July 5, Turkish foreign minister Abdullah Gül repeated the request in a meeting with Rice. The State Department endorsed the meeting, explaining that it's convention to grant the prime minister of any NATO ally - even one that hosts Hamas - a White House audience.

 

But Erdogan wants an Oval Office meeting less to engage in sincere dialogue and more to imply White House endorsement. His request came amid growing domestic difficulties. While Erdogan's Justice and Development party came to power in 2002 on an anti-corruption platform, his finance minister now faces a corruption probe, Erdogan's own assets are murky, and last month Turkish officials announced a probe into money transfers from top adviser Cuneyd Zapsu to an al Qaeda financier. Turkey's currency has lost 20 percent of its value in recent weeks. Turkish talk shows speculate daily about early elections.

 

Two recent Turkish polls place support for the Justice and Development party at just under 30 percent. Any visit by Erdogan during an election campaign will only antagonize the remaining 70 percent of Turks who will complain of interference. Talk is fine. But only when guided by strategy…………

 

“TURKIYENIN HAYALET SECIMI”  CUNKU ORTADA ADAY YOK!!!! http://www.guardian.co.uk/international/story/0,,2039543,00.html ; http://www.guardian.co.uk/international/story/0,,2064643,00.html http://www.guardian.co.uk/international/story/0,,2064738,00.html http://www.guardian.co.uk/eu/story/0,,2068216,00.html http://www.guardian.co.uk/international/story/0,,2068335,00.html http://www.guardian.co.uk/turkey/story/0,,2068942,00.html  http://www.guardian.co.uk/commentisfree/story/0,,2068459,00.html http://www.guardian.co.uk/international/story/0,,2069488,00.html  HA HA HA http://www.guardian.co.uk/international/story/0,,2069192,00.html http://towncommons.blogspot.com/2007/04/300000-turks-march-against-islamism.html 

http://americanfuture.net/

 

TURKIYE SERIATA GIDEN YOL MU? http://www.danielpipes.org/article/2592

 

 

YILAN YAGI MISALI DIN TUCCARLARI – KOKTENDINCI RADIKAL DINCI OY AVCILARI ! BASBAKAN RTE NIN  BU AKP'NIN ADIM ADIM  RADIKAL-KOKTENDINCI ISLAMCI POLITIKASINA PEK UYGUN KITAPTA, KADIM DOSTU BASBAKANLIK SOZCUSU AKIF BEKI KALEMIYLE “ERDOGAN’IN KALEMI” ISIMLI KITAPTA, RTE NIN “PEYGAMBERLIGI” MI ILAN EDILIYOR, YENI PEYGAMBER, YENI KURTARICI RTE OYLE MI??? GULDURMEYIN DUNYAYI VE TURKLERI? BENCE UTANMASALAR RTE YI MUSA PEYGAMBER YERINE ALLAHLA DA KARSILASTIRABILIRLERDI BUNLAR! NE PEYGAMBERI , RTE ALLAHDIR BUNLARA GORE…YILAN YAGI MISALI DIN TUCCARLARI! “BEKİ, ERDOĞAN İLE MUSA PEYGAMBER'İN HAYATLARINI KARŞILAŞTIRDI” http://www.milliyet.com.tr/2007/03/18/siyaset/axsiy01.html BUNLAR HEPSI BIRDEN EKSIKLER, TESHIS KONMAMIS, TEDAVI OLMAMIS ASIRI RADIKAL, ASIRI FANATIK, ASIRI TARIKATCI HASTA  BENCE …….. Başbakanlık Sözcüsü Akif Beki, 2003'te yayımladığı "Erdoğan'ın Harfleri" kitabında Musa Peygamber ile Başbakan Tayyip Erdoğan'ın yaşamındaki inanılmaz paralelliklere dikkat çekiyor ……..

 

http://www.milliyet.com.tr/2007/03/23/yazar/asik.html ……..Safran 1

Başbakan'ın büyük oğlu Burak Erdoğan gemi satın aldı, armatör oldu. Geminin adı Safran 1... Fiyatı 2.5 milyon dolar...

 

Başbakan kazancın garanti olduğunu bizzat şu cümleyle anlattı:

"Bundan sonra gemi kazancıyla taksitlerini ödeyecek noktadadır."

Burak Erdoğan gemiyi alan MB adlı şirkete yüzde 50 oranında ortak. Diğer ortağın adı Mert Çetinkaya... Şirketin bir gemi daha alacağı söyleniyor.

Beş yıl önce işadamı Remzi Gür'ün verdiği bursla okuyan çocuklar ne kadar hızlı büyüdü?

Remzi Gür'ün adı bir biçimde yine gündemde üstelik...

Gemiyi çok elverişli şartlarla satan Hasan Doğan, çocukların burs babası Remzi Gür'ün kayınbiraderi.

Hasan Doğan aynı zamanda Başbakan'ın kuyumcusu Cihan Kamer ile ortak şirket sahibi...

Cihan Kamer ile Hasan Doğan, Dubai Şeyhi El Maktum ile ortaklaşa İETT Garajı ihalesine girdiler. Alacağını daha önce almış olan Zorlu'nun fazla asılmaması sonucu ihaleyi kazandılar... Önceki gün 705 milyon dolara 46 dönümlük arazinin sahibi oldular... Hasan Doğan gemiyi ucuz - pahalı sattı daha büyük işlere yelken açtı...

Başbakan bu kadar olağan bir şeyin basında haber yapılmasına öfkelendi. Vatan gazetesini hedef alarak dedi ki:

"Bu medyanın karın sancılarının ne olduğunu biliyorum. Sancılarınızın ne olduğu belli. Neyi nereden nasıl alıp verdiğiniz, onlar da belli. Onları da şu anda Maliye'si de her şeyi de takip ediyor..."

Maliye, Başbakan'ın oğlunun nasıl gemi sahibi olduğunu araştıracak değil ya.. Tabii ki bu tür olayların peşinden giden biz gazetecileri izleyecek... Fırsat bulursa defterimizi dürecek... Ki böyle tehlikeli sularda dolaşmayalım.. http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/6182786.asp?yazarid=2&gid=61  .

 

http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=recep+tayyip+erdogan 80+sayfa RECEP TAYYIPE RDOGAN, BELEDIYE BASKANI , BASBAKAN

 

 

Emin COLASAN, HURRIYET 18 EKIM 1998 HURRIYET, EMIN COLASAN http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=-43443&yazarid=5

 Tayyip'in oğlu

 

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Tayyip'in oğlu, geçtiğimiz mayıs ayında bir trafik kazası yaptı ve ses sanatçısı Sevim Tanürek'e çarpıp ölümüne neden oldu.

 

 

Allah kimsenin başına vermesin. İki aile için de üzücü bir olaydır.

 

 

Kazadan sonra düzenlenen raporda Burak Erdoğan dalgın araç kullanmaktan, Sevim Tanürek ise duran araçların arasından yola çıkmaktan hatalı bulundular.

 

 

Ölümlü bir trafik kazasından sonra, sürücü genelde tutuklanır.

 

 

Tayyip'in oğlu tutuklanmadı.

 

 

Savcı ifadesini aldı, salıverildi. Tanürek koma halinde hastaneye kaldırılmıştı. Birkaç gün sonra vefat etti, sanık yine tutuklanmadı!

 

 

İlk duruşma İstanbul'da önceki gün yapıldı.

 

 

Tayyip'in oğlu duruşmaya gelmedi.

 

 

Avukatı mahkemede açıkladı:

 

 

‘‘Kendisi İngiltere'de, yabancı dil eğitimi görüyor. Bundan sonraki duruşmaya gelecek’’.

 

 

Duruşmadan tutuklama kararı da çıkmadı.

 

 

***

 

 

Bizim bildiğimiz Tayyip, son derece ‘‘Müslüman’’ adamdır!.. ‘‘Allah’’ der, başka bir şey demez! Bu yüzden siyasette yükselmiş, partisinin genel başkanlığına oynar duruma gelmiştir.

 

 

Sonra başına iş gelince, hayalleri yıkılmıştır. Şimdi gelelim konunun esasına:

 

 

Böylesine ‘‘Müslüman’’ bir insanın oğlu trafik kazası yapacak ve bir ölüme neden olacak.

 

 

Diyelim ki yasalar uygun ve tutuklanmayacak!

 

 

İyi de kardeşim, insan oğlunu hiç değilse ilk duruşmaya getirmez mi?

 

 

Ortada bir ölüm var.

 

 

Hatalı olan sürücüdür, veya yayadır. Bunun hesabı yargı önünde verilmez mi?

 

 

Allah korusun, o kazada Tayyip'in oğlu ölüme neden olan değil de, ölen olsaydı ve karşı taraf duruşmaya gelmeye tenezzül etmeseydi, Allah sözünü dilinden ve siyasetinden düşürmeyen Tayyip, acaba ne hissederdi?

 

 

Bu yaptığı Müslümanlık'la, insanlıkla, vicdanla bağdaşır mı?

 

 

* * *

 

 

Bazı olaylar Türkiye'de sıradan Müslümanlar'la, din ticareti yapanlar arasındaki farklılığın hangi boyutlara vardığını ne güzel gösteriyor!

 

 

Sıradan Müslüman böyle bir kaza yapsaydı, şimdi içeride yatıyor, mahkeme önünde hesap veriyor olacaktı.

 

 

Sıradan Müslüman, kaza yapıp insan öldüren çocuğunu İngiltere'ye gönderemezdi... Gücü ve parası yetmezdi.

 

 

Ama Tayyip'in çocuğu olunca, iş değişiyor! Duruşmaya da getirilmiyor.

 

 

Oğlan İngiltere'ye gönderilmiş! Dil eğitimi görüyormuş!

 

 

***

 

 

Din tüccarlarının çocukları yurtdışı okullarda, kolejlerde okurlar. Altlarında 40 milyarlık arabalarla dolaşırlar, babaları gibi Versace giysiler giyerler.

 

 

Fakir fukara Müslümanlar'ın çocukları ise imam hatip okullarına sevk edilir. Onların gencecik kızları türban takmaya zorlanıp sokaklara salınır. Sırtlarından siyaset oyunu tezgâhlanır.

 

 

Ayın sonunu getiremeyen milyonlarca Müslüman aile inim inim inlerken, din tüccarlarının çocukları her çeşit dokunulmazlık zırhı ile kuşatılmıştır.

 

 

Başlarına bir iş geldiğinde, etkili ve yetkili babaları ve yakınları hemen devreye girerler. Yasalar, onlar için geçerli değildir.

 

 

Sömürü çarkı böyle çalışır.

 

 

Türkiye'de birkaç bin varlıklı, etkili ve yetkili din tüccarı, milyonlarca fakir fukara Müslüman'ı bu yöntemlerle söğüşler.

 

 

Onları, kendi kişisel ve siyasal çıkarları için güzelce kullanır...

 

 

Çünkü din tüccarları eğitimlidir, zengindir, uyanıktır. Ağızları laf yapar!

 

 

‘‘Yüce Allah... Peygamberimiz efendimiz... Türbanımıza dokunmayın... İnsan hakları... Camiler kışlamız, minareler süngümüz, müminler askerimiz’’...

 

 

Amaçları, kandırabildikleri müminleri kendi emir erleri olarak kullanmaktır.

 

 

İkinci kesim, yani fakir fukara Müslümanlar ise hem eğitimsiz, hem de parasızdır. Uyanık kesim bu durumdan yararlanır ve onları din iman nutuklarıyla sömürür.

 

 

Birinci kesim son derece paralıdır. Holdingleri vardır. İyi ticaret yaparlar. Firmalarına genelde dini isimler koyarlar.

 

 

Sünnetlerini, nişan ve düğünlerini beş yıldızlı otellerde yaparlar.

 

 

Onlar tarafından sömürülen fakir fukara Müslümanlar ise ekmeklerini, daha ucuz olsun diye halk ekmek fabrikasından alırlar. Daha gün doğarken ekmek kuyruğuna girerler.

 

 

Vicdan sahibi şeriatçılardan Mehmet Şevket Eygi, fukara Müslümanlar'ı iliğine kadar sömüren bu uyanıklardan ‘‘Din baronları’’ diye söz eder.

 

 

Kimi tarikat şeyhidir, kimi gazeteci, kimi belediye başkanı, kimi milletvekili!..

 

 

***

 

 

Tayyip'in oğlu trafik kazası yapmış, bir insan öldürmüş. Tutuklanmamış, üstelik İngiltere'ye gönderilmiş. Duruşmaya bile gelme zahmetine katlanmamış.

 

 

Bu haberi dün gazetelerde okuyunca, hiç şaşırmadım.

 

 

Trafik kazasından içeride yatan ‘‘sahipsiz Müslümanlar’’ düşünsün!

 

 

Din baronları tarafından sömürülen ‘‘fakir fukara Müslümanlar’’ düşünsün!

 

 

Hesabını bu dünyada vermekten korkan din ve iman işportacıları düşünsün!

 

 

Ama bilsinler ki, bu dünyada verilmeyen hesaplar bir gün Allah'ın huzurunda verilecektir. 18 EKIM 1998 HURRIYET, EMIN COLASAN http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=-43443&yazarid=5

 

 

[mailto:mbtoker@yahoo.com]

Tarih: 03 Mart 2007 Cumartesi 00:01

Kime: B TOKER

Konu: Eski bir hikaye ama.......

 

 

Eski hikaye ama unutmamakta, hatirlamakta, "hatırlatmakta" fayda var.........

 

YORUMSUZ... Ünlü zatin oğlu kırmızı ışıkta durmadan geçiyor, peşine takılan ekipten kurtulmak icin hizlanirken ilerde ünlü bir   sanatçıya çarpıyor... Ağır yarali olarak hastaneye kaldirilan sanatci 6 gun  sonra       ölüyor. Karakola götürülen delikanliya polislerin ehliyet sormamasi sanatcinin eşinin dikkatini çekiyor. Polislere hatirlattığında:"Siz ukalalik etmeyin biz ne yapacagimizi biliriz" gibi

bir cevap aliyor. Kazadan sonra belediye arazözleri kazanin olduugu mahalle  gelip

caddeyi baştan aşağı yıkıyor ve 35 metrelik fren izini  tamamen  siliyorlar. Delikanliya kazadan sonra, üç ay önce , verilmis gibi  ehliyet duzenleniyor. Sanatcinin kocasi hakime cocugun  ehliyeti

olmadigini, duzmece ehliyet verildigini soylediginde adam: Ne siz koskoca belediye başkanını sahtecilikle mi suçluyorsunuz, diye azar işitiyor... Olayi goren taniklarin hepsi tehdit edilip korkutuluyor.      Sanatcinin kocasi aile meclisini topluyor. Bakiyorlar ki  polis, adalet, belediye hep birlikte olmus uzerlerine geliyor.      Mecburen olayin pesini birakiyorlar. Sonucta mahkeme   trafik canavarı ,genci 3 ay hapse mahkum ediyor. da 1998'in fiyatiyla    540 bin lira cezaya cevriliyor. Sen sag, ben selamet;  guzide sanatci     " Sevim Tanürek " gitti gider...

Bu olayi Sevim Tanürek'in esi, Emin Çölaşan'a yukaridaki   satirlarla anlatmis ............ .....

Sozu gecen katil delikanli Istanbul'un o zamanki belediye  baskani  Recep  Tayyip Erdogan'in oglu...

 

 

Ve son olarak: Basbakan Recep Tayyip Erdogan'in, ses sanatcisi Sevim Tanurek'e otomobiliyle carparak olumune neden olan oglu Ahmet Burak Erdogan icin "tamamen kusursuz" raporu vererek

beraatini saglayan Adli Tip Trafik Ihtisas Dairesi Baskani     Eyup Cakmak, Turkiye Denizcilik Isletmeleri' ne (TDI) Genel Mudur Yardimcisi olarak atandi.( 21.10.2004 )

not: Insanlar birbirlerine 'bu maili tum tanidiklariniza gonderin baslikli mailler atar ve ben buna cok kizarim.Ama bu  maili herkes gormeli bence...!      Siz de bu iletiyi tüm tanıdıklarınıza atın.....

http://tr.wikipedia.org/wiki/Burak_Erdo%C4%9Fan  http://www.milliyet.com.tr/1998/05/18/haber/hab07.html http://www.milliyet.com.tr/2001/06/19/yazar/asik.html http://webarsiv.hurriyet.com.tr/1998/05/18/44345.asp http://www.radikal.com.tr/1998/10/17/turkiye/ogu.html http://www7.gazetevatan.com/root.vatan?exec=yazardetay&tarih=&Newsid=38625&Categoryid=4&wid=108 http://webarsiv.hurriyet.com.tr/2002/06/07/136333.asp 

 

 

CAGDAS GUNCEL GERCEK DUNYA GORUSU SIG=KIT=DAR=HEMEN HEMEN SIFIR OLAN, KENDI YASADIGI YER DAHIL, ICERDE DISARDA,  AMA OZELLIKLE DE DUNYADA NELER OLUYOR, SON 10 YILDA DUNYADA NELER VE NASIL KOKDEN DEGISTI VE BU BIZLERI- DUNYAYI NASIL ETKILEDI, 10 SENE ONCE YAPILSA OK OLAN AMA BUGUN ICIN TUM DUNYANIN AYAGA KALKACAGI VE ASLA HOS GORMEYECEKLERI SEYLER NEDIRDEN ASLA HABERLERI ASLA VE ASLA OLMAYAN BU LISAN BILMEZ, DEVLET KESESINDEN BIZLER ODEYENE KADAR YURTDISI GORMEMIS, GELISMIS DUNYA NEDIRI ASLA OGRENEMEMIS, DUNYADA NELER OLUYORDAN HABERSIZ, KITAP GAZETE OKUMAZ, YABANCI BASIN IZLEMEZ - IZLEYEMEZ BEYIN, ZEKA YAPISINDAKI KISIR VE SIG VE HASBELKADER LIDERLERDEN ANCAK VE ANCAK ISTE SADDAM GIBI GERCEK DIKTATORLER DOGAR VE ISTE IRAK HALKINA 30 SENEDIR YASATILANLARI VE SADDAM'IN DA SONUNU HEP BIRLIKTE GORDUK. RECEP TAYYIP ERDOGAN SIZCE NEREYE KOSUYOR??? KENDI SOZLERINI VE DUNYA GORUSLERINI OKUYUN www.ruki.org/degistim.htm  , TAKIP EDIN HATTA SESLI DINLEYIN KENDI SESINDEN http://www.youtube.com/watch?v=Ey2XX9kZj4w http://www.youtube.com/watch?v=jKaO_dyKIpA

http://www.youtube.com/watch?v=KQIZ7aLqzGc http://www.youtube.com/watch?v=aVuqjcwBhII  http://www.youtube.com/results?search_query=irtica  http://www.youtube.com/watch?v=urPB2RJ25Q8&mode=related&search= http://www.youtube.com/profile?user=akpyehayir  http://www.youtube.com/watch?v=Q1Qt1HOEg-g&mode=related&search=  http://www.youtube.com/watch?v=t0d_mGa0W68  http://www.youtube.com/profile?user=akpyehayir  http://www.youtube.com/results?search_query=tayyip&search=Search http://www.youtube.com/results?search_query=irtica  http://www.youtube.com/results?search_query=recep+tayyip&search=Search http://www.youtube.com/results?search_query=recep+tayyip+erdogan&search=Search  http://www.youtube.com/results?search_query=RECEP+TAYYIP+ERDOGAN&search=Search http://www.youtube.com/watch?v=xeKkFdkW7LI  http://www.youtube.com/watch?v=jKaO_dyKIpA http://www.youtube.com/watch?v=Ey2XX9kZj4w http://www.youtube.com/results?search_query=TAYYIP+ERDOGAN&search=Search   VE SIZ KARAR VERIN.... 

 

 

AYNEN IRAN’IN HUMEYNISI GIBI, AKP NIN HUMEYNISI DE FETHULLAH GULEN MIDIR – YANI “VAKTI ZAMANI GELINCE” IKTIDAR ONA MI DEVREDILECEKTIR??? (SU ANDA IRAN’DAKI AHMEDI NECAD DA SADECE KUKLADIR- ASIL IKTIDAR MOLLALARDADIR HACI HOCADADIR RESMEN) FETHULLAH GULEN “…Fethullah Hoca orada yandaşlarına şunu diyor:"Adliyede, mülkiyede ve hayati müesseselerde coğalın ve ilerleyin.. Bütün anayasal müesseselerdeki güç ve kuvveti cephenize çekeceğiniz güne kadar bekleyin. Erken vuruş diyebileceğim çıkışlar yanlıştır. Dünya başınızı ezer sonra.."  http://www.youtube.com/watch?v=yxdzxXYClCM http://www.youtube.com/watch?v=5FWBeSq3qKU minik nurcular  http://www.youtube.com/results?search_query=FETHULLAH+GULEN&search=Search http://www.youtube.com/results?search_query=fethullah+gulen+akp   931 video----peki nerede Turkiye’de ele gecen meshur videosu???

 

AKP YI, RTE YI, HEPSINI COK DAHA IYI ANLAMAK ICIN, FETHULLAH GULEN’I TALIMATLARI- GERCEKLERI, SERIAT OZLEMLERINI VE EVRENSEL  SERIAT CABALARINI ZEHIRLERINI , KADINA , HATTA DOGUMA , DEPREME IGRENC BAKISINI DEHSETLE DINLEYIN OGRENIN GOZLERINIZLE GORUN, KULAKLARINIZLA DINLEYIN http://www.youtube.com/watch?v=oNi3Z3qZ7Z4 BIRINCI BOLUM ; IKINCI BOLUM http://www.youtube.com/watch?v=4tbnGnzdmgU&feature=related  ; UCUNCU BOLUM http://www.youtube.com/watch?v=SRAyGkE1q50&feature=related  http://www.youtube.com/watch?v=4tbnGnzdmgU&feature=related  http://video.aol.com/video-detail/fethullah-gulen-1/2084870937  http://www.youtube.com/watch?v=Ie5YJ1v8s_Q&feature=related http://www.youtube.com/watch?v=F9dvw6J_FMc&feature=related http://www.youtube.com/results?search_query=FETHULLAH+GULEN&search_type= NEDEN CAGIN EN IYI TEKNOLOJIK GELISIMI INTERNETI, YOUTUBE DAHIL ZIRT PIRT CAGDISI SEKILDE MAHKEMELERCE YASAKLIYORLAR SIMDI ANLADINIZ MI?

 

FETHULLAH GULEN'IN BUYUK IHTIRASI, TURKIYE'DEKI ISLAMCILIK TEHLIKESI, FETHULLAH GULEN TURKIYE'NIN HUMEYNISI MI? turkcesi http://www.meforum.org/2071/fethullah-gulenin-buyuk-ihtirasi

 

Naksibendi-NURCU FETHULLAH GULEN TARIKATI http://www.fethullahgulen.info/  www.nurforum.org/forum/   http://www.kurdmedia.com/articles.asp?id=10148 

CONTROVERSIAL FETHULLAH GULEN http://en.wikipedia.org/wiki/Fethullah_G%C3%BClen  http://en.wikipedia.org/wiki/User:Rgulerdem_%5C_Muhammed_Fethullah_G%C3%BClen http://tr.wikipedia.org/wiki/Fethullah_G%C3%BClen

http://www.belgenet.com/dava/gulendava_06.html    http://www.milliyet.com.tr/content/fethullah/html/fet08.html    http://www.milliyet.com.tr/content/fethullah/html/fet12.html http://dosyalar.hurriyet.com.tr/hur/turk/99/06/20/gundem/00gun.htm  http://www.belgenet.com/dava/gulendava.html http://tr.wikipedia.org/wiki/Fethullah_G%C3%BClen http://www.sabah.com.tr/ozel/said542/dosya_542.html www.fethullahgulen.org http://tr.fgulen.com/  http://en.wikipedia.org/wiki/Fethullah_G%C3%BClen NURCU FETHULLAH GULEN http://fgulen.com/index.htm http://www.fgulen.org/  tr.fgulen.com/   http://en.fgulen.com/  http://www.fethullahgulen.info/   www.fethullahgulen.org http://fgulen.com/index.htm  http://www.fethullahgulenconference.org/ http://www.hakanonline.com/mfgulen/sayfalar/giris.htm

 

FETHULLAH GULEN'IN BUYUK IHTIRASI, TURKIYE'DEKI ISLAMCILIK TEHLIKESI, FETHULLAH GULEN TURKIYE'NIN HUMEYNISI MI? turkcesi http://www.meforum.org/2071/fethullah-gulenin-buyuk-ihtirasi

 

 

******* AKP YI, RTE YI, HEPSINI COK DAHA IYI ANLAMAK ICIN, FETHULLAH GULEN’I TALIMATLARI- GERCEKLERI, SERIAT OZLEMLERINI VE EVRENSEL  SERIAT CABALARINI ZEHIRLERINI , KADINA , HATTA DOGUMA , DEPREME IGRENC BAKISINI DEHSETLE DINLEYIN OGRENIN GOZLERINIZLE GORUN, KULAKLARINIZLA DINLEYIN http://www.youtube.com/watch?v=oNi3Z3qZ7Z4 BIRINCI BOLUM ; IKINCI BOLUM http://www.youtube.com/watch?v=4tbnGnzdmgU&feature=related  ; UCUNCU BOLUM http://www.youtube.com/watch?v=SRAyGkE1q50&feature=related  http://www.youtube.com/watch?v=4tbnGnzdmgU&feature=related  http://video.aol.com/video-detail/fethullah-gulen-1/2084870937  http://www.youtube.com/watch?v=Ie5YJ1v8s_Q&feature=related http://www.youtube.com/watch?v=F9dvw6J_FMc&feature=related http://www.youtube.com/results?search_query=FETHULLAH+GULEN&search_type= NEDEN CAGIN EN IYI TEKNOLOJIK GELISIMI INTERNETI, YOUTUBE DAHIL ZIRT PIRT CAGDISI SEKILDE MAHKEMELERCE YASAKLIYORLAR SIMDI ANLADINIZ MI?

 

http://www.belgenet.com/dava/gulendava_06.html     VII-FETHULLAH GÜLEN’İN KONUŞMALARINI İÇEREN VİDEO KASETLERİ:

 

1- Üzerine dokuz rakamını yazarak işaretlediğimiz ATV isimli televizyonda yayınlanan video kasetinin çözümü:

 

İslami gelecek adına 2 hedef Adliye ve Mülkiye:

 

Arkadaşlarımızın mevcudiyeti İslami geleceğimiz adına bu işin garantisidir. Bu açıdan Adliye Mülkiye veya başka hayati bir müessesede bizim arkadaşlarımızın mevcudiyeti öyle ferdi mevcudiyetler şeklinde ele alınıp öyle değerlendirilmemelidir. Yani bunlar gelecek adına bizim o ülkelerde garantimizdir. Bizim varlığımızın bunlar nabzıdır. 

 

Zayiata meydan vermeyin. 

 

Daha bunun neye ihtiyacı var, nasıl takviye edilmeli, bu demeli, sürekli o araştırılmalı, daha bir takviye edilmeli, fakat mevcuttan da bir ölçüde taviz verilmemeli derken yani fevkalade korumaya alınmalı, katiyyen zayiata meydan verilmemelidir. Bu açıdan bizim ister bu dairede, ister diğer dairede arkadaşlarımızın korunması çok önemlidir. Bu koruma mevzuunda işte arz ettiğim gibi belki işin esnekliğinden istifade edilebilir.

 

Esnek olun, sivrilmeden can damarları içinde dolanın. 

 

Bu açıdan, bir taraftan bu kanun ve kuralları kullanma, biraz önce anlattığım esneklik içinde, diğer taraftan bir kanun ve kural adamı olma imajını uyarmak, yani harfiyen riayet ediyor bunlar denmeli, denmeli ki muntazam terfilerin arkasında bir ölçüde bu vardır. Ve sizin ileriki dönemde daha hayati, daha önemli yerlere gelmenizin arkasında da bu vardır. Yani sivrilmeden mevcudiyetinizi hissettirmeden çok ilerilere gitmek, iş de bu iki müessesede olduğu gibi hayati dinamik bir kısım müesseselerde söz konusudur. Ta ilerilere gitme, böyle can damarları içinde dolaşma ve eğer dönülüp gelinecekse yara alınmadan hissettirmeden dönüp geriye gelme meselesi geleceğimizin adına çok esaslı hususlardır.

 

İstikbale yürümek için sistemin püf noktalarını keşfedin. 

 

Hala bu sistem devam ediyor. Bu sistem içinde arkadaşlarınız istikbale yürüyeceklerdir. Öyleyse bu sistemin püf noktalarını keşfetmeleri lazım. Hava boşluğu gibi, bu meselenin bir yanıdır. Bir diğer yanı da ister Adliyede, ister Mülkiyede arkadaşlarımızın gittikleri yerlerde daha rahat iş yapmaları, tutulmaları, Kaymakam iseler Vali olmaları, sıradan bir hakim iseler takdir olunan bir hakim olmaları..., siyasi güçlerle ve bize yüzde yüz ters olan insanlarla açık bir diyaloğumuz olmasa bile böyle çatışmamalı. Fakat az buçuk aynı cephe sayabilecekleri, yani duygu ve düşüncelerimize, siyasi mülahaza ile bile sıcak bakan ve bizi terk etmeyen bir çevre içinde mülahaza edebileceğimiz siyasiler vardır. Refahtan bu günkü manası ile DYP’sine kadar uzanan bir siyasi yelpazedir. Bu insanlarla çatışmadan, onlarla aramızdaki farklı müşterekleri ortaya koyarak o çizgide münasebet tesisinde yarar vardır. 

 

Müslüman durmaz, koşamıyorsan yerinde zıpla. 

 

Türkiye’de önümüzü kestiler. Yürüyemiyoruz, orada durgun sular gibi bir de gölleşme imajı uyandıracaksınız. Zorlayacaksınız, yerinde yürüyor gibi yapacaksın. Çünkü durmak, hem de durgunluk paslanma meydana getirir. ... bu mülkiyede de, adliyede de her zaman söz konusu olur. Yürümeli, eğer biz tüm nabzı tuttuk, kalp dinledik. Baktık ki geriye adım attıracaklar, bence adım atmam beklerim, fırsat kollarım. Yani her şey bir oyundur. Kung Fu gibi bir oyundur. Taekwondo gibi bir oyundur. Yani her zaman insanın hasmını bir yumruk vurup yere yıkması şeklinde değildir. Bazen hasmımdan kaçmak bile çok önemli bir manevradır. Kuvvet dengesi yoksa kuvvete başvurmayın. Çok iyi planlayacak, ona göre yürüyeceksiniz. Dışarıdan bizi korkaklıkla itham edeceklerdir. Allah bizim çaremize bakacak. 

 

Var olduğumuz, bu cepheye girdiğimiz, bu yola girdiğimiz günden itibaren hiç döneklik yapmış mısınız? İslam’a vefasızlık yapmış mısınız? Allah ve Resulü’nün karşısına çıkmış mısınız? Ona bakacaksınız, yani bu mevzuda fırsat bulup yola devam edeceksiniz. Yine orada o esnekliği gösterecek, geriye çekiliyor gibi yapacak, fakat adımlarınızı daha ileriye atıp gideceksiniz, işte bu herkes için, yani ister değişik şekilde resmi olsun, ister Mülkiye’de çalışan arkadaşlarımız olsun, ister Adliye’de çalışan arkadaşlarımız olsun herkes için söz konusudur bu. 

 

Fuzuli kahramanlık yerine ele geçirmeyi tercih ederim. 

 

Bazı arkadaşlar bir takım cesaretli ruhları cesaretlendirmek, secaatlendirmek, bir takım ruhları heyecanlandırmak için belki kahramanca tavırlara ihtiyaç vardır diye düşünebilirler. Fakat ben kuvvet dengesi olmadığı için şahsen o yol yerine kendi düşüncemi yayma, kendi düşünce sistemim adına her tarafı fethetme, ele geçirme yolunu şahsen tercih ederim... bu mesele mülkiye ve adliyede çalışan arkadaşlarımız için çok önemlidir. Bence hususi ile öyle devlet memuru olan arkadaşlarımız kahramanlık yapamazlar. Fuzuli kahramanlık olur. 

 

Allah Allah diyecekler. Birisi çıktı risaleleri yazdı, bir sistem geliştirdi. Bu sistem içinde milletin dinine, imanına hizmet ediyor. Ne zaman bu başına koyduğu bir takkeden dolayı Türkiye’de bir insanın karakolda can verdiği dönem, siz bunu bilmezsiniz. Camiden çıkmış unutmuş, başında takke var diye karakola götürülüyor ve orada ölüyor. Bir daha dönmüyor... başına çarşaf geçirdiğinden dolayı Erzurum’da Cumhuriyet Caddesinde kadının asıldığı dönemde, niye çarşaf giyiyorsunuz diye, demokrasinin rafta olduğu, istibdadın milleti kırıp geçirdiği dönemde... açıktan açığa mücadele yaşadık yani. Ben ondan daha sonra ki biraz demokrasiye açıldığımız dönemde, evimden çıkardım caminin kapısına kadar, Victor Hugo’nun Sefillerinde görmüşsünüzdür. Birini takip ediyor hafiye, aynen o hafiye gibi arkamdan polis geldi, cami kapısına kadar. 

 

İmana ve Kur ‘ana hizmet düşüncesini evlerimizde gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Sizin de aşina olduğunuz Işık evlerinde, ışık komplekslerinde gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Burada da gerçekleştirmeye çalışalım. Bu hizmetin kendine göre bir sistemi var. 

 

Cezayir’i, Mısır’ı, Suriye’yi yaşamayalım. 

 

Ve Müslümanlara Cezayir’deki hadiseler gibi yeni bir hadise yaşatırlar, Suriye’deki 1982 yakası gibi bir yaka yaşatırlar...dünya İslami gelişmeden çok korkuyor. Bu dünyanın değişik ırktan, değişik düşünceden meydana gelen insanlarının dirilmesine, o kafir, o zalim dünyanın tahammülü yok. Çok tedbirli, çok temkinli ve tedbirli hareket etme mecburiyeti var. Bu hizmetin içinde bulunanlar, bu hizmete göre hizmet vermek isteyenler, her birisi dünyayı idare edebilecek bir diplomat gibi hareket etmeli, kendi planındaki meseleleri çözdükten sonra ülkesinde de çözmeye çalışmalı bu şekilde. İman ve Kur’ana hizmet düşüncesini evlerimizde gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Sizin de aşina olduğunuz ışık evlerinde, ışık komplekslerinde gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Burada gerçekleştirmeye çalışırken bu hizmetin kendine göre bir sistemi var. 

 

Dünya firavunlar çağını yaşıyor. Toprak firavun bitirmek için pek münbit. Böyle bir dönemde tam özümüzü bulacağımız, kıvama geleceğimiz ana kadar, dünyayı sırtımıza alıp taşıyabilecek güce ulaşacağımız ana kadar, o kuvveti temsil edeceğimiz şeyler elimizde olacağı ana kadar, Türkiye’de ki devlet yapısı ölçüsüne göre, bütün Anayasal müesseselerde ki güç ve kuvveti cephemize çekeceğimiz ana kadar her adım erken sayılır.

 

İsterseniz Frenkçe tabiri ile bu evlere Sarf evleri denebilir. Bu evlerde metafizik gerilime geçilir, bu evlerde planlar projeler üretilir. Bu evlerde yetişen yüreği pek, imanı pek veya onun sözleri ile diyelim, hakiki imanı elde etmiş adam, kainata meydan okuyan bu adamlar bu evlerde yetişirler. Bu evler doldurma boşaltma yerleridir. İnsanlar burada dolar, sonra gider boşluklara boşalırlar...hususi ile her şeyin kapatıldığı, bütün kapılara kilit vurulduğu bir dönemde bu evler geçmişte olan misyonlarından daha büyük misyon yüklenirler. Çünkü geçmişte bu evlerin yaptığı vazifelerden bazılarını medrese yapar. Bazılarını mektep yapar. Bazılarını tekke yapar. Bazılarını zaviye yapar. Gel gör ki bu evlerin temeline harç atıldığı zaman, dünyanın o dönem itibariyle en şereflilerinden birisinin kutlu eliyle harç atıldığı zaman artık medrese yoktu, mektep misyonlarından uzaklaştırılmıştır. Tekkenin kapısına kilit vurulmuştur, zaviyenin kapısın arkasına sürgü sürülmüştür. O kapıları açmak, o kapılardan içeri girmek mümkün değildir. Bütün bu büyük misyonu, bu çok ağır vazife ve mükellefiyetleri bu evler görecekti. ... Allah bu evlere izin verdi. İzni Allah verdi, cami kapatan zihniyete rağmen, mescitte namaz kılınmasına müsaade etmeyen zihniyete rağmen, Allah şimdilik benim adım bu evlerden yükselsin ve benim adım bu evlerde anılsın, kitaplar okunsun, benden bahisler açılsın, geçmişte camilerde yapılan müzakereler yapılsın, kollektif şuurun müzakereleri, bundan sonra bu evlerde bir araya gelerek müzakere edilir.

 

2-Üzerine 10 rakamı yazarak işaretlediğimiz ve NTV isimli televizyon kanalında yayınlanan video kasetin çözümünde şu sözler yer almıştır.

 

İster mülkiyede, ister adliyede, ister diğer sahalarda böyle bir münasebetle bahsetmiştim, arkadaşlarımızın mevcudiyetinin İslami geleceğimiz adına, o işin garantisidir. Yani bu açıdan bir adliyede, bir mülkiyede, hayati bir müessesede bizim arkadaşlarımızın mevcudiyeti, böyle ferdi mevcudiyetler gibi ele alınıp böyle değerlendirilmemelidir. Yani gelecek adına bizim o ünitelerde garantilerimizdir. Bizim varlığımızın bunlar nabzıdır. Bu alanda varlığımızın teminatıdır. Bu ölçüde ve eğer şimdiden mevcut olanlar mevcudiyetini koruyamazsa, arkadan gelenlerin mevcudiyetini koruyamayız veya korumada şimdi onları kazanmaya çalıştığımız gibi zorlanırız. 

 

Askeri savcı soruyor, silahların altında ifade veriyorsunuz. Ben dedim, Bediüzzaman’ı okumamayı şahsen çok büyük eksiklik sayarım. Çünkü Cumhuriyet'ten bu yana Türk toplumunda ve siyasi hayatında en önemli rolü oynamış bir insan. Ben sizden şunu beklerdim. Yani, “hoca ayıp sana, bu adamı neden okumadın” çünkü bu adam din alimi. Ben merak edip onun dini eserlerini okumalıyım. Okumadığım zaman bana sorulmalıydı... bu adam aynı zamanda istiklal mücadelesini destekleyen adamlardandır...bunu İngiliz süngüleri altında diyor. Milli mücadele hareketi aleyhine verilen fetva malumdur. Mesmu olmaz diyor...O ne diyordu? Din hayatın ruhudur diyordu. Din insan tabiatının bir yanıdır diyordu. Şimdi onun dediği noktaya gelindi bugün. Acı mesela, fakat bütün bunlarda karşı tarafı tahrik etmemek, bu okuduğumuz şeyleri daha yumuşak bir üslup ile anlatmak çok önemlidir. 

 

...biri çıktı risaleleri yazdı, bir sistem geliştirdi. Bu sistem içinde milletin dinine, imanına hizmet ediyor. Ne zaman bu? başına koyduğu takkeden dolayı Türkiye’de bir insanın karakolda can verdiği dönem. Siz bunu bilemezsiniz. Camiden çıkmış unutmuş, başında takke var diye derdest edilip, karakola götürülmüş ve orada ölüyor, bir daha gelmiyor, şef dönemi..., başına çarşaf giydiğinden dolayı Erzurum’da Cumhuriyet Caddesinde kadınların asıldığı dönemde, niye çarşaf giydiniz diye, demokrasinin rafta, istibdadın milleti kırıp geçirdiği dönemde..., ben ondan sonra biraz demokrasiye açıldığımız dönemde evden çıkardım. Caminin kapısına kadar Victor Hugo’nun sefillerinde görmüşsünüzdür. Birisi hep takip ediyor, o hafiye, aynı hafiye gibi, arkamdan polis geliyor, cami kapısına kadar... bu kadar tazyikin baskının ezmenin yaşandığı bir dönemde, şimdi kalkıp birisi bir kitap yazıyor, millet okuyor inanıyor, düsturlar ortaya koyuyor. O yolda yaşayanlar sağa sola toslamadan yaşayabiliyorlar. 

 

Dünya İslami gelişmeden, İslami terakkiden çok korkuyor. Bu dünyanın değişik ırkta, değişik düşüncede, değişik anlayışta insanlarının dirilmesine, o zalim, o kafir dünyanın tahammülü yok. Çok dikkatli, çok tedbirli hareket etme mecburiyeti var. Bu hizmete göre hizmet vermek isteyenler her birisi dünyayı idare edecek bir diplomat gibi hareket etmeli, kendi planında meseleleri çözdükten sonra, ülkesinde çözmeye çalışmalı, ülkesinde bütün problemleri aştıktan sonra da, acaba bu mevzuda dünyanın tavrı nedir? Onu hesaba katmalı, ayrı ayrı platformlarda karşısına çıkabilecek planların hepsinde başarılı olmadan son adımı atmamalıdır. Bir yanlışlık bize falso yaşatır ve yanlışlıktan yediğimiz mağlubiyeti sonra telefi edemeyiz. Yanlışlık olur, telafi edemeyiz. Bu sefer onlar bizi kıskıvrak derdest eder. Bir daha da belimizi doğrultmaya fırsat vermezler. Hafezanallah. 

 

Geçmişte bu evlerin yaptığı vazifelerin bazılarını medreseler yapardı. Bazılarını zaviyeler yapar. Gel gör ki bu evlerin temeline harç atıldığı zaman, dünyanın o dönem itibariyle en kutlularından birinin eliyle harç atıldığı zaman, artık medrese yoktu, tekkelerin kapısına kilit vurulmuştu..., bütün bu büyük misyonları, bu çok ağır vazife ve mükellefiyetleri bu evler görecekti. Ev mektep olacaktı. Ev medrese olacaktı. Ulumi İslamiye öğretilecekti, ev tekke olacaktı, zaviye olacaktı. Kur’an zannederim bu hususların hepsine işaret ediyor. 

 

Ne var ki o evlerin fonksiyonu bitmemiştir. O evler yine bir medrese gibi işlemeli. İslami ilimler orada onun çerçevesi içinde tedris edilmeli... o evler bir tekke ve zaviye gibi işlemeli...o evleri bir tekke ve zaviye gibi hizmet ettirmezseniz ve sizler de o evlerin bir sakinleri olarak büyük dervişler gibi en mükemmel şekilde orucu, en mükemmel şekilde namazı, en mükemmel şekilde tefekkürü icra ederek tekke ve zaviyede aranan manayı tam temsil edemezseniz Hazreti Muhammed Mustafa’ya ihanet etmiş olursunuz. 

 

Halk Partisinin yaptığı kötülüğü sizin tahmin etmeniz mümkün değil, yani benim çocukluğum Halk Partisi yıkıldığı zaman 11 yaşındaydım. Çok fazla bilmem ama bununla beraber benim gördüklerim bile 300 sayfalık kitap yapar... yani ben bugün diyorum SHP, CHP, DSP canları cehenneme, onlar kadimden bu yana devam ede gelen temerrüt düşüncesinin eşsiz emsalsiz temsilcileridir. 

 

O kuvveti temsil edeceğiniz şeyler elinizde olacağı ana kadar, Türkiye’deki devlet yapısı ölçüsüne göre bütün anayasal müesseselerdeki güç ve kuvveti cephenize çekeceğiniz ana kadar her adım erken sayılır, her adım yine gününü doldurmadan yumurtayı kırma gibi bir şey. 

 

3- Üzerine  8  rakamı  yazarak  işaretlediğimiz  ve Fethullah GÜLEN'in muhtelif konuşmalarından bölümleri içeren kasedin deşifresidir. Bu deşifrede şu sözler yer almıştır.

 

a) İster maddi güçleri açısından, isterse kendi ülkelerindeki güç kaynakları ve gücü temsil eden güç kaynakları açısından, isterse ilim mahfilleri açısından, isterse toplumun büyük kesimlerine bu duygu ve düşünce ile ulaşmaları açısından, belli bir noktaya ve kıvama gelecekleri ana kadar, bu şekilde hizmete devam etmeleri şart, zaruri ve lüzumlu. Yalnız bir şey yapar, kıvama ulaşılmadan, özleri ile tam bütünleşmeden, gereken mesafe alınmadan, bir kısım erken kuluç diyebileceğim çıkışlar yapılırsa dünya başlarını ezer ve Müslümanlara Cezayir’deki hadise gibi yeni bir hadise yaşatırlar. Suriye’deki 82 yakası gibi bir hecehat yaşatırlar. Her sene Mısır’da yaşanan bir fezaat ve fecaat gibi bir fezaat ve fecaat yaşatırlar. 

 

Dünya İslami gelişmeden ve İslami Tekevvünden çok korkuyor. Bir yanlışlık bize falso yaşatır ve bu falso ile yediğimiz mağlubiyeti sonra telefi edemeyiz. Bu defa onlar sizi kıskıvrak derdest ederler ve bir daha da belinizi doğrultmanıza fırsat vermezler, Hafezanallah. 

 

Bir batılı mütegallip, Şili’de hatırlarsan 15 sene geldi, milletin ense köküne bindi ve bir daha da gitmedi. Hatırlayacaksınız gelince bir daha gitmiyorlar. Aynen bunun gibi dünyanın her yerinde bir kısım aynı firavuniyetlere sebebiyet verilebilir. Dünya firavunlar çağını yaşıyor. Toprak firavun bitirmek için pek mümbit. O öyle bir dönemde tam özümüzü bulacağımız, kıvama ereceğimiz ana kadar, dünyayı sırtımıza alıp taşıyabilecek güce ulaşacağımız ana kadar, o kuvveti temsil eden şeyleri elimize alacağımız ana kadar, Türkiye’deki devlet yapısı ölçüsüne göre bütün anayasal müesseselerdeki güç ve kuvveti cephemize çekeceğimiz ana kadar, her adım erken sayılır. Her adım 20 günü doldurmadan yumurtayı kırma gibi bir şeydir. Civcivleri terk eden kuluçka gibi, civcivleri doluya, fırtınaya terk etmek gibi bir şeydir ve burada yapılan şeyler bunlardır. Burada yapılan şeyler mikro planda dünya ile hesaplaşma işidir. Bütün bir dünya ile hesaplaşma işidir. Ve dünya ile bir gün hesaplaşacak bu insanların, dünya ile hesaplaşma yollarını öğrenmeleri işidir. Talim ve terbiye işidir. Böylesine feleğin çemberinden geçenler, geleceğin fikir işçileri olarak kendi dünyalarını kuracaklar, fikir mimarları olarak kuracaklar fakat burada böyle defaatle feleğin çemberinden geçmeyen insanlar, kendi acemiliklerine, toyluklarına takılacaklar ve tabii kendi ülkelerinde kendileri de zarar görecek. Biz bugün sesimiz soluğumuz bu. Bunca kalabalık içinde, ben bu duygu ve düşüncemi sizlere sözde mahremiyet içinde anlattım. Ancak sizin mahremiyete sadık, mahremiyet hususunda hassas duygularımıza sığınarak anlattım. Biliyorum, elinizdeki meyve suları boş kutularını dışarı çıkarken bir çöp kutusuna attığınız gibi, bu düşünceleri de açık olma yanıyla çöp kutusuna atıp geçeceksiniz. Arz edebildim mi? Sırrınız sizin esirinizdir. Söylerseniz siz esir olursunuz. 

 

b) yani ben kendim söylemedim de, birine söyletmek istedim. 24 ncü madde bu adamlara kelleni ver demek gibi bir şeydir. Kendi kendimize de konuştuk. Bana sordular arkadaşlar. Hatta o gece bana mikrofon uzattılar. Belki de bizim arkadaşlarımızdandı. 

 

Bu Anayasa maddelerinin de değişimi ile ilgili mütalaanız dedi bana. Şimdi benim kanaatim bu anayasa değişmeli. Hatta siviller bir Anayasa yapıyor olmalılar. Delinmeli o zihniyet. Çünkü Anayasa dediğimiz mesele var olduğu günden beri kimse delememiş bunu. Hukuki yönü ile Kanuni Esasi adı altında Meşrutiyet'te ortaya atılmış. Daha sonra Cumhuriyet'e gelindi. Cumhuriyetin ilk yıllarında kanuni esasidir o. Daha sonra da olmuş Anayasa. Kanunların anası. Babası da Avrupa bunun, ondan böyle cins bir şey zuhur etmiş. Bir kere bu delinse dedim ben yarar var. Fakat gördük ki arkadaşlar bazıları 24 ncü madde dedi yer ettiler ve karşı tarafta bir şeyler olacak. Referandum gaileli bir şey. Hatta 24 ncü maddeyi değiştirdikleri taktirde gücü temsil eden ağaların kalkıp gelmeleri de muhakkak ve mukadderdir. Kuşkunuz olmasın. Çünkü onu davetiye sayarlar. Gelene niye geldiniz derseniz gelin dememiş miydiniz derler.

 

c) Bazıları taş sancısı daha büyüktür, bazıları da doğum sancısı daha büyüktür. Fakat çocukken zor doğumlarda, babam imamlık yapmıştı. O günkü Erzurum’da üstü toprak binalar, o toprak binaların üstünde dolaşılıyordu. Beni çıkarır bazen kadın doğum yapamıyor diye tepe öğlen ezan okuttururlardı ki, doğum kolaylaşsın, ezan okuduğum binanın altında bangır bangır kadının bağırdığını duyardım, aman ne çirkin şeymiş, hani insanın diyesi gelir. Birader bağırıyorsan bağırıyorsun, doğurduğun bir tane çocuk. Bağırmaya değer mi? 

 

Fakat sancılı bir bahar yaşanıyor. Bir millet yeniden doğuyor. Milyonları ile bir millet doğuyor. inşallah uzun asırlar yaşayacak bir millet doğuyor. Kendi kültürü, kendi medeniyeti ile doğuyor. Bir tek insanın doğumu bu kadar sancı ile olursa işte o milyon üzü, milyonlarca üzü sancısız olmayacaktır. Elbette şakaklarımız zonklayacaktır. Elbette ki ellerimizi kasıklarımıza koyup sancı ile dolaşıp duracağız. Bu okullar, okullar adına çekilen ıstıraplar, bu üniversite hazırlık kursları, o istikamette çekilen ıstıraplar, yokluklar içinde çekilen ıstıraplar, umduğunu bulamamak içinde çekilen ıstıraplar anlattığımız şeylere, karşı koymalar karşısında çekilen ıstıraplar. Dünya kadar ıstıraplar. Büyük bir doğumu gerçekleştirmeye matuf bir şeydir. 

 

Bir çiçek gökyüzüne çıkmak için, kim bilir ne ıstıraplardan sonra çıkıyordur. Denizin derinliklerinde mercan kim bilir ne irinden kana, kandan irine geçerek mercan olmaya yükseliyordur. Yusufçuk kelebek olmak için o sert kabuğu atma istikametinde bir metaformez yaşarken kim bilir ne sıkıntılardan geçiyordur. Bir millet ataizme açılmışken, bir millet materyalizme açılmışken, bir millet kendisinden kaçmaya açılmışken, Yahya Kemal’in Mehlika Sultan’da ifade edildiği gibi, kendine ait bütün değerleri arkasına atıp, bir mevcudu meçhule, bir maşuku meçhule doğru koşarken, kolunda cepkeni, belinde piştovu yeniden dönmesi, ak alnı ile yağız atı ile geriye gelmesi zannedildiği kadar kolay olmayacaktır. Bunun için ne çekilse neye katlanılsa değer. 

 

d) Hususi ile her şeyin kapandığı, bütün kapılara kilit vurulduğu bir dönemde, bu evler geçmişte olan misyonlarından daha büyük misyon yüklendiler. Çünkü geçmişte bu evlerin yaptığı vazifelerden bazılarını medrese yapar, mektep yapar, bazılarını tekke yapar, bazılarını zaviye yapar. Gel gör ki bu evlerin temeline harç atıldığı zaman, dünyanın o dönem itibariyle en şereflilerinden birinin kutlu eliyle harç atıldığı zaman medrese taaddül etmişti. Artık medrese yoktu, medrese misyonundan uzaklaştırılmıştı. Tekkenin kapısına kilit vurulmuştu. Zaviyenin kapısının arkasına sürgü sürülmüştü. O kapıları açmak, o kapılardan içeri girmek artık mümkün değildi. Bütün bu büyük misyonları, bütün bu ağır vazife mükellefiyetleri o evler yapacaktı. Bütün bu işler ona düşüyordu. Ev mektep olacaktı. Ev medrese olacak, Ulumi İslamiye’yi öğretecekti. Ev tekke olacaktı, ev zaviye olacaktı. Kur’an zannediyorum bu hususların hepsine iş’ari dahi olsa iyaret ediyor, iş’ar da bulunuyor. Allah bu evlere izin verdi, şeriatı fıkhiyeye göre... ferman devletten çıkmadı, devletlerden çıkmadı, devletler hukukundan çıkmadı. Sizi idare eden insanlardan çıkmadı. İzni Allah verdi. Cami kapatan zihniyete rağmen, mescitte namaz kılınmasına müsaade etmeyen zihniyete rağmen. Allah şimdilik benim adım bu evlerde yükselsin ve benim adım bu evlerde anılsın, kitaplar okunsun, benden bahisler açılsın, geçmişte camide yapılan müzakereler, kollektif şuurun müzakereleri bundan sonra bu evlerde bir araya gelinerek müzakere edilsin. Bizim evlerimiz, imamlık veya imamet yapan, onların kendilerine bulup yakışan, yakıştırdığı o isimle hitap ediyorum, evlerin hususiyeti, evlerde bulunan hususiyet, bu evlerin yüklendiği misyon, esas ona dikkati çekmeye çalıştım. Evler, bir tarihi ihmali tedarik etme, o ihmal ile hasıl olan şeyleri yerine getirmeye matuf açılmış ışık evlerdir. Dönüp, ışık evler, ışık kompleksleri deyip onun üzerinde fazla durmayacağım. Madem ki sizler o evlerde imamlarsınız, o evler üzerinde bir medrese gibi işleyecek, orada İslam öğrenilecek. Bu aynı zamanda mektebe giden arkadaşlarımız bu yönü ile onu mektebin bir parçası haline getirecekler.

 

3-5 sene evvel Suudi Arabistan’da bir konferans teşekkül etti. Mescitlere fonksiyonlarını, eski fonksiyonlarını kazandırma konferansıydı bu. Kazandırdılar mı? Kazandırmadılar mı? Bu mevzuda bir şey söylemek oldukça zordur. Çünkü dünyanın her yerinde siyasi ideolojiler ve rejimler kendi düşünceleri dışında, o mescitlerde bir şey anlatılmasını, bir şeylerin müzakere edilmesini istemiyorlar. Öyle ise evler hala fonksiyonlarını ve misyonlarını eda edeceklerdir. 

 

e) Bizim hizmetimiz temel felsefesi, temel talimatı açısından bunu zaten öğretiyor. Yani böyle bir yerlerde birer tane ev açtık. Orada örümcek sabrıyla ağımızı kurup, o gün içine düşecek insanları bekleme, düşenlere bir şeyler anlatma, yememe, bitirmeme de, onlara dirilmeye giden yolları gösterme şeklinde ağ kurup bekleme, o ölmüş insanlara hayat üfleme, onların var olmalarını sağlama, sonra bu meseleyi toptancılık mülahazası ile daha geniş şekilde ele alıp, yurtta, pansiyonda, aynı şeyi yapma ve günümüzde daha değişik mülahazaları harekete geçirerek, mütevelliler, çevre mütevelliler... İleride ne adla anacaksanız, hangi isimle yad edecekseniz, öyle yad edeceksiniz. Diğer taraftan okullarla hizmete koşma, pansiyonlarla, üniversite hazırlık kursları ile sünnet mevsimlerini çok iyi değerlendirme, arkadaşları hiç boş bırakmama. İş hayatları dışında hemen zamanı müesseseleri gezdirme, arkadaşlarla görüştürme şeklinde değerlendirmek çok önemlidir. 

 

f) Her iyi arkadaşımız işini bilen, müşteri bekleyen ve iman sıhhatine kavuşturduğu her insanı, bedeni sıhhate de kavuşturuyor gibi hareket eden, davranan ve işinin şuurunda olan bir hekim gibidir. Mütehassıs bir hekim gibidir. Uyumsuzluk yapacaklar, bu ülkede, bizim insanımızdan uyumsuzluk yapan insan sayısı hiç de az değildir. Kaç defa dinledi, küfredip gittiler. Kaç defa bize güldü gittiler. Kaç defa anlattınız anlattınız da yüzümüze vurup gittiler. Hep böyle oluyordu. Siz kendi evladınızla, kendi kardeşinizle bu dershanelerde, bu evlerde, bu pansiyonlarda aynı şeyleri yaşadınız. Yetmiş sene ateizmin faaliyetleri altında, dini duygu, dini düşünce adına bütün duyguları, bütün düşünceleri, preslenmiş, dümdüz edilmiş insanlardır. Allah bilmeyen, Peygamber bilmeyen, kitap bilmeyen, Kur’an bilmeyen müstehcenliğe açık insanlardır. Ve siz bu yoklardan, bu karanlık ruhlardan insan çıkaracaksınız. 

 

g) Halen bu sistem devam ediyor. Ve bu sistem içinde arkadaşlar istikbale yürüyeceklerdir. Öyleyse o sistemin püf noktalarını bilmeleri lazım, keşfetmeleri lazım, açmaları lazım. Hava boşluğu gibi bu meselenin bir diğer yanıdır. Bir diğer yanı da ister adliyede, ister mülkiyede arkadaşlarımız gittikleri yerlerde, daha rahat iş yapmaları, tutunmaları, büyümeleri, kaymakam iseler vali olmaları, sıradan bir hakim iseler şayet, takdir toplayan bir hakim olmaları, biraz orada da böyle taşra teşkilatında siyasi güçlerle, siyasi kuvvetlerle de belli bir ölçüde, bize yüzde yüz ters olan insanlarla, açık bir diyalog olması bile onlarla da böyle çatışmamalı, fakat az buçuk böyle aynı cephe sayabilecekleri, duygumuza düşüncemize, siyasi mülahaza ile olsa sıcak bakan ve sizi bütün bütün nefyetmeyem bir çerçeve içinde mütalaa edebileceğimiz siyasiler vardır. Bu Refah'tan bugünkü manada DYP’ne kadar uzayan bir şeydir. Siyasi yelpazedir. Bu insanlarla çatışmadan onlarla aramızda farklı müşterekleri ortaya koyarak, o çizgide belli bir münasebet tesisinde yarar var bence.

 

h) Halk Partisi’nin yaptığı kötülüğü tahmin etmeniz mümkün değil, benim çocukluğum o ki yani Halk Partisi kurulduğu zaman 11 yaşındaydım. Çok fazla bilmem. Ama bununla beraber benim gördüklerim bile 300 sayfalık kitap yazar. O döneme ait. O zulüm dönemine ait, böyle bir dönemde o istibdat altında esir iken diyor ki, bunların hepsini telin etmeyin yani kusurlu görmeyin. Bu işi yapan % 5’dir. %  95’i masumdur bu insanların. Evet... Bugün bence SHP, DYP, DSP canları cehenneme, bunlar kadimden bu yana devam ede gelen temerrüt düşüncesini eşsiz emsalsiz temsilcileridir. 

 

ı) Orduevi, Ordu Sineması, çocukken de sinemaya gitmek günah, Erzurumlular çok ayıp sayarlar. Ancak ordu sinemasına kaçak giderdik. Askeriye, asker, subay kadınları açık gezince.... asker bozdu çok. Cahillikle fesat düşüncesi biraraya gelince... Mesela Erzurum’da genelde çarşaflı kadınların yüzlerini açtığı dönemi görünce çok şey yapmıştım, yadırgamıştım. Allah Allah bu kadınlara ne oluyordu. Gözlerini açıyorlar, yüzleri açıyorlar diye çok yadırgamıştım. 

 

j) Ve birbirlerini yiyip bitiren bir şeyse, demek ki düşman diye karşınızda gördüğünüz insanlar, kendilerini yiyen insanlar, öyleyse basiretimizi kullanmak, bu da harbin psikolojik yanıdır. Psikolojide harp deniyor ve dünyada Türkiye’nin dışında her yerde bunun karargahı var. Psikolojik harp değerlendirmesi yoktur. Bilenler amatörce yüzlerine gözlerine bulaştırarak bir takım şer şebekeleri bunu sadece Müslümanlara karşı kullanıyorlar. Bu cephede bir kısım esas üslubunu bulamamış, üslupzede diyelim bunlara, insanlar bu üslupsuzluklarıyla başımıza gaile açmasalar bunlar, ne duruyorsunuz birleşin diye bir araya getirmeseler bunlar bu kadar güçlü hareket edemeyecekler. Görüyorsunuz en hayati olan müesseselerde, çok disiplinli müesseselerde bile o disiplin çerçevesi dışına çıkınca bir birlerini yiyorlar. Evet, daha fazla açmaya mezun değilim ben. Zaten anlayan için daha fazla açma onlara karşı saygısızlık olur. Yani o kadar anlamıyorsunuz meseleyi derler... Konuşmalarımda esas nutukta olanlara baksanız ve şimdilerde veriyorlar konuşmalarını, tesadüflerin abarttığı, şişirdiği, köpürttüğü konuşmalar, yanı genelde hususi şeyler vardır, goygoycular vardır böyle. O mecliste de vardır, parlamenterler falan, amigo bunlar. O her şeyi noktalayınca işte alkışlanacak, mesela sular biraz çekilmiş, balıklar karaya vurmuş, o hemen bakar böyle topun yüzüne, herkes haydi hurra alkışlarlar ve birkaç yere oturmuş hususi alkışçılar. Yani o açıdan onun sözlerine bir yönü ile derinlik katar bu...Bu mülahaza ile dinleyin konuşmalarını, bantlarda dinleyin, bana hak vereceksiniz (bir dinleyici “Hocam kağıttan okuyor onuncu yıl nutkunu” onuncu yılda sekizinci, dokuzuncu, onbirinci, onbeşinci de sıra ile konuşuyorlar, adamımıza ilişme)

 

Milletin sevdiği bir adamdı. Affetmem ben Menderes’i asmalarını, düşünün 33 sene geçmiş, affedemedim ve asılmasının % 50 vebali Türkeş’in boynunda. 

 

k) 80 seneden beri amansızca, hatta bu dönem itibariyle de imansızca da diyebiliriz, dinle diyanetle uğraşıyorlar. Değişik hayat üniteleri nazarı itibara alındığı zaman bazı hayat ünitelerinde, bazı birimlerde 80 sene evvel, yani bir başka asra adımımızı atarken, zannediyorum falan müessesede, filan müessesede, bugün Olduğu kadar tepeden tırnağa Allah’a inanmış bu kadar inanmış insan yoktur. Mübalağa etmiyorum. Hatta diyebilirim mülkiyede bu kadar inanmış insan yoktur. Müsaade ederseniz diyebilirim adliyede bu kadar inanmış insan yoktur. Müsaade ederseniz diyebilirim birtakım hayati dinamik müesseselerde bu kadar inanmış insan yoktur. Sadece o başı mahirane, meseleyi dağıtmadan, perdeyi yıkmadan ayakta tutma cehdi ve gayreti vardır. Bir enkazı ayakta tutuyoruz. 

 

l) Gelelim Mahmut Efendiye, kafanıza gider gider onların mübarek sarıkları, cüppeleri takılır. Bu önemli bir vazife yatıyor orada. Bu bana göre çok önemli. Ama hayatın bazı ünitelerinde, bazı sahalarında, bazı kimselerin öyle olmalarında yarar var. Yani hazret o hususa kilitlenmiş olduğundan dolayı o hususun dışındaki şeyleri Allah ona kapalı tutabilir. Neden yani? Demiştir ki, “Benim Mahmutçuğum sen fazla dağılma o türlü şeylere, sen çarşafı, sen şalvarı, sen cüppeyi, sen sarığı propaganda et bu çok lüzumlu” hakikaten gençler için fena duygulara, fena düşüncelere karşı sakal kadar koruyucu bir başka sütre yoktur. Şalvar da o sütrenin yanında ayrı bir sütredir. Cüppe de ayrı bir sütredir. Mahmut Efendinin sizin gözünüze ilişen şalvarına sakalına, sarığına gözünüz iliştiği zaman, o meselenin makulünü bulacak, çözeceksiniz, kaldı ki meselenin tenkit edeceğiniz yanı yani sizin öyle olunca emniyet teşkilatına nasıl girecek bu insanlar. Bu insanlar nasıl asker olacaklar. Bu insanlar nasıl vali olacaklar? Kaymakam olacaklar, bunlara takılma, onu da sen yetiştir, başkaları yetiştirsin.

 

m) Bence yapacakları şeyleri çok iyi yapmalılar. İstikbale hazırlıklı olarak yürümeliler. Bunlar temelde icmali ve mutlak ifadeler. Mesela diyelim ki 5-10 meraklı arkadaşımız vardır. Ben bir mastır veya doktora yapmak istiyorum deyince hangi sahada yapalım der. Teferruatına ait bu meseleyi oturup ayrı ayrı konuşuruz. En önemlisi şudur. Sonra şudur, sonra şudur. İslam fıkhını belki birkaç yüz doktora içinde ele alıp incelemek, günümüzün şartları içinde ona günümüzün gerektirdiği esnekliği kazandırmak, bir taraftan tenkitleri önlemek, ve diğer taraftan da bir gün bir kısım bahtiyarlar bu sistemi hayata geçirmeyi düşünürlerse aradaki zamanı harcanacak zamanı, harcatmama, yani şimdiden o iş için hazırlıklı olmak,

 

n) Dünyanın dört bir yanında bütün vahşet tablolarının ardında maalesef iştihak vardır. Misyoner teşkilatı vardır. Vatikan vardır. Çiyan yuvası, kobraların yuvası, Saraybosna’da akan kanın ardında Vatikan vardır. Keşmir’de akan kanın ardında Vatikan vardır. Amerika’da onların lobileri vardır. Almanya’da lobileri vardır. Başka bir yerde bir hıristiyan teşkilatı hafif gadre uğrasa,yer yerinden oynar, kızıl kıyamet kopar... yani bunlar için kızıl kıyamet koparıyorlar. Mektuplar yazıyorlar. Keşke orada olmasa, yani onlarda bizim kardeşlerimiz ayrı mesele, fakat dünyanın değişik yerlerinde, Keşmir’den Filistin’e kadar oradan Somali’ye kadar, hatta fırsatını arıyorlar, bir yerde Sudan’ı işgal etmek için, Filipinler’e kadar, dünyanın değişik yerlerinde kan seylatları gövde götürüyor fakat seslerini çıkarmıyorlar. 

 

4- Üzerinde 4 yazarak işaretlemiş olduğumuz kasetin çözümünde yer alan konuşmaların bazı bölümleri aşağıya alınmıştır:

 

Oyunu dünyaya göre oynuyoruz, bütün dünyaya talibiz. Hazreti Muhammed’in davası dünyanın bir yerine, bir kıtasına münhasır kalamaz. Bunu şimdiye kadar böyle görenler bu şekilde hareket etmişlerdir. İ’la-ya imkan verilmemiştir. Bize bir kısım imkan ve fırsatların verildiği kanaatindeyim. Gelin dünyanın bütün bucağına Nam-ı Celili Muhammedi-yi duyuralım. 

 

...bu enerjisini Hazreti Bediüzzaman Nurs Köyünde kullanmamış, Van’da kullanmak istemiş, Urfa’da kullanmak istemiş, İstanbul’da kullanmak istemiş, şimdi o Nurs’ta mini bir köy. Yaz günü bile ancak eşek ile gidilebilir. Böyle bir köyde himmetini sarf etseydi, Bediüzzaman değil, Molla Sadık olarak kalırdı ve oradaki mollalardan herhangi bir molla olurdu...iyi olmazdı orada, o dağın başında, bir ziya zuhur eder ve orada söner giderdi. 

 

5-Üzerine 3 yazarak işaretlediğimiz kasette yer alan konuşmaların bir bölümü aşağıya alınmıştır.

 

O, Manisa müftüsü vardı. İlhan ARMUTÇU, öyle diyor, “saçlarım beyaz, bıyıklar simsiyah, o zaman Saim efendi ölünce bıyıklarımda beyazlamaya başladı. Kulluğum artmıştı. Yani senin kafanı da mutlaka İsmet Paşa ellemiştir. Çünkü Hızır’ın bastığı yerler yeşerirmiş, deccalın bastığı yerler de kurumuş, yani bir şey var burada. Bu Halkçılar benim başımı İsmet Paşa’nın okşadığını bilseler bana sempati duyarlar... 15-16 yaşında bir çocuktum. Fakat millet hiç sevmiyormuş Erzurum’da. Çünkü çocuklar arabaya binmişler, o gelecekmiş diye, Kamyona, o zaman böyle otobüs filan çok yok, kamyon, kamyonla onu karşılamaya gidiyorlar ve birkaç çocuğu böyle çığırtkan şartlandırmışlar, işte bunlar arabanın içinde bağıracaklar, ya ya ya, şa şa şa, çok meşhurdur bu İsmet Paşa, çok yaşa, hangi sokaktan geçtik ise çocuklar melunu taşa tuttular.”...fakat kamyondaki halkçılar çok kafirdir yani. 

 

...ve Cumhuriyet döneminde ilk kadının asıldığı yerdir Erzurum. Çarşafını çıkarmıyor diye, ilk defa Cumhuriyet Caddesinde asılmış bir kadın. 

 

İyi bir Osmanlı şehridir fakat saffetini koruyamamıştır, biraz bozdu, asker bozdu... asker, subay kadınları açık gezince yeni yetişen nesiller böyle mekteplerde, zor noktalar.

 

...mesela Erzurum’da ben genelde çarşaflı kadınların yüzlerini açtığı dönemi gördüğümde çok afallamıştım. Allah, bu kadınlar nasıl oluyor böyle yüzlerini açıyorlar diye, çok yadırgamıştım. Peçe, o zaten milli.

 

 

 

VIII-ORTA  ASYA  TÜRK  CUMHURİYETLERİ’NDEKİ OKULLAR:

 

Yeni Hayat isimli derginin Haziran 1999 tarihli sayısının 25 nci sayfasında yayınlanan ve Türk Cumhuriyetlerindeki Fethullah GÜLEN grubuna mensup bir kişinin Türkiye’de ağabey adını verdikleri kişilere yazdığı mektuplardan birisinin bazı bölümleri aşağıya alınmıştır.

 

...oradaki Mevlan Pirdevs rüyasında Türkiye’ye gitmiş. Bir büyük dershanede Nurani yüzlü bir zat Özbekistan’dan geldiğini öğrenince “Kardeşim Risaleyi Nur Özbekistan’a bir güneş gibi doğdu. Hazreti Üstad’ın her talebesi bir güneş gibidir, kıymetini bilin” demiş. Üç ay Risale-i Nur’u anlama mücadelesi veren Mevlan Firdevs, anlamaya başladığı günlerde gördüğü bu rüyayı bir teşvik ve tebrik olarak kabul ediyor. 

 

Hakikaten, bu nur güneşinin tesiri sadece Özbekistan’da değil, Kırgızistan, Kazakistan ve Tacikistan’da da görülüyor. 

 

Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’te yeni açılan dershane dolup taşıyor. İlahiyat Fakültesinde okuyan Süleyman isimli Kırgız genç Cuma namazından sonra Allah’a ağlayarak yalvarmış, “Yarabbi, bu kadar fikir cereyanları içinde bana en doğru yolu göster, bende o yoldan gideyim” diye dua etmiş, çıkışta kardeşlerden biri yanına giderek tanışmış, hemen yakında bulunan dershaneye giderek çay içme teklifinde bulunmuş, Süleyman nur hizmetine böyle girmiş, şimdi kitap elinden düşmüyor. Dershanede bulunan Vakıf kardeş, Haşime “Ağabey o kadar çok genç getireceğim ki başını kaşıyacak vakit bulamayacaksın” demiş ve öyle de yapmış. 

 

Türkmenistan’ın başkenti Aşkabat’ta halen iki dershane mevcut. Ayrıca ev dersleri, köy dersleri, kaza dersleri devam ediyor. 

 

...bu vesile ile tanıştığımız Seyit olan Türkmenistan Tarım Bakan Yardımcısı, Regaip gecesi dershaneye gelerek derse bir müddet iştirak etti. Daha sonra evine yaptığımız ziyarette Rusça “küçük sözlerden” okumasını istedik. Birinci sözü okuyup bize tercüme etti. İzah tarzını çok enteresan bulduğunu söyledi. Kitabı kendisine hediye ettim. İrtibatımız inşallah devam edecek. 

 

...geçen yıl burada bu yılda Kızıl Ordu’da kitap okuma programına iştirak eden Merv’li Cari kardeş, yüksekokulda okuyor. Okul açılınca, okulda yoğun bir hizmete başlamış. Müdür çağırarak, "o kitaplardan okumayacaksın" demiş, Cari kardeş "okuyacağım" deyince müdür "Okumayacaksın" diye tekrar etmiş. Cari “Kiyamet günü sizin bana bir faydanız olabilir mi? Bunlar ebedi hayat kurtaran kitaplar, biz okuyacağız” demiş. Bir hafta sonra müdür tekrar çağırarak “sen ebedi hayat kurtaran o kitaplardan balalara oku, ayrıca bizim eve gel, bana da oku, fakat hiç kimseye söyleme” demiş, gösterdiği sabır ve sebatın mükafatını görmüş. 

 

Yine Merv’i Sakaray kazasında bir dershanemiz var. Burada Seyit Muhammet Hoca küçük sözler ve tabiat risalelerini tercüme etti. Cemaatin ev dersleri bir hayli çoğaldı. 

 

...üç yıl aradan sonra bazı gazetelerde tercüme edilen kitaplardan iktibaslar çıkmaya başladı. Kitap tercüme hizmeti ise yetişen kardeşler tarafından devam ettiriliyor. Başta Özbekçe, Kazakça, Kırgızca, Tacikçe ve Türkmence on dolayında kitabı Ocak ayı içinde baskıya göndereceğim. 

 

...muhterem ağabeyler, Türkmenistan diğer devletlere göre çok farklılık arz ediyor. Evvela umumi manada yumuşak hava ve müsamaha hizmetin intişarına doğrudan tesir ediyor. Burada firmalarda çalışan kardeşler ve esnafın varlığı, bilhassa Kütahya mezunu kardeşlerin istihdamı nazara alındığında, bizim buraya daha fazla zaman ayırma zarureti ile birlikte, Türkiye’den bir vakıf kardeşin istihdamı da şart olmuştur. 

 

Bugüne kadar kitap baskıları ve alımları ve mülk alımları için duaları ve maddi hizmetleri ile yardımcı olan ağabeylerimizi tebrik ve teşekkür için Kentav’da bulunan ve bir yılda külliyatı yedi defa deviren Kurban Muhammet kardeşin rüyasının ikinci bölümünü yayınlıyoruz. Kurban Muhammet anlatıyor. “Bulunan dershaneye taşındığımız gün rüyamda efendimizi net olarak gördüm. Sonra güneş gibi birden parladı. Daha bakamadım. Başımı yere eğdim... birden orada üstadımızı gördüm. Üstadımız dershane açılınca geleceğim demiştim dedi. Sonra cebinden bir anahtar çıkararak orada bulunan bir binanın kapısını açtı. İçeriden nur yayılıyordu. Üstadımız içeriye girdiler. Bir takım külliyat ile geldiler. Al külliyatınızı dediler. Üstat hazretleri parmağı ile işaret edip bana dönerek, her dershanenin anahtarı efendimizdedir. Her dershanenin külliyatı efendimizdedir, dedi. Bu rüyayı dinleyenlerde şöyle bir kanaat hasıl oldu ki, hizmetlere yardım edenlerin sa’yine efendimizin bereketi giriyor. 

 

Görüldüğü gibi Orta Asya Türk Cumhuriyetlerinde açılan okul ve dershanelerde yoğun bir Nurculuk faaliyeti yürütülmektedir. Bu durumda okullarda Atatürk köşeleri bulunması Türk Bayraklarının asılması, bu Nurculuk faaliyetlerini kamufle etmek için yapılmaktadır. Yine okullarda İngilizce eğitim yapıldığı, haftada sadece iki saat göstermelik olarak Türkiye Türkçe’si dersi bulunduğu bilinen bir gerçektir. 

 

 

IX-MALTEPE ASKERİ LİSESİNE SIZMA ÇALIŞMALARI:

 

Yapılan istihbari çalışmalar sonucu Maltepe Askeri Lisesi öğrencilerini zaman zaman üzerlerindeki üniformalarını çıkararak, sivil kıyafetler ile bazı evlere gidip irticai faaliyetlerde bulunduklarının tespit edilmesi üzerine 13.03.1999 günü Zeytinlik 1133 ncü sokak Sakaryalı Apartmanı Daire:4 adresine gelinmiş ve Murat YANIK, Mustafa SOYSAL ile isimli Maltepe Askeri Lisesi öğrencilerinin evde olduğu görülmüştür. Evde yapılan aramada: 

 

Yaralıyım 1 isimli kaset, 

Fethullah GÜLEN’e ait 2 adet kaset, 

Sevgili Peygamberin 4 isimli video kaseti, 

17 adet içeriği belli olmayan teyp kasetleri, 

Fethullah GÜLEN’in yazdığı kitaplar, 

Adil SÖNMEZ’in yazdığı “Fethullah GÜLEN Gerçeği” isimli kitap, 

Said-i Nursi'nin Lema’lar, Mektubat, Kastamonu Laikası, Tarihçeyi Hayat isimli kitaplar ele geçmiştir. 

 

Yine aynı nedenlerle Gürçeşme Caddesi No: 105, Daire: 2 adresinde Niyazi COŞKUN, Salih ÇAVDAR isimli Maltepe Askeri Lisesi öğrencileri ile Mııharrem ÖZDEMİR isimli Uludağ Üniversitesi öğrencisi ve Rahim EMSEN isimli sivil, evde yakalanmışlardır. 

 

Bu evde yapılan aramada: 

 

Fethullah GÜLEN’in Vaazlarının bulunduğu "Minberden Yükselen Ses" isimli kasetler, 

Fethullah GÜLEN’in yazdığı Çağ ve Nesil, Yitirilen Cennete Doğru isimli kitaplar, 

Said-i Nursi’nin yazdığı Lema’lar, Mesnevi-i Nuriye isimli kitaplar ele geçmiştir. 

 

Maltepe Askeri Lisesi öğrencisi Mustafa SOYSAL ifadesinde şunları söylemiştir. 

 

Askeri Liseye girmemi o zaman kim olduğunu bilmediğim Ömer isimli bir ağabeyim tavsiye etti, bu şahıs derslerinde başarılı olan öğrenciler ile konuşuyordu, okulda bulunan Tuğrul ve Serkan isimli öğrencilere Ömer isimli bu şahıs ders veriyordu ve yemek yediriyordu. Bu şahsın evine gidiyorduk, bu evde bizlere çok iyi muamele ediliyor ve yemek veriliyordu. Bu eve tekrar tekrar gittik, bu eve giden öğrenci sayısı 6 kişi idi, daha sonra bu öğrencilerden İhsan isimli öğrenci başka bir şeyhe takıldı. Bedeni durumu iyi olmayan Said isimli öğrenci ile Ömer ilişkisini kesti. Sınavlara giren Veysel isimli öğrencinin apandisiti patladı. Yemen isimli öğrenci Kuleli Askeri Lisesi imtihanlarını kazandı. Ben Murat YANIK ile birlikte Maltepe Askeri Lisesi’ni kazandım. Okula başlamadan evvel bize dini konulardan ve Orta Asya’da açılan okullardan bahsettiler. Maltepe Askeri Lisesi’ne girdikten sonra bize "Sahabi mertebesine ulaştığımızı, kurallara uymadığımız taktirde Allah tarafından cezalandırılacağımızı" söylediler. Maltepe Askeri Lisesi imtihanlarına girmeden evvel, imtihanlar için Sultanbeyli’de yeni açılmış bulunan isimsiz bir dershaneye gittik, ayrıca devam etmekte olduğumuz evde de bizlere ders verildi, bu arada Fethullah GÜLEN ile ilgili video kasetleri izlettirildi ve teyp kasetleri dinlettirildi. Maltepe Askeri Lisesi imtihanları için bizlere form doldurttular. Ömer isimli şahıs bizleri Sultanbeyli’de bulunan belediye arazisinde koşturuyordu, ayrıca daha önceki yıllarda Maltepe Askeri Lisesi imtihanlarında sorulan soruları ezberlettiler, mülakatta neler yapacağımızı anlattılar. Bilahare Murat YANIK ile birlikte Maltepe Askeri Lisesi’nin imtihanlarını kazanıp İzmir’e geldik. 

 

İzmir’e gelmeden evvel Ömer bizlere birer saat hediye etti. İzmir’de hazırlık sınıfı boyunca 15 günde bir Ömer İzmir’e geldi. Bir evde buluştuk. Bu buluşmalar periyodik olarak yarıyıl sonuna kadar devam etti. Birinci sınıfı geçtikten sonra yaz tatilinde Ömer bizi İstanbul Bağlarbaşı’nda bir eve götürdü. Orada Alpay ve Hasan KEMI£RTAŞ ile tanıştırdı. Alpay’ın verdiği randevu ile daha sonra İzmir Amerikan Kız Lisesi önünde buluşma yaptık. Abdullah isimli öğrenci de bu buluşmaya geldi. Alpay bizi Zeytinlik Mahallesi 1133 ncü sokak, Sakaryalılar Apartmanı Daire: 4 adresinde bulunan eve getirdi, bu eve gelmeden evvel Alpay’ın talimatı ile bir sokak geride bulunan züccaciye dükkanında elbiselerimizi değiştirip sivil giyindik. Buluşma yaptığımız evde bize yemek verildi. İhtiyacımız olup olmadığı soruldu. 15 günde bir bu evde buluştuk... Bu eve gelmeden evvel elbise değiştirmek içinde züccaciye dükkanını 6-7 defa kullandık. Daha sonra deşifre olmamak için züccaciye dükkanını bırakıp Alpay’ın tarifi ile sırası ile Alsancak Bölgesinde bulunan Baran Lokantasını, daha sonra Yenişehir Gaziler Caddesi üzerinde bulunan Baran Lokantasını ve nihayet Zeytinlik Mahallesi 1140 ncı sokakta bulunan Engin Ticaret’i kullandık ve buralarda resmi elbisemizi bırakarak sivil giyindik. 

 

Ben bu faaliyetlere okula girerken bana yapılan yardımlar ve yakınlık dolayısıyla katıldım. Daha sonra bu faaliyetlerden çekilmek istedim. Ancak beni ve arkadaşlarımı çeşitli şekillerde tehdit ederek çekilmemizi önlediler ayrıca bu faaliyetleri başkalarına anlatmamızı engellediler. Bundan başka üçüncü sınıfta babamı kaybettim ve maddi sıkıntıya düştüm, bu şahıslar bana maddi imkanlar sağladılar bu nedenle bu şahıslara bağlandım. 

 

Bu cemaat mensupları hiç çekinmeden Atatürk’ü kötülediler. Kızların şeytan olduklarını, onlardan uzak durmamız gerektiğini söylediler. 

 

Bu evlerde yakalanan Murat YANIK, Hasan KEMERTAŞ, Yemen AÇIKGÖZ, Nidayi COŞKUN, Salih ÇAVDAR’ın ifadeleri de Mustafa SOYSAL’ın ifadelerini doğrulamıştır. 

 

1999 yılı Mart ayında ortaya çıkan bu olay Fethullah GÜLEN grubunun Askeri okullara sızma faaliyetlerinin en çarpıcı örneklerinden biridir. Askeri lise öğrencilerini ışık evlerine çekerek beyinlerini yıkayabilmek için illegal bir şekilde disiplinli bir çalışma yapmışlardır. Bu bir örgüt çalışmasıdır. Bu öğrencilere maddi imkanlar da sağlayarak kendilerine bağlamışlardır. 

 

 

X-FETHULLAH GÜLEN’İN ONURSAL BAŞKANLIĞINI YAPTIĞI GAZETECİLER VE YAZARLAR VAKFI’NIN  18-19 TEMMUZ TARİHİNDE ABANT’TA TERTİPLEMİŞ OLDUĞU TOPLANTI:

 

Fethullah GÜLEN Grubuna bağlı olan gazeteciler ve yazarlar vakfının tertiplemiş olduğu bu toplantıya bir kısım ilim adamları, hukukçular ve politikacılar katılmıştır. Toplantı sonunda yayınlanan sonuç bildirisi aşağıya alınmıştır. 

 

1- İslam’a göre temel amacı, insanları dünya ve ahiret hayatında iyilik güzellik ve mutluluğa ulaştırmak için yol göstericilik olan vahiy akla hitap eder ve onun tarafından anlaşılıp yorumlanmasını ister. İslam düşünce tarihinde aklın önemini küçümsemeyen bazı anlayışlar olmasına rağmen, hakim çizgi vahiy ve akıl arasında bir zıtlık bulunmayışıdır. Vahyin anlaşılması ve yorumlanması hususunda her inanmış insana, düşünce gücü ve bilgisi ölçüsünde sorumluluk düşmektedir. Her mümin aklını kullanmak zorundadır. Hiçbir fert veya zümre dinin anlaşılması ve yorumlanması hususunda ilahi bir yetkiye sahip olduğu iddiasında bulunamaz. 

 

2- İslam’ın ilk dönemlerinde vahiy-hayat ilişkisi çok daha somut biçimde kurulmuş, fonksiyonel akla önem verilmiştir. 

 

3- Son zamanlarda İslam dünyasında kavgaya sebep olan kurumlardan birisi de hakimiyet kurumudur. Kur’an açısından bakıldığında, alem üzerinde bilgisi, iradesi, rahmeti, adalet ve kudreti ile mutlak hakim hiç kuşkusuz Allah’tır. Bütün varlıklar da bu külli hakimiyetin altındadır. Müminler için Allah, ahlakın ve sosyal değerlerin öğreticisi ve yol göstericisidir. Fakat bu hakimiyet ile “hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir” ilkesinde yer alan hakimiyet kavramı birbirlerine karıştırılmamalıdır. “Hakimiyet milletindir” ifadesi, hakimiyet bir ferdin, sınıfın, zümrenin tabii veya ilahi hakkı değildir. Siyasi manada milli iradeyi esas almak ve onun üstünde bir güç tanımamak demektir. 

 

4-Devlet, metafizik veya siyasi anlamda kutsallığı bulunmayan beşeri bir kurumdur. Devlet, bireylerin doğal, insani ilgi ve ihtiyaçlarını yerine getirmek için var olup, ereğini ve işlevini bu ilgi ve ihtiyaçlarda bulur. Yaşama, güvenlik, adalet, özgürlük, bilgi ve ihtiyaçların en temel ve doğal olanlarıdır. Devletin her türlü ideolojiye, inanç ve felsefi görüşe eşit mesafede bulunması gerekir. Devletin totaliter, otoriter, sert, dayatmacı bir resmi ideolojisi olamaz. Yukarıda zikredilen devletin ana görevlerini ifa etmekle sorumlu, tüm devlet görevlileri bu görevlerini milletin emrinde oldukları bilinci ile ve yetki gaspına neden olmadan yapmak zorundadırlar. Demokrasi, insan hakları, özgürlük ve barış içinde yaşama gibi değer ve talepleri bir ideolojinin unsurları olarak görmüyoruz. Devlet, bütün dinlerin, inançların, dini yorumların önündeki engelleri kaldırır. Din ve vicdan özgürlüğünün, dini inançların gereklerinin serbestçe yerine getirilmesini herkes için güvence altına alır.

 

5- İslam’ın, demokratik hukuk devletinin evrensel ve temel değer ve ilkeleri dışında, siyasi rejimin ayrıntılarının düzenlenmesini topluma bıraktığı görüşündeyiz. 

 

6- Devlet, hukuk devleti çerçevesi içerisinde dini inanışlar ve felsefi kanaatler konusunda tarafsız bir konumda olmalıdır. Vatandaşların inanma ve inanmama hakkını korumalı ve inançlarını hayata geçirmeleri karşısında duran engelleri ortadan kaldırmalıdır. Laiklik esas itibariyle bir devlet tutumudur. Laik devlet, dini tanımlamaz, bir din siyaseti de gütmez. Temel hak ve özgürlüklerin tanımı ve sayımında laikliğin kısıtlayıcı bir ilke olarak yer almaması gerekir.

 

7- Türkiye’nin bir kısım güncel sıkıntılarının kaynağında, vatandaşlarının yaşam tarzlarına müdahale ve bu konudaki hassasiyetleri yatmaktadır. Laiklik din karşıtlığı değildir. Yaşam tarzına müdahale edilemez biçiminde anlaşılmalıdır. Laiklik bireylerin özgürlük alanını genişletmeli, özellikle kadına karşı ayrımcılık şeklinde sonuç doğurmamalı, onu kamu alanındaki haklarından mahrum etmemelidir.

 

8- Türkiye'nin sıkıntılarının aşılması için özgürlükçü demokrasinin kökleşmesi ve sınıf toplumunun güçlendirilmesinin önündeki engellerin kaldırılması sağlanmalıdır. Vatandaşlar her şeyi devletten bekleme alışkanlığından vazgeçmeli, devlet de vatandaşını vesayetine muhtaç görmeyi terk etmelidir. 

 

9- İnsanların dini ve felsefi inanç ve kanaatleri ile inançlarına göre yaşama haklarını kullanmaları açık ve yasallığını hukukun üstünlüğü ilkesinden alan bir kamu düzeni kuralı olmadıkça, kimsenin cezalandırılmasına, kamu görevinden uzaklaştırılmasına, eğitim ve diğer kamu haklarından yoksun bırakılmasına sebep veya gerekçe kılınamaz. Laiklik ilkesi insan haklarında mutlak eşitlik ilkesi ile adalet ilkesinin tarafsız uygulanmasından, hiçbir dini ve felsefi görüşe ödün vermeme anlamında teminata kavuşturulmalı, ikinci aşamada da bütün mevzuat gözden geçirilmeli, vatandaşların ciddi boyutlara varan endişe ve ıstırapları giderilmelidir. 

 

10- Biz Abant’ta toplananlar şuna inanıyoruz ki, insanların değişik görüş ve eğilimlerden olmaları, farklı yaşam tarzlarını tercih etmeleri, ülke yararını gözeten sağlıklı karar almalarına engel değildir. Sorunlarımız ne kadar büyük olursa olsunlar vatandaş inisiyatifiyle çözülebilirler. Din ile devlet ilişkileri üzerinde 3 gün süre ile yaptığımız tartışmalar sonucunda aldığımız sonucun da bütün Türkiye’nin ortak hedef ve özlemlerine cevap vermeye yardımcı olacağına inanıyoruz. 

 

Görüldüğü gibi sanık Fethullah GÜLEN’in onursal başkanlığını yaptığı bu toplantıda laiklik ve devlet kavramları erozyona tabii tutulmuş, hak ve özgürlüklerin tanımı ve sayımında laikliğin kısıtlayıcı bir ilke olarak yer almaması gerekir denilerek, yasalarımızda yer alan laikliği koruyucu düzenlemelere karşı çıkılmıştır. 

 

Bildiride vatandaşların inançlarını hayata geçirmeleri karşısındaki engeller kaldırılmalıdır denilmektedir. Günümüzde vatandaşlarımız esasen inançlarını yaşamakta, ibadetlerini tam bir serbestlik içinde yapmaktadırlar. Eğer inançların hayata geçirilmesinden maksat siyasi, hukuki ve iktisadi alanlarda düzenlemeler yapılması ise bunu yapmaya hiçbir kimsenin gücü yetmeyecektir. 

 

Yine bildiride toplumdaki bir takım sıkıntıların temelinde vatandaşların yaşama tarzlarına müdahale yatmaktadır. İnsanlar inançlarına göre yaşama haklarını kullanmalıdır, laiklik kadına karşı ayrımcılık şeklinde sonuç doğurmamalı, onu kamu alanındaki haklarından mahrum etmemelidir şeklindeki kararlarla üstü kapalı olarak türban ve başörtüsü konusunda aşırı dinci çevrelere destek verilmiştir. 

 

Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı’nın Abant toplantısında oluşturulan 3 ncü çalışma grubunun çalışmaları sırasında verilen iki öneride “Laiklik teriminin tıpkı tam karşıtı olduğu teokrasi terimi gibi karanlık bir terim olduğu” belirtilerek bu değimin yani laikliğin Anayasa’dan çıkartılması istenmiştir. Verilen üçüncü bir öneride ise laiklik ilkesi bir kazanım olduğu düşünüldüğünden terim olarak korunuyor ve Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bir devlet birimi olmaktan çıkarılarak dinler ve inançların topluluklara bırakılması istenmiştir. Fethullah GÜLEN’e bağlı Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı Abant Toplantısında devlet ve laiklik kavramları aşındırılıp aşırı dinci faaliyetlere destek verilerek hedefe giden yolda ilerleme kaydetme çabaları mevcuttur. 

 

 

AKP LI OLMADAN ONCEKI MELIH GOKCEK***  Yanlış yapıyorlar. Hedefledikleri yapı Fazilet'in bir başka fraksiyonundan başka bir şey değil. Bunlar Saadet Partisi kadar bile oy alamazlar. Bunlar álemi kör, milleti sersem mi zannediyor? Böyle bir oluşum ile millete mesaj verilir mi? Böyle bir anlayış ve kadrolaşma ile değişim olur mu? Akıllarınca her şeyi bitirdikten sonra bizi vitrin, ya da süs olarak çağıracaklar. Hadisenin bir boyutu da başbakanlık hayalleri kuran Abdullah Gül ve Abdüllatif Şener'le ilgilidir. Bu beyefendiler Melih gelirse bizim hesaplarımız altüst olur endişesi ile katılımımızı engelliyorlar.'' (Star Gazetesi'nde MELIH GOKCEK’IN Sebahattin Önkibar'a söylediği sözler). http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=208176&yazarid=5 EMIN COLASAN

 

 

MILLIYET, GUNEYDOGUDA HARRAN, BATMAN, DIYARBAKIR, SEMDINLI SEL AFETLERINDE 42 KISI OLDUGUNDE SOYLEDIKLERI,  http://www.milliyet.com.tr/2006/11/06/yazar/dundar.html  VE DIS BASINDAN REUTERS ALERT HABERLERI http://www.alertnet.org/thenews/pictures/BAT05.htm http://www.alertnet.org/thenews/pictures/BAT03.htm CNN http://www.cnn.com/2006/WORLD/europe/11/02/turkey.floods.ap/index.html?eref=rss_latest  http://www.iol.co.za/index.php?art_id=qw116250210652B236  http://www.thepeninsulaqatar.com/Display_news.asp?section=World_News&subsection=Gulf%2C+Middle+East+%26+Africa&month=November2006&file=World_News2006110383147.xml  http://www.taipeitimes.com/News/world/archives/2006/11/04/2003334772 LUTFEN INTERNETTE “BATMAN TURKEY FLOODS VEYA FLOOD ‘ YAZIN VE GELENLERI OKUYUN- OZETLE TUM DUNYA COK ABARTMIS DURUMU, T EK ABARTMAYAN VE TURKIYE’DE SEL AFETI DURUMUNU, 42 OLUMU COK IYI KAVRAYAN BASBAKAN RTE DIR  VE NEW YORK TIMES OLAYDAN BAHSEDIYOR